Tanıtımı izleyin. Bu kitapı hayal gücümün sınırlarını zorlamak için yazıyorum... umarım seversiniz sizde hayal gücünüzü genişletin...
Babamın bağrışlarıyla uyandım. Zar zor gözlerimi açtıktan sonra aşağıda ne oluyor diye merdivenlere doğru yürümeye başladım. Merdivenlere geldiğimde durdum ve annemle babamın tartışmaları seyrettim.
Bu duruma biraz şaşırdım annemle babam nadiren kavga eder ve birbirlerine bu kadar bağırmazdılar. Annem, "ona bunu nasıl söyleceksin Cenk bey." Dedi. Babam tam cevap verecekken "kime neyi söyleceksin baba!" Deyip araya girdim.
Babam bana ağzı açık şekilde bakmaya devam ediyordu. Bir adım öne çıktım ve babamdan gelen cevabı bekledim. "Al işte gördüm mü Cenk? Hadi hesap ver şimdi kızına." Dedi annem. Babam yutkundu ve konuşmaya başladı. "Ş-şey kızım ben düşündüm de... seni yatılı okula yazdırmaya karar verdim." Deyince sadece öylece kalıp babama baktım.
Aslında iyi olurdu benim için. Zaten ne annem ne babam benle ilgileniyordu. Gülümseyince babam şaşırdı. Benim kesin kabul etmiyeceğimi düşünüyordu. "Tamam baba olur zaten bu evde çok sıkılmıştım." Annemin yüzü düştü hemen. "O zaman eşyalarını toplaya bilirsin kızım." Dedi babam. Annem hemen araya girip "Ne demek eşyalarını toplaya bilirsin? Şimdi mi gidiyor?" Dedi. "Cenk sakın bana haber vermeden o okula yazdırdığını söyleme." Babam öylece durup anneme baktı. "Tamam ben hazırlanıyorum." Deyip merdivenlerden yukarıya doğru çıktım.
Odama gelip bütün eşyalarımı valize koymaya başladım. Valize koyarken düşünüyordum: acaba orası nasıl bir yer?
Eşyalarımı valize koyduktan sonra aşağıya indim tekrar. Babam dışarıda gelen adamlarla konuşuyordu. Bende hemen dışarı çıktım. Onlar konuşurken bende onları dinliyordum.
"Tekli sıfırlarımız, etüt salonlarımız, çoklu sınıflarımız ve soru çözdürme salonu var." Adam bütün bunları sayınca babam dahada mutlu oldu.
Babam, "tamam kızım hazırsan gidebilirsin." Dedi bana bakıp. Hayal kırıklığı yaşadım. Babam bana veda bile etmedi. Tam arabaya binerken annem arkamdan gelip bana sıkıca sarıldı. Annemi seviyordum. Bazen ilgilenemiyor olabilirdi ama annem beni seviyordu. "Görüşürüz kızım." Dedi annem. Bende ona sıkıca sarılıp, "görüşürüz anne." Dedim. Ve arabaya bindim.
Araba yavaştan hareket etmeye başladı. Giderken bir adamın elinde bir iğne olduğunu fark ettim. "Ne yapacaksın o iğneyi?" Deyince adam bir kahkaha attı. "Merak etme Yaprak. Sadece
kısa süreli bir uykuya dalacaksın." Tam çığlık atacakken adam elini ağzıma bastırdı. Boynumda bir acı hissettiğim an yavaş yavaş gözlerim kapanmaya başladı. Ve etraf karanlığa büründü...