İlk defa hissettiğim bu duygular beni rahatsız etmiyor. Onu düşünmeden geçirdiğim tek bir gün bile yok. Hayatım boyunca hissettiğim duygulardan çok farklı bir his oluşuyor içimde. Hani vardır ya, şu klasik sözler; onun yanındayken zaman durmuş gibi...gözlerine bakarken kendimi kaybediyorum...bir gün bu cümleleri benim de söyleyeceğim hiç aklıma gelmezdi. Ona inanmak , güvenmek istiyorum. Ondan şüphe duymak yerine onunla olmak istiyorum.
Bugün dışarı çıkacağız. Her şeyi geride bırakıp , sadece ikimizin olduğu bir gün olsun istiyor. Mesaj attığı zaman kalbim yerinden çıkacakmış gibi hissettim. Dolabım da ne kadar kıyafet varsa hepsini dışarı çıkarıp en zor sürece geçiyorum...karar vermeliyim. Havaya bakılırsa renkli giyinmem gerektiğini söylüyor. Babamın hayattayken bana aldığı son doğum günü hediyesi olan çiçekli elbisemi seçiyorum. Onu gerçekten de çok özlüyorum. Onunla tam bir baba - kız ilişkimiz vardı. Babasının kızıydım...ama şimdi... artık onun kadar güçlü ve cesur değilim. Verdiğim kararlardan bir türlü emin olamıyorum. Kıyafeti giydiğim zaman tıpkı o günkü gibi hissettiğim duygular sardı etrafımı. Bugün babam gerçekten benimle.
Dışarı çıktığım zaman beni beklediğini görünce heyecandan paniklemeye başlıyorum. Ona doğru adım atarken bir yandan da kalbime sakin kalmasını söylüyorum. Kalbime ilk defa söz geçiremiyorum. Bana olan bakışları, gözlerindeki ışıltı çok güzel hissettiriyor. Şimdi karşısındayım...tek kelime etmiyor sadece bana bakmaya devam ediyor.
* Neden bana bakıyorsun.*...çok güzel, sorduğum soruya bak . Kime bakmasını bekliyorum acaba...
*Yani neden öyle...*
*Çok güzel görünüyorsun...her zamanki gibi.*
Yanaklarımın kızardığına eminim. Kalbim artık nasıl istiyorsa öyle davranıyor, beni duymuyor bile. Yavaş adımlarla yürüyoruz. Bir tuhaflık var...neden bu kadar gergin hissediyorum bilmiyorum . Ona her baktığım da için de bulunduğumuz durumu tekrar tekrar düşünüyorum . Elimi tutuyor...ne yapmalıyım? Ayaklarım tutmuyor sanırım. İlk defa yaşadığım bu duygu beni biraz korkutuyor. Tam bir şey söylemek üzereyken, birden duraklıyor. Köşede duvara yaşlanmış biri bekliyor. Gözlerini dikmiş bize bakıyor . Suratın da hiç de hoşlanmadığım bir gülümseme var. Ona olan bakışlarına bakılırsa burada olması hoşuna gitmiyor. Hızlıca ellerimi bırakıp bana doğru dönüyor.
*Burada kal. Eğer uzun sürer ve geri dönmezsem hemen eve dön...
Beni duydun mu?*
Ben şaşkınlık içerisin de anlamış gibi kafamı sallıyorum. O gittiğin de ne yapmam gerektiğini düşünüyorum. Endişeliyim ...
Üzerinden zaman geçtikçe içimi bir korku kaplıyor. " Eğer geri dönmezsem " bu da ne demek ?
...
Ben gidip bakmam gerektiğini düşünsem de, karşılaştığım manzara onun sözünü dinleyip eve gitmem gerektiğini söylüyor olacak... Bu duygunun hayatım da yeri olmadığını bilmeme rağmen denemek istedim.
Ama artık... durmak zorundayım...


