İçeriğe geç

Krallığın doğuşu

Bölüm 3 · 4 dk okuma

Krallığın doğuşu

Bölüm 3

İnsanların Temsilcisi

Kızıl saçlarımı tararken bir yanda anneme kütüphaneye gidiyorum, diye seslendim.

Beyaz ayakkabılarımı giydim ve atımı ahırdan almaya gittim. Atım Caroline. Beyaz atım. Yanıma bir kova su aldım ve ilerledim. Caroline çok susamış görünüyordu. Hemen suyu verdim kana kana içti. Ben de onu izledim. Suyunu içtikten sonra bir parça elma verdim. Caroline gerçekten acıkmıştı.

Ata bindim ve şehir merkezine doğru ilerlemeye başladık. Kitaplarımı taşırkan at sürmek pek sıkıntı olmuyordu artık. Alışmıştım. Merkeze yaklaştıkça atımı yavaşlattım. Tek derdim yakalanmamaktı. Kütüphaneye bakan arka sokaktaki ağacın yanında durdum. Caroline'ı bağladım ve sessizce yürümeye başladım. Kitapları çantama koydum. Tam kapıyı açıp içeri girecektim ki bir ses duydum: "Hey bakın burda kim varmış, biricik atı ve Sara" Zorbalar. Genelde kendilerini yetenekleri olduğu için üstün görürler. Kendisini beğenmiş kişilerin tekilerdir. Tam ağzımı açıp cevap verecektim ki " Millet, bugün canım biraz kan istiyor, hadi şu kızılın kanını akıtalım" dedi Daren. Evet Daren, vampir Daren. Kendini beğenmiş Daren, vampir kralın oğlu olur kendisi. Şuan ülkeyi vampirler yönetiyor. Onun babası da kral. Bu nedenle herkes onun dediklerini yapar. İkiletmez onu. Kendi çetesi var adına üstünler diyorlar. Ve kendi dışındaki ırkları zorbalarlar en çok da insanları.

Yanımdakiler hareketlenip beni tutmaya başlayınca kollarından kurtulmak için çırpındım fakat çok güçlülerdi. Tam o sırada Aref "Rahat bırakın kızı!" diye bağırdı. Aref beni tutanların yüzüne birkaç yumruk indirdi. Fakat Daren'e dokunamadı. Sonuçta babası kraldı. Aslında Aref'in bu umrunda değildi ama ceza alırsa beni koruyamazdı.Beni hep koruyan kişi. Aref'i abim olarak görmüşümdür hep. Kendisi kurt adamdır. Kurt adamlardan anlaşabildiğim tek kişi o çünkü yıllar önce birbirimizin hayatını kurtarmıştık, daha sonra beraber büyüdük, ailelerimiz nedeniyle gizlice görüşürdük.

Aref beni aldı ve kütüphaneye girdik Daren ona nefretle baktı işine karışılmasını pek sevmiyordu ve görebiliyorum gözlerinden, kan istiyordu.

Kütüphaneye girdiğimizde Aref iyi olup olmadığımı sordu. İyiyim dedim , bana su getirdi ve " Artık onlara karşı koymayı öğrenmelisin, ben hep senin yanında olamayacağım." dedi.

+Biliyorum, ama ne yapıyım adamın babası kral!

- Bu seneki seçimlerde insanlar kazanamazsa bu zorbalıklar devam edecek ama bi yandan kurtlar kazansın istiyorum çünkü kurtum.

+Bu sene sizden kim seçildi Aref?

Sırıttı.

-Sence? Bizde başka kim böyle kaslı ve yakışıklı?

Ben tabiki.

Senin adına çok sevindim Aref, dedim. "ama o zor testlerin sonuna kalırsan eğer..." Sustum, çünkü ikimizde cümlenin devamını biliyorduk. Umarım öyle bişey olmazdı. Aref'i kaybetmek istemiyorum.

Bu seneki adaylar şöyleydi:

Vampirlerden Daren (şaşırmadım)

Büyücülerden Vanessa

Kurt adamlardan: Aref

İnsanlardan:

Kaşlarımı çattım, biz daha seçmemiştik. Bizden kim olucaktı bilmiyordum. Tek yapabildiğim ona şans dilemekti çünkü eğer kazanamazsa bir 10 yıl daha işim zordu.

Ayağa kalktım. Tarih bölümüne yöneldim ve bir kitap aldım. Kitabın adı dikkatimi çekti: insanlık neden ortaya çıkıtı? İlk sayafayı açtım ve girişte yazan cümleleri okudum: Sizce de düğer üç ırkın olağanüstü yetenekleri varken insan ırkı neden normal? Peki insan ırkı gerçekten diğer ırklarla aynı ataya mı sahip veya gerçekten yetenekleri yok mu? Aslında insanların tarihine baktığımızda bunun cevabını sandığımızdan daha farklı olduğunu görüyoruz. Eğer öğrenmek istiyorsanız bir sonraki sayfaya geçin.

Kitabın sayfasını çevircektim ki Aref yanıma gekdi ve kitabı elimden aldı.

+Hey napıyorsun?

- Artık böyle saçma kitaplar okuma. Gidiyoruz, annem için bir kaç bişey almam gerek.

+Sanane Aref, istediğimi okurum sen git ben de kitabı ödünç almak için izin çıkartıcağım.

-off Sara bekliyorum.

Hızlıca ilerledim ve görevliden izin aldım. Kütüphaneden çıktım. Çarşıya doğru yürümeye başladık. Çarşıdan atım Caroline için saman aldım.

Biraz da elma. Caroline en çok elmayı severdi.

Caroline

Atımın olduğu yere gelip ata bindim Aref ile çarşıda ayrılmıştık çünkü onun başka işleri vardı.

Caroline ile büyük geniş araziye doğru yol aldık.

Orada baya antrenman yaptık. At üzerinde ok atmaya çalıştım. Bu konuda biraz gelişmem gerekliydi fakat bıçak kullanma konusunda çok iyiydim. Tüm hedefleri tam on ikiden vuruyordum.

Elimdeki son bıçağı da fırlattım ve o da tahta hedefin tam kalbine saplandı. Attan yavaşça indim. Evet bunların hepsini at üzerinde yapmıştım. Caroline çok susamış ve acıkmıştı. Çarşıdan aldıklarımın bir kısmını ona verdim. O afiyetle yerken bizi izleyen bir gölge fark ettim. Bu, ırkımızın bilgesi, sözü geçen, yaşlı Cedric Dedeydi. Bana yaklaştı ve " Çalışmalarını gördüm, çok iyisin. Ben bilge Cedric ve seni insanların taht için temsilcisi ilan ediyorum." dedi.

" İyi de dede, ben nasıl kazanırım? Ben katılamam, hem benden daha iyi savaşanlar da var benden; daha iyi olanlar. Onlar katılsın. Ben katılırsam kazanamayız."

" Sara son kararım bu. Yarın herkese adayımızı duyuracağız. Kendine güvenmelisin. Çünkü ben sana güveniyorum."

"A-ama..." Derken yürüdü ve uzaklaştı. Ben bunu Aref'e nasıl açıklardım. O da adaydı ve eğer sona ikimiz kalırsak hiç iyi olmazdı. İlk elemede kaybetmeliydim. Ama bi yandan eğer kazanırsam artık zorbalığa uğramıyacaktım. Hem bana inanan birçok insan olacaktı. Ya annem, ona nasıl anlatırdım. Kadının yüreğine inerdi.

" Offf! Ne yapacağım şimdi ben?"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.