İçeriğe geç

Kural Dışı Oyuncu

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Kural Dışı Oyuncu

Bölüm 1

Bölüm 1: Sahadaki İğneler ve Sessiz Bakışlar

Lisenin geniş koridorları, her zamanki gibi zilin çalmasıyla birlikte gürültüyle dolup taşmıştı. Öğrencilerin kahkahaları, ayak sesleri ve sınıflardan yükselen konuşmalar binanın her köşesinde yankılanıyordu. Ancak Ecem için bu seslerin hiçbir anlamı yoktu. O, kalabalığın içinde yalnızca tek bir şeye odaklanmıştı.

Kollarının arasında sımsıkı tuttuğu kitaplarıyla kütüphaneye doğru yürürken gözleri koridorun diğer ucuna takıldı.

Oradaydı.

Aris...

Okulun en popüler öğrencisi, basketbol takımının kaptanı, öğretmenlerin gurur duyduğu, kızların hayran olduğu çocuk...

Ve Ecem'in çocukluğundan beri tahammül edemediği kişi.

Aris, takım arkadaşlarıyla birlikte koridorun tam ortasında durmuş, yüksek sesle gülüyor, anlattığı şakalara herkes kahkahalarla eşlik ediyordu. Üzerindeki siyah-kırmızı basketbol forması, dağınık saçları ve kendinden emin tavırlarıyla yine bütün dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştı.

Ecem istemsizce kaşlarını çattı.

"İnsan bu kadar kendini beğenmiş olmayı nasıl başarabilir?" diye geçirdi içinden.

Aris, ilkokuldan beri onun en büyük baş belasıydı. Ecem sınavdan tam puan aldığında bunu küçümser, bir yarışmayı kazandığında mutlaka alay edecek bir şey bulurdu. İkisi de birbirlerinden nefret ediyordu ve bunu okuldaki herkes biliyordu.

Yanına yaklaşan en yakın arkadaşı Selin, Ecem'in baktığı yöne bakınca hafifçe gülümsedi.

"Yine mi ona bakıyorsun?" dedi koluna girerek. "Şu bakışların var ya... Bir gün gerçekten çocuğu yakıp kül edecek."

Ecem gözlerini sonunda Aris'ten çekti.

"Merak etme." dedi soğuk bir sesle. "Onun varlığı bile sinirlerimi bozuyor. Herkes onu mükemmel sanıyor ama kimse ne kadar kibirli ve saygısız olduğunu görmüyor."

Selin omuz silkti.

"Belki de herkes senin kadar dikkatli bakmıyordur."

"Ya da görmek istemiyorlardır."

İkili koridorun sonundaki spor salonuna doğru yürümeye başladı.

Bugün okullar arası basketbol turnuvasından önce yapılacak son antrenmandı.

Ecem'in basketbolla pek ilgisi yoktu.

Ama bugün salona gelmesinin çok özel bir nedeni vardı.

Rakip okulun kaptanı...

Kaan.

Kaan, Aris'in tam tersiydi.

Sessiz, nazik, saygılı, başarılı ve mütevazı...

Ecem onu birkaç aydır uzaktan tanıyordu. Onun öğretmenlerle konuşma şekli, takım arkadaşlarına davranışı, her maçtan sonra rakibini tebrik etmesi...

Bütün bunlar Ecem'in dikkatini çekmişti.

"İnsan dediğin böyle olur..." diye düşündü.

Spor salonunun kapısı açıldığı anda içeriden yükselen basketbol topunun ritmik sesi kulaklarını doldurdu.

Top parkelere vuruyor...

Ayakkabıların sürtünme sesi yankılanıyor...

Antrenörün düdüğü arada bir sessizliği bölüyordu.

Aris, sahanın ortasında top sürüyordu.

Bir anda hızlandı.

Rakibini geçti.

Havaya yükseldi.

Ve kusursuz bir smaçla topu potadan geçirdi.

Salon alkışlarla ve tezahüratlarla inledi.

Tribünde oturan kızların çığlıkları neredeyse bütün sesi bastırıyordu.

Aris yere indiğinde alnındaki teri bile umursamadan saçlarını geriye doğru attı.

Tam o sırada gözleri tribünde oturan Ecem'e takıldı.

Dudaklarının kenarında yavaş yavaş o sinir bozucu gülümseme belirdi.

Topu tek eliyle sektirerek ağır adımlarla tribüne doğru yürüdü.

"Eee..." dedi alaycı bir ifadeyle.

"Okul birincisi spor salonunun yerini de biliyormuş demek."

Ecem hiç konuşmadı.

Aris birkaç adım daha yaklaştı.

"Ne oldu? Kitapların arasında yaşamaktan sıkıldın da biraz gerçek yetenek izlemeye mi geldin?"

Tribündeki birkaç kişi gülmeye başladı.

Ecem yavaşça ayağa kalktı.

Kitaplarını koltuğun üzerine bıraktı.

Sonra Aris'in tam karşısına geçti.

İkisi de birbirlerinin gözlerinin içine bakıyordu.

"Sana hayran olmaya geldiğimi sanıyorsan gerçekten komiksin." dedi Ecem sakin ama keskin bir sesle.

"Ben buraya gerçek bir sporcu görmek için geldim."

Aris kaşını kaldırdı.

"Öyle mi?"

"Evet."

"Kimi?"

"Kaan'ı."

Salon bir anda sessizleşmiş gibiydi.

Aris'in yüzündeki gülümseme yavaş yavaş kayboldu.

Çenesindeki kaslar gerildi.

"Kaan..." diye tekrarladı.

"Demek rakip takımın kaptanına hayransın."

Ecem gözünü bile kırpmadı.

"En azından o senin gibi kendini dünyanın merkezi sanmıyor."

Aris hafifçe güldü.

Ama bu gülüşün içinde öfke vardı.

"Yarınki maçtan sonra o çok övdüğün kaptanın nasıl kaybettiğini izlersin."

"Göreceğiz."

"Hayır."

Aris bir adım daha yaklaştı.

"Göreceksin."

Ses tonu artık alaycı değildi.

Tehlikeli derecede sakindi.

"Çünkü ben kaybetmem."

Ecem de geri çekilmedi.

"Belki de sorun tam olarak bu."

Aris kaşlarını çattı.

"Ne demek istiyorsun?"

"Sen kazanmayı biliyorsun."

Ecem'in sesi hiç yükselmiyordu.

"Ama takım olmayı bilmiyorsun."

Bu cümle Aris'in canını beklediğinden çok daha fazla acıtmıştı.

Gözlerinde ilk kez gerçek bir öfke parladı.

"Ecem..." dedi dişlerini sıkarak.

"Beni sınama."

"Yoksa ne olacak?"

"Henüz neler yapabileceğimi görmedin."

İkisinin arasındaki mesafe artık birkaç santimetreye kadar düşmüştü.

Salondaki herkes nefesini tutmuş onları izliyordu.

Sanki zaman durmuştu.

Tam o sırada Aris'in en yakın arkadaşı Rüzgar hızla araya girdi.

"Tamam, yeter artık." dedi iki elini kaldırarak.

"Antrenmandan önce kavga mı edeceksiniz?"

Aris istemeyerek de olsa geri çekildi.

Rüzgar tam dönecekken gözleri Ecem'in yanında duran Selin ile buluştu.

İkisi de birkaç saniye boyunca birbirlerine baktılar.

Ne söylediler...

Ne de gülümsediler.

Ama o birkaç saniyelik sessiz bakış, ikisinin de aklında iz bırakacak kadar farklıydı.

Selin gözlerini ilk kaçıran taraf oldu.

Rüzgar ise hafifçe başını eğip sahanın ortasına döndü.

Aris son kez Ecem'e sert bir bakış attı.

"Yarın görüşürüz."

Sonra topunu alıp yeniden sahaya yürüdü.

Ecem derin bir nefes verdi.

Kalbi hızla atıyordu ama bunu kimseye belli etmedi.

Tribüne yeniden otururken gözlerini sahadan ayırmadı.

Yarın oynanacak maç yalnızca bir basketbol karşılaşması olmayacaktı.

Bu, yıllardır birbirlerinden nefret eden iki insanın kaderini değiştirecek savaşın ilk adımıydı.

Ve ne Ecem ne de Aris...

Bu savaşın sonunda kalplerinin de oyunun içine dahil olacağını henüz bilmiyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.