Doğan Apartmanı'nda sabah, gri bir sisin camlara vurmasıyla başladı. Binadaki beşli, üst kattaki yeni kiracıyı kendi rutinlerine dahil etmek için adımlarını atmaya hazırlanırken Efe, tamamen sıradan bir adam maskesini yüzüne çoktan geçirmişti. Soğukkanlılığı ve profesyonelliği sayesinde, zihnindeki karanlığın dışarıya tek bir kırıntısı bile sızmıyordu.
Doğan
Batu
Ben birazdan yukarı çıkıyorum Elimde bir tabak kekle kapısını çalacağım
Klasik hoş geldin komşu numarası yani
Oğuzhan
Çaya katacağım hafif sakinleştiriciyi hazır ettim
Eğer içeri davet ederse bir yudum içirmene bakar
Miraç
Sakin olun
Çocuk korkup kapıyı suratınıza kapatmasın
Duruşu sertti diyordu Arda
Batu
Bana bırakın siz
Güleryüzlü zararsız komşu rolünü benden iyi kimse oynayamaz
Arda
Batu, sadece gözlem yap
Hemen eve girmeye çalışma
Adamın tepkilerini ölç yeter
Batu
Tamam patron hallediyorum
Efe, dairesindeki küçük masada oturmuş, Aykut'un gönderdiği bina analizlerini inceliyordu. Kapının çalınmasıyla birlikte ekrandaki dosyaları tek bir tuşla kapattı. Yüzündeki mesafeli ama tamamen zararsız ifadeyi takınıp kapıya yürüdü.
Kapıyı açtığında karşısında elinde tabakla duran Batu vardı.
"Selam! Ben alt kattan Batu. Dün akşam geldiğini gördük, bir 'hoş geldin' diyeyim dedim."
Efe hafifçe gülümsedi. Bakışları o kadar doğal, duruşu o kadar sakindi ki Batu'nun zihninde en ufak bir şüphe kırıntısı bile oluşmadı.
"Selam," dedi Efe, sesi gayet yumuşak ve mütevazı çıkıyordu. "Düşünmen yeterli, sağ olasın. İçeri geçmek ister misin diyeceğim ama içerisi henüz toplu değil. Dağınık."
"Tüh, hiç sorun değil!" dedi Batu sırıatarak. "Başka zaman çay içeriz. Tek başınasın sanırım? İş güç için mi taşındın?"
"Evet, yalnızım. Biraz kafa dinlemek, kendi halimde çalışmak istedim. Sakin bir yere benziyor burası."
"Öyledir..." dedi Batu, göz ucuyla kapı aralığından içeri bakmaya çalışarak. "Bizim bina aile gibidir, herkes birbirini tanır. Bir şeye ihtiyacın olursa çekinme."
"Çok teşekkürler Batu. Görüşürüz."
Efe tabağı alıp kapıyı sakince kapattı. Kapı kapandığı an yüzündeki o samimi gülümseme tamamen silindi, geriye sadece buz gibi bir ciddiyet kaldı. Tabağı masanın kenarına bıraktı, dokunmadı bile.
Doğan
Batu
Beyler çocuk tamamen zararsız çıktı
Miraç
Nasıl yani
Batu
Bildiğiniz kendi halinde biraz utangaç sessiz bir tip
Kapıda konuştu benle
Duruşu falan sert değil bayağı efendi bir çocuk
Oğuzhan
Av ayağımıza kolay geldi desene
Batu
Aynen öyle
Hiçbir şeyden haberi yok
Sıradan bir kiracı işte kafa dinlemeye gelmiş
Arda
Batu
Batu
He arda he
Arda
Evin içine bakabildin mi
Batu
Baktım kutular falan duruyordu Bayağı sıradan derli toplu bir ev Şüphe çekecek hiçbir şey yok
Arda
Hm
Yine de acele etmiyoruz
Arda gruptaki yazışmaları kapattıktan sonra kendi dairesinde pencerenin kenarına geçti. Batu'nun dediklerine rağmen içindeki o tuhaf his geçmemişti. Efe'nin dışarıya verdiği o fazla düzgün, fazla sıradan imaj, Arda'nın radarlarına takılıyordu. Bir insanın bu kadar pürüzsüz görünmesi normal değildi.
Baba tahliye
Efe
Alt kattaki çocuk geldi
Adı Batu
Aykut
Ne istedi
Efe
Yemek getirmiş ayağına
Zemin yoklama ortamı süzme çabaları
Yüzüme gülüp durdu
Barış
Bir şey fark etti mi
Efe
Ne fark edecek Barış
Onlara görmek istedikleri şeyi verdim
Uysal kendi halinde zararsız bir kiracı
Şu an beni kolay bir lokma sanıyorlardır
Aykut
Tabağa dikkat et içine bir şey katmış olabilirler
Efe
Tabağa dokunmadım zaten
Ama hamle yapacaklar belli
Bırakın yaklaşsınlar
Kendilerini avcı sananların ayağıma gelmesi işimi kolaylaştırır
Barış
Temizlik malzemelerini ve yeni kimyasalları hazırladım Efe
İşaretini bekliyorum
Efe
Acelemiz yok
Önce oyunlarını oynasınlar
Ne kadar özgüvenli olurlarsa düştükleri yer o kadar derin olur
Akşamüstü Efe binanın girişindeki posta kutularına bakmak için aşağı indi. Merdivenlerin başında Arda ile karşılaştı. İki adam ilk kez yüz yüze gelecekti.
Arda, elleri cebinde Efe'ye doğru adım attı. Bakışları keskin, boyu ve yapısıyla oldukça sert bir duruşu vardı. Efe ise başını hafifçe öne eğip geriye doğru minik bir adım attı; tam bir hafif, çekingen kiracı gibi duruyordu.
"Akşamki mesajlaşmadan sonra yüz yüze tanışamadık," dedi Arda, Efe'nin tepesinden ona bakarak.
Efe gözlerini hafifçe kaçırıp mahcup bir ses tonuyla konuştu.
"Kusura bakmayın, dün gece biraz yorgundum, ters bir şey söylediysem..."
Arda onun bu çekingen halini, hafif geri çekilişini izledi. İçindeki şüphe duvarları hafifçe sarsıldı; karşısındaki adam gerçekten de Batu'nun dediği gibi savunmasız ve uysal görünüyordu.
"Sorun değil," dedi Arda, sesini biraz yumuşatarak ama gözlerini Efe'nin üzerinden çekmeden. "Adım Arda. Bu binada bir düzen vardır Efe. O düzene uyduğun sürece iyi anlaşırız."
Efe başını salladı, bakışlarını Arda'nın gözlerine dikti ama o bakışların ardındaki karanlığı öyle bir gizledi ki, Arda sadece bir itaat gördü.
"Uyarım tabii," dedi Efe yumuşak bir sesle. "Kendi halimde biriyim zaten, kimseye yük olmam."
"Güzel," dedi Arda ve yanından geçip gitti.
Efe, Arda arkasını dönüp yürüdüğü an bakışlarını onun sırtına dikti. Yüzündeki o mahcup ifade anında kayboldu, yerini yırtıcı bir bakışa bıraktı. Arda onun uysal bir av olduğunu sanarak yanından geçip gidiyordu; oysa Efe, aralarındaki mesafeyi, Arda'nın zayıf noktalarını ve bedeninin anatometrik hatlarını zihninde çoktan kaydetmişti bile.
...
Dedim biyoloji fizik isledik bi tane fic patlatayım
Nalaka dimi
Bilmiyorum bende