Sabah annemin zorla kurdurduğu alarmı ile kalktım, uyanır uyanmaz banyoya yöneldim odamdan çıkmak üzereyken boy aynanın karşısına geçip kendimi inceledim. Tam aynaya dalmışken ertelediğim alarımın çalması ile kendime geldim. Banyoya girdim diş fırçasını elime aldım dişlerimi fırçaladım. Çıkarken annemin bağırışını duydum "Hazal!,Hazal!" Tavşanlı terliklerimi giyip aşağıya indim "ne oldu Anne" dedim annemin haline bakılırsa dün gece hiç uyumamış, gözlerinin altı mos mor yorgunluktan ölüyordu "anne hasta mısın" diye sordum "dün gece hiç uyumadım" dedi bana tahmin etmiştim hiç uyumamış bunun nedenini biliyorum küçük kardeşimle ilgileniyordu "keşke onunla ilgilendiğin kadar benimle de ilgilenseydin" dedim annem bunun üzerine yüzü düştü "seninle hep çok ilgilendim" dedi "ama şuan tek derdin bebek" dedim "hayır beni bebeğim sensin"dedi tam trip atma moduna geçiyordum ki annemin o halini görüp dayanamadım "bunları sana hazırladım" dedi eline baktığımda tost görünüyordu "teşekkür ederim" dedim tost yemeye bayıldığımı annemde biliyordu
Tostumu yerken aynı zamanda ne giyeceğimi düşünüyordum okulun ilk günü olduğu için bu gün serbest
Üzerimi beyaz bir crop gri bol paça bir Jean giydim Converse ayakkabılarımı giydim son olarak parfümümü sıkıp çantamı tek omuzuma atıp dışarı çıktım beni okula bırakmaya üvey babam gelecekti. Annem ile ayrıldıktan sonra ikisininde başka hayatları oldu babam Rusya da başka bir kadınla evli 2 çocuğu var yani benim 3 üvey kardeşim var ha birde annemin kızı adı Defne, Defne koymayı anneme ben ikna ettim. Bence çok güzel isim ben böyle düşüncelere dalmışken üvey babam gelmişti bile.
Siyah arabasının camını açıp "hadi geç kalacağız" dedi çantamın omuzundan düşmesini engellemek için onu düzeltip arabanın kapısını açtım ve oturdum. Araba da Müslüm Gürses çalıyordu üvey babam tam bir Müslüm Gürses hayranı.
Hiç konuşmadan okulun önüne geldik kapıdan iner inmez güvenlik ile karşılaştım bana kimlik kartımı sordu gösterip sınıfıma çıktım artık liseliyim
Artık büyüdüm ben kendimi ne kadar büyüdüğüme inandırmaya çalışsam da ruhumda hala bir çocuk var ama bu çocuk ruhumu sadece sevdiklerimin yanında belli ederim mesela Kayra, Kayra benim en yakın arkadaşım doğduğum andan itibaren ailelerimiz tanımiyormuş aynı binada, aynı okulda, aynı kursta her yerde o vardı artık Kayra benim hayatımın bir parçası olmuştu
En son kata geldiğimde görevli birine 9/B'nin nerede olduğunu sordum kadın işaret parmağı ile koridorun sonunu işaret etti ve sınıfın kapısına gelmiştim kapıyı açtım o kadar gürültü vardı ki anlatamam o kadar gürültüde sıramı bulup oturdum. Keşke bende Kayra gibi iyi bir puan alsaydım da bende belki onun gibi yurtdışında okurdum Kayra tıp okumak istiyor sınavdan full çekti keşke biraz ona çeksem. Ben az bir puanlı bir liseye geldim. Ama bundan sonra çok çalışıp istediğim üniversiteye gitmek istiyorum. Ben derin düşüncelere dalmışken hoca sınıfa girdi hepimiz ayağı kalktık sırayla adımızı sormaya başladı en son sırada olduğum için en son sıra bana geldi "senin adın ne" dedi "Hazal" dedim beni onaylarcasına kafasını salladı ve sandalyesine oturdu biraz kendinden bahsetti "ben edebiyat hocanızım"dedi evet edebiyatçı olduğu belliydi bir ders hocanın kendini tanıtmasıyla geçti. Zil çalınca hiç dışarı çıkmaya niyetim yoktu sıram zaten cam kenarındaydı camdan dışarı izlerken birinin omuzuma dokunduğunu hissettim "selam kantinde gidelim mi?" Dedi hiç gitme isteğim yoktu ama onu kırmak istemedim "olur,gidelim" dedim. Sınıftan çıktık koridorda dolaşmaya başladık "bu okulda yeni misin" diye sordu "evet ilk günüm" dedim "ben daha önce buranın ortaokulunda eğitim aldım" dedi buranın ortaokuluda mı varmış. Kantinin kapısından içeri girdik "ne yiyelim, ne istersin" dedi çok bir şey istemediğimden
"kahve içerim" dedim "peki iki kahve alıyorum ne olsun" dedi "sade bir şeyler olsun latte falan" dedim bana en yakın sandalyeye oturdum ve kahvemin gelmesini bekledim o sırada telefonuma bir mesaj geldi.
-Selam okulun nasıl geçti
Yazan kişi kayraydı onun mesajını yanıtlamak için telefonu açtım
+İdare eder, seninki
-Ben çok sevdim okulumu
+Ne güzel
-Sen sevmedin mi?
+Hayır sevdim ama keşke aynı okulda olsaydık
-evet keşke
+yeni bir çocukla tanıştım bana kahve ısmarladı
-yeni bir çocuk mu?
+evet
-iyi eğleniyorsunuz yani
+sayılmaz o şuan sırada kahve alacak bana
-iyi ben sizi bölmiyim
+yok konuşalım ne olcak
-yok zaten bizim dersimiz başladı
+peki, iyi dersler
-sanada
Telefonu cebime attım o sırada kahvem gelmişti "al istediğinden aldım" dedi "teşekkür ederim" dedim bı süre sesiz kaldık ben kantini o ise beni inceliyordu
Sonra ben bu sessizliği bozdum "adın ne"
Dedim "Çağrı" dedi "memnun oldum çağrı bende Hazal" dedim "biliyorum"
Dedi "nasıl biliyorsun" dedim sorguya çekercesine "hoca adını sorarken duydum" dedi "iyi, artık sınıfa çıkalım mı"
" seninle zaman geçirmek güzeldi, ama çok istiyorsan tamam" dedi sandalyeden kalktım ve çağrının kalkmasını bekledim o da kalkınca sınıfa yöneldik
Günü bir şekilde atlatmıştım eve geldiğimde annemin yüzü soluk görünüyordu "ne oldu" dedim "sana bi şey anlatmam gerek" dedi iyice meraklandım "gel oturalım" dedi oturduk bana bakıp hiç konuşmuyordu "anne ne oldu" dedim "baban" dedi "babam mı"
Dedim "baban seni yanına çağırıyor, eğer gitmezsen evi, arabayı herşeyimizi alacak"
Ne?
Babam beni yanına mı çağırıyor?
Neden?