Kaelan Asterion
1 gün sonra
Kaptan olmak sandığım kadar rahat değildi. Tam güzel bir rüyanın ortasındayken kapı öyle sert vuruldu ki, yerimden sıçrayarak uyandım.
"Ne var?" diye homurdandım.
Kapının ardından tanıdık bir ses geldi.
"Kaptan, özür dilerim ama uyanmanız gerekiyor."
Derin bir nefes verip yüzümü ovuşturdum. Daha güneş bile tam yükselmemişti. Kimsenin beni bu saatte uyandıracak kadar önemli bir sebebi yoksa, o kişinin bütün güverteyi temizleyeceğinden emindim.
Kılıcımı belime taktım, koyu renk paltomu omuzlarıma geçirip kapıyı açtım.
Karşımda birinci tayfam Rowan duruyordu.
"Umarım bunun iyi bir açıklaması vardır."
"Ufukta bir gemi gördük kaptan."
Kaşlarımı çattım.
"Bir ticaret gemisi için beni uyandırdın?"
"Hayır efendim. Bayrağı yok."
Bu kez tamamen ayılmıştım.
Bayraksız bir gemi... Ya korsanlardı ya da kimliklerini gizlemek isteyen birileri.
Hiç konuşmadan güverteye çıktım.
Sabah rüzgârı yüzüme çarparken denizin tuzlu kokusu ciğerlerimi doldurdu. Mürettebat çoktan yerini almış, gözlerini ufka dikmişti.
"Dürbün."
Rowan dürbünü uzattı.
Gözüme dayayıp ufka baktım.
Sislerin arasından yavaşça ilerleyen koyu renkli bir gemi görünüyordu. Gerçekten de hiçbir sancak taşımıyordu.
"Rotalarını değiştirmiyorlar." dedi Rowan.
"Bizi gördüler."
"Biliyorum."
Bir süre sessiz kaldım.
İçimde tuhaf bir his vardı. Sanki bu karşılaşma sıradan değildi.
"Rotayı onlara çevirin."
"Emredersiniz kaptan!"
Yelkenler rüzgârla doldu. Gemimiz dalgaları yararak hızla ilerlemeye başladı.
İki gemi arasındaki mesafe giderek kapanıyordu.
Tam o sırada karşı geminin güvertesinde bir hareket fark ettim.
Rüzgârın arasında dimdik duran genç bir kız...
Uzun saçları rüzgârla savruluyor, belindeki mor kabzalı katana sabah güneşinde kısa bir an parlıyordu.
Gözlerini bana çevirdi.
Ben de ona baktım.
İlk kez...
Ve nedense, bu karşılaşmanın kaderimizi sonsuza dek değiştireceğini hissettim.
Sizce gemideki kişi kim? Yorumlara bekliyorummm
