2.BÖLÜM KALP
(1 gün sonra okul çıkışı)
“ya ben size dedim arkadaşlar ilk günden tutanak yemeyelim diye!”
diye söylendi Merih Berkay hemen konuyu dağıttı
“Bir şeyler mi yapsak ya”
“Evet”
dedi İz heyecanla bir bahane bulup gitmeyecektim yalan söyleyecektin ilk defa bunu yapıyordum bu bile beni kırıyordu
“Şey…Ben yavaş yavaş YKS’ye çalışmaya başlayacağım”
guruptaki herkes ‘sen ders çalışır mıydın ya?’ der gibi bana bakıyordu
“Tamam”
dedi berkay kırılmış bir şekilde
“Sen bilirsin Boncuk”
evet benim lakabım boncuktu büyük ihtimalle gözlerimden dolayı mavi renk kocaman gözlerim vardı annemgil zaten ismimi bu yüzden doğduğum anda mavi olarak değiştirmişti el sallayarak yanlarından ayrıldım arabama bindim ellerim titriyordu ama farkında değildim kalbim sıkışıyordu heyecandandır dedim kendi kendime…
hastaneye girdiğimde o steril koku ilk defa bu kadar kötü hissettiriyordu sıra bana geldiğinde korkarak içeri girdim
“Hoş geldin maviciğim”
“Hoşbulduk”
dedim sesimi mutlu tutmaya çalışarak
“Mavi şöyle oturmak ister misin?”
tabii der gibi başımı salladım gidip hemen o kırmızı deri koltuğa oturdum
“Mavi şimdi seni strese sokmak kesinlikle istemiyorum ama…”
“Ama ne?”
“Hastasın mavi Kalp yetmezliğin var”
o anda dizlerimin bağının çözüldüğünü hissettim kafamın içinde aynı kelime dolaşıp duruyordu Kalp yetmezliğin var…
“Nasıl yani”
diye sordum titreyerek
“Kalbinde,delik var küçük ama…Çok sıkıntılı eğer müdahale edilmezse”
“Edilmezse ne?”
“Ölebilirsin 9 ay içinde ameliyat olman lazım Mavi her şeye çok dikkat etmen lazım biliyorum çok neşeli bir hayata sahipsin aşırı enerjik arkadaşların var arkadaşlarınla son senen ama yapacak bir şey yok maceradan uzak durman lazım hiç bir şekilde koşmayacaksın çok heyecanlanmayacaksın sinirlerine hakim olman gerekecek ve en önemlisi ilaçlarını aksatmaman gerek Ben buraya yazacağım ilaçları kullanma saatinide sana çıkışta veriler”
cevap veremiyordum bana çok normalmiş gibi denilen şey ‘ölebilirsin’ Bu normal miydi Allah aşkına? Kıyameti koparırdım normalde ama niye bunu yapayım kadın daha demin bana sinirlenme dedi Nasıl sinirlenmeyeyim kalbim güm güm atıyordu yavaşça ayağa kalktım yüzümde çok büyük bir sinir ve hüzün vardı cevap vermeden çıktım şimdi ne yapacaktım aileme söylemeliydim tabii ki peki ya arkadaşlarıma? Bora’ya,Merih’e,Gece’ye,Asi’ye,İz’e,Berkay’a
Konuyu nasıl açacaktım? ‘Ha bu arada bende kalp yetmezliği felan varmış öyle’ mi diyecektim arabaya bindiğimde öfkeden ellerim zangır zangır titriyordu Benim zaten çocukluğumdan beri öfke problemlerim vardı sürekli babama bağırırdım anneme söylenirdim içime kapanırdım satılmaya katlanamazdım hep tek ben olacaktım öyle de bir çocuktum işte en ufak şeyde sinirlenip tepki gösterirdim hiç kız gibi değildim…
eve girdiğimde evde her zamankimden daha soğuk bir hava vardı gerçekler yüzüme çarpmıştı ben yıkılmıştım gerçekler beni yıkmıştı
“Anneciğim nasılsın bir tanem”
annemin omzuna yaslandım ağlamıyordum gerçeklerden ağlayarak kaçamazdım
“Anne sonuçlarım çıktı”
“ evet kızım”
annem merakla elimdeki kağıda bakıyordu kâğıdı ona verip geri çekildim okudukça yüzündeki ifade değişiyordu
Annemin yüzündeki o ışığın sönüşünü izledim. Kalp yetmezliği benim hastalığımdı ama asıl onun kalbi durmuş gibi bakıyordu bana. O an anladım; bu kağıt sadece benim değil, bizim hayatımızın son neşeli gününün belgesiydi.
Annem ağlamadı. Eğer ağlasaydı, belki ben de ona katılırdım ve her şey biterdi. Ama o sadece parmak uçlarıyla yüzümü okşadı, sanki bir porselen bebeğin kırılmasından korkar gibiydi. “biz hallederiz mavi” dedi. Ama sesi, kalbinin çoktan paramparça olduğunu ele veriyordu.annemin yanağına küçük bir öpücük kondurdum ve odama çıktım şimdi bir kara vermeliydim ya arkadaşlarımın haberi olacaktı yada ruhları bile duymayacaktı ve ben kesinlikle 2. si olacaktı odama girer girmez kendimi yatağıma attım hiç bir şey yapmak istemiyordum telefonun çalmasıyla irkildim İz arıyordu merak etmişti büyük ihtimalle
“Alo mavi nerdesin ya”
“Şey yatıyorum”
“Ders çalıştın mı?”
“Evet,Evet çalıştım tabii ki”
“Tamam canım ben kapatıyorum”
“Görüşürüz İz”
telefonu kapatıp başımı yastığa koydum gerisini hatırlamıyordum…