İçeriğe geç

KÜLLER VE IŞIK MİRASI

Bölüm 7 · 2 dk okuma

KÜLLER VE IŞIK MİRASI

Bölüm 7

7. Bölüm – Kumların Altında

Kahire’ye vardıklarında güneş acımasızdı.

Hava, İstanbul’un serin gecesinden sonra boğucu gelmişti. Elena uçağın merdivenlerinden inerken, pusulanın cebinde yeniden hareketlendiğini hissetti. Bu kez titremiyor, ağır ağır dönüyordu. Sanki sonuna yaklaşmıştı.

Noah, kalabalığın içinde etrafı gözleriyle taradı.

“Burada saklanmak zor,” dedi. “Ama sırlar her zaman yerin altındadır.”

Harita, onları şehrin dışına, çölün kenarına götürdü. Piramitler uzaktan yükselirken Elena’nın kalbi hızlandı. Babasının notlarında en çok bahsettiği yer burasıydı ama asla ayrıntı vermemişti.

Güneş batarken gizli bir giriş buldular.

Dar bir geçit, piramitlerin altına doğru uzanıyordu.

İçeri girdiklerinde hava aniden soğudu. Kum taşlarının arasında yankılanan ayak sesleri, binlerce yıl öncesinden kalma bir sessizliği bozuyordu.

Duvarlarda eski semboller vardı. Elena durdu.

“Bunlar… Roma’dakilerle aynı,” dedi.

Noah başını salladı.

“Bu bir yol. Bir zincir.”

Derinlere indikçe pusula ağırlaştı. Sonunda geniş bir odaya vardılar. Ortada taş bir sunak vardı. Üzerinde ince bir kül tabakası…

Işığın Külleri.

Elena adım attığında odadaki hava değişti. Sanki görünmeyen bir güç onu sınavdan geçiriyordu.

Sunaktan bir fısıltı yükseldi.

“Niyetin nedir?”

Elena gözlerini kapattı.

“Güç istemiyorum,” dedi. “Sadece kimsenin zarar görmemesini istiyorum.”

Küller hafifçe parladı.

O an duvarlardan ayak sesleri yankılandı.

Obsidian Order.

Silahlar doğrultuldu.

“Noah!” diye bağırdı Elena.

Çatışma başladı.

Noah Elena’nın önüne geçti. Bir kurşun omzuna isabet etti. Dizlerinin üzerine düştü ama hâlâ Elena’yı koruyordu.

“Kaç!” diye bağırdı.

Elena hareket edemedi.

Noah yere yığıldığında Elena’nın içindeki bir şey kırıldı.

Sunaktaki küllere baktı.

Gücü alabilirdi.

Her şeyi bitirebilirdi.

Ama Noah’ın kanı kumlara karışıyordu.

Elena diz çöktü. Ellerini titreyerek küllere uzattı.

Sonra durdu.

Babası haklıydı.

Bu güç, kimseye ait olmamalıydı.

Elena avuçlarını açtı.

Külleri rüzgâra bıraktı.

Işık bir an parladı… sonra söndü.

Oda sarsıldı.

Obsidian Order geri çekilmek zorunda kaldı.

Elena Noah’ın yanına koştu.

“Beni bırakma,” dedi, gözyaşları kumlara düştü.

Noah gözlerini zorla açtı.

“Hâlâ… buradayım,” dedi.

Kumların altında bir miras sona erdi.

Ama başka bir şey doğdu.

Gerçek sevgi.

Ve Elena, artık masumdu…

Ama asla eskisi gibi değildi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.