İçeriğe geç

Küllere Boyanmak

Bölüm 3 · 7 dk okuma

Küllere Boyanmak

Bölüm 3

X2- Ezikler ve Ezilenler

2.Bölüm: Ezikler ve Ezilenler

Boşluk beni tamamlayan en iyi yerlerden birisi olmuştu. Kendimi hep boşlukta öğrenmeye çalışırdım çünkü. Boşluk bana bir şeyleri hatırlatır ve beni olmam gerekene adapte etmeyi sağlardı.

Peki benim olmam gereken kişi neydi? Kimdi?

Bunu defalarca düşünmüştüm ve sonunda bir kararda anlaşmıştım. Benim olmam gereken kişi hissiz ve duygusuzdu. Kimseyi düşünmeyecektim bundan sonra. Hak edene hak ettiği şekilde davranacaktım.

"Mina Oz yarın başlayabilirsin. Bütün evraklar tamamlandı." Yeni okul ve bu kez müdire yerine bir müdür. Başımla onaylayıp odadan çıktım.

Artık bir Kardon Koleji öğrencisi olacaktım. Defne'nin ölümünden tam 40 gün geçmişti. 40 gün önce bu okulun çatısından hayatına son vermişti.

Ya da verdirilmişti.

O günden beri içimde hep bir kuşku vardı. Defne'nin intihar ettiğine inanmıyordum. O bunu yapacak birisi değildi keza yapsa bile bunu yüksekten atlayarak gerçekleştirmezdi. Asla.

Çünkü Defne'nin yükseklik korkusu vardı.

Teyzem Defne'den sonra adeta 40 günde yaşlanmıştı. Eniştem desen hiç olmadığı kadar sessizleşmişti. Ben kendimde miydim orası bile muammaydı.

Defne başlamadan önce koleje 4 yıllık bir para yatırmışlardı. Bu yüzden de teyzem beni Defne'nin yerine yazdırdı. Dört yılın sonunu ben tamamlayacaktım.

İstemedim, ama Defne'ye ne olduğunu birinci kaynaktan öğrenmem gerekti. O okula gitmeliydim ve Defne'nin yaşadıklarını bizzat görmeliydim.

İçimde bu okula ve insanlarına karşı öyle bir kinle doluydum ki bu yüzden kendimi kaybetmekten korkuyordum.

Ama hayır sorun çıkartmayacaktım. Sadece alınması gereken bir intikam varsa onu alacaktım.

Eve geldiğimde etraftaki sessizlik kimsenin olmadığına işaretti. Aslında bugün ikisi de çalışmıyordu. Günlerden pazardı çünkü. Neredeydiler peki?

Üst kata çıkıp teyzeme seslendim. Cevap yoktu. Belki de birazcık dışarıya hava almaya çıkmıştı.

Aşağı inecekken gözüme Defne'nin odası çarptı. 40 gündür bu odaya adım dahi atmamıştım.

İlk kez bu kadar cesaretsiz ve korkaktım. Aşağıya indim. O odaya bir müddet daha giremeyecektim.

- - -

Ve işte o beklenen gün.

Okul günü.

Diğer okuldan kurtulduğum için sevinmem gerekirdi ama zerre sevinmiyordum. Şu an burada Defne olsaydı ben yine o okulda okumaya razıydım.

Hava soğuktu o yüzden kabanımı giyindim. Kahvaltı yapmadan evden çıkmıştım. Pek kahvaltı alışkanlığım yoktu çünkü. Hem ses yaparak teyzemi de uyandırmak istemiyordum.

Hayatta hiçbir zaman çok mutlu olmamıştım. Bunda da gözüm yoktu fakat mutluluğu her daim aramıştım ve bulmuştum da.

Ta ki 40 gün öncesine kadar. O günden sonra mutluluk kapıyı çarpıp gitmişti. Haklıydı, artık yaşamımda ona yer yoktu çünkü.

Yine yağmur yağacaktı ve ben yine şemsiye almayı unutmuştum. Gerçi ıslanmayı zerre takmıyordum. Ben artık birçok şeyi takmıyordum. Hızlı adımlarla ilerleyerek 15 dakika da okula ulaşmıştım. Adımlarımı durdurdum ve bu devasa okula baktım. Dışı şahane içi pislik doluydu.

Birkaç araştırma yapmıştım. Burada intihar eden sadece Defne değildi. İki kişi daha vardı. İkisi de geçen yıl intihar etmişti. Düşünsenize zenginsiniz, her şey istediğiniz gibi, mükemmel bir okuldasınız ama intihar ediyorsunuz. Akıl sır erdirilemeyecek bir şey.

Hâlâ aklım almıyordu. Defne neden ve niye intihar etmişti? Hiçbir sorunu yoktu gayet mutluydu. Diyelim ki sorunu vardı o bana her şekilde anlatırdı. Bana anlatamayacağı ne gibi bir sorun olabilirdi ki?!

"Mina? " ismimi duymamla kendimi silkeledim ve başımı arkaya çevirdim. Gördüğüm kişi Aisha'ydı. Hafif tebessüm ettim. Allah'tan burada tanıdığım birisi vardı.

"Geldin demek, hoş geldin diyeceğim ama pekte hoş gelmelik bir durum yok ortada. Neyse bunların sırası değil şimdi hadi içeri girelim." Konuşmadım ve dediğini yapıp onunla birlikte okula doğru ilerledim.

"Biliyor musun Mina senin gelmene çok sevindim. Hem artık bu tesettür bakımından tek değilim. Keşke Defne de olsaydı ." Derin bir sessizlik. Yine konuşmadım.

"O artık yok Aisha, buna alışmalıyız." Hah alışmak mı sen onu külahına anlat diye iç sesim beni adeta sarsmıştı. İçim bir nebze olsun alışmamıştı fakat dışımda her şeyi arkada bırakmış bir Mina vardı.

Bu dediklerime başını sallamakla yetindi.

"Sen sınıfa geç ben müdürün odasına uğrayayım. Malum yeni öğrenciyim."

"Tamam olur. " dedikten sonra o üst kata bende dün geldiğimde ezberlemiş olduğum müdürün odasına ilerledim. Gözler benim üstümdeydi. Hem yeni olmamdan hem de tesettürlü olmamdan kaynaklıydı. Bu okulda tek kapalı Aisha'ydı. Şimdi ise ben de katılmıştım.

Bir kere kapısını tıklatmanın ardından müdürün sesini duymamla içeriye girmiştim.

"Ah gel Mina. " Müdür cana yakın gözüküyordu ama bu bile umrumda değildi.

"Şimdi ders başlayacak. Hadi birlikte sınıfına gidelim." Ya da az evvel söylediklerimi geri alıyordum. Sonuçta burası paralı bir okuldu. Parasını veren her öğrenciye bu gülücükleri saçmak zorundaydı.

Tekrar girdiğim kapıdan dışarı çıkmıştık. Şu an koridorda kimse kalmamıştı. Disiplinli bir okuldu. Defne her gün bundan yakınırdı çünkü.

Bir sürü sınıfın ardından sonunda bir kapının önünde durmuştuk. Hoca girmişti. Derin bir nefes aldım ve müdürün kapıyı açmasıyla birlikte içeriye doğru adımladım.

Tüm gözler bana çevrilmişti. İlgi odağı olmaktan nefret ediyordum. Ne yani ben girsem sessiz sedasız otursam ve kimse dönüp bakmasa.

İmkansız şeyler istemekte bir numaraydım.

Müdür öğretmene birkaç açıklama yaptıktan sonra sınıftan çıkmıştı. Öğretmen bana yaklaştı. O da gülümsüyordu fakat hiç etki etmiyordu.

"Pekâlâ çocuklar yeni bir arkadaşımız var, onu tanıyalım isterseniz." Şu an göz devirmemek için kendimi zor tutuyordum. İlkokul çocuğu muyduk biz?

"Adım Mina Oz. İntihar eden Defne Oz'un kuzeniyim." Bu kez meraklı bakan gözlerin yerini şaşkınlık almıştı. Öyle ki öğretmenin bile dili tutulmuştu. Umrumda değildi. Hiçbir şeyi saklamaya lüzum yoktu. Her şey açık ve netti.

"Ah pekâla Mina tanıştığımıza memnun oldum. Ben Bayan Hadson, kimya dersi öğretmeniyim." Başımla selam verip gözüme çarpan boş yere doğru ilerledim. Daha ne kadar beni inceleyeceklerdi acaba?

"Evet çocuklar herkes derse odaklansın." Diyen hocanın sesiyle gözler nihayet benden çekilmişti. O sıra gerildiğimi fark ettim.

İçimden bir ses nedense Defne'nin bu sınıfta hiç mi hiç mutlu olmadığını söylüyordu. Bunları düşünmemeye çalıştım ve kendimi derse odakladım.

Uyku uyanıklık arasında gidip gelirken sonunda zil çalmıştı. Buna alışık değildim. Eski okulumda öğretmenin sesinden çok sınıfın sesi etrafı doldururdu. Burada ise tam tersiydi. Öğretmenin sesi sınıfı geçtim kesinlikle bu sessizlikte koridordan bile duyulurdu.

Başımı sıraya koydum. Dün gece doğru düzgün uyuyamamıştım. Birkaç dakika kestirsem bile yeterdi.

Gözlerimi kapattığım sırada masanın ayağına tekme atılmasıyla kafamı sıradan anında kaldırdım. Başımda simsiyah saçlı bir kız dikiliyordu. Korkutucuydu ve ayrıca sinir bozucuydu.

"Defne'nin kuzenisin öyle mi?" Gülümsedi cevap vermedim ve baygın şekilde ona baktım.

"Sorun ne?" Hâlâ bakışlarım baygındı.

"Yanlış bölgedesin. Bak şuraya oturacaksın." Dedi ve parmağıyla köşedeki yeri gösterdi. Normal sıra düzeninden uzakta en köşede bir sıra vardı. İçimden pufladım ve tekrar ona döndüm.

"Yeni gelenler için bir nevi sorgu yeri mi?" Başım ağrıyordu ve şu an bu kızı hiç çekesim yoktu.

"Hayır Defne eziği ve senin gibi eziklerin bu sınıfta varlığını sürdürdükleri yer." O ana kadar konuşmaları bir kulağımdan giriyor bir kulağımdan çıkıyordu. Ta ki Defne'yi adlandırdığı betimlemeye kadar. Sırayı öne itip direkt ayağa kalktım.

Gülümsedi. Anlaşılan beni sinir etmesi hoşuna gitmişti. Kendimi sıktım. Hiçbir şekilde fiziksel bir girişimde bulunamazdım. Okulda daha yeniydim ve ilk günden müdürün odasında vukuatlı öğrenci olarak gözükmek istemiyordum.

"Defne ile kuzensiniz fakat anlaşılan senin biraz anlama sorunun var. O sorgusuz sualsiz her gün oraya oturdu çünkü." İyice bastırıyordu. Dönüp tekrar köşedeki sıraya baktım. O an bir saniyeliğine orada Defne'yi hayal ettim. Onun iğrenç tabiriyle ezik Defne'yi.

Sıradan bir hışımla çıkıp oraya ilerledim. Herkes susmuş ve beni izlemeye başlamıştı. Harika yine ilgi odağıydım.

Sırayı tuttuğum gibi diğer sıranın en arkasına hizaladım. Sonra da sandalyesini getirip yerleştirdim. Tekrar oturduğum sıraya dönüp çantamı ve eşyalarımı alıp yerleştirdiğim sıraya koydum ve oturup arkama yaslandım. Şaşkınca beni izliyordu. Böyle bir şeyi beklemediği kesindi.

"Bu sırayı önerdiğin için teşekkür ediyorum. Tahta ve insanlar buradan daha net görünüyor." Dedim ve itici bir şekilde güldüm. Bu kez sinir olan taraf oydu. Rahatlamış mıydım? Hayır.

Şu an onun saçını başını yolmamak için kendimle cebelleşiyordum çünkü. Defne kim bilir bu sınıfta ne baskılar görmüştü. Bu daha ilk gündü. Elbet öğrenecektim.

Ve Allah şahidim keza ne yaşattıysalar onlara yaşatacaktım.

"İlk günden gözüme battın Mina Oz. Ve inan bu senin için hiç iyi bir şey değil." Sesi midemi bulandırmıştı. Sen de öyle siyah saçlı itici kız. İlk günden gözüme battın.

Fısıldaşmalar artmıştı. Kimse benimle konuşmuyor bana bakanlara bakınca da göz devirip önlerine dönüyorlardı.

Kural 1: Sınıfta olabildiğince sevilmemeye çalış

Not: başarıyla tamamlandı.

Etrafıma bakındım. Birkaç sıra boştu, belli ki sınıf henüz daha dolmamıştı. Ders zili çaldığında herkes yerine geçmişti.

Keşke şimdi Aisha ile aynı sınıfta olsaydım. Sahi onun sınıfı hangisiydi?

"Şşt Jess." Diyen kıza baktığımda benim az evvel gerginlik yaşadığım kıza seslendiğini fark ettim. Adı sanırım Jessica'ydı. Seni bir kenara yazdım Jessica, artık gözüm üzerinde.

Alttan onları izlemeye başladım. Jess kızın kendisine seslenmesiyle kalkmış ve pencereye doğru ilerlemişti. Pencerede biriyle konuşuyordu. Sınıf birinci kattaydı, bu yüzden alttaki herhangi biriyle konuşmak sanırım mümkündü.

Daha fazla o kızı izlemek istemiyordum. Başımı tam çevirecekken pencereden içeriye giren kişiyle adeta donakalmıştım. Kimisi gülüyor, kimisi ise sanki her zaman olan bir şeymiş gibi tepki vermiyordu. Ben mi? Şaşkındım. Böyle bir okulda pencereden girmekte neyin nesiydi?

Tekrar ona döndüm. Bakışlarımız kesiştiğinde ben şaşkınca ona o ise tek kaşını kaldırmış bir şekilde bana bakıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.