İçeriğe geç

Kumsal'ın Kalbi

Bölüm 24 · 9 dk okuma

Kumsal'ın Kalbi

Bölüm 24

Akışına Bırakmak

''Bazen hiçbir şey yapmamıza gerek yoktur. Yapılması gereken yapılmış , söylenmesi gereken söylenmiştir. Hiçbir şey yapmamalı , bazen her şeyi akışına bırakmalıydık.''

Neşeyle eve girmemle İlaydayı aradım. Telefon ilk aramamla açıldığında İlayda'nın telefonun başında beklediğini düşünmeye başlamıştım. Heyecanlı sesi kulaklarımı doldururken güldüm.

"Kumsal nasıl geçti?! Biraz daha aramasan bir sorun çıktığını düşünmeye başlayacaktım."

Rahatlamış derin bir nefes verdiğini duyabiliyordum ve onu bekletmeden hızla konuşmaya başladım.

"İlayda hemen bize gelir misin? Sana anlatmam gereken çok fazla şey var. Deniz ve beni buluşturmak için ne zamandır bu planı yaptığını bilmiyorum ama iyi ki varsın."

Tek nefeste söylediğim cümlelerin ardından İlayda'nın şaşkın ve neşeli sesi yükseldi.

"Sen böyle mutlu olduğuna göre buluşmanız çok iyi geçmiş demektir. Hemen geliyorum , herşeyi dinlemek istiyorum!"

Ben daha fazla bir şey söyleyemeden telefon kapandığında İlayda'nın hızla evden çıkıp bizim eve geleceğini anlamıştım. On dakikalık bekleyişin ardından kapı çaldı ve ben koşarak kapıyı açtım. İlayda'nın neşeli suratı kapıda belirdiğinde ona sımsıkı sarıldım ve fısıldadım.

"Teşekkür ederim."

Dışarıdan Denizle konuşmam çok basit gözükebilirdi ama benim için çok değerli anlardı. Ben ilk defa kalbimi birine açmış , küçükken kırılmış ruhumu ona göstermiştim.

İlayda böyle bir planla bizi bir araya getirmese Denizle böyle bir konuşma yapabilirmiydik emin değildim.

İlayda kollarını benden ayırdığında kıkırdadı.

"Rica ederim. Bu kadar sevineceğini tahmin etmemiştim. Keşke daha önce sizin için böyle bir buluşma düzenleseydim."

Kocaman gülümsedim. İlayda'nın kalbi gerçekten çok güzeldi. İyi ki onunla tanışmış, arkadaş olmuştum. Onu tanıdığım için şanslıydım. Merakla sordum.

"Bu plan ne zaman aklına geldi?"

İlayda tebessüm etti.

"Aslına bakarsan Deniz'in kafeye gelmediği ilk günden beri sizi nasıl bir araya getireceğimi düşünüyordum. Sonra bu sabah Deniz'i aradım ve onunda seninle konuşmak istediğini anladım. İkinizi bir araya getirmek hiçte zor olmadı."

O kıkırdarken birlikte odama geçtik ve İlayda yatağıma geçerken heyecanla sordu.

"Neler konuştunuz , nasıl geçti?"

İlaydaya herşeyi anlatmayacaktım. İlk defa birine , Deniz'e küçüklüğümün kırık parçasını göstermiştim ve İlayda'ya anlatmak için zamana ihtiyacım vardı.

"Bana güveniyorum demediğim için hiç kızmamış. Meğer her şey bir yanlış anlaşılmaymış. Bana videoyu kendisinin atmadığını göstermek için bir haftadır kanıt arıyormuş."

İlayda şaşkınlıkla bana baktığında biliyordum bakışları attı.

"Tabi ya , Elbette kanıt arayacaktı. Bir haftadır gelmemesinin tek sebebi sana kendisine güvenebileceğini kanıtlamak içindi. Ne kadar sevimli aşıklarsınız!"

İlayda heyecanla bağırdığında utançla yanan yanaklarımın kızarmasına engel olamayacağımı anlamıştım. Çekinerek mırıldandım.

"Biz aşık mıyız bilmiyorum ama aramızda bir aşık var aslında..."

İlayda anlamayarak bana baktı.

"Neyden bahsediyorsun?"

İlayda'nın öğrenmesi gerekiyordu. Sinan'ın yakın bir zamanda ona açılacağı belliydi. Eğer İlayda Sinan'ın ona aşık olduğunu önceden öğrendiğimi ve söylemediğimi fark ederse muhtemelen beni arkadaşlıktan reddedebilir ve bana türlü eziyetler edebilirdi. O en yakın arkadaşımdı ve aramızda sırlar olmamalıydı. Bu yüzden en doğrusu İlayda'ya anlatmaktı.

Böyle bir konuya nasıl giriş yapılır hiç bir fikrim yoktu. Bende olduğu gibi söyleyiverdim.

"Sinan seni seviyormuş.''

İlayda'nın şaşkınlıkla açılan gözlerinden ve yüz ifadesinden kafasının karıştığını anlamıştım. Ne diyeceğini bilemiyor ve fazlaca paniklemiş görünüyordu. Eli ayağı resmen birbirine dolanmış , konuşmayı unutmuş gibiydi. Sonunda kendini toparlamaya çalıştığında konuştu.

''Sinan beni mi seviyormuş? Kumsal bunu nereden çıkardın?!"

Yüzümdeki hafif tebessümle cevap verdim.

"Sinandan öğrendim. Bu gün geldi ve seni sevdiğini söyledi."

İlayda'nın kaşları daha da çok çatıldı.

"Ben seni bugün Denizle buluşturdum kuzenini ne zaman gördün ki?''

İlayda çok gergin gözüküyordu ve hiçbir şey anlamamış olduğu da her halinden anlaşılıyordu. Daha fazla heyecanını bastırmadı ve olanları anlayamadığı için hafif bir sinirle bağırdı.

"Kumsal hadi neler oluduğunu anlat!"

İlayda'nın meraklı gözlerine daha fazla dayanmadım ve bugün olan biten çoğu şeyi anlattım. Sinan'ın neden yanımıza geldiğini anlattığımda kafasındaki soru işaretlerinin çoğunu sildiğimi anlamıştım. Endişelenmiş ve strese girmişti. Bunu mimiklerinden ve yaptığı hareketlerden anlayabiliyordum.

Endişelendiğinde her zaman yaptığı gibi kitaplığımdaki kitaplara bakmaya başladı. Bir kitabı çıkarıyor, kapak tasarımına bakıyor ardından rafa geri yerleştiriyordu. Sinan hakkında ne düşündüğünü anlamak zordu ama heyecanlandığına göre biraz da olsa ilgi duyuyor olmalıydı. İlayda'nın Sinan'ın onu sevdiğini söylediğimde daha iyi bir tepki vermesini en azından olumlu veya olumsuz Sinan hakkındaki düşüncelerini anlatmasını beklerdim. Oysa o beni şaşırtarak derin bir sessizliğe bürünmüştü.

Bir kitabımı daha raftan çektiğinde zavallı kitapçığım yere düştü. Bu kitabın Deniz'in bana hediye ettiği kitap olduğunu fark ettiğimde hemen ayağa kalkıp kitabı almaya çalıştım ama İlayda benden önce davranmıştı. Kitabı kaldırmasıyla gözü bir sayfaya takılmış olacak ki dikkatle sayfaya baktı. Bakışları beni bulduğunda gözleri şaşkınlıkla açılmış, merakla bana bakmaktaydı.

"Kumsal'ın Kalbi Efsanesi mi?!"

Deniz'in bana Kumsal'ın Kalbi isimli bir efsane anlatmak istediğini İlayda'ya hiç söylememiştim. Kitabın içinde bıraktığı notta gerçekten dinlemek istersem , anlatacağını söylemişti ama şuana kadar hiç hazır hissetmemiştim. Denizle bu notu hakkında hiç konuşmamıştım. İlayda'ya ne diyeceğimi bilemeyerek tepkisizce bakarken İlayda fazla heyecanlı gözüküyordu.

"Bu kitabın ve orkidenin sana hediye geldiği gün bende yanındaydım. Nasıl olurda bu notu görmedim! Bana neden Deniz'in sana not yazdığını anlatmadın?"

İlayda hafif azarlayan bir ses tonuyla yatağıma oturdu.

"Çocuk sana resmen aşkını ilan etmiş ve sen bana hiçbir şey anlatmadın!"

Yanaklarım yanmaya başlarken telaşla itiraz ettim. Sadece bir nottu , aşkla bir ilgisi yoktu.

İlayda kaşlarını çatıp gözlerini bana diktiğinde derin bir nefes verip kendimi yanına bıraktım.

"O gün sen gittikten sonra gece kitabı okumak için açtığımda notu fark ettim. Sana söylemedim çünkü Deniz'e daha da bağlanmaktan korkuyor ,bahsettiği efsaneyi öğrenmeye hazır hissetmiyordum."

İlayda'nın neşesi iyice kaçmış gibiydi.

"Peki , şimdi Kumsal'ın Kalbi efsanesini dinlemek için hazır hissediyor musun?"

Kararsızlıkla kolumu ovdum.

"Ben bu gün herkesten sakladığım kalbimi Deniz'e açtım. Onun yanımda olması , onun yanında olmak çok güzel ama hiçbir şeyi aceleye getirmek istemiyorum. Benim biraz zamana ihtiyacım var."

İlayda merakla gözlerime baktı.

"Yakın bir zamanda Kumsal'ın Kalbi Efsanesini Deniz'e soracak mısın?"

Kararsızlıkla başımı ellerime eğdim.

"Bilmiyorum..."

İlayda gözlerime bakarken tebessüm etti ve bir anda bana sarıldı. Ben de ona sarıldığımda bu konuyu daha fazla uzatmadığı için rahatlamıştım. Kollarımdan ayrılırken gülüyordu.

"Kumsal ben bu 'Kumsalın Kalbi Efsanesini' çok merak ettim. Senin Deniz'e efsaneyi soracağın zamanı beklerken ben yaşlanırım. Bu efsane her neyse tonton bir nine olmadan önce öğrenmek istiyorum."

İlayda'nın cümlelerine güldüğüm sırada şüpheli gözlerle yüzümü süzdü.

"Google'dan mı baksak? Böyle bir efsane var mı yoksa bu bir kelime oyunu falan mı?"

Kafam karışmış bir şekilde İlayda'ya baktığımda İlayda telefonuna yöneldi , ben ise telefonunu elinden aldım. Elbette Google'da ve farklı bir kaç kitapta Kumsal'ın Kalbi Efsanesini merak edip araştırmıştım ama araştırmalarım hiçbir sonuca ulaşmamıştı.

"Hiç uğraşma İlayda. Ben zaten araştırdım fakat 'Kumsalın Kalbi Efsanesi'yle ilgili hiçbir şey bulamadım. Deniz'in notta yazdığı gibi eğer gerçekten istersem sadece ondan dinleyebileceğim."

İlayda düşünceli bir şekilde turuncu saçlarıyla oynarken bana baktı.

"Yine de çok romantik. Bu efsaneyi bir gün dinlersen bana da anlatacağına söz ver. "

İlayda'nın meraklı bakışlarına güldüm.

"Eğer bir gün dinlersem sana anlatacağım."

Bir gün Kumsal'ın Kalbi Efsanesini Denizden dinlemeye cesaret edebilecek miydim?

İlayda'nın dalıp gittiğini fark etmemle kolunu okşadım.

"Bana aşk nasihatları veren İlayda'ya ne oldu? Sinan'ın seni sevdiğini öğrendiğinden beri bir garipsin."

İlayda hüzünlü gözlerle suçlu bir çocuk misali bana baktı.

"Doğrusu sana nasihat vermek kolay ve eğlenceliydi ama işlerin bana döneceğini düşünmemiştim."

Bu haline güldüm. Sahi sürekli Denizle ilgili beni sıkıştırırken çok eğleniyor , beni sinir etmeye bayılıyordu. Eğer İlayda'nın morali yerinde olsaydı bu konuda onunla şakalaşabilirdim ama şuan oldukça huzursuz gözüküyordu ve ona yardımcı olmak istiyordum.

"Sinan'a karşı bir şey hissediyor musun?"

İlayda turuncu saç tutamlarını arkasına atarken konuşmaya başladı.

"Doğrusu Sinan'ı sizin kafede ilk gördüğümde hoş biri gibi gelmişti."

Tebessüm ettiğimde kolunu ovmaya başladı ve gözlerini benden kaçırdı.

"Size yaptığı bunca şeyle birlikte onun çok kötü bir insan olduğunu düşünmeye başlamıştım ama şimdi senin söylediklerine göre Sinan pişman ve hatalarının farkında."

İlayda söylediği her şeyi kafasında tartıyor gibiydi , ben ise düşünmesine izin vermek için sessizce bekledim. Bakışları beni bulduğunda yüzünde bir gülümseme belirmişti.

"Sanırım ona bir şans vereceğim ama bu sırada size yaptıklarını da burnundan getireceğime emin olabilirsin."

İlayda'nın bu söylediklerine kahkaha attım. İlayda Sinan'ın yaptıklarına ben ve Deniz'den daha kızgındı ve bir şeyi yaparım derse yapardı. Sinan'a biraz üzülsem de İlayda'nın ona çok kıyamayacağını hissediyordum.

İlayda'nın hızlı bir şekilde ruh halini toparlayıp neşelenmesine sevindiğim sırada aynı anda telefonlarımızın ekranına bildirimler düşmeye başladı.

İkimizde telefonlarımızdan başımızı kaldırdığımızda endişeliydik. Tahmin ettiğimiz gibi bildirimler okul dedikoduları grubundan geliyordu. Listedeki son üç kişi Eda , Deniz ve bendim. Panikle gruba girdiğimde mesajlar gözlerimin önüne döküldü.

İlayda ve gözlerimiz buluştuğunda yutkundum.

''Kumsal listede yalnız siz kaldınız!''

Elbette bunun farkındaydım ama İlayda'nın söylediği cümle kulaklarımda yankılanırken endişeli hissetmiyordum. Baştan beri sonunda sıranın bize geleceğini biliyordum ve engelleyememiştim. Bu gün Simge'nin listesinden elenen kişi Edaydı.

Simge'nin bana en son buluşmamız da kendince verdiği bir haftalık süre de bu gün dolmuştu. Yakın bir zamanda Deniz ve benim için de türlü türlü yorumlar yapılacaktı.

İlayda telefonunda ki mesajları okumaya başladığında telefonumda bir kaç mesaja göz gezdirdim. Yorumlara göre Eda ailesinden izinsiz bir partiye gitmişti ve partide nasıl olduğunu bilmediğim bir şekilde eteği yırtılmıştı. Fotoğraflarda bir çocuk önüne geçmiş eteğinin yırtılan kısmını saklamaya çalışıyor, hızla o ortamdan çıkmaya çalıştıkları belli oluyordu.

"Eda sence de o etek fazla havadar olmamış mı?"

"Gerçekten de yırtılana kadar eğlendiğin belli oluyor."

"Dandik eteğinin markası ne? Söyle de yanlışlıkla oradan alışveriş yapmayalım."

İlayda'nın peşpeşe okuduğu mesajların devamını dinlemedim. Eda bir talihsizlik yaşamış ve eteği yırtılmıştı. Sonucu ise bin kişilik okul grubundaki herkesin onunla alay etmesiydi. İnsanlar gerçekten nerede durmaları gerektiğini bilmeden milyonlarca yorum atmaya devam ediyordu. Neden bir insana olayların aslını bilmeden yorum yapmaktan böylesine zevk alıyorlardı?

Kendimi yatağıma bıraktığımda sıkıntıyla derin bir nefes verdim. İlayda ise bu kadar sakin olduğuma şaşırarak bana döndü.

"Kumsal farkındasın değil mi? Simge'nin listesinde yalnız sen ve Deniz kaldınız!"

İlayda kulağımın dibinde bağırırken yüzümü buruşturdum. Uzandığım yerden yavaşça kalkıp başımı salladığımda saşkınlıkla gözlerini kırpıştırdı. Benden daha büyük bir tepki beklediği açıktı.

''Kumsal bu kadar sakin olman normal mi? Senin şuan çığlık felan atman gerekmiyor mu?''

İlayda'nın bu sorusuna güldüğümde elini alnıma koyup ateşime baktı. Sanırım akıl sağlığımdan da şüphe etmeye başlamıştı. Tam bu sırada aklına bir şey gelmiş olmalı ki kaşları çatıldı.

''Sen Simge'nin Deniz'in defterini vermek karşılığında fotoğrafınızı yayınlamayacağını söylemiştin yoksa defteri ona mı-''

İlayda'nın sözünü kestim ve devam etmesine izin vermedim.

'' Ben asla Simgeye Deniz'in defterini vermem. İsterse bir değil bin tane fotoğraf karşılığındada olsa Deniz'in annesinden kalmış bu değerli hatırasını kirletmem!''

İlayda rahatlayarak derin bir nefes verdi.

''Kumsal zaten senin böyle bir şey yapmayacağını biliyorum fakat bu kadar sakin kalman aklıma delice fikirler getiriyor.''

Tebessüm ettim.

''İlayda senden saklayamam. Doğrusu Simge'nin ne yapabileceğini bilmemek beni korkutuyor. Simge dengesiz bir insan olduğu için sadece Denizle yan yana oturduğumuz tek bir fotoğrafla neler yapabileceğini düşünmek berbat bir his ama artık bunları düşünmek ve Simge'nin ne yapacağını beklemekten yoruldum ve çok sıkıldım. Belki de bu yüzden panik değilde bıkmış hissediyorum."

Her şeyi soluksuz bir şekilde sıraladığımda derin bir nefes verdim. İlayda'nın gözleri benim için endişelendiğini gösterirken cümleme devam ettim.

"Simge'nin durmayacağını biliyorum ama onu engelleyemeyeceğimin de farkındayım."

İlayda düşünceli bir şekilde başını salladı.

"Belki de bu durumu Deniz'e anlatmam gerekiyordur."

Başımı hızla sağa sola salladım.

"Kesinlikle olmaz! Simge'nin her halükarda sözünü tutmayacağı belli. Listesine fazla saplantılı ve o fotoğrafı defteri alsın veya almasın paylaşacağıda çok belli."

Derin bir nefes verdim.

"Simge'nin verdiği süre zaten bugün doldu. Deniz'in defterini riske atamam ona anlatmıycam."

İlayda sakinleşmemi istercesine belki de biraz hak vererek elimi sıktı.

Artık Deniz'e Simge'nin tehditlerini anlatmamın bir önemi yoktu. Şuan yapabileceğim hiçbir şey yoktu.

İlayda merakla ve heyecanla kolumu tuttu. Bir dizi izliyormuş gibi bana bakıyordu.

"Peki ne yapmayı dü

şünüyorsun?"

Bazen hiçbir şey yapmamıza gerek yoktur. Yapılması gereken yapılmış , söylenmesi gereken söylenmiştir. Hiçbir şey yapmamalı , bazen her şeyi akışına bırakmalıydık.

Tebessüm ettim.

"Akışına bırakmaya karar verdim."

Bölüm sonu

10 yorum

  • Simge kusmalin denize aşık oldugunu söylese bi işe yaramazki ztn daha neyin açığını ario

  • Evet en son bu bölümü okumuştum. Bir önceki bölüme baktım en son okuyalı 7 ay geçmiş 🙂 hiç gelmeseymişim mnkhbkgp

    1Yanıt
  • Ayyyy bu bölüm çok güzeldi eline sağlıkkkk🤍✨🌸👌

    1Yanıt
  • Yenii bölüm gelmisss çok şükür bee ayyy devamı için çok heyecanlıyım güzel olmus eline sağlık yazarımm

    1Yanıt
  • Uzun zamandır takip edemiyordum kumsalın kalbini iyi olsun şimdi yoldayım zaten okurum :D bölümün güzelliğinden şüphe yok zaten

    1Yanıt