Gözlerim uzaklara dalmıştı arkamdan birisinin bana dokunması ile irkildim ve dokunan kişiye baktım Nazan Hanımdı.
"Seher gene nerelere daldın işine devam et daha çok tabak var yıkaman bitince gel" yorgun gözlerimi 'tamam' dercesine kapattım ve açık olan suyun altına köpürtdügüm tabağı koydum ve onu yıkamaya başladım bir yandan arkada restorantın müziği çalıyordu. Tabakları ve bardakları hemen dizdim ve Nazan ablanın yanına doğru ilerlerken cebimdeki telefonu çıkarttım ve kırık eski ekrandan saate baktim 22.00 gözüküyordu telefonu tekrar cebime attım daha eve gitmeme 1 saat vardı.
Nazan abla benim geldimi gördü üzerinde bir ceket vardı o burayı yönetirdi . Yorgun gözlerimi diktim ona fazla sevmezdim ama aynı yerde çalıştığımız için mecbur katlanırdık birbirimize . Elimde ki ıslaklığı hep ıslak olan önlüğü sildim.
" Seher sen mutfağı bırak Yeliz yapar sen şimdi 24 numaralı masaya garsonluk yapacaksın bu gece Emin Yavuz Eşrefoğlu gelicek çok önemli o kadar dikkatli olmalısın ki bir dediklerini iki etme anladın mı sana güzel bir garson kıyafeti vericem hızlı giyin." Gözlerimi açtım itiraz edicektim ki sert bakışları ' sakın ' diyordu kelimeleri yuttum ve onun arkasından gitmeye başladım müziğin sesi ben gittikçe daha fazla artıyordu ve bu kafamı agrıtmıştı. Bana uzattığı mini garson önlüğüne baktım.
" Bu çok kısa ben bunu giyemem" resmen bana fahişelik yap diyordu. Elbiseyi sertçe elime tutuşturdu ve dişlerini sıktı.
" Eve ekmek götürmek istiyorsan yapmak zorundasın Seher eğer kardeşin eve gittiğinde elinde bişey göremezse ne kadar üzülür değil mi " bu acı gerçek ile sertçe zehri yuttum ve elime tutuşturulmuş mini garson elbisesini aldım ve tuvalete doğru yürüdüm. Kapıyı sertçe kapattım ve yere güçsüz bacaklarımın üstüne çöktüm. Gözlerimden yaşlar firar ediyordu hep bir şeye zorunlu olarak yapmaktan bıkmıştım ellerimi göğsümde Birleştirdim ve sessizce ağlamaya başladım kapıya sertçe vurulması ile zorluklada olsa yaş gözlerle kapıdan destek alarak ayağa kalktım ve üzerimdekileri çıkarmaya başladım.
" Ailen için Seher ailen için değer " çelimsiz bir kızdım saçlarım hafif seyrekti oda streesden dökülmüştü ellerime baktım tırnaklarımın hepsini yemiştim o yüzden yamuktular. Elbiseyi sertçe aldım ve bacaklarımdan geçirdim düz ama baya kısa bir mini elbiseydi eğilsem götüm gözükecekti. Elbiseyi sertçe çekiştirdim ve kapıyı açtım açar açmaz önümde topuklu gördüm onu da ayağıma geçirdim ve yerden tarağı aldım tuvaletin aynasına bakarak saçlarımı koparır gibi taradım. Babamın saçlarına benziyordu saçlarım o yüzden sevmezdim saçlarımı babamdan nefret ediyorum bizi bu koca dünya da tek bırakmıştı. Nefesim düzene girsin diye bekledim ve uzun uçları bukle olan saçlarımı yukardan bağladım ve yerde ki diğer çantayı açıp baktığım da ucuz makyaj ürünleri vardı bazılarının ne için kullanıldığını bile bilmiyordum. Kapatıcı olanı aldım ve yüzüm deki Şişliği kapatmaya başladım bu kadar yeterdi. Aynada ki yüzüm çok yorgundu hayattan bıkmış olan bakışlarımı Nazan Hanımın sesi böldü.
" Seher çabuk ol geldiler" üzerimi son kez düzelttim ve ayağım daki topuklu ile yürümeye başladım hayatım da ilk defa giyiyordum.
" Lanet ayakkabı" yavaş yavaş ayakda durmayı öğrendim ve hızlı bir şekilde Nazan Hanımın yanına gittim. Kenardan içeri giren misafirleri izlemeye başladım önemli birisi gelecek demişti Nazan hanım. Kapıdan giren takım elbiseli adamlara baka kaldım. Hepsi siyah takım giymişti en az 30 kişi girdi ve ardından siyah lüks giyinimli ve gözlerin de oldukça pahalı gözüken bir adam girdi. Saçları ve giyinimi baya şık bir adamdı ve ardından bir adam daha girdi elinde dosyayla aynı şu televizyondaki filmlerdeki adamlara benziyorlardı dediğime kendim güldüm. 30 kişi adamın etrafını sardı.
" Sıra sende Seher " Nazan Hanımın adımlarını adımlarım takip etti üstümdeki çok rahatsız ediyordu. Adam gözlüğünü çıkardı ve etrafa bir baktım herkes o adama bakıyordu ve çoğu kişinin ağzı açıktı bu adam ünlü falan mıydı da herkes mal gibi bakıyordu. Bakışlarımı adama çevirdim ve Nazan hanımla tam karşılarına durduk.
" Hoşgeldiniz Yavuz bey buraya tercih ettiğiniz için size teşekkürlerimizi sunuyoruz restaurantımız sizin sayenizde yükselecek" bakışlarımı adama çevirdim bana bakıyordu direk. Kalbimin sıkıştığını hissettim ve ben o yakışıklı yüzünden bakışlarımı aldım ve Nazan hanıma çevirdim.
" Yemeğe geçelim " Nazan hanım kafayı salladı ve bana bir bakış attı ' sıra sende diye ' ellerimin terlediğini hissettim.
" Merhaba tekrardan hoşgeldiniz ne istersiniz Yavuz bey ?" Adamın ismini İnşallah yanlış söylememişimdir bakışları üzerimde gezindi . Midemin bulandıgıni hissettim ve orda sekreterinin dediği yemeğe kafayı salladım ve arkamı döndüm ve yürümeye başladım. Bacaklarım titriyordu ve çoğu insan bu tarafı izliyordu nefesim daraldı.
Siparişi nasıl götürecektim bu haldeyken?






