Kamp alanına gitmek istediğimi söylediğimde onlar da yani Uzay ve arkadaşı ismini hala bilmiyorum tamam dediler ve yürümeye başladık yürürken Uzayın arkadaşı adımı sordu. Gece dedim. İsmin çok güzel dedi. Cevap vermedim. Sonra kendi ismini söyledi benim ismim de Deniz dedi. İsminin güzel olduğunu söyledim sonra daha çok var mı diye sordum Uzay konuştu hayır az kaldı dedi. Yolun geri kalanında konuşmadık kamp alanına geldiğimizde ise ellerim ayağım titremeye başladı yerler kan içindeydi herkesin cansız bedenleri yerdeydi. Onları böyle görünce ağladım ve ağlarken Uzay beni sakinleştirmeye çalışıyordu sonra bi anda bi ses duydum ve dikkatli baktığımdaysa Öykünün burda olmadığını fark ettim Öykü 15 yaşında benden 3 yaş küçük bir kızdı ve benim kuzenimdi. Hemen bağırmaya başladım Öyküüüüü Öyküüüü Öykü nerdesin korkma ben geldim burdayım yanıma gel lütfen etraftan hiç ses gelmiyordu Deniz ben etrafa bakarım deyince onayladım ve bende Uzayla beraber aramaya koyuldum en azından onu bulmalıydım. Öykü nerdesin be güzelim hadi çık ortaya diye bağırdı Uzay sonra ağlama sesi gelince arkamı döndüm Denizin kucağında Öykü vardı. Ve ona sarılmış ağlıyordu. Çalıların arasında buldum dedi. Öykü beni görünce koşarak bana sarıldı ve ağlamaya başladı. Olanları kekeleyerek anlattı.
Öykü: B-ben çi-çiçek toplamaya g-gitmiştim sesleri du-duydum ve geldim herkes yerde yatıyor kimse uyanmıyordu. Dedi ve ağlamaya başladı Deniz onu kucağına aldı ve Uzayın evine doğru yürümeye devam ettik yürürken ayağım takıldı tam düşecekken Uzay beni tuttu ve tutarken ağaca kolunu çarptı kolu kanıyordu elimle kanı temizlemeye çalıştım sonra da bileğimdeki bandanayı Uzayın koluna sardım. Uzay bana doğru yaklaşınca gözüm Öykü'ye kaydı.
Öykü Deniz'in kucağında uyuyordu. Ayağa kalktık ve yürümeye devam ettik. Biraz daha yürüdükten sonra Uzay'ın evine varabilmiştik.
Ailem aklıma geldikçe gözlerim doluyordu kendimi tutamayıp sonunda ağladım. Uzay ve Deniz beni sakinleştirmeye çalışıyordu Öykü için sakin kalmalıydım. Sessiz sessiz ağlarken Uzay geldi. Ve ben ağlarken bana sarıldı. Uzay dedim. Ağlamaya devam ettim. Uzay öylece duruyordu neden Uzay onlar neden keşke beni yeseydi o kurtlar ama onlara bişey yapmasalardı.
Uzay: Şimdi ben seni yiyeceğim o olacak
Gece: n-nnee Uzay sen iyimisin?
Uzay: Gece iyi değilim iyi hissetmiyorum senin kan kokun geliyor Denizi çağır sana zarar vermek istemiyorum lütfen
Korkuyla Deniz diye bağırdım Deniz koşarak geldi. Ve ne olduğunu sordu. Uzay benim kan kokumu alıyormuş sanırım beni yiyecek dedim korkuyla
Deniz: Merak etme bişey olmayacak dedi.
Bana bakarak ve Uzayada şu ilaçları iç diye elindeki kutuyu uzattı. Bir sürü soru soruyordum.
Ona ne oldu?
Neden beni yemek istedi?
Ve niye suratı kıpkırmızı oldu?
Neden bir anda bayıldı? o iyimi?lütfen bişey de Deniz?
Deniz: merak etme o iyi sadece bazen böyle oluyor ama korkma şu an uyuyor. Korkulacak bir şey yok senin kokun onu etkilemiş olmalı dayanamadı demek ki sen de ağlama artık her şey güzel olacak merak etme şu an bırakalım da uyusun
Gece: Ben yanında kalmak istiyorum. B-biir sorun olur mu?
Deniz: Olmaz kalabilirsin ama uyandırma biraz dinlensin günlerdir uyumuyor.
Gece: Peki neden uyumuyor?
Deniz: Bunu sana anlatamam Uzayın anlatması daha doğru olur.
Gece: Peki dedim ve Uzayın yanına gidip oturdum.
Çok tatlı uyuyor saçlarına dokunmak istedim ama bir yandan da korkuyordum yavaşça elimi saçlarına götürdüm sonra elim yavaşça yanaklarına doğru elimi gezdirdim çok masum acaba neden oldu diye düşünürken aklıma ani bir fikrin gelmesi ile aniden yerimden fırladım. Ve koşar adım lavaboya gittim. Neden olduğu şimdi anlaşıldı. Offff ben ne yapıcam şimdi çantamdan pet aldım ve işimi halledip çıktım. Şu an çok utanıyordum yerin dibine girebilirim resmen Uzayın yanına gittim uyanmış su içiyordu.
Uzay: Ben seni korkuttuysam özür dilerim aniden oldu. Bi anda kendimi tutamadım sana bişey yapmadım dimi çok fazla bir şey hatırlamıyorum çünkü sadece senin bana Uzay diye bağırdığını hatırlıyorum.
Gece: Sana bişey olacak diye çok korktum dedi. Gözleri dolu bir şekilde sonra bir anda bana sımsıkı sarıldı.
Uzay: Bebeğim bu kadar sıkı sarılırsan nefes almadığım için ölebilirim
Gece: Abartma Uzay istersen bi daha sarılmam. (Çok kırıldım şu an bir daha ona sarılamazsam nefes alamam herhalde.) Neyse ben yatıyorum iyi geceler dedim ve arkamı dönüp bir adım attığım sırada Uzay beni kendine çevirip sarıldı.
Uzay: Tabi ki sana sürekli sarılıcam dedi gözlerimin içine bakarak sonra bende hemen sordum
Gece: Sana niye böyle oldu bana anlatır mısın?
Uzay: eskiden kalma bir hastalık ama tedavisi var zamanla geçecek önemli bir şey değil korkma dedi ve Uzay biraz yaklaştı. Gözlerimin içine bakmaya başladı. Öyle derin bakıyordu ki gözleri dikkatli bakınca gözlerinin renk değiştirdiğini gördüm
Gece: U-uzay dedim kekeleyerek ardından devam ettim gözlerinin rengi değişiyor. Uzay beni duymadı ve yaklaşmaya devam etti o yaklaştıkça lacivert olan gözleri siyaha yakın bir renk alıyordu ve göz bebekleri büyüyordu. O yaklaştıkça ben geri gidiyordum en son duvar ve Uzay arasında kaldım Uzay biraz daha yaklaşıyordu.
Gece: Uzay korkuyorum U-uzay ç-çok korkuyorum.
Uzay: Benden artık korkma Gece ben sana zarar vermicem anla artık bunu. Korkup kafa sallamakla yetindim Uzay biraz daha yaklaştı boynuma eğildi ve beni öpecek sanarken o kokladı.
Uzay: Çok güzel kokuyorsun aynı vişne gibi o öyle deyince biraz sakinleşip gülümsedim sonra ben gülerken bir anda beni çekip öptü.
Bir dakika bir dakika o ne yaptı daha doğrusu ne yapıyor. Şu an Uzay deli gibi beni öpüyor. Uzay beni susamış gibi öperken aniden durdu ve beni yatağa attı. Sonra bana gülümseyerek baktı.
Uzay: Hadi uyuyalım en güzel Gecem dedi. (Ben şoktayım hala Uzay bey bide Gecem mi dedi? Benim iç sesim bilene şaşırdı resmen neyse çok tatlı gülüyor. Bişey desem acaba yanlış anlar mı sorsam mı?) derken bir anda konuştu
Uzay: sor artık canım
Gece: biz seninle neyiz şimdi dedim ve ona gülümseyerek baktım
Uzay: ŞÖYLE GÜLME
Gece: N-nasıl
Uzay: Böyle tatlı tatlı işte gülme gülünce çıkan o gamzelerini ısırmak istiyorum.
Gece: Ya tamam tamam gamzemi ısırma da ne yaparsan yap ama lütfen gamzeme dokunma
Uzay: Tamam tamam hadi bana sarıl uyuyalım. En güzel Gecem
Gece: Tamam Uzaylım
Uzay: Neyyyin
Gece: Uzaylııııımm dedim uzatarak
Sonra Uzay bu dediğime güldü.
Uzay: Deniz bunu duymasın dedi. ve bana sarıldı biz öyle sarılarak uyuduk.
Uyandığımda yanımda bi ağırlık hissedince oraya doğru gözlerimi kırpıştırarak baktım uzayın mavi gözleriyle karşılaştım...
Uzay: Günaydın prenses dün gece rahat uyudun mu?
Gece: Evet ilk defa hiç üşümedim. Sen ne kadar sıcaksın öyle.
Uzay gülümsedi ve cevap verdi.
Uzay: Kurt olduğum için olabilir mi?
Gece: Olabilir.
Uzay: Acıktın mı? Gel kahvaltı hazırlayıp bizimkileri uyandıralım.
Gece: Pek acıkmadım bu saatlerde bişeyler yemem yürüyüş yaptıktan sonra yerim.
Uzay: İstersen biraz yürüyebiliriz.
Gece: Olur. Kurtken insan gibi konuşabiliyor musun?
Uzay: Hayır. Ama insanların ve diğer canlıların ne düşündüğünü hissedebiliyorum. Prenses sorularına yolda devam edersin şimdi üzerimi değiştireyim olur mu?
Gece: Olur uzaylı. Diyip gülümsedi.
Uzay: Tamam ben hazırım.
Gece: Bende hadi çıkalım
Uzay: Tişörtün güzelmiş.
Gece: Teşekkür ederim senin tişörtünde güzel...
Yürüyüşe çıktığımızdan belli içim hiç rahat değil çünkü aklım Öykü'de kaldı. Acaba Deniz'den korkar mı? Uyandı mı?
Uzay: Sakin ol artık!
Gece: Hıı
Uzay: Diyorum ki sakin ol Deniz uyanmıştır şimdi ona kahvaltı hazırlamıştır hatta yiyorlardır hem ben not bıraktım onlara merak etme artık sakin ol ve yürüyüşün tadını çıkar.
Gece: Tamam sakinim her şey iyi güzel de annem ve babamı özledim.
Uzay: Seni çok iyi anlıyorum ben de anne babasız büyüdüm. İnan bana çok zor olduğunu biliyorum ama dayanmak zorundasın öykü için ve kendin için....
