Gözlerimi açtığımda cezaevinde olmayı falan bekliyordum ama ne yazıkki kendi odamdaydım.Etrafıma baktım kıyafetlerimi değiştirmişlerdi.Hızlıca olduğum yerden doğruldum ve annemin yanına gittim.Ev çok sessiz geliyordu.Sanki hiç birşey olmamış gibi.Aşağı kata inerken anne diye bağırıyordum.Gözlerim annemi görmeyince.Dışarı çıkmaya karar verdim.Kapının deliğinden baktım ilk önce,2 tane taş gibi adam vardı.Hani oa yapacağınız kadar.Biraz inceledim.Her ikiside kusursuzlardı.Fakat bunlarda kimdi.Güvenmemem gereken kişiler olduklarını düşündüm.Kapıyı açmak ve açmamak arasında kaldım.Yine düşünmeden bir hareket yaptım ve kapıyı şakkadanak açtım.Karşımda duran adamlardan etkilenmemek imkansızdı.Bebekler etkilenmez diceksiniz.Hani küçükken ilk aşkımız olan ve bizden 10 15 yaş büyük abiler var ya.Muhtemelen yeni nesil bebekler için o olabilir.Yani her yaş grubu etkilenir.
-"Sonunda uyandın"
-"Neler oluyor burada annem nerede"
-"Iı şey şimdi şöyle oldu küçük hanı-"
dedi sağdaki taş,fakat sözünün bitmesini beklemeden soldaki taş lafı böldü ve
-"Babanı vurduktan sonra annen ben vurdum diyerek kendini ihbar etti 2 gündür uyuyorsun ve annen cezaevinde baban bugun sabah toprağın altına girdi abinde kriz geçirip ortalıktan kayboldu bizde hayrına başında bekliyoruz uyandığın için seni yetimhaneye verecekler yani eşyalarını topla bugun aksam teslim edilirsin"
-"Ne diyosun be adam.Bu kadar kolaymı bunları söylemek.Ben kimsesiz mi kaldım 2 mermi yüzünden.O mermiyi yapanın allah belasını versin.Sende iğrenç bir insansın duygusuz,adi,pislik"
diyerek bağırdım karşımdaki adama o ise beni ciddiye almadı ve küçümser bir bakış ile suratıma baktı.Eğer bende Eflin isem bu bakışı aklımdan silmem oğlum.Bittin sen şerefsiz.
"Şu andan itibaren tek tabancayım henüz mermim yok.Kendi kendimin mermisi olmalıyım."
diye geçirdim içimden
Odama çıkıp biraz düşünmeye ihtiyacım vardı.Çok garip nedensizce ağlamıyodum.Doğruyu söylemek gerekirse ağlıyorum ama gözyaşım neden yok.Adamın dedikleri zihnimde çıkmıyor özellikle yetimhane...
Yetimhaneye tabiki gitmeyeceğim.Şu anda sokak prensesi olacağım sanırım.Sonunu düşünen kahraman olmaz Eflin.Bu zamana kadar sen ne zorluklar çektin kızım.Kendine gel.Bunuda hallederim.
diyerek kendimi motive ediyordum ama sokakta yaşamak bunların hiç birine benzemiyor ne yazık ki
~ 2 saat sonra
Okul çantamın içerisine bir kaç parça kıyafet ve atıştırmalık yerleştirdikten sonra babamın odasına girdim.Parasını her zaman kasada saklardı.Daha önce kasa şifresini görmüştüm ama çaktırmamıştım *201219 anlamını bilmiyorum.Kasayı açtıktan sonra içerisindeki çekleri ve nakit paraları aceleyle çantama doldurdum.Pasaportumuda ihmal etmedim.Bakmayın babamın adamlara para vermediğine aslında oldukça zengin bir adamdı.Son yıllarda şirketi battı.Tabi hani zengin insanların batması genelde onları çok düşerse bile batmış halleri orta durumlularında üzerinde olur genelde.Bizim de öyleydi.Adamlara para vermemesinin sebebi ise cimriliktendi.Kasada bir çok dosya vardı eğer zamanım olsa hepsini teker teker inceleyebilirdim.Ama arka kapıdan kimseye görünmeden kaçmam gerekiyor.Sadece en üstteki dosyada tanıdık bir surat gördüm.Dosyayı elime aldığımda beni oğluna almak isteyen adamı gördüm.Ahmet Koper (medceziralıntı).Demek adamın ismi Ahmet Koper'miş.Bu dosyayıda çantama koydum ve artık ben sağ siz selamet(öylebişeydi).
Aşağı kata indim adamlar ön kapıda dikiliyorlardı.Bende yavaş adımlarla arka kapıya yöneldim.Kapı fazla gıcırdayınca kapatmamaya karar verdim.Ve arka bahçedeki tellerin üzerinden tırmanarak kaçmış oldum.Bir kaç dakika yürüdükten sonra evden iyice uzaklaşmıştım.Önüme gelen ilk otobüse atladım ve en arka koltuğa oturdum.
4 saat sonra~
Gözlerimi açtığımda başımda bir amca "Kızım burası son durak" diye beni uyarıyordu.Afyonum henüz patlamadığı için idrak edemiyordum dediklerini.Kafsmı kaldırdığımda havanın karardığını ve otobüste tek benim kaldığımı farkettim.Yanımı kontrol ettim çantam hala oradaydı.Adama teşekkür ettim ve nerede olduğumu bile sormadan otobüsten indim.Çantamı tek omuzumda taşırken çevreye bakıyordum.Saat çok geç olmuştu ve bu sokakların hiç birini tanımıyordum.Nerede olduğumu dahi bilmiyordum.Sokaklarda aynen şu şekil tipler vardı.
