İçeriğe geç

Küçük Melek Elif -

Bölüm 39 · 2 dk okuma

Küçük Melek Elif -

Bölüm 39

Küçük Melek Elif -

---Bölüm 1: Kaybolan KanatlarElif, henüz altı yaşında, ailesini bir trafik kazasında kaybettiğinde hayatı altüst olmuştu. Annesinin sıcak gülüşü, babasının ona her akşam anlattığı masallar artık yoktu. Koca bir boşluk kalmıştı geriye. O küçücük yaşında yalnız kalmış, şehrin kenarındaki bir yetimhaneye yerleştirilmişti. Yıllar geçti, Elif büyüdü ama kalbindeki kırgınlık hiç küçülmedi.Bir sonbahar günü, yetimhanenin bahçesinde tek başına bir bankta otururken kapıdan yeni bir çocuk girdi. Uzun boylu, biraz ürkek ama gözlerinde sıcacık bir ifade vardı. Müdire hanım, Elif’e doğru yaklaşarak yanındaki çocuğu işaret etti.— “Elif, bu Ali. Artık bizimle kalacak. Ona evi sen gösterebilirsin.” dedi.Elif kaşlarını çattı, fazla konuşmaya niyeti yoktu. Ama yine de başını salladı.— “Gel,” dedi kısa bir sesle.Ali hafif gülümsedi.— “Merhaba… Ben Ali. Seninle arkadaş olabilir miyiz?”Elif, yüzünü başka tarafa çevirdi.— “Bilmem. Ben kimseyle pek konuşmam.”— “Olsun,” dedi Ali, pes etmeden. “Konuşmazsan da yanında dururum.”O an Elif şaşırdı. Çocukların çoğu onun bu soğuk tavrından korkup uzaklaşırdı. Ama Ali farklıydı. Sessizliğine rağmen yanında kalmak istiyordu.Akşam yemeğinde yan yana oturdular. Ali sürekli sorular soruyor, Elif ise kısa cevaplarla geçiştiriyordu.— “Kaç yaşındasın?”— “On iki.”— “Ben de on üç. Hemen hemen aynı sayılır. Peki burada en çok neyi seversin?”Elif biraz düşündü, sonra fısıldadı:— “Bahçedeki kayısı ağacını.”Ali’nin gözleri parladı.— “O zaman yarın beraber gidip bakalım mı? Belki meyvesi vardır.”Elif istemsizce gülümsedi. Uzun zamandır kimse ona bu kadar içten yaklaşmamıştı.Ertesi gün gerçekten de bahçede buluştular. Kayısı ağacının altında oturup saatlerce konuştular. Elif, annesinden ve babasından bahsetmeye cesaret etti ilk kez. Gözleri dolduğunda Ali, hemen ceketini çıkarıp omzuna koydu.— “Üzülme Elif. Ben de annemi küçükken kaybettim. Ama… belki birbirimizin ailesi olabiliriz, ne dersin?”Elif’in boğazı düğümlendi.— “Gerçekten mi? Sen… sen aile olmak ister misin benimle?”Ali kararlı bir şekilde başını salladı.— “Evet. Sen benim kardeşim, hatta belki… en iyi dostum olabilirsin.”Elif’in kalbindeki taş gibi ağırlık bir an için hafifledi. Gözlerinden yaşlar süzüldü, ama bu kez içinde bir umut vardı. İlk kez kendini yalnız hissetmiyordu...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.