Sabah olmuştu;
Esta uyanmıştı ve koltuğun kalan yerinde oturmuş bir vaziyette uyuya kalan babası Fredoyu görünce şaşkın şaşkın bakmıştı.
Gözünü ovup kardeşlerine baktı, Enric ve Emilio hala uyuyorlardı, emilio eli ayağı başka yerde bir şekilde yayılarak yatmış Enric ise ona sarılmış masum uyuyordu. Esta ikisinin yanağını öpüp babasının kucağına oturup onu izlemeye başladı.
Babasına sarıldı ve gülümsedi, ona sarılmak çok hoşuna gitmişti, hafif yanakları kızardı ve sarılmaya devam etti. Fredo gözünü açıp Estaya baktı. Onun başını okşadı ve gülümsedi
Esta: hah?
Esta kafasını kaldırıp ona baktı
Esta: uyanmışsınnn
Fredo : sende
Fredo diğer ikisine baktı ve kıkırdadı. Esta da gülüp ona katıldı. Birden esta nın karnı guruldadı
Esta: hah
Fredo: sen aç mısın?
Esta: bilmem
Fredo kalktı ve minik buzdolabını açıp içine baktı, dolapta pek bir şey yoktu, Fredo çaktırmadan Estaya baktı, masum gözlerle kendisini izleyen kızına mahcup olmuştu. Ayağı kalktı ve ona döndü
Fredo: pek bir şey kalmamış ben gidip bir şeyler alacağım siz sakın evden çıkmayın,
Fredo paltosunu alıp evden çıktı, Esta kalkıp buzdolabının kapağını açtı
Esta: boş
Papağan Enzo Estanın yanına geldi ve omzuna kondu
Esta dolaptaki biraz peynir kalmış tabağı alıp kokladı
Esta : buda nedir
Enzo gakladı ve Esta peyniri yerine koyup kapağı kapattı. Cama doğru yaklaştı ve dışarı baktı, güneş ve kuş cıvıltıları onu gülümsetmişti. Birden biri omzuna dokundu ve Esta ürküp baktı, Emilio idi. Gözünü ovup ona bakıyordu, Estaya kollarını uzattı
Emilio: beni kucağına alır mısın Esta
Esta: eee peki
Onu kucaklar ve Emilio kafasını onun omzuna yaslar, birden camdan gelen aydınlığı fark eder ve kafasını kaldırıp hemen bakar
Emilio: haaa buda nee
Esta : neden şaşırdın
Emilio: çünkü dün baktığımda simsiyahtı etraf
Esta: ha hiç fark etmedim
Emilio: babacık nerde
Esta : bize bir şeyler almak için gitti
Emilio: ne alıcak?
Esta :bilmiyorum
Esta Emilio koltuğa doğru bakarlar, Enric hala uyuyordu, ikisi onun yanına gelip ona baktı, Enric uykuya en erken dalmasına rağmen hala uyuyordu, burdan uykuyu ne kadar sevdiği anlaşılıyor, papağan Enzo üçlüyü izliyordu.
Emilio: enricccc
Esta: uyansana hadiii
İkiside onun yanaklarını dürttü bir kaç dakika sonra Enric gözünü açıp bön bön ikisine baktı
Enric :ne oluyor ya
Emilio: hala uyuyorsun kalk babacık gitti
Enric :ha neden
Emilio: bize bir şeyler alacakmış
Enric :hmm tamam
Enricte kalkıp etrafa baktı
Emilio :etrafı gezelim
Esta : pek gezilecek bir şey olduğunu sanmıyorum
Emilio: hadi lütfen
Enric :tamam tamam
Üç kardeş havalanıp etrafı gezmeye başladı, bir kaç dakika sonra Fredo geldi ve onları koltukta göremeyince evden çıktıklarını düşünüp telaşla diğer odalara baktı ve gördüğü şey karşısında şok oldu, üçünüde havada uçarken görmüştü.
Emilio: bakın babacık geldi!
Emilio hızlıca ona uçup sarıldı
Emilio: merhaba babacıkkk
Fredo: BU NASIL OLUR
Esta: ne nasıl olur
Enric: sorun ne?
Fredo :SİZ UÇUYORSUNUZ
Enric: bunun neyi garip
Esta: sanırım güçlerimiz olduğunu sana söylemeyi unuttuk
Fredo: NE
Fredo bunu duyunca gizemli kadının dediği "bunu iç ve güçler kazan" cümle aklına geldi
Fredo bu sefer sakin kalmaya çalışıp, derin nefes aldı ve onlara döndü
Fredo :bana neler yapabildiğinizi gösterir misiniz
Kardeşler şaşkın şaşkın birbirine baktıktan sonra Emilio babasının babasının kucağından inip tek eliyle onu havaya kaldırdı
Fredo: HEY HEY HAH!?
Esta süperhızla köşeden köşeye koşar, Enric ise elinde güç topu yapıp söndürür. Fredo bunları görünce gözleri kocaman açılır ve ağzı açık kalır, böyle bir şeyi hiç beklemiyordu, daha dün akşam normal çocuk gibi duran çocuklarının güçleri vardı
Fredo :beni indir lütfen!
Emilio onu yere indirir.
Fredo: hala inanamıyorum bu nasıl olabilir imkansız
Enric: biz süper kahramanız
Fredo: NE!
Fredo hemen banyoya gidip elini yüzünü yıkar bu olanlar onun için çok fazlaydı, derin bir nefes alıp içeri gitti çocuklar poşetin içine bakıyordu, Fredo kalan biraz parasıyla onlara yiyecek bir şeyler almıştı.
Onların yanına gelip bir şey yokmuş gibi davranmaya çalıştı,
Emilio: babacık bune
Fredo : o- o bir süt
Emilio: süt mü
Fredo poşeti alır
Fredo: koltukta oturup bekleyin beni hadi
Enric: tamam
Üçü uçarak koltuğa gitti ve koltuğun arkasına yaslanıp onu izlemeye başladı, Fredo onlar için küçük bir kahvaltı hazırlarken olanları düşünüyordu, aklını mı kaçırmıştı yoksa. Süper kahraman çocuklar? Bu imkansızdı!
İşi bitince tepsiyi alıp yanlarıma geldi ve önlerine koydu
Fredo :hadi yiyin
Çocuklar şaşkın şaşkın bakıp bir şeyler alıp ağızlarına attı, tadlarını beğenince yemeğe devam ettiler, Fredo onların bununla mutlu olduğunu görünce hafif gülümsedi, Enric ona ekmeği uzattı
Enric: sen neden yemiyorsun
Fredo hafif kıkırdayıp ekmeği alıp yedi ve Enric i başını okşadı, enric kızarıp kafasını çevirdi, onları böyle izlerken şaşkınlığı uzun sürmüyordu.
Kahvaltıdan sonra kardeşler camdan dışarı bakmaya başladı, Emilio koltukta oturan Fredo nun elinden tutup cama doğru çekiştirdi,
Emilio: bir gelir misin
Fredo :??
Onunla cama doğru gitti ve Emilio dışarıyı gösterdi
Emilio: dün siyahtı ama neden şimdi böyle
Fredo: dün akşamdı ama şimdi sabah
Emilio :demek sabah
Fredo: çoğu şeyi bilmiyorsunuz sanırım, gerçi yeni yürümeye başlayan bebekten farkınız yok şu an
Enric o fiziksel bir şey değil mi
Fredo: bunu nerden biliyorsun
Enric: bilmem, biliyorum işte
Fredo bu durumu garipsemişti, günlük hayattaki kolay şeyleri bilmeyip böyle olgunca şeyleri bilmeleri garipti.
Bu duruma kafa yormamaya karar verdi ve çocuklara nasıl bakacağını düşündü, kumarhaneye gidip kumar oynamak istiyordu ama zengin züppenin orda olmasından korkuyordu.
Esta : baba dışarı çıkmak istiyoruz
Fredo aniden onlara döndü
Fredo :ne?
Enric: dışarı çıkmak istiyoruz
Emilio : evet evet evet
Fredo: pekala pekala ama böyle olmaz üşüyebilirsiniz
Esta: pek değil ama tamam
Fredo hemen odaya gitti ve büyük sandığı açtı içinden ölmüş çocuklarının bir kaç eski kıyafetini çıkardı, bunları boş yere sakladığını düşünüyordu bazen ama artık boş değildi, bunları satmayı bile asla düşünmemişti. Bir kaç şey alıp içeri döndü ve ceketleri onlara giydirdi,
Esta :bu çok güzel
Emilio: bu benim miiiii
Enric: oh?
Fredo onlara bakıp gülümsedikten sonra anıları canlandı ve onları alıp dışarı çıktı.