İçeriğe geç

Kronol

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Kronol

Bölüm 1

1-

|•Erika Takatou🎀|

Fön makinesini saçımdan uzaklaştırıp beni pür dikkat izleyen kardeşime baktım. Bir kaşı havada, anlam veremez gözlerle bakıyordu. "Ne oluyoruz?"

Kollarını önünde birleştirdi. "Girebilmek için götünden ter akıttığın lisenin ilk gününe boş bir sebepten geç kalışını izliyordum."

Nefes verip önüme döndüm. Maalesef haklıydı! Bu şehirdeki liseye gelmek için gerçekten dirsek çürütmüştüm..

"Peki, hadi çıkalım. Anca yetişirim."

Kardeşim Kai, şükür çekercesine ellerini yukarı kaldırıp odamdan dışarı fırladı. Ben de hızlı adımlarla peşine takıldım.

...🩰

"Vay anasını! Okul dev. Sen burada kaybolma ben şu kapıya otururum."

Kai'nin başına hafifçe vurdum. "Kibarlığının tadından yenmiyor. Her neyse, çıkışta görüşürüz."

Çocuk hafifçe başını salladı ve elindeki kaykayı yere atıp hızlıca üzerine çıktı. Hobileri benim hobilerimden çok uzaktı..

Etrafa bakınarak okula ilerledim. Bahçede birkaç büyük saha vardı. Etrafındaki ağaçlar da bahçeyi hoş bir alan kılıyordu.

Merdivenlerden bir çırpıda çıkıp okulun içine girdim. Kapıdan girdiğim gibi müdür odası ve yardımcının odası gözüme çarpmıştı.

Sınıfımı öğrenmek maksadıyla müdürün odasına ilerledim. Müdürün odasına varana kadar, gözüme yine birçok şey çarpmıştı. Futbol takımı ve basketbol takımının kupaları..

Kapıya yaklaştım. İçeride fazla ses olması beklendik bir şey değildi fakat kapıyı çaldım. İçerideki gürültü saniyesinde durmuştu ve yerini kapının ardından bir kadının "Gel," bağırışı almıştı.

Kapıyı açıverdim. Sanırım pek müsait bir anda içeri girmemiştim.. İçeride müdürün önünde üç çocuk, karşılarındaysa sarışın ve küt saçlı iki kız vardı.

"Çok özür dilerim," deyip müdüre hanıma baktım. Müdüre, sorduğum gibi yeni sınıfımın katını ve yerini açıklamıştı. Teşekkür edip hızlıca odasından çıktım. İçerideki iki kızın olayını merak etmiştim aslında..

Müdürenin kapısı aralıktı ve içeriden biraz da olsa konuşma sesi geliyordu. Dinlesem fena olmaz gibiydi.

Kapıya birazcık yaklaştığımda, hiçbir şey duyamadan içeride oturan kırmızı eşofmanlı biriyle göz göze gelmiştik. Yüreğime inen korkuyla hızlıca arkamı döndüm. Kapının aralığının bu kadar fazla bıraktığımın farkında değildim. Hassiktir..

...🩰

Sınıfımı tarif edildiği şekilde bulmuştum. Kalabalık değildi ancak ön sıraları boştu. Arkalarda kalan bir yere yerleştim. Önümde iki çocuk koyu bir şekilde bir olaydan konuşuyordu.

Sınıfın bu kadar sakin olması tuhaf gelmişti doğrusu. Öğretmen olmamasına rağmen ağır bir gürültü yoktu. Sanırım 'çalışmış öğrencilerin lisesi' böyle oluyordu!

Elimi çantama götürüp kitap çıkardım. Sıranın üzerine koyup hikâyeye başladım. Sayfanın yarısını bitireceğim sırada, kolumun dürtülmesiyle gözlerimi sayfadan ayırmıştım. Boyu neredeyse benden kısa, yüzü küçük duran bir çocuktu. "Yeni gelen sensin, değil mi? Takatou olan?"

"Selam.. Üstüne bastın. Sen kimsin?"

"Shou Oota." deyip elini uzattı. Elini tutup sıktım ve gülümsedim. "Memnun oldum, Oota."

Çocuk yanımdaki sandalyeye oturup "Ben de." dedi ve duraksadı. "Aslında kitap dikkatimi çekti.."

Dürüstçe söylediği şeye gülümsedim. "Kitap zevkinden anlıyorsun Oota."

Çocuk arkasına yaslandı. "Jacin'den kaptık bir şeyler."

Çocuk bunu söyler söylemez, önümüzde oturan çocuk omuzunun üzerinden Shou'ya dönmüştü. "Adım geçiyor?"

Shou alayla gülümsedi. "Aşkımızı yayıyorum."

"Tanrı korusun."

İkilinin tuhaf konuşmasına kıkırdadığımda, öndeki çocuk beni henüz fark etmiş gibi arkaya doğru dönüp gözlerini kısmıştı. "Senin adın neydi?"

"Erika Takatou," dedim. "Memnun oldum Jacin."

Çocuk nefes verdi. "Shou yüzünden adım yayılmış."

Shou, aniden arkaya doğru sertçe yaslanınca birbirine bağlı sandalye geriye doğru gitmişti ve ben de onunla beraber titremiştim. "En azından adını orospuya çıkarmadım ask?" dedi alayla.

Jacin göz devirirken, direkt olarak önümde duran ve başını sıraya gömmüş sarışın çocuk gözlerini ovarak diklenmişti. "Çeneniz bir durmadı." dedi ve arkaya doğru döndü. Büyük gözleri masmavi duruyordu. "Orada Riana oturuyor. İstersen yerini değişebilirsin?" deyince sorgular şekilde gözümü kısarak çocuğa baktım."Riana da kim?"

Jacin, sarışının tekrar konuşmasına izin vermeden ; "İnsanların işine karışıp kabalık etme Aotoç." dedi.

Sarışın çocuk omuz silkerek önüne döndü. Bu beş saniyede yaşanan saçma sohbetten ne çıkarmam gerektiğini asla anlayamamıştım.

Onlar birbirlerini uyarmaya çalıştığı sırada sınıfa müdürün odasında gördüğüm üç çocuk girdi. Üçü de tamamen birbirlerine benziyordu. Üçüz oldukları kesindi. Bunun yanında, hepsinin sinirden köpürdüğünü anlamamak için de aptal olmak gerekirdi.

Çocukların ardından, iki kız içeri girdi. Sarışın olan kız yanımıza doğru ilerlerken, Aoto aptalca bir ses çıkarmıştı. Bu kızla alıp veremediği neydi?

Kız buraya vardığında yeşil gözlerini yanımda oturan Shou'ya dikti. Yeri Aoto'nun da dediği gibi yanımdı. Shou da konuşmasına izin vermeden yerinden kalktı ve kız usulca yanıma oturdu. Kavganın sert olduğu belliydi, sinirlerine dokunup ilk günden bela almak gibi bir niyetim de yoktu. Kıza ses etmeden önüme döndüm.

Rhines Jacin'in, Shiba diye tanıttığı kız bu ise diğer küt saçlı da muhtemelen Saionji idi. Sınıfta onlar hariç herkes birbiriyle iyi anlaşıyor gibiydi. Onlara gelince ise, bir gruplaşma belirgindi ve bunu göze sokmak için uğraşmalarına gerek yoktu.

...🩰

Arkama yaslanıp İngilizce kitabını çıkardım. İngilizce öğretmeni olan kadın, hiç duraklamadan derse geçmişti. Tanrım, gerçekten en anlamadığım şeylerden biri bu ders olabilir..

Omuzumdaki sıcaklıkla gözlerimi yanımdaki kıza çevirdim. Riana elini geri çekiverdi. "Pardon. Kitabımı unutmuşum, rica etsem.."

Kız cümlesini bitirmeden gülümseyip kitabı ortaya doğru sürükledim. Kız sessizce teşekkür etmişti.

"Baksana,"

Fısıldadığı şeyle kitaba doğru eğildim. Kız kitaptaki soruyu işaret etti. "Şunu hiç anlamadın mı?"

Başımı olumsuz salladım. "İngilizceyi kelime hafızam hariç hiç anlamıyorum.."

Riana tebessümle kitabın not kısmını gösterdi. "İyi dinle.."

...🩰

"İngilizce kurallarını hiç bu kadar iyi anlamamıştım.. Teşekkürler." deyip gülümsedim. Kız arkasına yaslanıp defterlerini toplarken "Lafı olmaz. Bu arada, adın neydi?" diye sordu.

"Erika Takatou."

"Ben de Eftal Riana," dedi ve elini uzattı. Kızın elini samimice sıktım. Eftal ayağa fırlayınca ben de çantama uzanıp kalktım. Dersler biraz boş geçmişti fakat Eftal, Shou, Jacin ve Aoto ile tanışmış olmak güzeldi.

...🌴

Wattyi buraya tasiyoruz saka gibi🥶

Bölüm sonu

2 yorum