yatakta uzanırken beni kurtaran beyaz saçlı prensin yanıma geldiğini gördüm kendimi dikleştirdim ve yanıma oturdu
beyaz saçlı: selam nasılsın
ben : senin sayende daha iyiyim teşekkür ederim ama bir şey sorabilir miyim yanlış anlamazsan
beyaz saçlı prens: tabiki
diyip gözlerime bakıp gülümsedi
ben : gece ormanda ne işin vardı beni nasıl buldun
beyaz saçlı prens: kral demir beni buraya çağırdı sabaha kadar burda olmami istiyordu o yüzden gece yola çıktım ormandan sesler geliyordu bir kaç adam vardı onlari takip ettim ve seni gördüm onlarda hemen kaçtılar zaten at tan inip seni aldım
ben : anladım çok teşekkür ederim beni kurtardığın için
beyaz saçlı prens rica ederim diyip gülümsedi
beyaz saçlı prens: iyiysen bana sarayı gezdirir misin veya etrafı
ben : tabiki diyip sarayı gezmeye başladık sarayı gezerken kraliçe elisa karşımıza çıktı ve bana ters ters bakti ve bana yaklaşıp
elisa : saçın beyazlamış sende bi tuhaflık var ve ben bunu çözücem ucuz numaralarla bu sefer kurtulamicaksin savaşçı
ben : benden alıp veremediğinizin ne olduğunu anlamaya çalışıyorum da anlaşılacak bir insan olduğunuzu düşünmüyorum diyip kraliçenin üstüne yürüdüm
ben : bakın efendim kraliçem asıl tuhaflık bende değil sizde ve ben savaşçı olarak aramızdaki gerçek haini bulup ona hayatı zindan edicem ona göre davranın diyip oradan uzaklaştım beyaz saçlı prens arkamdan koşup
beyaz saçlı prens: Elisayi bende sevmem ama sizin aranızdaki muhabbet sevmemenin de ötesinde aranızda bir alıp verme hesabı mı var
ben : öyle galiba ama ben bu işin pesini Birakmicam diyip prense baktım ve gülümsedim ve birden lucasi önümüzde gördüm bana tuhaf tuhaf bakışlar atıp yanımıza geldi ve prense itici bir şekilde baktı
beyaz saçlı prens : bir şey mi oldu lucas
Lucas: hayır öylesine baktım diyip bana döndü ve gözlerime bakti bakışlarını kaçırıp tekrar baktı ve şöyle dedi
Lucas: bak savaşçı iyileşmeden erkeklerle saray gezmen doğru değil 1 gün sadece dinlenme hakkın var onuda başka erkeklerle gezerek kullanma diyip duraksayip tekrar konuştu
Lucas: yarın aynı saatte antrenmana bekliyoruz savaşçı diyip arkasına bakmadan gitti çok tuhafıma gitmisti beyaz saçlı prense bir dakika bekler misin diyip lucasin arkasından koştum
ben : hey lucas dur
Lucas bana doğru dönüp uzerime yürüyünce afallayip geri adimlar attim
ben : ne yapiyorsun
lucas : bana bak savaşçı çok eğlendik iyi davrandım sana galiba ben bir prensim ve senin üstünüm yerini bilip benimle konuş ve bana ismimle seslenme diyip gitti
çok sinirlenmiştim odama geri dönüp akşam yemeğe de gitmedim lucasın neden böyle davrandığını dediğini düşünüp durdum ve aynadan parlayan kolyeme ve beyaz saçıma baktım ve kapı tıklatıldı kapıyı açtığımda askerlerden birini gördüm
ben: ne oldu
asker : üzgünüm rahatsız ettim efendim ama her savaşçı ve asker yemeğe katılmak zorundadır bilgilendirmek için söyledim
ben : tamam geliyorum
üstümü giyinip çıktım ve yemekhaneye geldim yemek tabağı alıp öyle yemeğe bakıp durdum canım hiç bir şey yemek istemiyordu gözüm lucasa gitti bir kaç kızla sohbet ediyordu ayağa kalkıp yemeği bırakıp yemekhaneden çıktım ve kütüphaneye gittim saçımla olan alakalı bir büyü kitabı bulmaya çalıştım ve kocaman bir kitap buldum ama büyüyü bulmak için bütün gecemi vermem gerekiyor du galiba
derin nefes alip
ben : hadi başlayalım