Her şey o gün başlamıştı...
Teoman konserinde tanımıştım onu. Keskin açık kahve gözlerini, kumral saçlarını, beyaz bebeksi tenini o gün yakından görmüştüm.
Okulun küçük serserisine o gün aşık olmuştum işte...
Ve şimdi ise her gün sıcacık yatağımdan sabahın köründe kalkıp okula gitme sebebim olmuştu.
Lanet olasıca...
Bu kadar yakışıklı, kötü fakat aynı zamanda da bir beyefendi olmak zorunda mıydı?
Birkaç küçük orospuyla uğraşmama neden olmak zorunda mıydı?
Ona aşık olan diğer kızlarla uğraşmama...
Bense onun için her şeyi yapmaya çoktan hazırdım. Yegâne amacım, onun olmaktı...
Ve işte onun olmamın hikâyesi...