İçeriğe geç

Kurban / Aref

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Kurban / Aref

Bölüm 2

Düzen

Doğan Apartmanı'nda sabah, gri bir sisin camlara vurmasıyla başladı. Binadaki beşli, üst kattaki yeni kiracıyı kendi rutinlerine dahil etmek için adımlarını atmaya hazırlanırken Efe, tamamen sıradan bir adam maskesini yüzüne çoktan geçirmişti. Soğukkanlılığı ve profesyonelliği sayesinde, zihnindeki karanlığın dışarıya tek bir kırıntısı bile sızmıyordu.

Doğan

Batu

Ben birazdan yukarı çıkıyorum Elimde bir tabak kekle kapısını çalacağım

Klasik hoş geldin komşu numarası yani

Oğuzhan

Çaya katacağım hafif sakinleştiriciyi hazır ettim

Eğer içeri davet ederse bir yudum içirmene bakar

Miraç

Sakin olun

Çocuk korkup kapıyı suratınıza kapatmasın

Duruşu sertti diyordu Arda

Batu

Bana bırakın siz

Güleryüzlü zararsız komşu rolünü benden iyi kimse oynayamaz

Arda

Batu, sadece gözlem yap

Hemen eve girmeye çalışma

Adamın tepkilerini ölç yeter

Batu

Tamam patron hallediyorum

Efe, dairesindeki küçük masada oturmuş, Aykut'un gönderdiği bina analizlerini inceliyordu. Kapının çalınmasıyla birlikte ekrandaki dosyaları tek bir tuşla kapattı. Yüzündeki mesafeli ama tamamen zararsız ifadeyi takınıp kapıya yürüdü.

Kapıyı açtığında karşısında elinde tabakla duran Batu vardı.

"Selam! Ben alt kattan Batu. Dün akşam geldiğini gördük, bir 'hoş geldin' diyeyim dedim."

Efe hafifçe gülümsedi. Bakışları o kadar doğal, duruşu o kadar sakindi ki Batu'nun zihninde en ufak bir şüphe kırıntısı bile oluşmadı.

"Selam," dedi Efe, sesi gayet yumuşak ve mütevazı çıkıyordu. "Düşünmen yeterli, sağ olasın. İçeri geçmek ister misin diyeceğim ama içerisi henüz toplu değil. Dağınık."

"Tüh, hiç sorun değil!" dedi Batu sırıatarak. "Başka zaman çay içeriz. Tek başınasın sanırım? İş güç için mi taşındın?"

"Evet, yalnızım. Biraz kafa dinlemek, kendi halimde çalışmak istedim. Sakin bir yere benziyor burası."

"Öyledir..." dedi Batu, göz ucuyla kapı aralığından içeri bakmaya çalışarak. "Bizim bina aile gibidir, herkes birbirini tanır. Bir şeye ihtiyacın olursa çekinme."

"Çok teşekkürler Batu. Görüşürüz."

Efe tabağı alıp kapıyı sakince kapattı. Kapı kapandığı an yüzündeki o samimi gülümseme tamamen silindi, geriye sadece buz gibi bir ciddiyet kaldı. Tabağı masanın kenarına bıraktı, dokunmadı bile.

Doğan

Batu

Beyler çocuk tamamen zararsız çıktı

Miraç

Nasıl yani

Batu

Bildiğiniz kendi halinde biraz utangaç sessiz bir tip

Kapıda konuştu benle

Duruşu falan sert değil bayağı efendi bir çocuk

Oğuzhan

Av ayağımıza kolay geldi desene

Batu

Aynen öyle

Hiçbir şeyden haberi yok

Sıradan bir kiracı işte kafa dinlemeye gelmiş

Arda

Batu

Batu

He arda he

Arda

Evin içine bakabildin mi

Batu

Baktım kutular falan duruyordu Bayağı sıradan derli toplu bir ev Şüphe çekecek hiçbir şey yok

Arda

Hm

Yine de acele etmiyoruz

Arda gruptaki yazışmaları kapattıktan sonra kendi dairesinde pencerenin kenarına geçti. Batu'nun dediklerine rağmen içindeki o tuhaf his geçmemişti. Efe'nin dışarıya verdiği o fazla düzgün, fazla sıradan imaj, Arda'nın radarlarına takılıyordu. Bir insanın bu kadar pürüzsüz görünmesi normal değildi.

Baba tahliye

Efe

Alt kattaki çocuk geldi

Adı Batu

Aykut

Ne istedi

Efe

Yemek getirmiş ayağına

Zemin yoklama ortamı süzme çabaları

Yüzüme gülüp durdu

Barış

Bir şey fark etti mi

Efe

Ne fark edecek Barış

Onlara görmek istedikleri şeyi verdim

Uysal kendi halinde zararsız bir kiracı

Şu an beni kolay bir lokma sanıyorlardır

Aykut

Tabağa dikkat et içine bir şey katmış olabilirler

Efe

Tabağa dokunmadım zaten

Ama hamle yapacaklar belli

Bırakın yaklaşsınlar

Kendilerini avcı sananların ayağıma gelmesi işimi kolaylaştırır

Barış

Temizlik malzemelerini ve yeni kimyasalları hazırladım Efe

İşaretini bekliyorum

Efe

Acelemiz yok

Önce oyunlarını oynasınlar

Ne kadar özgüvenli olurlarsa düştükleri yer o kadar derin olur

Akşamüstü Efe binanın girişindeki posta kutularına bakmak için aşağı indi. Merdivenlerin başında Arda ile karşılaştı. İki adam ilk kez yüz yüze gelecekti.

Arda, elleri cebinde Efe'ye doğru adım attı. Bakışları keskin, boyu ve yapısıyla oldukça sert bir duruşu vardı. Efe ise başını hafifçe öne eğip geriye doğru minik bir adım attı; tam bir hafif, çekingen kiracı gibi duruyordu.

"Akşamki mesajlaşmadan sonra yüz yüze tanışamadık," dedi Arda, Efe'nin tepesinden ona bakarak.

Efe gözlerini hafifçe kaçırıp mahcup bir ses tonuyla konuştu.

"Kusura bakmayın, dün gece biraz yorgundum, ters bir şey söylediysem..."

Arda onun bu çekingen halini, hafif geri çekilişini izledi. İçindeki şüphe duvarları hafifçe sarsıldı; karşısındaki adam gerçekten de Batu'nun dediği gibi savunmasız ve uysal görünüyordu.

"Sorun değil," dedi Arda, sesini biraz yumuşatarak ama gözlerini Efe'nin üzerinden çekmeden. "Adım Arda. Bu binada bir düzen vardır Efe. O düzene uyduğun sürece iyi anlaşırız."

Efe başını salladı, bakışlarını Arda'nın gözlerine dikti ama o bakışların ardındaki karanlığı öyle bir gizledi ki, Arda sadece bir itaat gördü.

"Uyarım tabii," dedi Efe yumuşak bir sesle. "Kendi halimde biriyim zaten, kimseye yük olmam."

"Güzel," dedi Arda ve yanından geçip gitti.

Efe, Arda arkasını dönüp yürüdüğü an bakışlarını onun sırtına dikti. Yüzündeki o mahcup ifade anında kayboldu, yerini yırtıcı bir bakışa bıraktı. Arda onun uysal bir av olduğunu sanarak yanından geçip gidiyordu; oysa Efe, aralarındaki mesafeyi, Arda'nın zayıf noktalarını ve bedeninin anatometrik hatlarını zihninde çoktan kaydetmişti bile.

...

Dedim biyoloji fizik isledik bi tane fic patlatayım

Nalaka dimi

Bilmiyorum bende

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.