İçeriğe geç

KÜLLERİN TAHTI

Bölüm 1 · 2 dk okuma

KÜLLERİN TAHTI

Bölüm 1

Bölüm 1: Kükreme

Rüzgâr, dağların arasından geçerken uğultulu bir ses çıkarıyordu.

Neris, köyün dışındaki kayanın üzerinde oturmuş uzaklardaki karla kaplı zirveleri izliyordu. Gün batmak üzereydi. Gökyüzü turuncu ve kırmızı renklerle yanıyormuş gibi görünüyordu.

Köydeki diğer gençler meydanda eğlenirken o yine yalnızdı.

Yalnızlığı seviyordu.

İnsanlar çok konuşuyordu.

Dağlar ise sessizdi.

Boynundaki siyah kolyeye dokundu. Annesinden kalan tek şey buydu. Ne işe yaradığını bilmiyordu ama onsuz dışarı çıkmazdı.

"Neris!"

Arkasından gelen sesle döndü.

Bu, köyün demircisinin oğluydu.

"Muhtar seni çağırıyor."

"Neden?"

"Bilmem."

Neris iç çekti ve ayağa kalktı.

Muhtarın onu çağırması genellikle iyi bir şey değildi.

Köy meydanına vardığında insanlar toplanmıştı.

Ortada yaşlı bir adam duruyordu.

Adamın kıyafetleri yolculuktan yıpranmıştı.

"Dağlara gitmeyin," dedi yaşlı adam.

Kalabalıktan alaycı sesler yükseldi.

"Nedenmiş?"

"Çünkü onu gördüm."

"Kimi?"

Adamın yüzü bembeyaz kesildi.

"Ejderhayı."

Bir an sessizlik oldu.

Sonra kahkahalar yükseldi.

Neris bile gülmemek için kendini zor tuttu.

Ejderhalar mı?

Bunlar çocuk masallarında anlatılan yaratıklardı.

Bin yıldır kimse ejderha görmemişti.

Muhtar başını salladı.

"Yeter. Yaşlı adam yorulmuş. Birisi ona yemek versin."

Kalabalık dağılmaya başladı.

Ama Neris'in dikkatini başka bir şey çekmişti.

Yaşlı adamın gözleri.

Adam doğrudan ona bakıyordu.

Sanki onu tanıyormuş gibi.

Sanki bir şey söylemek istiyormuş gibi.

O gece Neris yine aynı rüyayı gördü.

Karanlık bir salon.

Yere yayılmış küller.

Ve salonun sonunda duran siyah bir taht.

Taht boştu.

Fakat bu kez farklı bir şey vardı.

Tahtın arkasında iki altın göz açıldı.

Devasa.

Parlayan.

Korkutucu.

Sonra bir ses duyuldu.

"Sonunda..."

Neris irkilerek uyandı.

Kalbi deli gibi atıyordu.

Tam o sırada...

Dağlardan gelen korkunç bir ses geceyi yırttı.

KÜKREEEEEEEEEE!

Evlerin camları titredi.

Köpekler havlamaya başladı.

İnsanların çığlıkları duyuldu.

Neris yatağından fırladı.

Bu bir kurt değildi.

Bu bir ayı da değildi.

Hayatında böyle bir ses duymamıştı.

Kapıyı açıp dışarı çıktığında bütün köylüler meydanda toplanıyordu.

Herkes dağlara bakıyordu.

Ve o anda...

Dağın zirvesinin üzerinde devasa bir gölge belirdi.

Kanatlarını açtı.

Ay ışığını kapattı.

Bir saniye sonra tekrar karanlığın içinde kayboldu.

Kimse konuşamadı.

Kimse nefes bile alamadı.

Çünkü herkes aynı şeyi görmüştü.

Ejderhalar...

Bir masal değildi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.