Gunlerden bir gundu annemle babam yine kavga ediyordu bende artik sesten rahatsiz oldugum icin sörf tahtami alıp agustosun bu sıcağında izmirin denizine gitmiştim.Denizde yuzmek bana en çok huzur veren şeydir eğer ki bir gun bana tasiniyoruz derlerse herhalde bayilirdim.Tabi bunlari düşünürken olacaklardan habersizdim.Gunumu o sekilde bitirmiştim ve artik eve gitme zamaniydi.Saclarim henuz ıslaktı ve mayom uzerimdeydi.Eve girdim ve kapıda annemle babami gordum."Geç kaldığım için özür dilerim bir daha olmaz" diyerek odama çıkarken annem birden kolumu tuttu.Sanirim sorun geç kalmam değilmiş dönüp yüzüne baktım "Kızım gerçekten cok üzgünüm ama.." annem konuşamıyordu bu yüzden babam devam etmeye karar verdi;"İstanbul'a taşınıyoruz"."NEEE!" çığlığı basmıştım çünkü bu çok ani olmuştu."Ne demek İstanbul!Benim okulum ne olucak arkadaslarim benim de bir haya-" babam sinirle sözümü böldü "Kumsal simariklik yapip birde sen başımıza iş açma!Bizde keyfimizden gitmiyoruz zaten.Holdingi yıktırıyorlar bizde başka yer bulamadik bu nedenle iş ortagimla İstanbula taşınma kararı aldık" dedi.Şaka değilmiş gerçekten tasiniyormusuz."Lütfen Kumsal biraz anlayışlı ol sana okulda ayarladık kızım Koleje gideceksin" dedi babam.Bu noktada babama karşı çıksam da bir anlam ifade etmeyecekti eğer ki taşınmazsak iflas ederdik.İtiraz etmedim ve odama çıkıp eşyalarımı toplamaya başladım.Agliyordum çünkü İzmiri çok seviyordum.Fakat elimden gelen birsey yoktu ki.Ertesi gün cumartesiydi pazar gününde yola çıkacaktık bende bu sebeple arkadaşlarımla buluşup veda etme kararı aldım.Son kez İzmir'in denizine girmek istedigimden sahile geldik.Eylül ve Meriç benden önce gelmiş oturuyorlardi."Selam arkadaşlar" diyerek yanlarına gittim.Gittigim gibi birden Meriç bana sımsıkı sarıldı.Normalde temastan nefret ederdi ama bana sarılmıştı.Eylül de hayretle bakıyordu, sonra sinirli bir bakış atıp "Ya aglaticaksiniz beni!Kesin şunu bari son vakitlerimizi güzel harcayalim" dedi.Beraber dondurma alıp yürümeye başladık.Hepimiz üzgündük ancak Meriç benden bile üzgündü."Ya Meriç noluyor sana ben bu kadar takmadım bunu" deyiverdim en sonunda.Meriç bana doğru döndü, yeşil gözleri batan gün batımının altında çok güzel görünüyordu."Kumsal biz sensiz ne yapacağız?Benim garibime gidende senin bu kadar sakin olman" dedi Meriç.O söyleyince fark etmiştim gerçekten fazlasıyla sakindim."Aslında şuanda ağlamak istiyorum kendimi parçalamak itiraz etmek..Ama babam bunları yaparsam gerçekten çok üzülür zaten hiç mutlu değildi adam" dedim.Herkes önüne baktı ve yürümeye devam ettik.Zaman çok çabuk geçmişti artık eve gitme vaktimizdi.Evlerimize doğru yürümeye başladık ve bir noktada Meriç ile ayrıldık çünkü onun evi bizimkilere ters kalıyordu.Eylül bana birşey söylemek istiyormuş gibiydi ama asla ağzını bıçak açmıyordu."Eylül niye durgunsun?" diye sordum."Ya Kumsal ben sana birşey söylemek istiyorum ama bunu benim söylemem doğru olur mu bilemiyorum" dedi."Ne söyliceksin eğer ki istersen kimseye söylemem ikimizin arasında kalır tamam mı?" Dedim.Eylül durdu ve bir süre düşünüp konuşmaya başladı "Kumsal Meriç senden hoşlanıyor, ama eğer ki sende ona karşı aynı şekilde hissetmiyorsan lütfen bunu sana hiç söylememisim gibi yap olur mu?" . Şok olmuştum Meriç bana mı aşık? Kardeşim dediğim çocuk,dostum ,bebeklik arkadaşım? "Eylül Meriç benim kardeşim gibi ben nasıl ondan hoslanayim?" Dedim.Eylül'ün yüzü düştü "Tamam o zaman unuttun tamam mı ben hiçbir şey demedim hoop konuyu kapadık"dedi.Zaten benim evimin kapısına gelmiştik,son kez sarıldık ve ben eve geçtim.Bugün çok enteresandı ve yorucu.Acaba yarın Nasıl olacaktı? Yeni okul mevzusu biraz stresliydi ancak İstanbulda fena şehir değildir.Bunlari düşünürken ne kadar uykusuz olduğumu fark ettim ve uyuma kararı aldim.Sonuçta İstanbul gormeliydi Kumsal'ın enerjisini.
Bölüm 1
Elveda İzmir

