gözlerimi açtığımda Lucas yarı çıplak şekilde önümde sırtı dönük birşeylerle uğraşıyordu bi anda ayaga kalkıp
ben : hey sen böyle ne yapıyorsun
Lucas bana dönerek gözlerime baktı gözlerim bi an karın kaslarına sonrada yere gitti
lucas : üstüm camur olmuş
ben : hım tamam anladim hadi gidelim
diyerek yürücekken lucas omzumdan tuttu ve bana bakti gülerek
Lucas: neyse
diyip gülüp yürümeye başladı peşine takıldım
ben : ormani gezicektik öyle demistin
lucas : evet mila ve bir kaç asker de gelecek onları beklicez
ben : mila ??
Lucas: üsbs den yardımcım ayrıca Maria diye savaşçı diye bir kız var seni onla tanistiricam birbirinizle cok iyi anlaşılacağınıza da eminim
ben : maşallah lucas bey etrafiniz kız dolu ben yeni insanlara alışkın degilim yavaş mı olsaniz
dediğimde Lucas arkasına dönüp bana baktı
Lucas: niye yoksa kıskanıyor musun
yerden küçük bir tas alip omzuna atıp
ben : ne kıskanıcam seni ben be ukala herif kendine faydan yok napim seni diyerek önüne geçip yürümeye decam ettim arkamdan
Lucas: ÖYLE OLSUN ÇİLLİ BANA PEK ÖYLE GELMEDİ AMA ÖYLE OLSUN
dedi ardından köyün içinde yürürken ilk defa buranın köyüne geldigimi fark ettim sonra bir tezgaha yakınlaşıp bi baglama ipi gördüm silahlarin kınına bağlanan süslü bir ip bi tanesi hoşuma gitmişti satıcı çocuğa bakarak ne kadar diye sordum
satıcı çocuk: senin gibi bir güzele bedava olsun
diyerek bi tutam saçımı geriye atti
ben : sey tamam gerek yok vazgeçtim diyip
yuricekken önüme geçti
satıcı: istiyorsaniz alin kusura bakma lütfen bi çay icelim bari dedi
ben : ne istiyorsun sen diyip çocuğa yakınlaştım
çocuk: bi çay içmek istedim be Allah'tan diyerek bağırıp beni itti
aniden kendimi yerde buldum tam ayağa kalkip ona gününü gostercekken Lucas geldi ve çocuğa baktı
Lucas: savaşçı birine bunu yapmak ne haddine
satıcı: özür dilerim efendim lütfen bağışlayın diyerek lucasin ayağına kapandi lucas beğendiğim ipi alıp çocuğa bi çuval altını yere atip bana yaklaştı ve diz çöktü ve elini açıp ipi gösterip güldü bende ipi almak icin eline dokunup güldüm sonra ondan güç alıp ayaga kalktım
teşekkür ederim Lucas dedim
Lucas: rica ederim çilli diyerek yürümeye başladık saraya vardigimizda odama çıkıp üstümü değiştirip kılıcımı aldim ve toplanma alanına gittim Lucas yanima yaklaşıp beni bi yere götürdü üsbs den mila ve yanında beyaz saçlı bir kız vardı kız da benim gibi savaşçıydı tanışıp ormana doğru yürümeye basladik 4 umuz hepimiz kuzey güney doğu batı olmak üzere ayrılmaya karar verdik Kuzey tarafına ilerleyip etrafı kontrol ederken bir şey gözüme çarptı yerde kılıç kan ağaçta ise saplanmis oklar ve üzerinde bir sarayın logosu vardı tam oklari cekip kontrol edecekken bi anda kafama sert birşey ve bir yere düştüğümü hissettim