İçeriğe geç

Küller ve kurşun

Bölüm 1 · 1 dk okuma

Küller ve kurşun

Bölüm 1

𝐆𝐢𝐫𝐢𝐬̧

Ayla o gün de pencerenin kenarında, saatlerdir aynı noktaya bakıyordu. 15 yaşındaydı artık, ama anne ve babası görevdeyken yine de teyzesinin yanında kalmaya mecburdu. Saat ilerledikçe içindeki huzursuzluk büyüyor, kalbinde garip bir ağırlık hissediyordu. Bir şey olacak gibiydi… Sessizce dua ediyordu, gözlerini kapatıp annesinin sesini hatırlamaya çalışıyordu. Sonunda kapı açıldı. Ayla hemen yerinden fırladı ama karşısındaki manzara… öylece kaldı. Babası kapı eşiğinde duruyordu. Üniforması kan içindeydi. Güçlü adam ilk kez bu kadar yıkılmış görünüyordu. Gözleri doluydu. Ayla hayatında ilk kez babasını ağlarken gördü. “Annen…” dedi boğuk bir sesle, “…dönemedi.” Dünya bir anda sessizleşti. Ayla’nın gözleri buğulandı, kulaklarında sadece nabzının sesi vardı. O an, hayatındaki en büyük kırılmayı yaşadı. O gün, çocukluğu sona erdi. O gün, annesizliğe uyandı. O günden sonra Ayla babasının gölgesi gibi oldu. Onunla birlikte yas tuttu, birlikte sustular, birlikte ayakta kalmaya çalıştılar. Babası Şeref, onu hem evladı hem siper arkadaşı gibi büyüttü. Ayla da onun izinden gitmeye yemin etti. Asker olacaktı. Güçlü olacaktı. Ve annesinin adını yaşatacaktı. Yıllar içinde Ayla büyüdü. Acıyı zırh gibi kuşandı. Ve bu yolda İsra ile tanıştı. O da Ayla gibi kayıplar yaşamıştı ama hayata tutunmayı seçmişti. Birbirlerine omuz verdiler. Asker oldular. Fakat mezuniyet sonrası farklı yerlere atandılar. Yine de bağları kopmadı. Telefonda her akşam görüşmeye devam ettiler. Hayat zordu ama Ayla’nın artık yalnız olmadığı bir gerçekti

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.