SON DÖRT GÜN KALA 1. BÖLÜM~1. KISIM| ÖĞRENME
“Hayatından bir saat kesiliyor emin misin?” Diyen zaman büyücüsüne tok bir sesle “evet” dedim. Elleriyle kum saati hareket/işaretini yaptıktan sonra gözünü kapattı ve adeta hissederek hayatımdaki zamanı kesti. Gözlerim turuncu renkli saatler görmeye başladı ve başımın döndüğünü hissettim.
Zaman büyücüsünün parmak şıklatmasıyla kendime gelebildim. Beynim allak bullak olmuştu. “Tamam mı, bitti mi?” Dedim yorgunlukla. Büyücü başını evet anlamında salladı. “İyi günler” dedim ve mağazadan çıktım. Aldığım bir poşet yemeğe bakıp gülümsedim. İçinde büyük ihtimalle kum, ışık yılı çorbası ve milisaniye içeceği vardı. İçinden ne çıkacağı belli olmazdı zaman yemeği paketlerinin. Hayatımda 57 yıl 21 saat vardı. Ne zaman öleceğini belirlemek ve karşı dünyaya hiçbir şey götürmeyeceğini bilerek Zaman harcamak üzücüydü. Tam dalmışken birisinin Sariow diyişini duydum. Sağa sola bakındım ama kimseyi göremedim, tam önüme dönecekken Chevw’in tam önümde olduğunu farkettim ve yere düştüm. “Chevw!”diye bağırdım. Chevw bir kahkaha patlattı. “Halen daha adımı düzgün söyleyemiyorsun bile”dedi. Ülkemizde isimlerin sonu “w” ile bitmek zorundaydı bunun sebebi yıllar yıllar önce II. Wilphan’ın bu krallığı kurup adını sadece W koymasıydı. Yani ülkemizde w harfi kutsal sayılırdı. Bende w harfini tam söyleyemiyordum gerçi bu onun zorba olduğunu değiştirmiyordu. Tam bir zorbaydı ama içine girince onun samimiyetine güveneceğinizi bilirdiniz.
“Ee ne zaman okula dönüyorsun bakalım?” Dediğinde buz kesildim. Okula gitmemi yasaklayan üç problem vardı.
Birincisi annem ve babamın ikisinin yaklaşık 197 günü kalmıştı. Zaten üzüntüden ölürken bunu hatırlamak kalbime hançerler saplıyordu. İkimcisi kardeşim ve ben zamanımızdan çok çok kesiyorduk. Benim 57 yılım vardı onun 60 yılı vardı ve daha harcamamız gereken çok şey vardı. Üçüncüsü okulda beni sürekli takip eden birisi var. Onun saatçilerden olabileceğini düşünüyorum. Her ne ise önlem alıyordum. Chevw’e bakıp. “Dönmeyeceğim. Sevmiyorum o lanet yeri. Kum saatim doluyor ve ben, zamanımı boşa harcamayacağım.” Boynumdaki mini kum saatini elime aldım ve düğmesine basarak büyüttüm. İyiki bakmışım. “Ne, aman tanrım!?” diye çığlık attım. Kum saati elimden düşerken son anda kurtardım.(Eğer kum saatiniz kırılırsa o an ölürsünüz)Chevw “Ne, ne oldu? Söylesene Sariow!”diye bana resmen bağırdı. Korkudan elim titreye titreye gözümü Chevw’e çevirdim ve:
-Benim… dört günüm kalmış.
………………………………………………………………………………………………………
Hehe umarım beğenirsiniz🫶🏻