Gün geldi, bütün süslemeler, ikramlar bitti, bütün misafirler gelmişti ama Mert geç kalmıştı, iyi ki geç kalmıştı.
Kumru içecek almak üzereyken Mert'le çarpıştı ve her şey burada başladı.
-KUMRUU!
-MERT!
-Çok güzelsin.
-Sus.
-Seni buldum gitmene izin vermeyeceğim, kalbim buna asla izin vermez bebeğim.
-BEBEĞİM DERKEN?
-Bak dans başladı benimle dans eder misin bebeğim?
-HAYIR!
Kumru şaşkınlıkla arkadaşının yanına gider.
-Nefes nefese kalmışsın.
-Kankaa...
-Anlatt.
-Dediğini tuttu, Mert aldığım takım elbiseyle geldi, çarpıştık, bana dedi ki, çok güzelsin bebeğim, seni bırakmam vs.
-OOOOOOO!
-Bir sorun var.
-Doğru, o konuşmandan sonra asla normal bir şekilde yanına gidemeyeceksin, kendini aşağılanmış hissedeceksiniz, o zaman bir plan yapalım.
-Sen sadece orada dans et.
-Tamam.
Kumru'nun arkadaşı her şeyi Kumru'nun abisine anlatır ve ikisini odaya kilitlemek için bir plan yaparlar. Doğruluk mu cesaret mi oyununda.Bir yapay zeka kullanırlar sadece Kumru ve Mert'i Göstericektir. İkisini de aynı ortama getirmek zor olacaktır.
Zar zor oyuna başlarlar.
-D mi, C mi?
-C
Çarkı çevirler.
-Ne!
-Ben bunu kabul etmem Mert.
-Bende!
Herkes uğraşıp en sonunda başarır.
Odaya girerler
-Ee?
-Kumru, özür dilerim.
-Bende,senle bu kadar kaba konuştuğum için.
-Sen, özür dileme tüm hata bende.
-Hayır.
-Ayrıldığımızdan beri geçen 4 yılda senin için şiir aradım, biliyorsun şiir yazarsam ne olacağını kimse tahmin edemez, bu yüzden sana en uygun şiiri aradım ve buldum.
-Ne şiiri?
-Okumamı ister misin?
-Hmmm, tabii
-Sevgilim ne olur, darılma bana
Seni üzgün görmek, beni yıkıyor
İnsan hata yapar, sözüm yok sana
Bir sitemin bile, yürek yakıyor...
Sen benim canımsın, düşmesin yüzün
Öyle hüzün dolu, bakmasın gözün
Bizle ilgisi yok, ettiğim sözün
İnan bana aşkım, içim sızlıyor...
Gel bu yaşananı, kaldırıp rafa
Üç günlük dünyada, sürelim sefa
İnsan sevdiğine, eder mi cefa
Seni seven kalbim, seni istiyor...
Söyle güzel kalbin, affetsin beni
Bir sayfa açalım, tertemiz yeni
Çok özür dilerim, kırdıysam seni
Şuan çektiğimi, Allah biliyor...
-Bu şiir bana çok tanıdık geliyor, yazarının kim olduğunu söyleyebilir misin? Merak ediyorum sadece, sırf merak olsun diye, başka birşey diye algılama sakın.
-Şiirin yazarı Halim AKIN
-Hmmm...
-Nereden tanıyorsun çok bilindik bir yazar değil bence...
Günler geçer...
-Melissaaa!
-Efendiiiim!
-Bugünkü baloya gelecek misin?
-Evet.
-Baloya Mert'i davet ettin mi?
-Tabii ki de,en azından bu yaz için mutlu olmanı istiyorum.
-Ben ne giyeceğim şimdi!
-Onu da düşündüm,çok güzel bir elbise gördüm seni çok güzel yapacak.
-Hani nerede?
-Dur! Fotoğrafı vardı bende göstereyim.
-Heyecenalıyımm.
-Dostum söyle bana en sevdiğin Türk aktör kimdi? Aslında oynadığı dizi yakın zamanda bitmişti, adı neydi hatırlamıyorum.
-Ciddimisssiiin!
-Adı neydii?
-Hilal Altınbilek idi.
-Aaa, evet.
-Eee ne olmuş yani?
-Senin çok yakıştırdığın bir kıyafet vardı işte onu sana aldım.
-Aaaa!

-Şimdi hemen gidiyoruz, sakin ol, saçlarını yapabileceğim çok güzel bir kuaför buldum. Kuaförden çıktıktan sonra makyaj ustası bir bayanın yanına gideceğiz ve o da sana makyaj yapacak.
-Dünyanın en iyi arkadaşısın çok teşekkür ederim çok teşekkürler...
-Rica edeeeerrrim...
-Tamam, ben de çıkayım hıp hızlı hazırlamanıyorum.
-Görüşürüz...