İçeriğe geç

Kraliçenin Kralları

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Kraliçenin Kralları

Bölüm 2

1. Bölüm ''Prens Massimo''

Pencerenin kenarında rüzgar esintisiyle kahverengi saçları hafifçe hareket ediyordu. Genç kız manzaranın keyfini çıkarırken bir kapı vurma sesiyle irkildi :

-TAK TAK TAK-

Ve bu kapı vurma sesinin ardından kalın bir erkek sesi duyuldu:

-Prenses Ravenna girebilir miyim?

Genç kız pencereye sırtını yasladıktan sonra:

-Girebilirsin.

Kapı açıldı ve içeri sarı saçlı bir görevli girmişti:

-Prenses Ravenna size Pattors krallığından gelen bir mektup var.

Ravenna görevlinin elindeki mektuba bakarak:

-Öyle mi... Bakalım neymiş

Görevli mektubu Ravenna'nın avucuna bıraktıktan sonra:

-Çekilebilir miyim Prenses Ravenna?

Ravenna mektubun dışını gözleriyle incelerken:

-Çekilebilirsin Bay Ugara.

Görevli odadan çıktı. Artık sadece odada Ravenna ve mektup vardı. Ravenna mektubu yavaşça açtı ve içindeki yazıyı kısık sesle okumaya başladı:

*Merhabalar Leydi Ravenna, sizinle Pattors sarayının kraliçe adayları ile ilgili yüz yüze konuşmam lazım. Umarım davetimi kabul edip gelirsiniz.

-Sevgiler Prens Massimo*

Ravenna , mektubu 2-3 kere okuduktan sonra aynadan kendisine baktı ardından mektubu cekmecesine yavasca yerlestirdi:

-Ah... Prens Massimo'nun kraliçe adayları için benimle neden görüşmek istesin ki... Yoksa? Kral Massimo Pattors krallığının kraliçesi mi olmamı istiyor? Hm... Bu sadece tahmin. Hemen sevinmemeliyim.

Ravenna odasında uzunca düşündü. Ardından kararını verip görevlilere bavullarını hazırlattırdı. Artık sadece sabah olması için uyuması gerekiyordu...

(Yarın sabah)

Ravenna çoktan uyanmış ve kehribar sarısı elbisesiyle merdivenden iniyordu:

-(Ravenna iç ses) Bakalım Prensin kraliçe adayı meselesi neymiş.

(Seyahat atları geldikten sonra Ravenna, Pattors Sarayına doğru yola çıkmıştı...)

Ravenna, uzun bir yolculuk sonunda Pattors Sarayına ağır adımlarla giriş yapmıştı. Genç soylu kadın koridorlardan yürürken, kadın görevliler aralarında fısıldaşıyorlardı. Bu her ne kadar genç soyluyu rahatsız etse de görmezden gelip duruşunu bir an bile bozmadı. Sonuçta o bir soyluydu, görevlilerin dedikodularıyla kahrolamazdı.

Görevlilerden biri Ravenna'yı görür görmez:

-Prenses Ravenna... hoş geldiniz. Prens sizi bekliyordu.

Görevli, Prensesin önünde eğildikten sonra Ravenna soğukkanlılıkla:

-Hoş bulduk...

Ravenna'yla görevli, prensin odasına ilerlemeye başlamışlardı. Sessizce ilerlerken Ravenna, sarayın içini gözleriyle seyretmeye başlamıştı: Gümüşten güller, kral ve kraliçeyi sembol eden elementler, Dini tablolar... Hepsi koridoru şenlendirmişti.

-(Ravenna iç ses) Pattors sarayı dine olan bağlılıklarıyla bilinirlermiş... Ama bu kadar fazla olacağını düşünmüyordum.

Ravenna içinden bunları geçirirken diğer tablolara bakıyordu: Din suçuyla yakılmış bir kadın ve yakıldığı için sevinen bir halk... Başka bir tabloda ise yakılmış bebeklerin arkasından çıkan gülümseyen beyaz bir bebek silüetiydi. Bu kulağa ürkütücü gelse de Ravenna bu durumda verebileceği iki tepki vardı: ya saygı ya da ölüm. Ravenna içinden bunu düşünürken, görevli sessizliği bozdu:

-Prens Massimo'nun odası burası Prenses. İsterseniz müsait olup olmadıgını sorayım.

Ravenna hoş ve sade olan kapıya bakarak:

-İyi olur.

Ravenna'nın sözü biter bitmez görevli, prensin odasına girip bir süre sonra geri gelmişti:

-Girebilirsiniz Prenses.

Ravenna sakin bir şekilde odaya girdi. Girmesiyle birlikte havada sandal ve limon kokusunu hemen almıştı. Gözleriyle etrafa bakarken, kahverengi koltuk ve krem rengi halılar dikkatini çekmişti. Oda bir Prens için gayet mütevazi dizayn edilmişti. Ravenna'nın her adımında çıtırdayan tahta sesiyle yavaşça arkasını dönen Prens, soğuk bir gülümsemeyle Prensesi referansla karşıladı. Mavi gözleriyle kızın ruhunu okurcasına bakarken, dudaklarından kızın içini ürpertecek şu kelimeler döküldü:

-Merhaba Prenses Ravenna.

(1. Bölümün sonu)

Bölüm sonu

3 yorum