Ruhum ve bedenim, Canımı yakan sevgim… Sonsuz huzuru ararken Sessizce ölümü beklerim. Sessizlik zordur; Soğuk ve dondurucudur. Kodese düşmüş gibiyim; Gökyüzü parmaklıkların ardında. Belki yoldaşım yok, Sevenim ise hiç yok. Ne bir ailem var Ne de bir bekleyenim. Gözlerim seni arar; Belki de sadece şefkat isterim. Bunu herkes gibi arzuyla ister, Bulana kadar tekrar tekrar denerim. Canım yansa bile durmam; Batar aynaların parçaları yüreğime. Unutulmuş bir ritüel gibi Sarar ruhumu ve sonra bedenimi.
Yine sıkıcı bir okul gününde ve matematik dersinde düşüncelerimin içinde boğulurken yazdım bu satırları. Kalem elimdeydi ama defterin sayfaları boşluk gibi önümde uzanıyordu; aklım başka yerlerde, kendi içimdeydi. Her rakam, her formül, kulağıma gelen öğretmen sesi gibi uzak ve önemsizdi.
Defteri kapattım ve pencereye doğru baktım. Gökyüzü gri ve bulutluydu, sanki benim ruh halimi yansıtıyordu. İnsanların arasında olsam da, kendimi tamamen yalnız hissediyordum. Ve o an, hayatın sadece beklemekten ibaret olmadığını hatırlamaya çalıştım.
Başarılı olamadım. galiba...