İçeriğe geç

Küçük Gün Işığı

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Küçük Gün Işığı

Bölüm 1

1. Bölüm; Gerçekler

Aypare'nin anlatımıyla;

Okula gitmek için sabah saat 06;30'da kalktım. Hazırlanıyordum. Okul için sandınız değil mi? Hayır. Okul için değil.

Okuldaki yakışıklı için. Yani Barlas için. Barlas benim hem çocukluk aşkım hemde çocukluk arkadaşım. Onunla aynı mahallede oturuyoruz. Sık sık görüşüyoruz. HEY! Ne kadar da aptalım! Size kendimi tanıtmayı unuttum. Ben Aypare 17 yasındayım fazla detaya girmeyelim. Neyse ev ahalisine dönelim. Babamı sevmiyorum ,sebebi ise bana şiddet uygulamasıydı ve sadece bana degil ara sıra evden kaçıyordum buluyorlardı. Neyse okulun oraya yetismistim. Barlas'la karşılaştım bana dogru geliyordu.

Elinde bir tane browni ve sütlü çikolata."

"Selam." dedi bana kibar kibar gülümserken.

Gülerken bu kadar yakışıklı olunur mu?

"Selam. "Dedim minnoş minnoş ona bakarken.

Elindeki browni'yi ve sütü benim elime tutuşturdu.elime baktım Boş Boş Browni'ye ve çikolatalı süte baktım. Sonra basımı kaldırıp Barlas'a baktım tebessüm ederek "Sagol" dedim. "Rica ederim. Eee naber? Nasılsın" dedi Güneşim. Yürümeye başladık "iyi diyelim iyi olalım. Senden naber?" dedim.bana döndü "bir sorun mu var??" dedi Barlas. Ona masum masum bakarak "hayır sorun yok" dedim. Önüne döndü "bak güzelim bi sorun olursa söyle."dedi sonra duraksadı. Bir anda yanaklarıma kan sıçradığını hissetim. Barlas'ın arkadaşlarının ona selam verdiğini duydum. Bana baktı ve elini saçına atıp saçını karıştırdı "sonra görüşürüz" dedi. Bende ona bakmamaya çalışarak "g-görüşürüz" dedim utanarak. Barlas uzaklaştı ve bende sınıfa gittim dersin başlamasına 45 dakika vardı sırama geçip eşyalarımı hazırladım. Sonra kafamı sıraya koydum. Uyumuştum, 40 dakika sonra uyandım. Dersin baslamasına 5 dakika vardı ama girmek istemiyordum. Kim 40 dakika ders işlemek ister ki. Barlas'la aynı sınıfta degildik.

'okul biter(uzatmıyorum)'

Eve dogru gitmek için servise bindim. Eve dogru gidiyoduk ki bir anda servis durdu. Servisçi abiye "bir sorun mu oldu neden durduk?" diye sordum. Servisçi abi "yok kimlik kontrolü var onun için" dedi. Geriye yaslandım çantam kucağımda, kulaklık kulağımda müzik dinliyordum. 'DKTT-YAPMA N'OLURSUN(AKUSTİK)' dinliyordum. Yetismistik. Servisten indim ve eve ilerledim kapıyı açmak için anahtarı aldım elime. Kapıyı açıp içeri girdim. Babam denen adam biriyle konuşuyordu. Genellikle şunları kullanıyordu;

Baban- Tabi efendim merak etmeyin en geç yarın size getireceğim.

Adam-yarın aksam saat 23:30'da orda ol. Kızı da getir yarın bu iş bitecek. Paranı alacaksın kızı vereceksin. Evet bir yamuğun olursa sıkarım kafana ona göre davran.Baban-Hıhı hıhı. Merak etmeyin efendim bana güvenebilirsiniz.

Babam benim geldiğimi fark edince telefonu kapattı ve bana döndü. Piç gülüşü yaparak "eşyalarını topla seni sattım ve artık burada kalmayacaksın. Eger yarın aksam eve gelmezsen seni bulur öldüresiye döverim. Ona göre davran yarına kadar evdesin okula da gitmiyorsun kaydını aldım." Dedi. Durdum öylece bisey diyemedim boşluğa daldım. Artık bir kabus başlıyordu. Tanımadığım birinin evinde kalacağım ve kim olduğunu bilmiyorum bile. Yıkıldım odama dogru yürüdüm kapıyı kapatıp çöktüm. Ağladım. 2 saat aralıksız ağladım. Sonrası karanlık. Sabah babamın sesiyle uyandım. Basımın dibinde "kalk giyin geç kalıcaz! Camış gibi uyudun. KALK!!" diye bağırışlarını duydum. Koltukta uyuya kalmıştım ve o adama dönerek "kalktım kalktım." Dedim. "Git giyin yola çıkacağız haydee!!" Diyordu sinirli sinirli sonra kapıyı çarpıp çıktı. Saate baktım 16:04 geciyodu. Bıkkın bıkkın tuvalete gittim yüzümü yıkayıp dişimi fırçaladım. Makyaj yapmak zorundaydım çünkü gözlerim berbat haldeydi. Elimde olsa böyle giderdim. Belki beni begenmez almak istemezdi. Kimi kandırıyorum ki piç kurusu beni satmıştı. Giyindim ve hafif makyaj yapıp sacımı topladım. At kuyruğu yaptım. Altıma kot pantolon üstüme bol düz tişört giymiştim. Siyah bir kombin yapmıştım ve yola çıkmıştık..

∞

Saat 23:30 suları...

Siyah bir jip ve birkaç limuzin durud önümüzde arabadan siyah takım elbiseli sayamadığım kadar adam çıktı ve üzerinde siyah gömlek siyah pantolon giymiş esmer yakışıklı bıyıksız ela gözlü 1.95 boylarında bir adam indi. Adamın kolunda yılan dövmesi vardı. Bize dogru geldi ve iki çanta attı.

Adam- al paran ver kızı simdi.

baban- parayı kontrol etmem gerek.

Çantayı açtı ve paraya baktı para degil dolardı resmen. Sayamamıştım. Gözlerin doldu ve belli etmemeye çalıştım.

Baban-al tepe tepe kullan

Beni önüne itti sonra arabasına binip gitti. Beni sattığı adam elli altmış yas arası sakallı 175 boylarında bi' dedeydi resmen....

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.