Polis sirenlerinin sesi bütün sokağı doldurmuştu.
Şirket binasının önü kısa sürede polis araçları, ambulanslar ve basın mensuplarıyla çevrildi. Çalışanların hiçbiri binadan çıkamıyordu.
Zeynep, Lara, Mete ve Ela diğer çalışanlarla birlikte konferans salonuna alındı.
Kimse konuşmuyordu.
Herkesin aklında aynı soru vardı.
Bunu kim yaptı?
Kapı açıldı.
İçeri uzun boylu, sert bakışlı bir komiser girdi.
"Ben Komiser Aras. Bu binadaki herkes tek tek ifade verecek. Kimse birbirine gördüklerini anlatmayacak. En küçük ayrıntı bile bu davayı çözebilir."
Salonda derin bir sessizlik oluştu.
İlk olarak Zeynep sorgu odasına çağrıldı.
Komiser Aras dosyasını açtı.
"Cesedi ilk görenlerden biriydin."
"Evet."
"Ölen kişiyle aranda herhangi bir sorun var mıydı?"
"Hayır."
"Peki duvardaki '7' rakamı sana bir şey ifade ediyor mu?"
Zeynep başını iki yana salladı.
"Hayır."
Komiser birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra masanın üzerine şeffaf bir delil poşeti bıraktı.
Poşetin içinde siyah bir anahtar vardı.
"Bu anahtar cesedin hemen yanında bulundu."
Zeynep dikkatlice baktı.
Anahtarın üzerinde küçük bir plaka vardı.
07
Tam o sırada sorgu odasının kapısı hızla açıldı.
Genç bir polis telaşla içeri girdi.
"Komiserim... Arşiv odasında yeni bir şey bulduk."
"Nedir?"
Polis yutkundu.
"Duvarın arkasına gizlenmiş ikinci bir ceset var..."
Komiser Aras bir anda ayağa kalktı.
Zeynep'in kalbi hızla çarpmaya başladı.
Demek ki bu sadece başlangıçtı...