🎀ಠ◡ಠ🎀
"Bir bayan... Daima mütevazı, narin ve nezaketli olmalı... Bir kuğu gibi süzülmeli... Onu gören tüm insanlar hayret etmeli... Anladınmı?" Dedi Madam Mia
Giydiği pembe elbisesi dizlerine kadar uzanıyordu... Sarı saçlarını arkadan sıkı bir topuz yapmıştı... Oldukça disiplinli bir kadındı... Daima güler yüzlü bir fransız kadınıydı...
"Anladım efendim..." Dedim ifadesiz bir yüz ifadesiyle... "Ayrıca Jena... Bir bayan somurtmamalı... Somurtkan insanlar sevilmezler..."
"Somurtmak ve ifadesiz kalmak arasında dağlar kadar fark var efendim... Sizin sebepsiz yere gülümsemenizin aksine ciddi kalmayı tercih ederim..." Yüzüm hâla ifadesizdi... Ürkütücü derecede...
"Kendinize gelin küçük hanım!" Madam Mia oldukça öfkelenmişti... Aslında madam Mia temiz kalpli bir insandır... Diğer öğretmenlere göre tabi...
Kapının tıklatılmasıyla ikimiz de kapıya baktık... Gelen ablam jenniedi...
Her zamanki gibi geç gelmişti
"Bakın kim gelmiş... Nasıl güzel uyudunuzmu" ablam iki elini birbirine kemetlemiş yere bakıyordu...
"Özür dilerim efendim..." Küçük adımlarla yanıma gelip oturdu... Cidden neyi vardı bu kızın... Benden bir yaş büyüktü... Daima en zekimiz o olmuştur...
Geometri, matematik, fizik, kimya, biyoloji, asronomi vb. Gibi derslerin öğretmenleri için gözde bir öğrencidir... Ben ise... O derslerin ismini bile duyunca ürperiyorum...
"Evet...
Nerde kalmıştık..."
🎀ಠ◡ಠ🎀
"Tanrım şu kadın!" Dedim öfkeyle
Ablam bu dediğime kıkırdadı...
"O sadece işini yapıyor Jena... Haklı da... Geç gelen bendim"
Kurstan çıkıp bale salonuna gidiyorduk...
"Pekala... Neden geç kalıyorsun ki... Evden birlikte çıkmıyoruz... Ama beni hep sen uyandırıyorsun... Bu iki, üç aydır hep geç geliyorsun..." Şimdi düşününce mantıklı geliyordu...
Sabah hep beni uyandıran o olur...
Fakat en geciken de yine o oluyor...
"Sadece... Sadece gelmeden önce ders tekrarları yapıyorum... Ve bazen o kadar odaklanıyorum ki zaman su gibi akıp gidiyor"
Doğru olabilirdi... Çünkü ablam daima ders çalışır...
Kocaman pembe bir apartmana girdik... Kocaman salaonda bir çok kız jimnastik hareketleri yapıyorlardı...
Ben baleyi sanarım... Beş yaşından beri yapıyordum...
Ablamla soyunma odasına girip kapıyı kapattık...
"Tanrım... Şu kıyafetlerden nefret ediyorum..." Dedim bale mayosuna bakarak
"Bence çok güzel... Mavi rengini daha çok severim ama pembe de fena değil" dedi ablam kazağını çıkartarak...
Gözüm istemsizce ablamın kaburga gemiklerine kaydı... Göğüsündeki etler morarmıştı...
"Abla..." Dedim kaburgasına dokunarak
Acı ile geri sendeledi...
"Bunu kim yaptı sana!" Ablam korku ile mayosunu giymeye çalıştı...
"Sana diyorum... Bunu kim yaptı?"
"Hiç kimse... Kendi işine bak sen!"
Hızla odadan kapıyı çar
parak çıktı...
Tuhaf... Çok tuhaf