İçeriğe geç

kraliçe felâket devri

Bölüm 27 · 121 dk okuma

kraliçe felâket devri

Bölüm 27

26.bölüm: soykrım kadar sevilen sessizlik kadar ölümcül

gece 02:03 hava, karanlık aydınlık değil... aydınlık çekip gitmiş sadece bir karanlık ve boğuk bir sessizlik kalmış geriye... duvardaki saatin tıkırtısı kulağıma takılmıştı tik tak tik tak aniden gözlerim açıldı sarsıldım aniden sanki biri beni dürtmüş gibi boğazım düğümlenmişti sanki söylmek istediklerim yada belki söylediklerim boğazımda bir yumru oluşturmuştu sanki gözlerim ve başım ağrıyordu ve miğdem ,miğdem gurulduyordu akşam yemeği yememiştim sabah kahvaltısı ile duruyordum hemen yatakta doğrulmadım önce yatığım yerde sağa solo baktım gözüm baş ucundaki saate takıldı saat ikiyi yeni geçiyordu draconun kolu her zamanki gibi üstümdeydi gerçekten çok acıkmıştım aklıma aşağa mutfa inmek geldi belki bişey vardır diye yavaşça dracoya baktım uykusu çok hassatı ve uyandırmak istemiyordum uyuyordu ama uykusunbda bile sinirliydi kaşlarını çatmış yüzünde sinirli bir mimik vardı kendimi tutamadım kalbime laf geçiremedim ve elimi yüzüne götürdüm azıcık okşadım yüzünü sonra çok haif bir öpücük bıraktım yüzüne yavaşça kolunu üzerimden çekmeye çalıştım ve yavaşça üstümden çektim elini ve yatağa bıraktım ve yavaşça arada ona bakarak yataktan kalktım ve yavaşça parmak uçlarım merdivenlerden aşağa indim az yumuşak sarı ışıkları açtım ve mutfdağa doğru gittim dolaplara baktım bun dolabına baktım bişey yoktu ama umutla bir yerlere bakıyordum buz dolabını tekrardan açtım baktım geri kapattım ve aniden arkamı döndüğümden korkuyla sıçradım elimi ağzıma kötürdüm draco merdivenlere yaslanmış uykulu gözlerle bana bakıyordu "draco nspıyorsun ! korktum !" kolunu mevrdivelerden çekti yüzünü ovuşturdu bir eli cebinde biraz bana doğru yürüdü "korkutmak istemedim ""sen uyandınmı ? " bana öyle bir bakış attıki gözleri ile şaka yaptı sanki yok hala uyuyorum der gibi ki sadece bakışlarında kalmadı "yok hala yatakda uyuyorum klonum ben " "espiri yaptı kertenkele !" dudakları hafif yukarı kıvrıldı "uyandımda oyunu devam ettireyim dedim" imalı bir şekilde baktı bana anlık dondum bu demek oluyorki onu uykusunda onu öptüğümü fark etmişti "uykunun ne kadar hafif olduğunu unutuyorum bazen " güldüğünü duydum tekrar buz dolabını açtım baktım " daha öncede söyledim sevideğim kadın kollarımın arasından gitmeye kalkarsa bilirim " hiç bişey demedim dudağımın kenarı istemsizce çok kısa kıvrıldı "hıhı evet " " buz dolabına daha kaç kez bakmayı planlıyorsun ? " kapağı kaptıp ona döndüm "ne ? " bana doğru biraz daha yaklaştı "buz dolabına daha kaç kez bakmayı planlıyorsun diyorum ellinci filan oldu içimde yemek yok diye yemin etmesini falanmı bekliyorsun ?" anlık durdum tutamadan kendimi az bişey güldüm oda güldü "can sıkıntısından işte " dedim gözlerimi kaçırarak "acıktınmı ? ""yani... evet açım " "normal sadece kahvaltıyla duruyoruz ""evet" "dışardan bişeyler söyliyelim ? ""dışardan bu saate ? açık yer varmıdırki ? ""telefondan bakarız olurmu ? yoksada gece geö saatlerde seyyar satıcılar yokmuydu onlardan bişey alırız "" sen seyyar satıcıları nerden biliyon ya ? ""senle konuşmuştuk ve genel kültür hem bir çok ülkede sokak lezetleri var ""Doğru" derin bir nefes verdim ofladım mutfak adasının taburesine oturdum draco hiç bişey demeden yanıma oturdu bişey söylemedi başta ona doğru bakmadım nefes verdiğini duydum telfonunu cebinden çıkardı "aklında yemek varmı ? " aslında hamburger fena olmazdı canımda çekmişti bayda olmuştu yemeyeli ama söylemeyecektim "yoo yok aklımda bişey" bana biraz baktı öyle sadece düşündü ama bakışlarında of bıktım der gibi bir ifade vardı önüme döndüm"hamburger yemek istermisin ? " şaşkınlıkla ona döndüm aklımımı okuyordu " hamburgermi...? " dudağının kenarı hafif kıvrılır gibi oldu " evet hamburger hem senin en sevdiğin yemek hemde bayadır yemiyosun " "olur tamam da bula bilecekmisin ki ?" "bakalım internetten ""tamam " draco telefonundan internetten yemek bakmaya başladı bira kaç dakka sonra koumu dürttü "bi tane yedi yirmi ödrt açık burgerci varmış " "hıı tamam ""gel menünelere bakalım ""peki" telefona menülere baktık " hangisi afetim ? ""klasik olsun içinden ketçap ve moyanezi çıkar ama ""tamam bende kullanmıyorum zaten " kendimi tutamadım ve konuştum "şey...""şey ne? afetim bişeymi istiyosun?""ya bana büyük boy söyle bide tavuk parçaları patateste büyük boy olsun acı sosda ekleyebilirmisin kolada büyük olsun" gülümsedi "hepsi yermisin? ""çok açım düşündükçe kendimden geçiyorum kalırsa yarında yerim" güldü "tamam bende kendime büyük boy isteyecektim zaten kolayı litrelik söyleyim diyorum " "tamam ""tamam şıparişi verdim birazdan gelir geriye beklemek kaldı ""hıhı" dedim ve önüme döndüm dracoda önüne döndü "umarım güzeldir" dedi draco " hıhı umarım " elimi çenemin altına koydum yaslandım hiç konuşmadık arada gözlerinin benim üstümde dolaştığını hissediyordum ama fark etmiyormuş umrumda değilmiş gibi yapıyordum yarım saat koca bir sessizlik ilişkimiz başladığından beri aylardır ilk defa bu kadar sessizdik daha sessiz kalmadıkmı? kaldık tabi yorgun olduğumuzda çalıştığımızda ama bu sessizlik hepsinden farklıydı sessizliklerimiz bile huzur ve neşe kaynağıydı ama bu sessizlik bize acı veriyordu kalbim ağrıyor gibiydi yarım saat süren sessizliği o bozdu " afetim..." kafamı yavaşça ona doğru çevirdim" evet?" tam ağzını açıcaktıki kapı çaldı "yemektir ben alıp geliyorum""tamam..." draco yemeği almak için kapıya gitti ve kısa süre sonra geri geldi elinde yemekle geldi tezgahın üstüne koydu poşetler baya büyüktü iştahla gözlerim büyüdü" evet yemek zamanı ! otelin kapısına gelmiş yemek bim çocuklardan biri getirmiş" "ha sorunmu olmuş ?" "hayır sadece kuryelerin girmesine izin yokmuş bizim çocuklarda korkmuş abi sizmi söylediniz diyor " "niye korkmuşlarki ?" dedim kalkarken dolaptan bardak aldım "ben hiç gece yemek yememde dışardan söylerim ama çok değil ondan şaşırmışlar " bardaları tezgahın üstüne koydum ve oturdum oda poşetden yemekleri çıkarıyordu oturdu "sen hiç gece yemek yemedin mi?" "yani yedimde yemedim" "o ne demek yedimde yemedim?""şey bizim evde ayrılmadan önce hiç gece yemek yenmezdi disiplin vardı yada katılık diyim akşam yemeğini yedin yemedin yoksa yemek yiyemezdin oda bir alışkanlık oldu bende ""hmm anladım biz yerdik bazen sabahlara kadar otururduk ve gece geç saagde yemek yerdik herzaman değil tabi " " benim ailem seninki gibi değildi bizde güzel şeyler olmazdı" anlık üzüldün ona hemde çok ama hepimiz acıları vardı mağlesef ama dışardan baktığınızda benim ailem mükemmel gibi görünebilirdi ama bu bizim lanetmizdi güzel anılarımız hep daha kötüleri ile karalanırdı derin bir nefes verdim ve konuşmaya başladım bana dikkatle baktı "dışardan baktığında benim ailem mükemmel görünebilir... ama bu bizim lanetinimiz... hani derler ya kol kırılır yen içinde kalır... biz dışarıya mükemmel görünürüz ama öyle olmayız ... güzel anılarımız olsa ne olur ? daha kötüleri ile karalandıktan sonra " acı bir gülümseme oluştu yüzünde "bazen iki güzel gülüş olurdu ama sonrası felâket keşke olmasın dersin böyle olacağına hiç olmasın...""evet hep bir korku olur içinde insanın ne gölge düşürecek ? şimdi ne olacak ? benim ailem iyi görünebilir biliyorum ama iyi değiller""biliyorum... öyle demedim..."" öyle demediğini biliyorum... kabul senin aileneni dinlerken benim kemiklerim ağrıyor fiziksel yada bazı pisikolajik şiddetler daha ağır olabilir ki öyle..." lafımı kesti "şiddetin büyüğü küçüğü olmaz başka birine küçük gibi görünen bişey insanı nasıl yaraladığını bilemezsin ""doğru söylüyorsun aslında yani benim demek istediğim ... " " ne demek istediğini anladım görünmeyen engel demeye çalışıyorsun ailenle tanıştığımda yani bu uzun süren ilk tanışmamızda ne demek istediğini anladım benim yaşadığım şeyle aynı " ki saniye öyle durdum derin bir nefes verdim "seninle konuşmak... ""çok kolay, biliyorum çünkü aynıyız benim içinde seninle konuşmak kolay çünkü" "o yüzdenmi bende sır sakladın ? " anldık dondu ortam yine buz kesti gözleri gözlerimde takılı kaldı derin bir nefes verdi "aynı şey değil ... ""yoo gayette aynı şey " "afet ikimizde açız açken ikimizde gergin oluyoruz özelliklede sen o yüzden bunu gecenin ikisinde yapacaksak en azından yemek yedeikten sonra yapalım olurmu ? " anlık düşündüm iki saniye haklıydı aç ken çok gergin oluyordum "tamam haklısın yemek yedikten sonra devam ederiz " dedim ve yemeğimin kağıdını açmaya başladım dudağının kenarını kıvrıldığını gördüm "biz deliyiz yemin ediyorum" diye söylendi kendi kendine "ha şunu bileydin" "hadi yemeğini ye soğumasın ""tamam hadi başlayalım kolaları sen katarmısın ben biliyorum şimdi açamaycağım kapağını " ona sinirliydim fazla konuşmakta istemiyorum ama biliyordum o kapağı açamam çok zor olucaktı sinirlenmek istemiyordum gülümsedi "tamam ben katarım " kolaları kattı ve yemeğimi yemeğe başladık gerçekten çok iyi gelmişti işe yaramayacağından çok korkuyordum ama iyi gelmişti tıpkı eskisi gibi hamburger yemek bana iyi gelmişti hayatım zor geçiyor belki bazen hamburger yemek bile iyi gelmiyecek ama hamburger benim için hep özel kalıcak tıpkı sevdiklerim gibi... kendi kendime yemek yerken gülümsedim birazda gözlerim doldu "afet ne oldu ? niye gülüyorsun yada ağlıyorsun ? ""şey ben ...""sen ne ? " anlık duraksadım lokmamı yuttum "sadece hala işe yarıyor..." gülümsedi " ne güzel hala mutlu olabilecek bişeyler var banada iyi geldi bende mutlu oldum "sessiz kaldık yemeğimizi yemeye devam ettik çok açtım hemde çok ve sanırım birazda duygusal etken vardı ağzıma patates hamburger tavuk hepsini tıkıştırıyordum draconun bana bakıp güldüğünü gördüm ağzım doluyken zor konuşarak "ne ? " dedim ama sesim mö der gibi çıkmıştı koladan koca bir yudum aldım ve yutkundum "yavaş ye boğulacaksın !" "yemek benim kırmızı çizgim karışma bana " güldü "tamam tamam bişey demedim" bana gülümseyrek baktığını gördüm "ne ? ne kadar harika bir kadınla nişanlı olduğunamı bakıyorsun ? " güldü "evet!,bide..." "bide ne ? " sandalyemi tutup yanına çekti aniden şakınlıkla ona baktım "ağzının kenarına sos bulaşmış ..." dedi gülümseyrek elimi ağzıma götürdüm" ha öylemi ben fark etmedim" dedim şaşkınca ve peçete aldı ben şaşkınlıkla ona bakarken o peçete ile yavaşça ağzımı sildi yüzü yüzüme çok yakındı beni kışkırtmak için bilerek böyle yapıyordu yutkundum"işte oldu..." peçeteyi masanın üstüne fırlattı yüzü hala yüzüme yakındı "tamam..." sırıttı elini yüzme koydu ona karşı koymak neden bukadar zordu " bazen bir çocuk oluyorsun bazende arsız bir kadın " imalı gözlerle ona baktım "ne zaman arsızlığımı gördün ? " imalı gözlerle bana baktı "arbada kucağıma çıkanda benmiydim yada sevşmeliyiz diyen ? " gözümü süzdürdüm "ne alaka? ""çok alaka " "ayrıca beni arbada sen kucağına çekmiştin !" sırıttı "ne fark eder ? sende geldin " ikimizde güldük "konumu bunu şuan nerden nere geldi konu" hala yüzü yüzüme yakında eli çenemdeydi "seninleyken pek umrumda değil " iyice yüzüme yaklaştığında boşta kalan elini belime koydu beni birazdaha kendine çekti ona karşı koymak imkansız gibiydigözlerimi kaptım bir elimi yüzüne koydum ve dudaklarımız buluştu çok nazik bir öpücük bıraktı dudaklarımı kalbim yine hızlı atmaya başlamıştı başta dona kaldım ama kendimi durduramadım ve ona ayak uydurarak karşılık verdim sonra kısa süre sonra hızlanmaya başladık kısa süre sonra durduk kendimi yvaşça biraz geri çektim gözümü yavaşça açtım ve onun mavi gözleri ile karşılaştım yutkundum ve sakince konuştum "bu barışma öpücüğü değildi " dudakları kıvrıldı "biliyorum bu sana kızgınım hala küsüm ama seni özledim öpücüğüydü ..."hiç bişey demeden önüme döndüm ve yemeğimizi yemeğe devam ettik sessizce " ay bu düşündüğümden daha iyi geldi" dedi draco "bencede yemek yemek mutluluktur "" katılıyorum " yemeğimizi bitirdik sırtımı oh layrak yasladım gerneştim " ay bitirceğimi hiç düşünmemiştim " draco güldü "bende bitireceğini düşünmemiştim" "iştahlı bir insanım ""gördüm bir ara bütün hamburgeri ağzına sokuyordun ""haha çok komik hiçte bi kere ""tamam tamam kızma şaka yaptım "" ee burayı kim toplayacak şimdi ? " güldü "sıkma canını ben toplarım " "valla çok iyi olur " ayağa kalkıtı ve çöplerin toplamaya başladı sonra çöpü attı ve sehpanın üstünü sildi ve kalan kolayı dolaba koydu geri tezgaha oturdu "bitti ""saol canım hiç istemiyordu ""ne olcak iki dakka sürdü inanmaycaksın ama ben evimin temizliğini kendim yapıyorum ""gerçektenmi anlattığına göre evin büyük koca vei kendinmi temizliyorsun ? ""evetde öyle süreklideğil yemeğimi sonrasında çıkan bulaşıkları falan ben temizliyorum öyle dip köşe temizliği temlikçi yapıyor vaktim olmadığı için ""anladım" kısa bir sesszlik oldu "afet..." "efendim ""bişey söyleyceğim " endişeli ile ona baktım derin bir nefes verdim "gene ne sakladın ?" öfke ve bıkkınlıkla karışık nefes verdi "hiç bişey saklmadım " "haha aynen ondan evet ne diyektin ? "" seninle bişey konuşmuştukya bu kaza yaptığın yarışla ilgili araştıralım dedik ""evet ?" merakla ona bakıyordum " tahminim doğruymuş kılıç çetesinin adamlarından birinin konuşmasına şahit olmuş bizimkiler ve seni o partide gördüklerinde şaşkınlıkla konuşmuşlar ""ne konuşmuşlar ? " "ses kaydı var ""tamam aç " telefonunda ses kaydını açtı ve iki adam konuşmaya başladı "birdaha gelmez sanıyordum" dedi bi adam "kim maria afet mi ? " dedi diğer adam "evet o kazadan sağ kurtulması bile hataydı yalnış yaptık ""nerde yalnış yaptık ? abinin dediği gibi frenleri bozduk işte " "evet ama yalnış bozduk çok fazla bozduk yarışın başında kaza yaptı ve hızlanmadığı için burnu bile kanmadan kurtuldu yarışı kaybetmesi değil ölmesi gerekiyordu ""ama en azından sonra ortdan kayboldu ""kaybolduda ne oldu geri geldi abi bize çok kızacak hoşuna gitmedi tekrardan denememizi isteyecektir ""delirdikmi biz!? saçmalama o maria afet elserin üstelik müstakbel valerion adamın draco elserin valerionun onu nasıl korudğunu görmedinmi sen ? kız zaten ateş örgütün kurucusu ve lideri tek başına olsada ölüm demek yapamayız ayrıca diyelimki yaptık sen draco elserin velerionun gücünü biliyormusun ? en kranlık adamlardan biri sır katili timinin lideri adama kara ölüm diyorlar kra ölümün kurucusu ve lideri kara kobranın en büyük düşmanı !" "ben sanki çok meraklıyım !" "salak salak konuşma ozaman !" "emir gelirse ve reddedersek ne olur sanıyorsun ?! ay canım diyip sarılacaklarını sonra mutlu bir hayat yaşaycağımızımı ? ! bize bişey yapamsalar ailerimize yaparlar !öldürmesler öldürmekten beter ederler !" "tanrı aşkına neden böyle işlere bulaştıkki karım doğum yapmak üzere benim ""sikim sonik işler ben dedim on dokuz yaşındaki manitanı hamila bırak evlen diye !""konumuz bumu şimdi !" "sikeyim ! bi işi düzgün yapamadın ! ""dur birilerimi var orda ?!" "ne ? ne oluyor kim var orda ?!" ordından gelen birkaç yumruk sesi ve kayıt orda kesildi draconun sinirlendiğini gördüm bende öfkelenmiştim "orosbu çocukları !" dedi draco "onları yakladığınızı var sayıyorum ""evet çok güzel bir yerde nazik bir sorguya çekiliyorlar" eminim güzel bir yer ve nazik bi sorgudur "aileleri ? ""merak etme onlar güvende masum insanlara zarar vermem ""tamam bu iyi beni öldürmeye çalışan kişi demekki alp aksoy ..." " kılıç çetesinin yada örgütünün lideri yani ? " derin bir nefes verdim "evet o ... ""emin misin o olduğuna" acı bir şekilde gülümsedim "eminim ..." "demek eminsin neden bukadar üzüldün ? ""o benim eskiden dostumdu çünkü " draconun şaşırdığını gördüm "nasıl ? ""ateş çetsini birlikte kuracaktık ama bana ihanet etti en yakın dostumdu derleştiğim kardeş gibi gördüğüm ama o kendini karanlığa kaptırdı hırsını kontrol edmedi bende örgüt kurdum evet ama daha kötüydü farklıydı bende çok acımasızm ama gerektiğinde o farklıydı en sonunda bana ihanet etti yolarımız ayrıldı kılıç çetesini kurarak karşıma çıktı ""anladım... aranızda bişeymi vardı yoksa...""hayır o tip bişey ne o nede benden geldi onun deliler gibi sevdiği sevgilisi vardı zaten " "insan en güvendiğinden yiyor darbeyi ..." "evet birde bana sor ..." anlık dondu kaldı imamı anlamıştı "afet..." lafını kestim "neyse boşver ben alışığım darbe yemeye ona güvenim kırılmıştı ama beni öldürecek kadar beklememiştim ""insanlardan herşey beklenir..." "evet öyle ..." hayat ne garipti kısa süre gene sesizlik çötü "ne yapmamızı istersin ? ""bu çok zor ama mağdem artık kardeş değil düşmanız herkes hakettiğini bulcak artık kimseye telorans yok zamnında onu yardımcısını herkesin önünde rezil ettim yarışta yedim bu sefer bende adaletli davranmayacağım ""aklında ne var ? ""yarınki yarışa gidince öğrenirsin " "yarınki yarış ? ""bizim kızlar beni bir partiye daha davet etmişti oraya gideğiz " "eminmisin ? ""ben gideceğim ister gelirsin ister gelmezsin san kalmış ""saçmalama tabiki geleceğim gelmeyyimde yiğitler hakanlar doluşsun başına ""yine mi o konu ben ne yapayım sen şanslısın ! benim elime erkek eli değimedi hiç bişey yaşmadım ! senin exlerin uğraştım bitanesi beni ve ülkemi bütün okulun önünde aşağılamıştı hatırlarsın " "hayda yinemi aynı konu ! o kız benim sevgilim bile sayılmaz bir iki kere okulun içnde yemek yedik alandan çıktık oda iki hafta ya sürdü ya sürmedi ""eminim öyledir ""ya mağdem bana inanmaycaksın niye soruyorsunki ?! dediğim hiç bşeyi umursamıyor yda inanmıyorsun ! ben napayım benmi dedim sanki ! ""sen dedin demedin zaten ! "" ya ben anlmıyorumki senden yıllar önce olmuş şeyleri niye ortaya getirip duruyorsun eski defterleri açmak niye !""e sende benim hiç yaşanmamış defterlerimi açıyorsun " "aynı şeymi ! adam sana evlenme teklifi etmiş karşıma gelmiş bana sen onu benden iyi tanıyamazsım diye göt ! biride utanmadan yanımda yürüyor sana !" " bu benim suçum değil ben onlara ters davranıyorum hemde çok kötü bir şekilde ve aynısın benzerini eskiler yaptı bana ! " "adı üstünde eski bende gereken tavrı koydum ve partisine gitmek için can atıyordun ama !" " draco çıldırtma beni! kafamı dağıtmak istediğim içindi ayrıca sadece o yoktuki bütün ekip bütün çetelerda olucaktı " "oldu canım ! birde yek olsaydı mum ışığında yemek yerdiniz !" "draco çıldırtma , kışkırtma beni!"" kışkırtma derken napcaksın?!" "yaparsam görürsün!" " hiç bişey yapamazsın! izin vermem!" ayağa kalktım "senden izin alan kim!" yürümeye kalkıştım oda hızlıca yağa kalktı kolumdan tuttu kendineçekti "izin alsanda almasanda benden başka bir erkekle yakın olamazsın! benden bir başka erkek sana yaklaşamaz dokunamaz yürüyemez hemde benim yanımda ! öldürürüm adamı !" " tekarar söylüyorum beni iyi dinle! insanların duygularına engel olmazsın! benden etkilenen her ekği dövemezsin yada öldüremezsin!" alaycı bir tavırla güldü " bende sana tekrar söylüyorum gerekirse erkek neslini kuruturum şok olusun! asıl sen kışkırtma beni nokta!" "noktanı siksinler !" "düzgün konuş benimle !" " ben seninle uğraşamaycağım bırak şu kolumu yoksa tutan elini kırar münasip bir tarfına sokarım !" "iyi ama unutma afet hanım sen benimsin! ve benim olarak kalıcaksın erkek sinek bile sana dokumaz !" "iyi git bütün canlıların erkek neslini kurut pisikopat örgüt lideri!" " bana diyene bak sanki kendisi örgüt lideri değil!, olur kuruturum sevgili pisikopat örgüt lideri müstakbel karıcım !" "öf yeter uykum var benim !" kolumu çektim ve merdivenleri çıkmaya başladım oda arkamdan geldi odaya çıktım dolaba yöneldim saatlerdir kot pantolon ve kazak duruyordum üstümü değiştirmem lazımdı "üstünümü değiştireceksin ?" hiç cevap vermedim ona doğru bakmadım bile "afet bişey sordum insan gibi cevap ver " " kıyafetleri gözüme sokucam draco ondan alıyorum zevk için!" "tanrım sen bana yardım et !" dedi sinirle oda dolaba yöneldi "napıyorsunya !" " kıyafetleri gözüme sokcam zevk için! bende kot pantolonla duruyorumya hanfendi !" "ya sabır Allahım ya sabır !" dolabın kapağını açık bıraktım araksında ona görünmeden üstümü değiştirdim oda hiç bozuntuya vermden üstünü giyindi normalde şakalr yapardı ama bu sefer yapmadı zaten kızgındım yapmasın bol eşorfman ve kapşonlu giyinmiştim kapağı geri kapattığımda onunla karşılaştım üstü çıplaktı ama altına eşorfman giyinmişti anlık dumura uğradım "draco ...!" "ne ?!""üstün niye çıplak ?"."benim vücudum değilmi istediğim gibi giyinirim ""ya draco yatacağız çıplalmı yatacaksın bu soğukta !" "evet bunu sana söyledim seninle ilk tanıştığımız zamanlar rahatsız olma diye yapmadım ama ben böyle yatıyorum"" üf ne istiyorsan onu yapya !" " çok saol lütfettin!""hasbinallah!" sustum ve yatağa girdim üstüne yorganı örttüm oda yatağa girdi yorganı üstüne çekti arkamı döndüm hiçbişey demedim oda arkasını döndü buz gibiydik ikimizde yatakta hareket ettiğini hissetim sanırım sırt üstünü dönmüştü nefes alış verişini duyabiliyordum ofladığını duydum ama gözlerimi kapattım hiç bişey demedim kısa bir süre öyle sessiz kaldık ama hala uyumamaıştık bence oda uyumamıştı sonra bana dlğru döndüğünü hissetin ve sesini duydum yoganın altından elini belime koyduğunu hissettim "inadından yatağın ucuna yatmışsın" " sanane istediğim gibi yatarım!" elini çekmeye çalıştım ama belimi tutan elini dahada sıkılaştırdı "istediğin gibi yat ama bukdar ucdan yatarsan inadından yere düşersin!""sanane ! düşersem ben düşeceğim !" beni sertce yatağın ucundan ortasına kucağına doğru çekti " sen düşeceksin ama benim canım senden daha çok yancak" " tamam bırak beni düşmem!" dedim kemdimi ondan kurtarmaya çalışarak "bırakmaycağım uzatma ya dön sende sarıltda bu şekilde kal tercih senin ! ama seni bırakmayacağım biliyorsun sensiz uyuyamıyorum" sessiz kaldım hareketi kestim durdum öyle sadece beni kendine iyice çekti sıkıca sarıldı "sanda iyi geceler müstakbel karıcım " dedi imalı bir şekilde ama susmaya devamettim"bende seni çok seviyorum" dedi tekaradan ben yine sustum dünki gibi " ne kadrmı ? soykrım çıkaracak kadar afetim uyuz tripli afetim" ani tepkiyle yönümü değiştirmeden kafamı ona doğru çevirdin"sensin uyuz !" "haha aynen " dedi hiç istifni bozmadan gülerek " gıcık!" gözlerini kapattım " bende seni seviyorum aşkım afetim" sinirle kafamı yastığa geri koydum ve gözlerimi kapattım ve kendimi onun kollarında uykuya bıraktım inanılmaz bir şekilde belkide uyuduğum en huzurlu uykuydu 🔥🌊güzel bir uykudaydım ama kulaklarım aniden çalan telefon sesi ile adeta yırtılır gibi acıdı sanki draconun mıraldığını duydum "kim arıyor bu saatte ? " uykulu mıraldandım "draco sustur şu telefonu zırıl zırıl ""tamam dur " dedi uyku sersemi "bu ne ya ! " dedi kendi kendine "ne olmuş ? ""bizimkiler okadar çok aramışki ""üf şu telefonunu sessize al draco ya ""ya unutuyorum pardon " yatakta hala gözlerimi açmakta zorluk çekerek kıvrandım" neyse bişeymi oldu acaba ?" "mesajlarına bakılacak olursa sadece yanlarına çağırıyorlar merak etmişler öyle gelin parti yapalım falan demişler ""onların partisinede eğlencesine de... küfrü basacağım şimdi !" güldüğünü duydum"boşver canın uyumak istiyorsa uyu " sağ trafım çok ağrımıştı uyku mzurluğu ile herşeyi unutarak ona doğru döndüm "uyanmak istemiyorum " oda tekrar aynı şekilde yattı yüzlerimiz birbirine bakıyordu gözlerim hala kapalıydı yorgan üstümde kaymış üstüm açılmıştı draco yarganı aldı ikimizin üstüne çekti elini yüzüme koydu "ozaman bizde uyanmayız afetim..." gülümsedim gözlerimi açtım bana gülümseyrek bakan yüzü ile karşılaştım eli yüzümü okşuyordu "günaydın ...""günaydın..." dedi oda bana elini belime koydu ve benini kucağına çekti sıkca sardı "hey yavaş !" dedim gülerek "yavaşım zaten " oda güldü ellerim ikimizin göğsünün arasında kalmıştı çıplak goğsünü tenimde hissedince bi sıcak basmıştı gözlerim istesizce orya kayıyordu ba ben bakmamaya çalışıyordum "hıhı aynen ""yabancımıyız tatlı uyuz sende sarılsana ! ""sensin uyuz ! ""kanıtla ozaman ""ya sabır ya " bende ona sarıldım içim bir tuhaf olmuştum utanmıştım "yanakların niye kızardı senin ? ""yanaklarım mı kızardı ..." "evet utanmış gibisin ""yoo " diyince gülümsedi "üstümde tişort olmadığı içinmi ? ""yoo fark etmedim bile " gözüm onun göğüsşerine kaymaması içn savaş veriyordum resmen "haha emini öyledir baka bilirsin bakmamak için uğraşmana gerek yok ""ne alkası var ? ""çok alakası var "" ya draco çok kötüsün ya !" ondan çekilmeye çalıştım ama izinvermedi serteçe kendine geri çekit ve yorganı tamamen üstümüze örtü başımızın üstümüze çekti yorganın altında kaldık "kaçmak yok afet hanım " "ya draco ! ""ya afet !" dedi benim gibi "şerefsiz ! ""bende seni seviyorum aşkım " iki saniye sessiz kaldık sonra ikimizde güldük "ya manyak !" "haha dur nediyordun sen ? ha dinime küfreden müslüman olsa " "ben gevurmuyum? müslümanım zaten ! "ikimizde güldük"aşk olsun ben gevurmuyum ? " iki saniye durduk ikimizde "e yani draco teknik olarak şimdi ..." ikimizde kahkaha attık "ya afet !" "ne afet ? ama şimdi nerden girdikki bu konuya ! "" valla ben başlattım ve bitiriyorum" "bencede ""neyse..." "hadi bırak beni " "bırakmaycağım ""niye ? delimizin sen?""asıl niye müstakbel karımı bırakıyım ? ""yine kafan güzel sabah sabah " "kafamı güzelleştiren utansın ""ne istiyorsun deli adam ""seni..." anlık kal geldi hızlıca üstüme çıktı kollarımı tuttu yakışlı piç çok hızlıydı "derken ? ""seni seviyorum dersen bırakırım ." aramızı düzeltmeye çalışıyordu "zaten söylediğim bişeyi niye söyleyeyim ""duymak istiyorum çünkü ""bi kere söylediysem aksini söyleyene kadar o öyledir ne gerek var ? "güldü "çırpındıkça batıyorsun güzelim..." yüzüme doğru yaklaştı " sana hala kızgınım o yüzden çekil !" dedim sinirli bir şekilde "biliyorum ama şuan pek öyle durmuyorsun... yada bana karşı koyamıyorsun..." haklıydı oma ne kadar kızgın olsamda karşı koyamıyordum kafamı kaldırmaya çalıştı " üstümden çekil valerion !" "dedimya seni seviyorum dersen çekilirim" " kızgılığımın geçmesi için üstüme çıkmaktan daha fazlasına ihtiyacın var " sırıttı yüzü yüzüme eydi iyice vücudunu vücuma yasladı "olur afetim sen iste kızgınlığını hemen geçireyim..." anlık draco sırıtmaya devam ederken ben kısa süre anlamadım sora zeton düşünce gmzlerimi belerterek baktım"YA PİSLİK NASIL ORAYA ÇEKTİN KONUYU YA!" kahkaha atıyordu "ya çekil üstümden salak!" gülmesi durduğunda tekrar yüzüme baktı"utanınca tatlı oluyorsun ondan yapıyorum" "neyse kalk üstümden artık !" " dedim ya seviyorum dersen kalkacağım" ikimizde sustuk kısa süre "seviyorum diyince sorunlarımız sihirli bir şekilde çözülecekmi yani?" "hayır ama... yardımcı olucaktır..." "çok inatsın ya valerion " " sen daha inatsın"öfledim oda bıkkın bir şekilde nefes verdi konuştu" tamam afet söyleme ne istiyorsan onu yap " kırgın bir şekilde baktı kısa süre sonra kalmaya yeltendi "tamam tamam bozulma seviyorum" aiden durdu ve bana baktı yüzünde hafif bir şaşkınlık vardı sırıttı bezen sırıtışı beni korkutuyordu üstüme tekrar eğildi " ne dedin duyamadım?" derin bir nefes verdim "seviyorum dedim" "pardon canım tam söylermisin?" "seni seviyorum..." yüzüme iyice eğildi dudaklarımız birine nerdeyse değecekti nefeslerimiz birbirine karşıyordu "tekrar söyle ..." dedi sırıtarak " seni seviyorum oldumu ? sihirli değnek işe yaradımı bari?" güldü burnunu burnuma sürttü " tamam aferin kızıma, ve bend işe yaradıda senin uyuzluğuna iyi gelirmi? bilemem ""defol git valerion! sensin uyuz !" "tamam tamam kızma " tamam ağzımı açıcaktımki kapı çaldı draco nefesini vererek üstümden kalktı bende doğruldum sinirle konuştu "kim bu ya?" "bizimkilerdir " ofladı "ben iniyorum " dedi draco " tamam in bi lavoboya girip geliyorum " "tamam" draco aşayainerken ben lovoboya girdim ve yüzümü yıkayığ kendime geldim ve merdivenşerden aşağı inmeye başladım kapı bana taraf açıldığı için kimin geldiğini göremedim ama draconun yüzü çok gergin görünüyordu "geldinmi" dedi gerin bir şekilde "evet kim gelmiş?" dedim kapıya yanına gittim ve anlık gördüğüm kişiyle dumura uğradım abim gelmişti ve tanıdğım abim değil yıllardır bilmediğim yeni öğrendiğim hayatını maffettiğim abim gelmişti marco kılıç gelmişti " merhaba..." dedi çekinerek şaşkınlıkla, zorla kekeleyerek konuştum"m-merhaba ..." "içeri gelebilirmiyim? özür dilerim rahatsız ettim" "tabi pardon" dedim ve içeri davet ettim draco çekinerek eliyle davet etti kapıyı kapattı " otur lütfen " dedim ve üçümüzde oturduk kısa bir süre sessiz ve gergindi ortam " siz hala kavgalımısınız?" dedi bi anda kılıç bize bakarak ikimizde aynı anda konuştuk " yoo " "yoo""iyi peki..." diye yanıt verdi kılıç "bişey mi oldu?" dedim merakla "hayız, yani evet..." "sorun ne ?" dedim ama gözlerim dolmaya boğazım düğümlenmeye başlamıştı "bak seninle konuşmam gereltiğini düşündüm rahatsızlık vermemişimdir umarım gitmeyi düşündüm ama hem sen yalnış anlarsın gibi geldi hemde arkadaşlarınız kalmam için okadar ısrar ettiki kıramadım yalvardılar resmen " gülümsedim "onlar öyledir hatta ayaklarına bile kapana bilirler " oda güldü "evet o potansiyeli gördüm" üçümüzde güldük " bu arada senden rahatsızlık duymuyorum ve buarada gitsen bende üzlürdüm iyiki gitmemişsin..." dedim zorlula anlık dondu "iyi ozaman şey konuya geleyim nedüşündüğünü biliyorum dün söylediğin kelimelerde aklımda çıkmıyor nasıl olduğunu görmek istedim... kendini suçlamanı istemiyorum... senin hiç bir suçun yok benimde bir suçum yok aslında bakacak olursan ne kadar kızgın olursak olalım... annemiz ve babamızında suçu yok... her ne kadar kızgın olsak suçları varda yok aslında" "ne demek istediğini anladım asıl suç büyük babamızın diyorsun baktığında öyle tabi ..." "bu arada tekrar söylüyorum senin bir suçun yok..." gözlerim dolmaya başladı "ya sen nasıl bu kadar sakin kalabiliyorsun?! ya benim yüzümden hayatın mafolmuş ... benim için... nasıl bana karşı bu kadar iyi olabiliyorsun üstüne birde beni öldürmeye çalışmakla suçladım seni!..." derin bir nefes verdi oda zorlanıyordu "birinci ben küçüklüğümden beri bu gerçeğe alıştım ve sen bunu iste yada isteme benim canımdan kanımdan bir parçasın sen benim kardeşimsin birdaha olsa gene yaparım... ve senin suçun değildi ve bende senin yerinde olsan aynı şeyi düşünürdüm " gözümden bir damla yaş düştü draco sessizce duruyordu sadece " ben... ne diyeceğimi bilmiyorum özür dilerim" " ağlama... özür dilemen gerekmiyor ... ""tamam pardon" "pardonda özür dilemenin farklı bir yolu" dedi gülerek ağlarken güldüm "evet haklısın"" sana anlatmak istedim bilmek istersin diye...""eve doğru düşünmüşsün benim senin karşına çıkacak yüzüm yoktu" "tekarar söylüyorum bunu aş tamammı ve sana yemin ederim şüphe etmen gerçekten doğal ama sana herhangibi bir zarar vermedim" "evet biliyorum yıllarca ablam ve aslan abimle birlikte korumuşsun beni" yüzünde buruk bir gülümseme oluştu "evet sessiz tepe sığınağında on iki yaşında kaçtım ve yıllarca sokaklarda yaşadım gerçek düşmanlar ve dostlar edindim sokaklarda yaşamak orada yaşamaktan daha iyiydi yıllarca düşe kalka bata çıka güçlendim büyüdüm ve zamanı geldiğinde kardeşlerimin larşısına çıkacaktım yıllarca uzaktam sizi izledim ablan bir şekilde bişeylerden şüohelenmiş ve bazı anıöar hatırlamış bir kaç kere çok küçükken ellayı oraya getirmişlerdi ve araştırmaya başlamış ben kendi kardeşim trafından yıllar önce araştırılmaya başlandığımı öğrendim ve uygun bir zamanfa kısa sürede karşısına çıktım sonra aslanla aynı ayda öğrendiler sindirmeleri biraz zor oldu başta ikiside senin hibi kendini suçladı" "insanın elinde değil otamatil benim yüzümden diyor...""anlıyorum... " kısa bir süre sessizlik oldu yanıma kadar geldi oturdu "yaşadığın herşey için özür dilerim ve seni suçladığım için ""sorun değil bak...""evet?" "beni ister abin olarak kabul et ister etme hiç sorun değil ister ilk tanıştığımız günki gibi kalırız yada hiç tanışmamışız gibi insanların hayatını maf etmeye gelmedim " gözlerim doldu yine sanki onunda dolmuş gibiydi "bak ne diyeceğimide pek bilmiyorum... ama senin bir suçun yok hiç bir zamanda sana kızmadım hiç ..." "gerçekten bana hiç kızmadınmı ?... hiç nefret etmedinmi benden ?... ""hayır hiç nefret etmedim senden ... tam yanındaolmasamd uzaktan yıllarca yanında olduğum küçük kız kardeşimsin ..." " ah tanrım keşke daha önce çıksaydın karşıma ... ""aslında sana bişey anlatacağım ... ""evet...? ""türkiyede okuduğun zamanlar her gün seni soförlerden biri alırdı ""evet...?" "okulan çıktığında dört beşkişil bir erkek gurubu çıkmıştı karşına bir gün ""evet ? hatırlıyorum çünkü çocuğu birini okulda rezil etmiştim " bir okulda bir gün çocuklardan biri bana çok ayıp bir şaka yaptı bende çocuğu oulda rezil edip hakaretler yağdırmıştım oul çıkışında beni sıkıştırmaya başlamıştı ama ünüversite çağlarında bir çocuk gelip bi anda beni korumuştu "işte biri geldi yanına çocuklarla kavga etti hatırlıyormusun ? " gözlerim dolmuştu caı ile gülümsedim "evet o sen miydin... ? ""evet o bendim ... karşına çıkamadım çünkü bu riskliydi dengeyi bozmak istemedim ama seni sizi hep uzaktan izledim her okul çıkışında bir köşeye saklanırdım o günde korktum senin için ve dayanamadım..." gözlerimden yaşlar akmaya başladı onunda gözünden yaş akmaya başladı "teşekkür ederim..." "hiç önemli değil..." kendimi tutamadım ve ona sarıldım başta şaşırdı kaldı öyle ama sonra yavaşça karşılık verdi " ne olduğu umrumda değil sen benim abimsin .... aslan abimden farkın yok benim için zaten seni ilk gördüğüm andan beri sevmiştim sana baim gibisin demiştim ama zaten abimmişsin ""evet öyle , benim abin olarak görüyormusun ? aslan kadar severmisin beni ? ""tabiki sen benim abimsin aslan abim benim için neyse sende osun " gülümsediğini gördüm büyük bir hüzünle " bana şey dermisin ? hep aslanı kıskandım bu yüzden..." kendimi çektim ve ona baktım "abi... benin abim... abicim kılıç abim ..." gözünden yaş akığını gördüm " iyileşti bütün yaralarım çocukluğum... tek bir kelimenle yeniden hayat buldum kardeşim ... herşeye değerdi ..." " gerçektenmi...?" "gerçekten ..." bir kez daha sarıldık gözüm dracoya kaydı sessizce bize bakıyordu yüzünde acı bir tebessüm vardı gözleri yaşarmıştı"bence artık ağlamayalım " "bencede..." dedi oda "bu arada bizimkiler sizi kahvaltıya çağırıyor bana sordular söyledim bende açma poğaca börek ne varsa söyledik " "ay iyi olur dravo gidelimmi?" "gidelim tabi hem bizimkiler söylenecek yine yakında bizimle vakit geçirmiyosunuz diye sızlanmaya başlarlar" dedi draco" ozaman gidelim " dedim"tamam yalnız bişey soracağım " dedi abim "evet?" dedi draco "böylemi gideceksiniz?"" evet ne varki?" "yani yan tarafya?" "tamamda draco kardeşim çıplaksın" ikmizde aniden şaşkınlıkla birbririmize baktık draco üstsüz uyduğu için unutmuştuk ve aşağı öyle inmişti "hassiktir ben unutmuşum!" "belli oluyor? ""düşündüğünüz gibi değil !" dedi draco telaşla "bişey düşünmüyorum ve düşünmek istemiyorum""abi şey ... o üstünü değiştiriyordu kapı çalınca ben lavobodaydım o da öyle inmiş" dedim talaşla "sormadım açıklama yapmana gerek yok ama bailik damarım istemsizce kabarıyor draco üstünü giyinsin gidelim ""tamam " dedim utanrak "bence sende değiştir " "bence gerek yok ya ""tamam ama bizimkiler havuza falan girerler sizde girersiniz belki ? " " a doğru ya ben gidip hazılanayım bari " draco ile ikimizde yukarı çıktık "senin yüzünden yerin dibine girdim ya !" "aman bişey olmaz ailenin yüzüne draco biz neden sevişmiyoruz sevişielim yatak sadece uyumak için değildir diye bağırdın " "ya bunu neden hatırlattınki !""hatırlanmaycak gibi değilki !" dedi gülerek "neyse sus ya !" banyoda üstüme bayomu giyindim üstüne bol pantolonumla gömlek geçirdim banyodan çıktım anlık duraksadım draco mayosunu giyinyordu gözlerimi kaçırdım başımı çevirdim "giyindinmi ? " dedi draco "evet pardon giyinmişsindir sandım " güldüğünü duydum " görmediğin şey sanki " dedi gülerek "ya susarmısın !" "tamam giyindim " oda doğru döndüm "şortun üstün pantlon giyinmek zor değilmi ? ""evet ama orada uğraşam böyle daha kolay " "tamam " aşağı indik inerken seslendim "abi burda mısın ?! " indiğimde güldüğünü gördüm "Burdayım gidersem ayıp olur gibi geldi" "İyi yapmışsın" "Giyindinizmi? Küçük azgınlar?!" Anlık döndüm kaldım "N-ne?" "Ablan yani Ella olanları anlattı onu bilirsin çok şamatacıdır bayılır böyle şeylere" "Ya hayır ya!" Draco ve kılıç ikiside güldü draco ailemin diğer üyeleine kıyasla kılıç abinle daha rahattı çünkü onunla senelerce abim olduğunu bilmeden iş yapmış güzel bir dostluğu vardı" Afetim kusura bakma ama bundan kurtulamazsın" "Evet kardeş o biraz zor " "Ya kapatabilirmiyiz konuyu " " İyi tamam kıyamam " kılıç abim yanıma geldi kolunu omzuma attı sarıldı " Gıcıklar" "Uyuz " dedi draco gülerek "Sensin uyuz!""Haha aynen inatçı keçi" "Valerion!""Elserin!" " Neyse " diye Arya girdi abim ve devam etti " Sana ilk abi tavsiyemi vereyim güzel kardeşim""Evet?" " Ne olursa olsun çevrende sadece gözün kapalı güvenmeyeceğin insanlar varken kendini bırak yada onların dışında biri varsa yada yabancı bir ortamdaysan parti gibi içmende sorun yok ama asla sarhoş olma asla kendini kaybetme draco yanında olmasaydı başına çok şey gelebilirdi bilincin yerinde değil çünkü ""Haklısın sanırım uzun zaman sonra kendimi o gün partide okadar mutlu hissetim ki dracoda yanımda olunca kendini serbest bıraktım belkide bir çeşit katarsizdi" "Olabilir ve asla başka bir insanın elinde içme dikkat et binada içkine bişey kata bilirler bu en çok olan şey" " Olur unutmam" "İyi unutma" "Sen şimdiden bana nasihatler vermeye mi başlandın?" " Akbıyık ben abi dün birbirmizi tanımamız umrumda olmaz" "İyi ikinci draco oldu başıma " " Benden iki tanemi kulağa harika geliyor " "Ha ha aynen" sırıttı "Yalnız ken öyle demiyosun ama" "Valerion!" İkiside güldü " Yalanmı?" " Kardeşimden uzak durvalerion!" Dedi abim gülerek dracoda güldü" Kardeşin nişanlım ve her gece kollarımın arasında uyuyor " "Draco!" Dedim şokla " Şerefsiz!" Dedi abim gülerek " Evet aynen kardeşim!" "Neyse senle uğraşılmaz birader"" Y aynen abi boşver onun üç kelimesinin beşi yalan " draco şaşkınlıkla yüzüme baktı " Abartma ! Gene eski şeyleri açıyorsun!""Eski dediğin dün olan olay!" "Of afet of anlamak zorla inat ediyorsun !" "Sizin aranız bozukmu hala?" "Afetin abartması kılıç!" " Ne abartması! Benden sır sakladın!" "Hey bı dakika bı dakika " İkimizde durduk abim konuşmaya devam etti " Bakın ikinizdend büyüğüm senin zaten abinim o yüzden size bir şey diyeceğim " "Evet?" Dedim merakla " Bak afet özellikle draco'nun söylememsini ben rica ettim çünkü bunu ben söylemek istedim sanada diğerlerinede bende dracoyu yıllarca kandırdım kimliğimi sakladım size zarar vermek için değil korumak için ve bence onun söylemesi daha kötü olabilirdi" Derin nefes verdi ve devam etti " Bak şimdi size anlatacağım şeyi sakın unutmayın ikimizde yirmi yaşında genç insanlarsınız ve aşıksınız ne güzel kavga etmeniz bile bunu gösteriyor şimdi size sözüm şu... Dünyadaki tüm ilişkiler ebeveyn çocuk , kardeş ilişkisi arkadaş hatta öğretmen öğrenci romantik ilişki fark etmez " ikimizi de baktı ve bir iki saniye duraksadı devam etti"bütün ilişkiler dört temel şey üzerine kuruludur sevgi saygı güven anlayış bütün ilişkilerin temeli sağlamlığı bu dört şeyin üzerine kuruludur romantik ilişkide tek fark temastır ama ilişki fark etmeksizin bu dört şeyden biri olmazsa o ilişki olmaz sizde ne olursa olsun bu dört bağı koparmayın şimdi ikinizinde birbirinize anlayış bağınızı göstermeniz lazım ilişkinize karışmam ama bu size bir dost tavsiyesi " ikimizde uzun süre sessiz kaldık " Ve son olarak" dedi ve devam etti " En yakın arkadaşlarınızda olsa kimsenin yanında sorunlarınızı belli etmeyin" "Tamam abi hadi gidelim mi?" " Evet bencede gidelim" dedi draco "Tamam " dedi abimde draco bizim yanımız geldi kılıçın yanında durdu " Senin yüzünden benim başım belaya girdi " "Abartma koçum abartma her şey çözülür" ikisi yan yana okadar iyi duruyordu ki ikiside heybetli uzun yakışıklı adamlarda boyları hemen hemen aynıydı ama biri sarşın biri esmerdi ama yan yana çok iyi duruyorlardı "yalnız bişey dicem " "evet ? " dedi kılıç "evet ?" dedi draco "ikiniz yan yana okadar iyi görünyorsunuz ki biriniz sarışın biriniz esmer böyle hoy maşşallah diyesi geliyor insanın ikinizd3 böhle boylu poslu ağzımın suyu aktı resmen " ikiside güldü "bunu iltifat olarak kabul ediyorum " dedi draco "yani..." " e ozaman gel sende ortamıza bi sağ koluna draco sol kolunada ben gireyim " "ay olur valla" diye ikisin arasına koştum " gel bakalım" dedi draco gülerek ikiside kollarını açtı ikisininde koluna girdim "beyler !" üçümüzde gülük ve evden çıktık ve hemen yan taraftaki arkadaşlarımızın kaldığı villaya geçtik "ooo bizimkiler gelmiş!" dedi hemira ev mis gibi yemek kokuyordu "aşkım gelmiş" dedi luna bizimkilerlle tek tek selamlaştık"yalnız maria sana bir sorum var ?" dedi elaris "evet ?" "neden senin sülanen bukadar iyi !" "derken?" dedim gülerek"ya annan baban olay! ablan abin olay ! yeni abin çıktı ortaya oda olay ! sevgili müstakbel kocanı zaten biliyoruz o ayrı bir olay ! " hepimiz güldük " ay elaris ya !" "ne kızım ?! nerden buluyorsun bunları !" hepmiz güldük "valla kanka doğuştan geliyor yani draco ile bile doğmadan nişanlandım yani..." hepimiz deli gibi kahkaha patlattık "ay kanka çok iyi doğru diyon" dedi newan"benim travmalarla dalga geçiş!" dedi heylen "izahı olmayan şeylerin mizahı olur kardeşim " dedi draco "yalnız ben bu sözü çok sevdim sürekli izahı olmayan şeylerin mizahınolur diyesim geliyor " dedi rowen ama izahı olmauan şeylerin mizahı olan lagını türkçe söylemye çalıştığı için pek düzgün diyememişti "ah bide doğru söylesen" dedim gülerek hepimiz güldük"ya napayım sizin dilinizde çok zor maria!" "ay asıl sizin diliniz zor mesela neden kadına ve erkeğe bahsedirken farklı o kullanıyorsunuz ki ! yok kadına she yok erkeğe he yok cansız nesnelere ve hayvanla it ne gerek var?! hepsine tek bişey diyio geçin işte !" bizim kiler güldü ama tam anlamadı "ay maria !" "draco şunlara tam olarak anlatamadın ben sen anlatsana ana dilin ingilizce daha iyi açıklarsın" "tamam ben anlatırım" dedi draco ve bizimkilerin anlayacağı şekilde n3 demek istediğimi anlattı "haaa anldım şimdi!" dedi rowen"mantıklı abi kız!" dedi cayric "hemde baya haklı fransız öğrenmek bile sizinkindem daha kolay !" dedi leyla "vay bakın küçük hanımafendiye sende fransızcadamı biliyorsun?""evet italyancda biliyorum naberrr!" hepimiz güldük "işte benim kardeşim!"dedi burak "neyse hadi masaya geçelim!" dedi lunaria ve masaya geçtik masaya türk börekleri çörekleri ile donatılmıştı gözüm şenlenmişti valla çok özlemiştim"ay abi çok iyi etmişsin ya!" "ne demek bizimkiler istedi " herek çay ve poğaça keyfi yapıyordu dışardan hazır kahvaltılıklarda söylemislerdi peynir domeyes salatalık tarzı ortam harikaydı draco bile iş tahla yiyordu herkes iştahla yiyordu gerçi"ay afet bunlar ne böyle bu kadar lezzetli bişey olabilirmi!!!" dedi cayric "ya öyle işte " "yalnız burda bu ülkede obez olmak çok kolay " dedi draco "evet gerçekten zor " "yanlız söylemeden edemeyeceğim siz bianda bukadar yakın olmamız şaşırtı abiler havada uçuşuyor " dedi cayric kısa bir sessizlik oldu "onlar kardeş cayric normal " dedi hemira "ay bende anormal demedimki " "yani evet bira garip ama yani aramızdaki bağdan olsa gerek birbirirmize karşı bir iticilik yok aramızda sevgi var " dedim gülerek " evet öyle okadarda garip bişey değil arda ciddi bir sorun yoksa " dedi abim sohbet ederken yemeğimizi yedik ve bizim kiler havuza girmek istediler içecek bişeyler aldık ve havuza gittik "havuza girecekmisin ?" dedi draco "yani yüzmeyi severim bana iyi geliyor hem bikini giymişken girmemem saçma olur""evet " dedi elini belime koydu "napıyorsun ?" dedim ona bakarken "abinin tavsiyesini unuttunmu?" dedi sırıtrak bizimkiler havuza atlıyordu "gıcıksın velerion !" "bende seni seviyorum güzelim ""HEY MARİA VE DRACO !" diye bağırdı havuzdan heylen "NE ? " dedi draco "GELMEK İÇİN DAVETİYEMİ BEKLİYORSUNUZ ? " "GELİYOZ LAN BAĞIRMA !" "İYİ CİLVELEŞMENİZ BİTTİYSE GELİN !" "AYNEN YALNIZKEN CİLVELEŞİN LÜTFEN !" dedi morgan"gidelim ozaman " dedim üstümüzü çıkarıp havuza girdik yüzdük eğlendik güzel vakit geçirdik " ay çocuklar havuz sızak ama dışarsı buz hava kararmadan içerimi geçsek güneş batıyor ""elaris haklı sonra donacaz " dedi heylan "bencede gidelim " dedim bende ve hepimiz havuzdan çıktık hava soğuktu ama soğuk havada sıcak havuza girmek çok güzeldi herkes koşarak içeri geçtiüstümüzü giyindik herkes söminenin önüne toplandı ve beraber kart oyunu oynamaya başladık "sıra döndü bu kartı koyun bir kart atma hakkım daha oluyor atıyorum ve artı iki abicim kusara bakma ama iki kart çekiyorsun ! " herkes güldüğünde kılıç abim homurdarak desteden kart çekti "ya başlarım böyle işe ! sende kusura bakma diye diye hep bana geçiriyorsun afet ha ! " hepmiz güldük "aşk olsun napayim ama şans oyunu abi ! ""neyse giren bana yine bana girdi " herkes güldüğünde draco lafa girdi sol trafımda oturuyordu abimde sağım oyunu başlatan tarafta bendim "zaten kılıç bisana bi bana geçirip duryor !" "ya siz ne terbiyesiz mızmız çocuklarsınız ya nebiçim konuşuyosunuz girdili çıktılı !" dedim gülerek "diyene bak !" dedi kılıç "yani güya si giriyor ama elime baakın elim kart dolu sığmıyor amk sığmıyor !" dedi heylen "susunda oyanayın amk !" dedi lunaria "aynen oynayınlan artık !" dedi leyla "sıra kimde amk !" dedi rowen "kılıçın yanında kim var ? " dedi burak "sen varsın amk !" dedi cayric " ozaman kılıç çektiğine göre oynayamıyor ben atıyorum artı dört joker ! ""yok ebesinin nikahı ! " dedi leyla " kusura bakma kerdeşim ""neyse renk söyle !" dedi leyla kart çekerken "düşünüyorum " dedi burak "neyini düşünüyorsun at geç be !" dedi elaris "aynen söyle şu rengi !" dedi rowen"aynen burki nazlanma !" dedi morgan "bu oyunu oyamyınca hepinizin gerçek yüzü çıktı ortaya " dedi morgan " seninkinede gördük az kalsın kartı ağzımıza sokuyodun !""siktir la ! o kapak hareketini yapmayacaktın ! ""neyse oynayın artık lan !" dedim sinirle "tamam renk yeşil " "ananın a... yeşil ! başka renkmi kalmadı lan ! " dedi morgan " kalmadı amk ! sanmı sorcam ?!" diye cevao verdi burak gerçekten çok eğleniyordum morgan söylene söylene söyle desteden kart çekmeye başladı yaklaşık bir dakika boyunca onu bekledik en sonunda oynadı sırada elaris vardı"oyna hadi elaris !" dedi morgan "bakıyoz bi saniye !" elaris kartını attı ve sıra hemiraya geçti "aha artı iki ! " yanında rowen vardı "canım sevgilim senin atcağın kartın ben taaaa " hemira kafasına vurdu "çok konuşma rowen oyna ! sen bana atarken bişey diyommu ? " "ya oyun aşkım napayım ! ""bende sana garazim olduğu için yapmıyorum ya ! ""ama be !" diye öfleyrek kart çekti rowen sonra sıra nevana geldi "valla kazanmaya çok yakınım !" elinde üç kart vardı birini oynadı yalnız benim elimde tek bir kart vardı ve elimde joker renk değştirme kartı vardı herhangibi bir artı kart gelmezse kazancaktım "valla benim elimde tek bir kart var newan belli olmaz " " aynen öyle her an artı bir kart gelebilir !" diye cevap verdi newan "aynen bakalım sıra cayricte ! " cayrik kart attı "oynadım sıra lunariada ! ""oynuyorum !" dedi ve kart attı lunaria ve sıra dracoya geldi elinde üç kart vardı "evet sıra dracoda !" dedi kılıç "oyna bakalım valerion " "tamam oynuyorum ! " joker kart attı oyun yapıp heycanla baktım "renk ? renk ne ? " "mavi " "evet baklım dın dı dın bakalım maria kazanacakmı yoksa desteyemi gidiyor" dedi morgan ve hızla joker kartımı koydum Herkes bı ağızdan oooo ladığın ellerimi uzatım " Eveettt millet! Kartlarımı alayım puancıklarımı verin bana" " Hangi renk gelse kazanacakmış ya! " Dedi heylen "Ulan draco yokmuydu artı iki falan" draco çevirdi kartlarını gösterdi sade kartlardı"Yok ulan olsa koyardım" ona döndüm baktım "Ha olsa bana kart çektirirdin yani ?!" Şaşkınlıkla bana baktı "Güzelim oyun bu ama sende ba-" sözünü kestim "Anladım ben ağlayacağımı " "Ya bak ya oyun bu güzelim". Dedi draco güldüm "Şaka yaptım şaka tabiki koyacaksın" imalı gözlerle bana baktı "Sen yokmusun sen" "Evet hadi puan hesaplayalım yüksek ihtimal beş yüzü geçti "Dedim ve puanı hesapladık ve 540 puanla birinci olmuştum saat akşam sekiz olmuştu ki akşam partiye gidecektik ve vedalaştık herkesle iyi akşamlar dedik ve çıktık hiç bişey konuşmadık zaten kısa bir yoldu Villaya girdik ve direk yukarı çıktık " İlk senmi duşa girmek istersin?" Dedim ona bakmıyordum dolabımdan kıyafet seçiyordum " Seninle girmeyi tercih ederdim..." Dedi gülerek anlık yerimde sıçrayıp sertçe dolabın kapağını kapattım "NE?!" Güldü "Yok bişey girsen ilk" bişey demeden eşyayalarımı alıp duşa girdim kısa sürede duştan üstümü giyinip çıktım koltuğun üstünde oturuyordu "Girebilirsin." "Tamam " dedi ve duşa girdi Saçımı yaptım ve birazda makyaj yaptım o sırada bornozla draco çıktı anlık bu tuhaf oldum ama hiç ona taraf bakmadım dolaptan kıyafetlerini aldı kapağı açtığında bana traf açıldı ve kapağın arkasında giyindi derin bir nefes verdim üstünü giyindi siyah bol pantolonla siyah Kazak giyinmişti ve yarı klasik spor ayakkabılarını taktı ayağına Bende siyah pantolon giyip siyah Kazak giyindim ve siyah orta boy topuklu botumu giyindim yanıma geldi "Saç kurutma makinesi ile işin bittimi?" "Evet alabilirsin " yanıma pufa oturdu "Napıyorsun?" "Saçımı kurutacağım burası rahat ayında iyi " "İyi peki" ben takılarımı takarken o hızlıca saçını fönledi O ayağa kalktı montunu giyindi Bende kalktım " Hazırmısın?" Diye sordu bana "Evet hazırım" montunu giyindim çamtamı telfonumu aldım ve yola çıktı ona gideceğimiz yeri söyledim onun dışında hiç konuşmadık bu seferki yer biz çokta uzak değildi Bir saat sonra vardık ve yine bir kaç kilometre öteden müzik sesleri duyulmaya başlamıştı uzun süren sessizliği bozan o oldu "afet...""evet ? ""eminmisin ? ""evet eminim, artık oyun bitti... " " korumalar hem yakında bende yanında olacağım tamammı ? ""tamam . ""alp aksoy çok tehlikeli ve kindar biri gözünü karanlık bürümüş gibi dikkat et "" biliyorum üzücü olanıda bu zaten eskiden böyle değildi ... "" hala ona değer veriryorsun ... ""dostumdu aklına farklı bişey gelmesin onunla aramla romantik bişey geçmedi " "biliyorum , söyledin ayrıca özellikle aileme inat olsun diye senden önce hayatımda birileri oldu seninde olsa sorun edecek biri değilim ""neyse konumuz bu değil şuan ""haklısın... "" arabamı korumaların getirdi değilmi ? ""evet" "tamam hadi gidelim " pistin başına gittik ve arabadan indik topuklarımın sesi yankılandı adeta draconun aventedoru ile gelmiştik yine arabdan indiğimizde çıplılar ve alkışlar yükseldi bade,mert,nazlı ve kayanın yanına gittik poyrazda ordaydı "evet millet naber " dedim gülerek "iyi afeti devran sana sormalı" dedi Mert "Evet karşiiimmm " dedi nazlı "Nazlı şimdiden içtinmi sen?" Dedi kaya " Ne alakası var şaka yapıyorum" Diye cevap verdi nazlı " Neyse afet bu gün ki yarış için emin misin ?" Dedi bade "Evet eminim?" " O teklifi neden kabul ettin ki?" Dedi Mert "Ne teklifi?" Dedi draco ona döndüm "Olan olaylardan söylemeyi unuttum o gün sabah Alp benim geri döndüğümü görünce bir rövanş tarzı yarış teklif etmiş vadeyi aracı olarak kullandı " "Anladım tamam " "Neden kabul ettin afet en son yarışınızda hiç hoş şeyler olmadı o artık eski Alp değil biliyorsun" dedi Mert"Biliyorum ama öyle bişey öğrendim ki... draco sayesinde bunun olması gerekiyordu..." " Ne öğrendiniz ?" Dedi nazlı İkimiz beraber ne olduğunu anlattık çok şaşırmışlardı ama bu yanda da gürültüden konuşmak çok zordu insanlar merakla yarışı bekliyordu "İnanımıyorum ya" dedi bade "Bunu beklememiştim " dedi kaya kendi aramızda draco'nun arabasını konuşurken gelen araba sesi ile İnsanların sesi yükselmeye başladı ve bir araba sislerin arasından yaklaşmaya başladı herkes kim olduğunu biliyordu kılıç Çetesinin lideri eski dostum Alp Aksoy arabasını benimkini yanına Park etti arabadan indi onu gördüğümde tuhaf bişey hissetim nostalji gibi yada belki de üzüntü ve kırgınlık yanımıza doğru geldi gelirken bi dracoya bi bana ve bizimkilere bakıp sırıtıyordu yanımıza geldi ve elini uzattı o öylebi gülümsüyorduki sanki çok mutlu gibi komik bir durum var gibi hissetiriyordu ona bakınca otamatik gülei geliyordu inasanın manipulatif şerefsiz... ama hala yakışıklıydı yalan hatta dahada yakışıklı olmuş diye bilirdim teni çok esmer biri değildi ama saçı siyah açık tenli yeşil gözlü uzun boylu biriydi siyah pantolon siyah Kazak giyinmiş karşımda duruyordu " Alp Aksoy seninle yeniden karşılaştık ..." Güldü "Vay !vay !afet ablam hoşgeldin! nasılsın? iyisin aynı ben işte sende ne var yok ? Gel otur şöyle kıyakmış ablam" kendimi tumamdan güldüğümde diğer herkesde güldü yada gülmemek için kendini zor tutdu draco'nun bile mimikleri oynadığını gördüm " Hala aynısın cıvık Alp " "Ya bak kalbimi kırıyosun ayıp ettin" " Kes uzatma" elini uzattı "Hoş geldin afeti Devran tekrardan ingiltireye bir gittim pir gittin valla " " Hı öyle oldu " elini tutmadım" Elimi tutnaycakmısın bak ayıp oluyor " içimden şerefsiz herif diyip yalandan hızlıca elini sıktım ve geri çektim " Tamam hadi ağzın değil direksiyonun konuşsun !" " Ooo tamam ablacım kızma eski dostuz okadar" " Uzatma evet nazlı sendeyiz " "Aceleciyiz tamam bana uyar " nazlı gerildi başta ama sonra toparlandı yine yarış için ve tabletini yine o büyük ekrana yansıttı ve herkes onu dinlerken pisti anlatmaya başladıNazlı tabletin ekranına birkaç kez tıkladı, pistin kuşbakışı görüntüsü dev ekrana yansıdı. Arkadaki kalabalık bir anda sessizleşti, herkes merakla bekliyordu."Tamam millet, dikkat kesilin. Bu pist bildiğiniz gibi değil... 5 kilometre uzunluğunda, dört keskin viraj ve iki ölümcül U dönüşü var. İlk düzlüğün sonunda sağa 90 derecelik bir viraj var, orada hızını iyi ayarlamazsanız, direk bariyerlere gömülürsünüz."Alp, Nazlı'nın anlattıklarını dinliyormuş gibi yapıp bana bakıyordu. O yeşil gözlerdeki hafif alaycı parıltı, içimdeki yarışma isteğini daha da körükledi. Nazlı devam etti"İkinci bölümde inişli çıkışlı bir asfalt var, burası süspansiyon testi gibi. Gazı köklemek isteyenler köksün ama şunu unutmayın... arabanız zıpladığında direksiyon tutmaz."Draco yanımda kollarını kavuşturmuş, hiç konuşmuyordu ama bakışları 'sakın kendini parçalatma' diyordu. Nazlı gülümsedi,"Son kısım en ölümcülü... çift U viraj. Burada refleksin yavaşsa, kendini gölün içinde bulursun. Ve unutmayın, Alp'in favori yeri burası. Hep orada fark açar."Kalabalık "Ooo" diye tepki verdi. Alp ise "Ne yapalım, yetenek" diyerek sırıttı.Ben ise arabamın anahtarını elime aldım ona doğru eğildim."Bakalım bu sefer o farkı kim açacak, Aksoy."O da bana bir adım yaklaştı, sesi neredeyse fısıltı gibiydi."Senin hızını hâlâ hatırlıyorum, Afet. Ama bu gece... ya kazanırsın ya da arabandan geriye bir enkaz kalır."Kaskımı kafama geçirirken sadece "Denemeden bilemezsin" dedim. arabaların Motorlarının uğultusu, kalabalığın çığlıkları, sisin arasındaki ışıklar... pist artık bizimdi. ikimizde arabalarımızın yanına gittik alp arabasına bindi kapımı açıp arabaya binecekken draco yanıma geldi sorgulayan gözlerle ona baktım önce durdu ve cebinden küçük, siyah bir telsiz çıkardı."Bunu tak. Yarış boyunca kulakların bende olsun." dedi draco "Beni mi yönlendireceksin, yoksa bana emirler yağdıracak bir komutan mı olacaksın?" dedim kaşlarımı kaldırarak "İkisi de. Ama asıl neden... seni kaybetmemek." dedi hafif gülerek"Romantizme bak... Neyse, bu sefer beni yavaşlatma. " gülerek telsizi aldım"Yavaşlatmam. Ama gerektiğinde sana 'frene bas' dediğimde... basacaksın.""Sen yeter ki 'frene bas' deme.""sende yeterki kendini koru lütfen ""iyi tamam şimdi seyirci koltuğuna geç ve harika müstakbel karını izle " sırıttı "tamam ben yerimi alıyorum " ben arabaya bindim dracoda yerine geçti nazlı mert bade ve keremin yanındaydı onlarda dracoyu sevmişti gözlerimi yarış ışıklarına dişkkat ettim bu sefer silahla değil trafik ışıkları misali kırmızı yeşil ışıklar gitmemizi ve durmamızı söyleyecekti Işıklar yanmaya başladı:Kırmızı... Kırmızı... Kırmızı...Yeşil yanar yanmaz ikimizde gaza bastık lastikler resmen piste bağırdı.direksiyonu sımsıkı kavradm motorun kükremesi kalbimde atıyordu. Yan şeritte Alp, yeşil gözlerini kısa bir an bana çevirdi bende ona baktım o bakış "Bu benim yarışım" diyordu. draconun telsizden sesizini duydum "Sağdan viraj geliyor, Alp içeriden zorlayacak. Sakın panik yapma.""O daha direksiyona dokunmadan virajı aldım bile." diye yanıtverdim yola çok dikkat ediyordum ama aynı zamanda korkusuzca sürüyordum bu pist çok tehlikeli yarış ise çok önemliydi Virajın kıyısından kıvılcımlar saçıldı. Arka lastikler hafif kaydı, ama gazı hiç bırakmadım draco telsizden konuştu "Afet, hızını biraz düşür." tam tahmin ettiğim gibi uyarı yapıyordu"Yavaşlayamam. O benim önümde olamaz." diye cevap verdim Alp hızlandı, tampon tampona geldik . Seyircinin çığlıkları motor gürültüsüne karıştı."Sakin ol. Seni provoke etmeye çalışıyor." dedi draco telsizden "Ben sakinim. O daha panikleyecek." dedim hafif gülrekBir sonraki viraja yaklaşırken Alp direksiyonunu sert kırıp benim önünü kesmeye çalıştı draco telsizden bağırdı "Afet! Şimdi sağdan kaç, solda boşluk bırakma!"ben ise refleksle direksiyonu sağa kırdım, yan yana geldik . arabalrımız birbirde çarptı arbalarımız birbirini sürterek ilerledi Metal gövde, metal gövdeye değdiğinde çıkan ses seyircinin içini titretti. benim bile içim tiremişti adrelanin. bu duyguya bayılıyordum "Daha sert oynamaya başladı." diye dracoya yanıt verdim , draco sert ve tehtitkar bir ses tonuyla konuştu "Tek bir çizik alırsan... onu o piste gömerim." "İşte bu tehdit hoşuma gitti." dedim gülerek siktir zaten yarışın heyecanı vardı birde o heycanlandırıyordu onu görmüyordum ama gülümsediğine emindim "beni ciddiyim saçının tek bir teline zarar gelirse soykrım çıkartırım! " güldüm hatta ufak bir kahkaha attım "sakin ol valerion dikkatimi dağıtıyorsun !" "ben ciddiyim afet alevler içinde bırakırım burayı ! dikkat et ! ""tamam ! ""seni seviyorum afetim..." anlık dondum "ne kadar?" diye cevap verdim güldüğünü adım gibi biliyordum "Soykırım çıkaracak kadar ..." "bende..." diye yanıt verdim sadece yarış son sürat devam ediyordu Son düzlükte motorlar maksimuma çıktı. Hava, hızın yarattığı basınçla yüzlerimizi kamçılıyordu. Alp öne geçti, ama ben gaz pedalını tabana kadar bastım. draco telsizden bağırdı "Şimdi! Sol virajda içeri dal, çizgiyi alırsan o biter."ben tam viraj girişinde frenlemeden direksiyonu kırdım. Lastikler çığlık attı adeta , duman piste yayıldı. Alp, momentumu kaybetti; ben çizgiyi aldım Son metrelerde kalabalık ayağa kalktı. Bitirme çizgisi göz açıp kapayıncaya kadar geçti. ben kazanacaktım Motorun kükremesi, seyircinin bağırışıyla karışarak bir uğultu duvarı oluşturdu. ben, bitiş çizgisini geçerken fren pedalına ani bir baskı yaptım lastikler asfalta tutunurken duman bulutları arkasından savruldu.Araba nihayet durduğunda kalbim hâlâ pistte koşuyor gibiydi Direksiyondan ellerini çektim, eldivenlerinin içinde parmak uçlarım yanıyordu.ben kazanmıştım Kapıyı açtığımda, yüzüme sıcak motor kokusu ve yarışın metalik havası çarptı. Seyirci, kimin kazandığını anlamıştı alkışlar ve ıslıklar pistin üzerine yağmur gibi indi. bunlar benim içindi Alp arabasını onun birkaç metre gerisinde durdurdu. Kapısını yavaşça açtı, başını kaldırıp ona baktı. Gözlerinde ne öfke ne yenilgiyi kabulleniş vardı; tam ortasında, "devamı gelecek" diyen o meydan okuma duruyordu. ben ise , hafifçe başımı yana eğip, dudaklarımın köşesinde küçücük ama zafer dolu bir gülümseme ile cevağ verdim telsizden draconun sesi geldi "Bunu izlemesi bile yetti. Gurur duyuyorum." gülümsedim telsizi kulağımdam çıkarıp Draco'ya bakmak için kalabalığın arasına göz gezdirdim. arbadan imdim Draco, pit alanında, kollarını göğsünde kavuşturmuş, gözleri sadece bendeydi O bakış, "Bunu sen yaptın" diyordu. kazanan bendim herkes benim adımı sayıklıyordu draco bana bakıp gülümsüyordu ve herkesle birlikte beni alkışlıyor ismimi bağırıyordu Kalabalık bağırmaya devam ederken, benim içimde içinde tuhaf bir sessizlik vardı. Sanki dünya gürültüyü susturmuş, sadece kalp atışlarını bırakmıştım.O an şunu biliyordumBu yarış sadece hızla ilgili değildi. Bu, benim sahamdı. Ve buraya ait olduğumu kanıtlamıştım ben arabadan indiğimde rüzgâr saçlarımı savurdu. Tam pit alanına yürürken, Alp adımlarını sertçe yere vurarak bana doğru geldi. Yarışın teri hâlâ yüzünde parlıyordu, nefesi hızlıydı ama bakışları daha hızlıydı."Fena değildin... Ama bu, beni geçtiğin anlamına gelmez." dedi gülümseyerek aöa sert bir biçimde omzumu silktim "Geçmişim işte, hâlâ anlamadıysan sana anlatamam."Alp, dudaklarının kenarında ince bir sırıtışla biraz daha yaklaştı, aramızdaki mesafe neredeyse sıfıra indi"Bu sadece bir yarıştı. Bir dahakinde... nefesini bile yetiştiremeyeceksin." dedi alp ben gözlerimi ondan ayırmadan telsizi tekrar kulağıma götürdüm dracoya konuştum "Bir dahaki yarış için izleyici koltuğunu ayırt, çünkü bu sahnede daha çok alkış toplayacağım."Ardından Alp'in yanından geçip yürdüm. Kalabalık sesi devam ediyordu , ama ikimizinde de zihninde bir sonraki yarışın kıvılcımları çoktan yanmaya başlamıştı ben ise elimde arabamın anahtarını tutarken derin bir nefes aldım Adrenalin hâlâ damarlarımda akıyordu. Alp'in son bakışı aklımda dönüp duruyordu. O sırada omzuma sıcak ama sert bir el dokundu. dracoydu"Eğlencen bitti mi, Kraliçem?" dedi draco hafif gülerek ama keskin başımı onaçevirdim gülümsedim"Eğlence mi... buna ancak ısınma turu derim."Draco, hafifçe kaşlarını çatarak bir adım daha yaklaştı. Çevredeki birkaç kişi bakışlarını başka tarafa çevirdi, çünkü aramızdaki enerji resmen hissediliyordu. bi anda dudaklarıma yapışmasından korkmuyor değil gözlerini kısıp baktı alpin o şekilde yaklaşması çok hoşuna gitmemişti"O adam sana o şekilde yaklaşırken izlemek... hoşuma gitmedi." dedi sert bir sesle "Kıskandın mı yoksa?" dedim hafif alayla "Kıskançlık değil... bu, benim olanın yanına fazla yaklaşanları hatırlatma dürtüsü." dedi draco çok düşük bir sesle nerdeyse fısıldayrak bir an sustuö gülüşüm biraz ciddileşti. Draco, elini belime koyarak beni kalabalığın içinden kendi arabasına doğru yönlendirdi."Bundan sonraki yarışlarda... direksiyonun başında olsan bile, yanında ben olacağım. Anlaştık mı?" başımı hafifçe eğip gözlerimi onun gözlerine diktim "Anlaşma sağlandı, Tuğgeneral."Draco'nun dudak kenarı belli belirsiz kıvrıldı, ama bakışları hâlâ sertti. İkimiz yan yana yürürken arkamızda Alp, bizi sessizce izlediğini gördüm "ee şimdi?" "hemen gideceğimizi düşünüyorsan yanılıyorsun kendi barım buradayken partilemeden gitmem " " iyi peki " bara geçtik oturduk bu gün fazla dans etme modunda değildim önce bir tekila shot söyledim dracoda aynısından söyledi beraber kayafa diktik "neden dans etmiyorsun?" dedi draco "bugün dans modunda değilim" " iyi tamam" Motorların uğultusu yerini bas titreşimli bir müziğe bırakmıştı. Etrafta neon ışıklar yanıp sönüyor, insanlar ellerinde içkilerle şakalaşıyordu. bende barda oturuyor söylediğim kokteyli içiyordum draco ile beraber oturuyorduk Draco ise kalabalığın içinde bir an bile gözünü benden ayırmıyordu bardan otururken bir kaç kişiyle selamlaştı gözü hep benim üstümdeydi bizim kızlar dansa çağırmıştı ama istemediğimi söyleuince ısrar etmemişlerdi kokteylim bitmişti kokteyl modunda değildim "poyraz !" poyraz yanımıza geldi"evet afeti devran buyur patron!" " bu kesmedi beni! ve abicim eski usül bir bira!" güldü "olur patron hemen !" poyraz dracoda bir bira istedi ve ikimize bira verdi içikimi içerken bana baktı "Yavaş iç, yoksa direksiyonu sana değil bana vermek zorunda kalırız." dedi draco kısık sesle bana yaklaşarak ben konuştum içimden geçeni söyledim "Belki de o zaman daha güvenli olur. Sen böyle bakmaya devam edersen zaten kaza yaparım."Draco, hafifçe gülümsedi, ama bakışlarında o sahiplenici ton hâlâ duruyordu. Barda yan yana otururken biramdan bir yudum aldım"yine arsız imalar... laflar..." dedi sırıtarak konuyu değiştirerek başka konuya girdim"Yarış hoşuna gitti mi?" gülümsedi kalabalağın içinde biraz ötemizde duran alp e baktı "Yarış güzeldi... ama rakipler pek akıllıca seçimler yapmadı." dedi kahkaha attım, başımj hafifçe salladı. Müziğin ritmi hızlanıyordu , ikimiz bardan kalabalığın enerjisini bir süre izledik. bi yarım saat Sonra Draco, benim elimden boş bardağı aldı ve kenara bıraktı."Artık gitme vakti." dedi"Parti daha yeni ısınıyor." diye cevap verdim saat gece 11:30'du draco yaklaşarak fısıltı ile konuştu "Bizim için asıl parti, buradan sonra başlıyor."kalbim anlık çok hızlandı gözlerimi açtım iki saniye sadece baktım "iyi peki " draconun gözleri parladı gülümsedi"güzel" dedi ve ikimiz nardan kalktık arkdaşlarımıza veda ettikten sonra draconun rabasına bindik benim için yolcu koltuğunun kapısını açtı ben bindikten sonra kapımı kapatıp kendisi soför koltuğuna geçti herzamanki gibi yol boyunca konuşmadık "ne partisi diye sormayacakmısın? " Ben camdan dışarı baktım, şehir ışıkları yavaş yavaş geride kalırken sadece farların aydınlattığı asfalt uzuyordu önümüzde."Yok, sormayacağım. Merak ettirmeye çalışıyorsun ama yemem ben." dedim hafif gülerek.Draco bir an başını bana çevirdi, dudaklarında çok ince, planlı bir gülümseme vardı."Yemeyeceksin ha? O zaman sürprizin tadı daha iyi çıkacak.""Bana böyle şeyler söyleyince beynim hemen üç senaryo yazıyor: ya romantik bir manzara... ya tehlikeli bir gece sürüşü... ya da ikisinin karması.""Üçüncüsü." dedi göz kırparak.Direksiyonun başındaki rahat tavrı, hafifçe gaza yüklenişi... Ne kadar sakinse o kadar tehlikeli oluyordu."Bak Valerion... Bu gecenin sonunda 'iyi ki geldim' dersem, bunu hep hatırlatırım.""Hatırlatman gerekmeyecek." bu adam beni büyülüyordu sanki ona her geçen gün hayran oluyordum Araba kıvrılan yollardan sahile doğru inerken, uzaktan denizin gece karanlığında parlayan yüzeyi göründü. İçimde hem heyecan hem de "başımıza ne gelecek" merakı vardı. anlaşılan yol uzun sürecekti 🔥🌊yazarın anlatımıyla Motorun uğultusu partinin gürültüsünü yutarak geride bıramış. Afet, koltuğa yaslanmış, hafifçe gözlerini kısmıştı. sormayacağım demişti ama merak içini kemiriuordu dracoyada kızgındı ama sevgisi gırım eksilmemişti hatta belkide çoğalmıştı çünkü kavgadaki tavırları içten içe onu etkilemişti her nekadar beni bırak desede seni görmek isyemiyorum desede bu koca bir yalandı . bırak derken bırakma diyordu aslında ve ikiside bunu içten içe biliyordu aslında draconun suçu olmadığı biliyordu ama sinirli ve kırgındıda dracoda bunu biliyor ve anlayışla yaklaşıyor kırgıblığını düzelmek için herşeyi yapıyordu draco afeti valesirin aerveranın o büyük kapısından ana salono girdiğingördüğündem beri delicesine seviyordu ilk günden ilk saatden ilk dakikadan ilk saniyeden beri seviyordu ve onun için her şeyi yapardı ... afet içindeki meraka yenik düşüp sordu yolda uzundu bu onu dahada meraklandırmıştı "Nereye gidiyoruz?"draco Direksiyonun başında, dudaklarının kenarı belli belirsiz kıvrıldı. "Sabret. Sürpriz bu, hatırladın mı?""gıcık" dedi afet fısıldayrak "duyabiliyorum afetim" dedi dravo duyduğunu belirterek "duy diye söylüyorum zaten " diye cevap verdi afet ikiside güldü yola sessizce devam ediyordu ama onların sessizliği bile güzeldi tutku barındırıyordu aralarındaki çekim inanılmaz karşı koyulamaz bir şeydi Sokak lambaları, camdan içeri sarı bir ritim gibi vuruyordu. Yoldan çıkıp uzun, karanlık bir patikaya girdiler. Karşıda, zincirle kapatılmış bir pist kapısı. Draco arabadan indi, afetde merak edip hemen indi "neresi burası? " dedi merakla afet "şimdi göreceksin " dedi draco sıratarak burası özel bir yarış pistiy amakapatılmıştı kullanımıyordu ama draco elserin valerionun işlerine akıl sır ermezdi yirmi bir yaşında genç bir adamdı ama güzü aklı zekası dehşet verici şekilde inanılmazdı kapılardaki zinciri bir hareketle açtı, kapıları açtı korumaları görünmüyordu fazla ama onlar herzaman etraftaydı onları herzamandiken üstünde koruyorlardı yüksek ihtimalle onlar korumalarla gezmese başlarına bir çok şey gelebilirdi draco arabaya geri bindi afette bindi içeri girdiler Pistin ortasında durduklarında Afet, far ışığında kocaman bir alanı gördü.afet bu pisti iliyprdu içine girince tanımıştı ama pist uzun zaman önce kapatılmıştı ama draconun işlerime alışmıştı "Yine mi?" dedi afet "Bunu benden sakladığın yeteneklerine saygı duruşu olarak düşün." dedi draco sırıtarak afette gülümsedi ilerde iki motor vardı "baksen daha neler göreceğiz bu piste girmeyi nasıl başardın başımız belaya girmesin?" "girmez merak etme sen düşünme ben hallettim herşeyi" "iyi tamam cezayı sen ödersin yada hapiste ikimiz yerine sen yatarsın" ikimizde güldük "merak etmesen öderiz ""benden günah gitti" "hadi in" dedi draco ikiside arabadan indi ilerde görünen iki motorun yanına gittiler "motor ha?" afet motorlarıda çok severdi elini motorda gezdirdi " evet araba sürüşünü gördük birde motorda marifetini görmelim " afet gülümsedi"tamam bana uyar" dedi afet motorlarınüstünde kaskta vardı "kaskını tak bakalım bitiş çizgisini geçen kazanır" "tamam kabul" dedi afet ikisi el sımıştı "iyi olan kazansın" dedi draco ikiside motorlarına bindi. Motor sesleri geceyi delip geçti, farlar çizgi gibi ilerledi. Kısa ama sert bir yarış... Lastik kokusu havaya karışırken Afet hafifçe öne geçti, virajı en keskin şekilde döndü. Finişte ikisi de aynı anda frene bastı, duman yükseldi. kısa ama etkileyici eğlenceli bir yarıştı afet arabada olduğu gibi motordada harikaydı ve dravo hayran kalmıştı afet onun hayalindeki kadındı en başından bilse ailesi onu zorla nişanlandığında nışanı boş verin direk nikah kıyalım derdi Draco motorundan indi, ona doğru yürüdü."Seninle baş edebilmek imkânsız."Afet: Gülerek omuz silkti."Bunu yeni mi fark ettin?""hayır bunu ilk günden beri biliyorum seni bu yüzden seviyorum" "parti iyiyimiş bu kadarmı ?" "daha bitmedi gel hadi" ikisi beraber pistten çıktıdraco tekrardan kapıları kapttı arabaya bindi ve tekrar yola çıktılar bu ısa motor yarışı afete iyi gelmiş çok hoşuna gitmişti . Yol, karanlığın içinden denize açılan ahşap bir iskeleye çıktı. Ay ışığı suya gümüş şeritler çiziyordu. araba durdu "vay güzel bir yer" dedi afet"evet çok güzel bir yer ""ama bunun böyle olmaması gerekiyordu" dedi afet gülerek "nasıl? ne ?" dedi draco "yani burası türkiye benim senin gezdirmem rehberlik etmem gerekiyordu " ikiside güldü "eh buda benimle birlikte olmanın avantajı güzelim" "egoist küstah terbiyesiz " "evet aynen öyle , hadi inelim" afet derin bir nefes verdi ve ikisi arabadan indi Draco bagajdan battaniye ve iki şişe içki çıkardı.İskelenin ucuna oturdular, ayakları suya değecek kadar sarkıttılar. Rüzgâr Afet'in saçlarını yüzüne savurdu."Burada kimse yok. Sadece biz." dedi draco"Burası... sakinmiş." diye cevap verdi afet burası huzur verisi ve sesizdi ihtiyacı vardı "Senin gibi değil yani." dedi draco ikiside güldü afet dravoya imalı baktı "bak ya!" "şaka !" draco içkileri açtı birini afete uzattı birini kendine aldı "benim adım maria afet oğlum benim sakin olma ihtimalim varmı?" dedi afet hafif cilveli draco gülümsedi "evet biliyorum sana boşuma afetim demiyorum" Afet kahkaha attı, şişeden bir yudum aldı. ikisi sessizce oturdular afet içindeki hisse karşı koyamadı hala kızgın olsada başını draconun omzuna yasladı draco şaşırdı ama gülümsedi kolunu afetin omzuna attı ona sarıldı afet draconun yanında kendini güvende ve huzurlu hissediyordu hayatı boyunca hissedemediği o tüm duyguları onunla hissediyordu draconun omuzlaro onun için dinlenebilecek bir liman huzur aşın sevginin güvenin bir yuvasıydı dakikalar geçerken zaman karken Uzakta, gecenin karanlığında yavaşça ilerleyen bir tekne belirdi.Tekne, gece yarısının sessiz sularında, hafifçe salınarak ilerliyordu. Gökyüzünde ay, gümüş bir tepsi gibi parlıyor; yıldızlar, denizin üzerinde kırık cam parçaları gibi ışıldıyordu. Afet, rüzgârın saçlarını dağıtmasına aldırmadan güvertede oturuyor, bacaklarını iskelenin kenarından sarkıtmış, suya vuran ay ışığını izliyordu.Draco, kafasını afetin omzunda duran başını yaslamış, elinde yarısı boş bir şise onu izliyordu. Dudaklarının kenarındaki hafif gülümseme, Afet'in habersiz huzurunu bozmamak için bilinçli bir sabır taşıyordu.Tam o sırada, göz ucuyla kıyıya yakın, karanlığın içinde sessizce süzülen bir başka tekneyi fark etti. İlk bakışta sıradan bir balıkçı gibiydi... ama direğin altındaki küçük, siyah zemin üzerine işlenmiş gümüş amblemi gördüğünde, nefesi istemsizce ağırlaştı. S.K.T.'nin nakliye sembolüydü bu. Burada olmamaları gerekiyordu.Draco'nun bakışları, kısa bir an için teknenin karanlık penceresine kilitlendi. İçeride bir gölge kıpırdadı sadece yarım saniyelik bir hareket, ama izleniyor hissi boğazına oturdu. bu onu huzursuz etti bu tekne burda olmamaloydı ve sanki tehlike çanları çalıyordu Yavaşça cebinden telefonu çıkardı ve morgana mesaj attı Morgan, 2 yönünde kıyıya yakın bir tekne var. Amblem gördüm. Gölgeli penceresi olan. Sessizce takip et. morgan çok geçmeden hemen mesajı okudu kısa ve net cevap verdi hemen anlaşıldı.draco afete fark ettirmeden telefonu cebine koydu yüzündeki sakin ifade hala duruyordı Afet, başını hafifçe yana çevirip ona baktı."Ne oldu?""Hiç... sadece manzaranın ne kadar güzel olduğunu düşündüm,"dedi Draco, gözlerini onunkilerle buluşturarak.O an, dalgaların hafif şapırtısı ve gece rüzgârının getirdiği tuz kokusu, ikisinin arasında sessiz bir köprü kurdu. Afet, yıldızlara bakmaya devam etti. Draco ise bir yandan onun gülüşünü izliyor, bir yandan da aklının köşesinde, o diğer teknenin sessizliğinde saklanan sırrı düşünüyordu. afette tekneyi gördü Afet bakışlarını oraya çevirdi."O da ne?" dedi afet Gözlerini tekneden çekmeden içkiyi dudaklarına götürdü. draco "Boş ver. Geceyi bozma."Dalga sesleri ikisinin sessizliğini tamamladı. Şehrin gürültüsünden, pistin kaosundan sonra burası neredeyse başka bir dünyaydı. ikisi şuan mutlu ve huzurluydu araların her ne kadar soğuk olsada şuan bi okadarda sıcaktı 🔥🌊 saat 01:30 saat gece yarısını bile çoktan geçmişti yorgundum partiden başta ayrılmak istememiştim ama drcaonun yaptığı süpriz çok hoşuma gitmişti ama artık yorulmuştum uylumda gelmişti içkilerimizde bitmişti kalktık eşyalarımızı topladık ve yola çıktık yol boyunca hiç konuşmadık Otele vardığımızda gece iyice ilerlemişti. Arabadan inerken sadece ay ışığı ve otelin loş ışıkları etrafı aydınlatıyordu. ben yarışın ve iskele sahnesinin verdiği adrenalinle hâlâ hafif titriyordum, ama yanında Draco olmanın güveni her şeyi biraz yumuşatıyordu."Yorgun musun?" diye sordu Draco, anahtarı kart okuyucuya sokarken."Biraz... ama heyecan hâlâ damarlarımda," dedim gülümseyerek.villanın kapısını açtığında içeriye adımımızı attık; sessizlik, pistin gürültüsünden ve denizin dalga seslerinden sonra sanki bir balmumu gibi bizi sardı. yukarı çıkmaya üşendim salondaki koltuğa oturdum Draco, elini uzatarak battaniyeyi aldı ve bana doğru uzattı."Bunu al, sıcak kal," dedi, hafifçe gülümseyerek.battaniyeyi üzerine aldım, yorgun ama memnun bir şekilde koltuğa çömeldim. Draco yanıma oturdu, omuzlarımız birbirine değiyordu ama sessizlik her şeyi söylüyordu. Telefonlarını bir kenara bırakmıştık; artık sadece bu an ve birbirimiz vardı."Böylesi... iyi geliyor," dedim fısıltıyla. kafamı ona çevirdim Draco, gözlerini gözlerime dikti, sesi yumuşak ama keskin bir tonda"Biliyorum. Bu geceyi hatırlayacaksın, ama sadece güzel yanlarını... geri kalanları unut." dedi hiç bişey demedimben , başını hafifçe eğip omzuna yasladım. Yarışın ve sahilin getirdiği heyecan, bir süreliğine yerini sakin bir huzura bırakmıştı. Kalp atışlarımız birbirine karışıyor, ama ikimiz de bunu fark etmiyorduk; sadece bu sessiz anın tadını çıkarıyorduk."Sabah... ne yapacağız?" diye sordum.Draco hafifçe gülümsedi, başını salladı"Sabah gelir... ama bu geceyi sadece seninle yaşamak istiyorum. Yarın sabah düşünürüz."Gözlerimi kapatırken içimde garip bir tatmin ve güven duygusu oluştu. Bu gece, yarışın, tehlikenin ve adrenalin dolu anların ardından, ikimiz için sadece birbirimizi hissetme gecesiydi. Sessizlik, bir melodi gibi odada dolanırken, uyku ağır ağır kapımı çalmaya başladı. gözlerim kapanmıştı çok yorgundum "bu gün bana iyi geldi ..." diye mırıldandım "banada... ""hıhı..." "uykun geldi hadi yatağa gidelim""hıh gidelim" dedim ama hiç kıprdamadı draconun gülümsediği duydum kendini yavaşça geriye çekti ve ben neolduğunu anlamadan beni kucakladı gözümü hala açmıyordum yarı uykuda yarı uyanıktım sanki kafamı onun göğsüne yasladım "hı napıyorsun..." dedim mırıldanarak gözlerim kapalı "yok bişey sevgilim uyu sen... yatağımıza gidiyoruz... " cevap vermedim ama istemsizce dudaklarımda kısa bir tebessüm oluştu draco beni yukarı yavaşça taşıdı merdivenlerden çıktığını anlaya biliyordum yavaşça merdivenlerden çıktı ve odaya geçtik beni yatağın üstüne bıraktı botlarımı çıkardı ayaklarımıda yatağın üstüne kaldırdı ben ise hiç istifimi bozmuyordumdraco yüzüme doğru yaklaştığını hissetim elini üstüme attığını hissettim yerimde kıpırdandım "hhıı bırak beni..." "sshh sakin ol kabanını çıkarıyorum kabanla uyuyamazsın " beni ensemden tutup kaldırdı oturur pozizyona getirdi gözlerim yarım yumalak açılıp kapanıyordu üstümden kabanı çıkardı ve beni tekrar yatırdı üstüme yorganı çekti yarım yumakal mırıldarak "teşekkür ederim..." dedim "etme..." dedi fısıldayrak saçımı okaşadı ve alnımdan öptü bir kaç saniye sonra onda yatağa girdi yorganı üstüme çekti ve bana yaklaştı her zamanki gibi bana sıkıca sarıldı içimde oluşan dürtü ile düşünmeden ona doğru döndüm kucağına yavru bir kedi gibi sindi gülümsediğini hissetim ikimiz birbirimize sarıldık ve onun huzurlu kollaında kendimi uykuya bıraktım 🔥🌊1 hafta sonra yaşanan onca iyi ve kötü olaydan sonra türkiye tatilimiz artık bitmişti bu gün ingilitereye geri dönüyorduk ailemle kısa bir tartışma daha yaşamıştı hepmiz abilerim ablam annem babam ve ben hepimiz tartışmış ama kırgınlıklarlada olsa barışmıştı artık benim ailem bir kişi eklenmişti bir abim daha vardı ablam abimede kızmıştım siz neden söylemediniz diye bunun böyle olması gerektiğini falan söylediler ve böylece ailecek bir krizi daha atlattık arkadaşlarımda öğrenmiş bu konuda bana destek olmuşlardı şok üstüne şok olmuşlardı tabi onlarda bu bir haftada arkadaşlarımızla bir likte nerdeyse hergün türkiyeyi gezmiz eğlenmiştik onlara kalsa burda bir ay daha kalırdık ama artık gitmemiz gerekiyordu hemdersler iki güne başlaıyordu hemde vizeleri nerdeyse bitmek üzereydi draco ile ikimiz uyandıktan sonra kahve içip valizlerimizi toplamıştık onunla hala aramız kimseye belli etmesekte biraz limoniydi hala ona karşi tepkili davranıyordum içimde birikmiş öfke ve sinir vardı onada çok kırkındım ve bu hisse engel olamıyordum öyleki günlerdir birbirmize yaklaşmıyorduk bile sadece gece yatmak için yatağa girdiğimizde draco bana sarılıyordu okadar en son gece mutfak yemek yerken yakınlaşmıştık ondan sonra bir daha olmamıştı yukarda odada eşyam kalmışmı diye kontrol ediyordum bütüm herşeyimi topladığımdan emin olmalıyımdım çekmecelere bakarken draco valizi kapattıktan sonra yanıma geldi "bişeymi arıyorsun? bişeymi kaybettin ? ""ah hayır sadece her ihtimale karşı eşyam kalmışmı diye kontrol ediyorum ""tamam anladım..." "anlaşılan hiç bişey kalmamış iyi." dedim ve odanın içinde yürürken draco kolumdan yavaşça tutup beni durdurdu "afet..." dedi biraz baskın biraz üzgün bir tonda ona döndüm "ne ?" gözlerini kapattı ve nefes verdi " seni özledim..." yutkundum "ne özlemesi draco ? yanındayımya az önce birlikte uyuduğumuz yataktan kaltık ? ""evet bu doğru... ama bana uzaksın... bu sessizlik böyle ne kadar devam edicek ?""sessiz değiliz konuşuyoruz ya ? ""afet anlamazlıktan gelme ne söylediğimi gayet iyi biliyorsun" "anlamamazlıktan gelmiyorum saçma konuşuyorsun ? ""aramıza duvar ördün afet! ilk tanıştığımız gün bile bu kadar uzak değildik birbirimize! ""bu duvarı sen ördün!" "ya bu daha nekadar sürecek ? hep bana kızgınmı kalacaksın hiç durulmaycakmısın?" "sen durgunmusun ki ? " kısa bir süre sessiz kaldı gözlerimin içine baktı "haklısın bende durgun değilim... ama abininde bunu söylememi istemediğini öğrendin ne diye bana bu kadar kızgınsın anlamıyorum ? ""bak draco sana en başından beri söyledim değilmi ? bir şeyvarsa söyle dedim herşeyi çözeriz dedim , dedimmi ? demedimmi ? ""dedim ama ..." sözünü kestim "aması yok draco ozaman söyliyecektin !" "ama emin olamadım hiç söyleseydim ailenden biri yada sen bunu söylemek sanamı düştü diye bilirdin ! bundan emin olamadım ""evet bunu söylemek sana düşerdi ! sende benim ailemden birisi nişanlım olarak ! bunu duyduğunda en azından emin olduğunda bana söylemen gerekiyordu!" " tamam ne istiyorsun benden ! onu söyle ozaman ! napayım ben ?! günlerdir çabalıyorum ama aramızdaki soğukluk bitmiyor ! ""draco..." lafımı kesen aşağıda kapının sertçe çalması oldu draco derin bir nefes verdi " boş ver afet boş ver ... " dedi ve kolumu bıraktı " kapı çalıyor açmalıyız ..." "tamam sen git ben bavulları getiririm. " merdivenlere doğru yürürken oda bavullara doğru yürüdü merdivenlerden inmeden önce ona doğru döndüm "draco." bana döndü "evet ? ""konuşmamıza gidince kaldığımız yerden devam edebilriz... " derin bir nefe verdi "tamam..." dedi sadece ve aşağı indim oda ardımdan bavulları getirmeye başladı kapıyı açtım bizimkilerin hepsi kapıdaydı "Ay geldinizmi? " Dedim "Yok daha yol dayız " dedi fealen gülerek ona gülerek orta parmak çektim "Oh tamam apla sakin" dedi gareth " Neyse biz bekliyoruz girişte hazırmısınız?" Dedi elaris "Evet dracoda şimdi bavulları getiriyordu " draco bavullarla aşağı indi "Evet hazırız hadi gidelim" dedi draco yayına gittim "Yardım edeyim hepsini sen taşıma " "Şimdi korumalara vereceğim zaten yorma kendini" "Tamam peki..." Çok geçmeden korumalardan bir kaçı geldi "Efendim bavullarla yardım edelimmi?" " Evet lütfen araca yükleyin hatta diğerlerinide çağırın herkese yardım edin çok bavul var" "Emredersiniz efendim " dedi koruma ve diğer korumalara birlikte bavulları araçlara yükledi draco ile ikimiz yalnız tek bir araçta diğerleri üç tane araçlara bölüşerek gidecektik kılıç abim burada kalacaktı onun vedalaşmayı hiç istemiyordum ama o an gelmiş çatmıştı " Burdan gitmenin en kötü tarafı seninle vedalaşmak oldu sende gelsen ?" Güldü abim"İngiltere'de yaşadım çok uzun bir zaman istesem gene yaşarım orada evlerin var ama işlerim burda çok yoğun bir çok çalışanım var onlarında bir lidere ihtiyacı var" "Anlıyorum ama bütün ailem orda ben o koca ülkede yalnızım bu tuhaf hissettiriyor " " Bütün ailem annem baban ablan abilerim hepimiz burdayız tek ben değilim ki" "Bende onu diyorum ya seni yeni buldum hemen ayrılıyoruz yalnız kalacağım" gülümsedi " Yalnız değilsin nişanlın draco var " draco yanımızda duruyordu kafamı ona çevirdik iki saniye göz göze geldik sonra kafamı geri abime çevirdim "Yani evet " eliyle dracoyu gösterdi " Seni önce Allah'a sonra ona emanet ediyorum draco benim yıllardır en yakın doştum ortağım kardeşim benim için aslan gibi yıllarca ondan kimliğimi sakladım yalan söyledim ama o beni onladı o güvendiğim nadir insanlardan biri ve şunu bil kimliğimi öğrendiğinde çok ama çok şiddetli bir kavga ettik " anlık durdum "Ya öylemi ...?" " Evet öyle neyse yalnız değilsin onunla güvendesin ve o seni seviyor aksi takdirde seni ona asla ama asla bırakmazdım " Gülümsedim "Tamam peki benden uzak kalma bak artık aile gurubumuza da eklen din " güldü onu hemen WhatsApp aile gurubumuzada eklemiştik bizde böyleydik işte hayat ne garip neler yaşadık ama düşündüğümüz ve yaptığımız detaya bakın"Uzak kalmayacağım söz Bak evet birbirimizi yeni buldum ve hemen ayrılıyoruz ama nasıl ki ailemiz bazen uzun süreler Türkiye'deydi şuan arada bir türkiyeye geliyorlar benimde durumum aynı İngiltere vatandaşıyım zaten kısa süre sonra İngiltere'ye geleceğim uzun kalacağım bol bol vakit geçiririz" " Peki tamam söz ama ""Söz kardeşim, söz ...". Gözümü kısarak komik şekilde baktım " Namus şeref sözü?" Güldü "Namus şeref sözü !" Diye yanıt verdi abim üçümüzde güldük Birbirimize sıkıca sarıldık "Görüşürüz abicim ..." "Görüşürüz kardeşim benim küçük güzel kız kardeşim" "Seni seviyorum abi" "Bende seni canım kardeşim unutma bu bir veda değil sadece ayrı evlerde yaşıyoruz gibi düşün" " Tamam abim " "Hadi bakalım şimdi okuluna git " " Sırtıma okul çantamı dak Bari " " Olur bak buda beslenme çatan" Kahkaha attı " Abim olduğunu çok belli ediyorsun" " Sende kardeşim olduğunu belli ediyorsun" göz kırptı vedalaştık ve arabaya bindik draco ile yol boyunca fazla konuşmadık tek tük aklıma bişey takılmıştı "draco aklıma bişey takıldı ""nedir ? ""sen türkiyeye gelmedin daha önce ingilterde yaşadın ""evet ?" "e senin özel tasarım araban buraya nasıl geldi ? ""özel kargo uçağı ile getirttim " "anladım peki bu çok zor bişey değilmi ?" "yani evet öyle tabi maliyetlide ama sorun yok hallettim""benim arabam ? ""araban şuan benim arbamın yanında güvende uçakta ingilterye gidiyor" "tamam teşekkür ederim ""etme..." dedi ve biz yolumuza devam ettiksonra havalimanına gittik özel jet ile uçacağımız için özel girişten girdik ve uçağa geçtik herkes yerini aldı nedense gelişimize kıyasla herkes daha yorgun ve bitkin di tatilde insan daha çok yorul dedikleri bu olsa gerek herkes oturdu kemerlerini taktı draco ile hala konuşmamıştık sabahki gerginlik hala hissediliyordu bavullar uçağa taşındı hostesler ve pilot her zamanki anonsu yaptı ve kalktık yolculuğuluğumuz yaklaşık iki buçuk üç saat sürdü Ve bu kısa yolculuk boyunca biraz uyudum biraz müzik dinledim bı ara hep beraber yemek yedik ve zaman aktı ve ülkemden Türkiye'den ayrıldım ve tekrardan ingiltireye geri döndüm herkes yorgundu fazla tantana olmadan hızlıca valserin Aevara'ya gittik odalara gittik saat öğlen bir civarıydı bavulları odalara taşıdık ve herkes odalarına dağıldı draco ile bizde odamıza girdik" Odayı havlandıralım kaç gündür kapalı kaldı havalandıralım " "Tamam " dedi draco ve ikimizde camları açtık kabanımı çıkardım askılığa açtım draconunda gözlerinin bende olduğunu hissetyim oda kabanını çıkarıp askılığa astı "bavullar ortada hoşuma gitmiyor hemen boşaltalım " "boşaltırız " dedi draco tartışmamızdan beri yani günlerdir onunla çok kısa kısa konuşuyordum o konuşmaya gerginliği atmaya çalışıyordu şimdi ben konuşup belkide normal olmaya çalışıyordum "diyorumki akşam yemeğine aşağı inmeyelim günşerdir bizimkilerle vakit geçirdik zaten birazda sakin başbaşa takılalım " draco sessiz kaldı kollarını kovuşturmuş gözlerini kısmış bana bakıyordu yutkundum tekrar "güzel bir makarna gecesi falan yapabiliriz?" dedim sessiz kalmaya devam etti tek kaşını kaldırdı sorgular gözlerle bana baktı "yada mısır varmıydı ? mısır patlatır filim izleye biliriz? telivizyon yok ama bilgisiyar var bişeyler yapıp bilgisiyarı yatağın üztüne koyar izleriz" " afet." dedi en sonunda draco ben konuşmaya devam ettim "sen bana tatlı yapmıştın ben senin elinden yemek yedim ama sen yemedin bence bu durumı eşitleye biliriz" mutfak tezgahına doğru döndüğümde bana arkadam yaklaştığını hissettim kolumdan nazikçe tuttu "afet ." dedi keskin ve sert "evet? ne oldu?" ona doğru döndüm " sorunlarını bu şekilde çözemessin!" "sorun...?" " evet sonrun!" yutkundum o devam etti " ne oldu afet? günlerdir benimle konuşmuyordum dinlemiyordun bakma telezzünülde bile bulunmuyordun !""draco ben sadece .... biliyorsun öfkeliydim çok sinirli ve kırgındım ""bunu biliyorum bak hata yaptım yada yapmadım ama bu şekilde olmaz !" "bak beni anlamaya çalış tamammı? ""anlamaya çalışmıyorum anlıyorum zaten...""anlayış göster ozaman !" "gösteriyorum zaten! kendimi affetirmek için çalışıyorum ! ama sen buna bile izin vermiyorsun! tek bir hatada tek kavgada hemen kaçıyorsun bir dakka öylesin bir dakka böyle ""ben sinirlendiğimde kırıldığımda köşeme çekilirim bu senle alakası yok ailem kavga ettiğimde iki gün boyunca odamdan çıkmadığım yemek yemediğim oldu benim " "benimde günlerce aç kaldığım oldu merak etme anlıyorum diyorum ya ama sen beni hiç anlamıyorsun !" "hayır bak burda dur seni gayet iyi anlıyorum !""hayır ne anlıyorsun ne anlayış gösteriyorsun!" anlık dondum kaldım "bencilsin demeyemi çalışıyorsun ?!""hayır anlamıyorsun demeye çalışıyorum!" "draco gerçekten çok yorgunum ve bu konudan getçekten çok sıkıldım""bende sıkıldım! ya hiç düşünmüyorsun beni!"" hiçte bi kere seni nekadar çok düşünüyorum biliyormusun sen ?! " " hayır anlamıyorsun! bir kere bile benim açımdan bakmıyorsun olaya! bu adam ne yaşadı nedensöylemedi ne düşündü demiyorsun hiç!" anlık sustum kaldım öyle o devam etti " SENİ SEVDİĞİM İÇİN SUSTUĞUMU ANLAMIYORSUN! ZORLUK ÇEKTİĞİMİ SENİN İÇİN BİZİM İÇİN ÇABALADIĞIMI GÖRMÜYORSUN YA!" sesini yükselymişti sanırım artık oda dolmuçtu "BENİM İÇİNMİ SUSTUN?" bende sesimi yükselttim " EVET SENİN İÇİN SUSTUM!" ikimiz bağırarak kavga etmeye başlamıştık "BALAİTH İLE KONUŞALI KAÇ GÜN KAÇ HAFTA OLDU DRACO! " kolumu çektim"EVET BİLİYORUM AMA SEN BÖYLE İLK HATADA İLK YALNIŞTA HEMEN KÖPÜRELERİ YAKACAKMISIN?" " KÖPRÜLERİ FALAN YAKMIYORUM!" "YAKIYORSUN! HİÇ ANLAMADAN BİLMEDEN ABİN GELDİ SANA BEN SÖYLEMESİNİ İSTEMEDİM DEDİ ONA RAĞMEN HALA ANLAYIŞŞIZSIN YA!""İYİ KILIF UYDURDUN KENDİNE !" " BAK GÖRÜYORMUSUN ! HALA ANLAMIYORSUN NE DESEYDİM GELİP SANA AFET AİLEN HAYATIN BOYUNCA SANA YALAN SÖYLEMİŞ BİR ABİNDE VAR SENİN İÇİN ONU BIRAKMIŞLAR HA BU ARADA YILLARCA İŞ YAPTIĞIM ORTAKLIK YAPTIĞIM EN İYİ DOSTUMUŞ MU DESEYDİM?" "EVET DESEYDİN!" "HAH EVET DESEYDİN! NE KOLAY DESEYDİN DEMEK DEĞİLMİ AFET HANIM ! AMA SÖYLEMEK HİÇ KOLAY DEĞİL!" " YA NEDEN NEDEN !" "ÇÜNKÜ NE OLACAĞINI BİLİYORDUM!" "ne demek biliyordum ? neyi biliyordun?" "KENDİNİ SUÇLAYACAĞINI ÜZELECEĞİNİ SENİ ÜZMEK İSTEMEDİM SANKİ SENİ ALDATMIŞIM GİBİ DAVRANMANDAN ÇOK SIKILDIM YETERYA BENDE İNSANIM HATA YAPMA LÜXÜM YOKMU BENİM ! Kİ BENCE HATA DEĞİLDİ VE KAÇ KERE SÖYLEDİM SANA BUNU ANLATMAK BANA DÜŞMEZDİKİ HU SİZİN AİLENİZİN İÇİNDE OLAN BİŞEY BUNI NASIL SÖYLEYEYİM!" " OF YETER ARTIK BIKTIM!" "BENCEDE BENDE BIKTIM!" " SENİ ANLAMADIĞIMI SÖYLÜYORSUN AMA SENDE BENİ ANLAMIYORSUN !" "HAYIR BEN SENİ ANLIYORUM ANLAYIŞTA GÖSTERİYORUM AMA SEN BENİ DÜŞÜNMEMEKTE ANLAMAMAKTA ISRARAR EDİYORSUN!""YA ANLIYORUM AMA!" "AMA NE !" "İÇİMDEKİ ÖFKEYİ KIRGINLIĞI ATAMIYORUM SANA GELMEK BOYNUNA ATLAMAK ÖPMEK İSTİYORUM AMA YAPAMIYORUM" "NİYE YA NİYE ?! BU KADAR UZAK KALACAKKADARMI KIZDIN BANA ?!" "ÇÜNKÜ BİLMİYORUM!" "NEYİ BİLMİYORSUN ?" "NASIL ÇÖZECEĞİMİ HAYATIÖ BOYUNCA DUYGULARIM HİÇ ÖNEMSEMEDİ DİNLENMEDİ BENDE HEP KÖŞEME ÇEKİLDİM VE SANKİ KONUŞMAYI UNUTTUM ANLATMAYI UNUTTUM HİÇ KİMSE BENİ ANLAMADIĞI İÇİN NE ANLAŞILMAYI ÖĞRENDİM NE ANLAMAYI! " ikimizde sustuk o an "bende çokmu anlaşıldım sanki...? ben çokmu dinlediler sanıyorsun? ama benim yerimde olsan ben seni anlardım " " az önce dediğin gibi söylemesi çok kolay " " biz böyle hemen bir olayda bu kadar delireceksek işimiz zor!" elleri ile yüzünü sıavazladı "haklısın belkide hataydı ..." dehşete düşmüş gimi aniden yüzünü kaldırıp baktı bana " ne hataydı...?" " biz belkide..." "BİZ NE ?!" dedi sinirle bağırarak " Belkide bu kadar hızlı ilişki yaşamaya başlamalıydık ..." Şokla gözlerini açarak baktı bana " Sen... Sen ne dediğinin farkındamısın!"" Hayır... Yani evet yani tanıştığımız gün ilişki yaşamaya başladık... Yani belki bu bizim için kötü bir fikirdi ..." " SEN NE DEDİĞİNİN FARKINDAMISIN!" " BAĞIRMA BANA !" " BAĞIRIRIM BUNU DEDİĞİN İÇİN BAĞIRIRIM!" "bu sadece bir düşünce!" "DÜŞÜNME , DÜŞÜNEMEZSİN ! İZİN VERMİYORUM AYRILIKLA İLGİLİ TEK BİŞEY DUYEMEZ DÜŞÜNEMEZİN !" " AYRILALIM DİYE BİSEY DEMEDİM!" " BU SÖYLEDİĞİN ORAYA ÇIKIYOR AMA ! BİRLİKTE OLMAMIZ YALNIŞTI DİYORSUN" " tam olarak öyle demek istemedim!" " TAMAM YETER ARTIK YALNIŞ FALAN DEĞİLDİ BİZ EN DOĞRU ŞEYDİ !" Anlık sustum kaldım gözlerim dolmuştu " SEN HER OLAYDA VAZMI GEÇİCEKSİN HA ! " " ben öyle demek istemedim! " Sesini alçattı " Gerçekten sana inanamıyorum şoktan şoka sokuyorsun beni hani dedin ya kalbimi kırdın diye ..." Sesiz kaldım o devam etti " Şu dediğinle sen beni daha çok kırdın..." " Ben..." İkimiz anlık döndüm kaldık derken güm güm kapı çaldı hemen kendini toparaldım dracoda öyle "Kim şimdi bu ?!" " Bizimkiler mi acaba ?" " Onların hep odalarda ama ?" Draco kapıya doğru yürü tekera konuştu " Arkama geç !" Dedi bende hafif aralı arkasında durdum. Kapıyı açtı " Merhaba " dedi kapıda duran adam yabancı bir adam ve oldukça büyük görünüyordu orta yaşlıydı " Merhaba ?" Dedi draco " Ben Auravest elementler konseyinden dedektif James evans " rozetini gösterdi " Memnun oldum bende draco elserin valerion yardımcı olabilir miyim?" " Evet okulda cinayet oldu biliyorsunuz " " Evet bizimle alakası nedir ?" " Okulda bir çok kişi sorguya çekildi baş magistar arselionun yanında, odasında dizide sorguya çekmemiz gerek protokol gereği ne olur ne olmaz diye nişanlınız maria afet elserin ile birlikte " " Anladım peki bir saniye müsade edermisiniz?""Tabi " draco kapıyı kapattı "Bu bı sorunmu?" Diye sordum fısıltı ile " Konsey bu hoşuma gitmedi ama sorguya çekmekeri pekte anormal değil gidip ifademizi temiz bir şekilde vereceğiz " "Tamam ozaman " anlık kalbim hızla artmaya başladı elimi kalbime götürdüm " Korkma dedektifin dediği gibi sadece protokol " dedi draco "Tamam " "Ozaman hadi" dedi draco " Tamam ben hazırım" dedim draco kapıyı açtı " Tamam gidebiliriz dedektif " " Teşekkür ederim buyrun" odadan çıktık üçümüz yakın mesafede hiç konuşmadan baş magistar arselionun odasına doğru gittik çok yorgundum ve çok kötü bir anda tartışmanın ortasında gelmişti bu iyimi olmuştu kötümü olmuştu bilmiyordum tek bildiğim kendimi berbat hissettiğimdi Arselionun odasına vardık ve kapılara açıldı içerde masasında oturan baş magistar arselion ve kimliğini bilmediğim bir adam yüksek ihtimal konseyin dedektiflerinden biriydi ve magistar elenya vardı "Buyrun çocuklar oturun lütfen gelin" dedi nazikçe başmagistar " Efendim ne oldu acaba?" " Sorun yok çocuklar sadece okulda olan talihsiz cinayeti biliyorsunuz onu hakkında belki bir gören bir duyan olmuştur diye herkesin ifadesini alıyor " " Tamam peki bizde ifademizi veririz ozaman " dedi draco yalandan bir gülümsemeyle bende aynı şekilde " Tabiki " dedim ve ikimizde oturduk bizi çağıran dedektif meslek taşının yanına gitti " Merhaba bay draco elserin valerion ve bayan Maria afet elserin sizi okulda işlenem cinayet için ifadesini almak için çağırdık" "Tabi lütfen " dedi draco " Ozaman başlayalım " " Sizi dinliyoruz " dedim kendinden emin sakin ve soğuk bir şekilde " Peki tamam ozaman öncelikle on dört yaşında olan nocterra bölümünden maktul Jennifer smith'i tanıyormusunuz? bir münasebetiniz yada tanışıklığınız varmı?" İkimizde aynı anda "Hayır." Dedik ikimiz birbirimize kısa süre baktık ama sonra geri döndük "İlginç..." Dedi dedektif " Neymiş ilginç olan ?" Dedi draco " Ne ilginç?" Dedim bende adam yüzümüze baktı " Siz herzaman bu kadar iyi anlaşırmısınız ? Hep mi böyel uyum için desiniz?" " Evet ?" Dedi draco " Evet bizi iyi bir çift yapanda bu zaten" adam kafasını salladı "Anladım ...". Dedi devam etti "ikiniz sanki çalışmış gibi cevap veriyorsunuz çok garip" "bunun sebebi ikimizin aynı anda aynı yerde aynı şeyi yaşamamış olduğumuz içindir " dedim samimi bir tavırla "hmm anladım" dedi dedefktif yanındaki diğer dedektif konuştu "Cinayetin işlendiği gece... herhangi bir olağan dışı şey gördünüz ya da duydunuz mu?""hayır." dedi draco "Keşke duysaydım. Belki bu kadar uğraştırmazdık sizi." "çok tuhaf... ?" "nedir tuhaf olan ?" dedi draco " uzunca bir süre s.k.t de görevek yapmış bir askersiniz bir general tam rütbenizi söyleye bilirmisiniz ?" dracp sinirlendiğini anlaya biliyorduö o karanlık ses tonuna bürünmüştü " gölge tuğgeneral kara ölüm draco elserin valerion ""gölge tuğgeneral kara ölüm ... sizin gibi yetenekli bir asker nasıl olurda kendi katında olan olayı duymaz ? birinizde veliaht general üstelik pardon ikinizdr veliaht generaldiniz " " evet ? olayın kendi katımızda olduğunu bile bilmiyorduk " dedi draco " siz maria afet hanım hiç bişey görmedinizmi yada duymadınız mı ?" " duyduğum tek şey draconun horlamasıydı" dedim hafif gülerek draco bana baktı hafif gülümsedi "horladığım biraz doğrudur " "hmm anladım peki maria hanım kocanızın horlaması kesinlinve fark etmedinizmi ?" şaşkınlıkla "derken ?" "nişanlınız tamda cinayetin işlendiği gece ve o satlerde odanızdan çıkmış ya uykunuz fazla derin yada... iş birliği mevzu bahis " dedi dedektif james " imaları bırakın suçluyorsanız söyleyin" dedi dedi draco dedektif telefonunu çevirdi "biz değil güvenlik kameralerı söylüyor " dedi diğer dedektif ve bir kayıt izletmeye başladılar gece yarısınından sonra bir kayıtyı bizim odanın kapısını gösteriyordu kapı açıldı ve içerden draco çıktı kapıyı yavaşça kapattı telefonu çıkardı ve bir konuşma yaptı ve ıısasüre sonra telefonu kapttı ve ilerlemeye kpridorda yürümeye başladı ve on dakika sonra geri döndü ve odaya girdi kayıt sadece bundan ibaretti " Eee yani ?" Dedi draco" Kanıtınız bumu yani ?" Dedim alaycı bir şekilde gülerek ve konuşmaya devam ettim" Aslında sadece bu değil afet hanım "" Eee neymiş kanıtınız çok merak ettim" " Maktülün babası konseyde görevli biri " "Yani?" Dedi draco " Daha öncede konseyde görevli bir diblomatı öldürdüğünüzü unutmadık draco bey sizce bu bir tesadüf mü?" Şerefsiz herifler daha önce draco bana bu olayı anlatmıştı draco skt bir göreve operesyona gider oradaki büyük suçlardan biride konseyde önemli bir diblomattı sonra kişinin suçlu olduğu görev için olduğu anşılınca draco haklı bulunmuş dava olarak bile görülmemişti. Adam devam etti " Müstakbel kocanızın geçmişini düşünücek olursak bu çok olası aklınızda intikam gibi bişeymi vardı ? Bay valerion"" Öncelikle sır katili timi adı gibi sırları ortadan kaldırmak için kurulu şerefli İngiltere'ye bağlı bir askeri timdir müstakbel kocamında o görevde yaptığı şey ülkesini korumaktı şerefli sadık bir asker olarak görevini yaptı eğer aksi bir şey olsaydı açılmaya çalışan dosya dava bile sayılmadan kapatılmazdı değilmi?" Draconun bana bakıp gördüm bende hızlıca gülümsedim ne olursa olsun o benim eşimdo kimseye ezdirecek veya hakaret etmesine izin verecek değildim ne olduğunu bilmiyorum draco'nun yine benden bir sır sakladığı düşüncesi beni sinirlendirsede bunu kimseye belli edecek değildim konuşmaya devam ettim " Ayrıca Auravest elementler konseyi şereflidir bir suçluyu umsamazsınız haksızmıyım? Hem bir tarafta suçlu bir tarafta ülkesi için gerekeni yapan bir asker itham etmek ne kadar doğru ?" " Bana Zeki olduğunuzu söyelmişlerdi bayan Maria ama avukat olduğunuzu söylememişlerdi " dedi alaycı bir tavırla" Öncelikle biliyorsunuz ki ben bu sene valserin Aevara'ya yeni geldim yirmi bir yaşındayım ve ön dört sene boyunca burda eğitim görmedim ve gittiğim lisede Adalet bölümünde okudum ve masum bir insanı savunmak için avukat olmam gerekmez ama gerekirse fakültes bitirir avukat olurum diplamo alırım şok olursunuz " adamın suratı düştü " Tabi tabi ..." Diğer adam lafa girdi " Peki bay valerion tamda cinayet işlendigi saatlerde ne odanızdan çıktıktan sonra okulun içinde ne yaptığınızı sora bilirmiyim?" " Tabi sorun cevaplarım bende , öncelikle gece odamızda uyurken telefonum çaldı iş adamı olduğunu şirketim olduğunu biliyorsunuz morganı da bildiğinize eminim kendisi beni aradı ve işle ilgili acil bir sorun olduğunu söyledi nişanlımı uyandırmakmak için çıktım konuştum ve sonra okulun içinde olduğunu öğrendim ve yüz yüze konuştuk diğer koridorlarda ki kameralara bakarsınız görürsünüz " " Anladım peki" lafa girdim" Ve ayrıca birşeye dikkat çekmek istiyorum tamda cinayetin işlendiği saat dediniz Ve bu doğru sorun burda izlettiğiniz kayıtta draco yani nişanlım 12:50'de odanın kapısının önünde duruyor Ve otopsi raporuna göre maktul 12:45' yada gece 01:00 civarlarında ölümüş budurumda 12:50'de kapının önünde duran nişanlımın zanlı olduğunu var sayarsak maktülü öldürmek için 10 dakikası var maktülün kendi odasında öldürülmüş valserin Aevara'nın her katı her yeri çok büyük ve bizim odamız koridorun başında yer alıyor maktulün odası ise koridorun sonunda ve koridor oldukça uzun nerden baksanız oraya gitmek insan yürüyüşü ile 10 dakikadan fazla sürer yani nişanlımın 10 dakika içinde o odaya gidip maktül öldürmesi sonra geri dönmesi imkansız diyelimki imkansızı başardı ki bu münkün değil ama varsayımda bulunalı maktül mağlesefef bir bıçakla vahşice öldürülmüş draco'nun öyle bir cinayet silahı yok ama onuda geçelim diyelimki böyle bir cinayet işledi öldürülüş şekline bakılacak olursak bu durumdan katılın her şeyi kan olurdu ve sadece cinayet anı yaklaşık yirmi dakika sürmüş ve bu zaman diliminde nişanlımın öldürmüş olması münkün değildir " ikiside sinirle baktı yüzümüze draco ise şaşkınlıkla yüzüme baktı bu bilgileri nerden bildiğimi düşünüyordu boş zamanlarında skt de tanıştığım yeni dostum Mira ashenle konuşuyorduk ve skt her olayda eli olduğu için dava hakkında her detayı biliyordular tabiki" Peki siz bu kadar bilgiye nasıl ulaştınız Maria afet hanım bunlar gizli bilgi açıklanmadı?!" Güldüm" Burası valserin Aevara'ya elementler sihir ve güç okulu dedektif bu duvarlar arasında hiç bişey gizli kalmaz burdaki her taşın gözleri ve kulakları vardın öğrenmedinizmi ? Burda sır olmaz ve ayrıca az öncede dediğiniz gibi ben veliaht generalim unuttunuzmu ?" " Kesinlikle unutmadık Maria afet hanım " "Ne tesadüf ki... o gece okulda bir ceset bulunuyor. Ve ertesi gün siz ikiniz ortadan kayboluyorsunuz. Fazla... denk gelmedi mi?" "Tesadüf mü, yoksa zamanlama konusunda fazlasıyla... yetenekli misiniz?" " Biz bu tatili zaten olaydan önce karar vermiştik dedektif " " Sır Katili Timi'nde görev yapmış bir general... Kan görmeye alışkın bir adam. Kanıt aramamız bile gerekmiyor belki, değil mi? Sizden şüphelenmek... doğal." "Doğal olan bir şey var; o da önyargılarınız. Ama gerçek deliller yoksa bütün bunlar sadece dedikodu. Konsey, dedikoduyla mı hüküm veriyor?" Dedim alaycı tavırla " Bu bir dedikodu değil hanfendi durum ciddi bizde görevimizi yapıyoruz" draco lafa girdi "Savaşın karanlığını tattım, evet. Ama ben karanlığın bir üyesi olmadın karanlıkla savaştım ülkem için masum insanlar . Bazıları gibi gölgelerin ardına saklanıp masumları suçlamak için değil... onları korumak için savaştım." " Korudukların gerçekten masum muydu? Yoksa kendi kan bağın için mi savaştın? S.K.T. askerleri genelde savaşı bırakınca karanlığa dönerler... Senin gibi olanlar, daha büyük suçlar işler." " Bu söylediğiniz sadece komik ve imalarınız çok saçma ve evet hayatım boyunca asker olarak insaları öldürdüm ama bu askerlik görevinin getirdiği ve ülkemi büyücülük dünyasını korumak için yaptığım bişeydi tıpkı sizin gibi " " Tabi tabi öyle " dedi dedektif James diğer dedektif lafa girdi "Senin gibi birine ima yetmez, General. Sır Katili Timi'nde yıllarca görev yapmış, kanla yoğrulmuş biri... Kan görmeye alışkınsındır. Belki de hâlâ o alışkanlık... damlarında akıyordur."" Tabi tabi aynen ne demezsiniz ben boş zamanlarımda insan öldürüyorum hobi olarak " draco ile ikimiz güldüğümüzde ikisi dedektifde bize sınırlı bir şekilde baktı " Siz dalga geçin bay valerion fakat gerçek şaka değildir " ciddi bir şekilde lafa girdim "Eğer Draco böyle bişey isteseydi burası çoktan kan gölüne dönmüş olurdu. Siz de biliyorsunuz." " Belkide her şey bir planın parçası skt isyankar tiplerle dolu" iğneleyici ama sakin bir ses tonuyla konuştum" Çok güzel teori. Ama elinizde bir kanıt olmadıkça bu, yalnızca dedikodu. Ve Konsey, dedikoduyla hüküm vermez... değil mi?" İkiside bize öfke ile bakıyordu baş magistar arselion Sertçe lafa girdi " Evet yeter bukadar elinizde kanıt yok öğrencilerime daha fazla rahatsızlık vermeyin kanıtınız varsa öyle konuşun dedektif " dedi baş magistar sonra magistar elenya lafa girdi " Evet öyle elinizde bir kanıt yokken öğrencilerimizi suçlayamazsınız " dedektif gözünü devirdi sonra konuştu " Peki öyle olsun ifadeniz alınmıştır şimdiklik gidebilirsiniz " ikimizde ayağa kalktık " Teşekkürler" dedim yalandan gülümseyerek " Teşekkürler " dedi dracoda aynı benim gibi " Görüşürüş başmagistarım magistar elenya " dedim gülümseyerek " Görüşürüs magistarlarım" dedi draco " Görüşürüz çocuklar" dedi baş magistar arselion " Görüşmek üzere çocuklar " dedi magistar elenya ve odadan çıktık odadan çıkar cıkmaz ikimizinde suratı düştü draco'nun yüzünden patlamaya hazır bi bomba olduğu belliydi Bende aynı şekilde zaten gergindik üstune bu yüzü biberi oldu öğlen saatleri okul koridorlarının en kalabal8k olduğu saatler çok kolabalıktı herkes bize bakıyordu draco elini belime attı yüzü gergin çevreye ölüm bakışlar atıyor gözleri ile herkese ne bakıyosun lan! Der gibi şaşkınca ona baktım " Sorunmu var?" " Sorunmu var ?" Dedi alayca ve devam etti" Sorun olmayan zamanmı var? Amına kodumun hayatında !" " Belimden tutuyorsun onu soruyorum her zaman yapars8n ama şuanki farklı tedirginsin" " İnsanlar beni rahatsız ediyor bir koruma iç güdüsü işte " ikimizde çol kısa göz göze geldik Sonra ondan gözlerimi kaçırdım yola baktım oda önüne baktı Kısa süre sonra odaya vardık içeri girdik hala çok gergindik draco aniden bağırdı " SİKEYİM !" " BENCEDE ! ANASINI SATAYIM BU NEYDİ ŞİMDİ?" diye bagırdım bende sinirle " NE BİLİYİM AMINA KOYAYIM KONSEY BİZE TAKMIŞ BELLİKİ " " Hay sikeyim ya !" Diye sinirle söylendim " Bu arada sen okadar bilgiyi nerden biliyorsun otopsi raporuna kadar sorabilirmiyim?"" Mira ile konuşuyoruz arkadaşız laf bı şekilde oraya geldi oda anlattı biliyormuş "" Skt olaya dahilmiymiş ?" Dedi şaşkınla ve devam etti " Sadece konsey bakar sanıyordum" "Bende ama öyle değilmiş soruşturmayı onlar yönetmiyorlar çok dışarda değiller " " Anladım" kısa süre sessiz kaldık draco odada volta atıyordu " Bizi suçlamak nerden çıktı ve ayrıca öldürülen kızın babasının konsey üyesi olması da hiç hoşuma gitmedi ta ebesinin nikahındaki diblomat olayını getiriyor " " Hepsi orosbu çocuklarıda oyüzden!" " Bıktım gerçekten bıktım!" "Emin ol bende bıktım Maria !" Şokla ona döndüm baktım " ne dedin sen ?!" Kırgın gôzllerle bana baktı "Bıktım dedim Maria bıktım!" " Şimdi mariamı olduk valerion !" " Senin adın Maria bunamı takıldın yani?!" " Sen beni delirtmek kafaya koydum galiba !" "Ne bok konuşuyoruz biz ya !" Dedi sinirle"SEN NE DEDİĞİNİN FARKINDAMISIN?""BEN GAYET FARKINDAYIM ASIL SEN FARKINDA DEĞİLSİN !AZ ÖNCE BİRLİKTE OLMAMIZ HATAYDI DEDİN UNUTTUNMU!?"" SİKERİM LAFINIDA BEN ÖYLE BİŞEY DEMEDİM ! BELKİDE BU KÖTÜ BİR FİKİRDİ DEDİM" " AYNI BOKUN LACİVERTİ İKİSİDE AYNI ANLAMA ÇIKIYOR SİKEYİM!" " ASIL BEN SİKEYİM YAPTIĞIMIZ KONUŞMAYA BAK BİRBİRİMİZİ ANLAMIYORUZ BİLE! " " EVET ANLAYIŞSIZ OLDUĞUN DOĞRU KAFANI DİKİYORSUN BİŞEYE ÖYLE DEVAM EDİYORSUN SEN NE ARA OTOPSİ RAPORLARI OKUR OLDUN?" " HAH? BURDA HESAP VERMESİ GEREKEN BEN MİYİM ? " " EVET ? NEDEN BÖYLEBİ BİLGİYİ MERAK ETTİN Kİ?"" BEN ARKADAŞIMLA KONUŞURKEN LAF ORAYA GELDİ PEKO YA SEN VALERİON!?"" BEN NE ?" " SENİN O SAATE DIŞARDA NE İŞİN VARDI? NEDEN BEN UYURKEN DIŞARI ÇIKTIN?"" BU NE DEMEK ŞİMDİ? ONLARA HESAP VERDİĞİM YETMEDİ SORGUYA ÇEKİLDİĞİM SIRA SENDEMİ?"" EVET AYNENEN ÖYLE BEN SENİN NİŞANLINIM! BEN UYURKEN GECE CIKIP NE YAPTIĞINI SÖYERMİSİN?" " ŞİMDİMİ GELDİ AKLINA NİŞANLIN OLDUĞUN GÜNLERDİR YÜZÜME BAKMIYORDUN?!" "KONUMUZ BUMU ŞİMDİ?!" " EVET BU?! GÜNLERDİR KONUMUZ BU SENİN İÇİN ELİMDEN NE GİLİYORSA YAPTIM BEN !" " ŞİMDİDE YAPTIĞIN İYİLİKLERİ BAŞIMAMI KALKIYORSUN BEN SENDEM HİÇ BİŞEY TALEP ETMEDİN UNUTMA " " DEDİĞİMİ YALNIŞ YERE ÇEKME GÖZÜNDE YERİN NE SENİN BEN BU KADAR ŞEREFSİZ BİR HERİFMİYİM HA? SANA YAPTIĞIM HİÇ Bİ ŞEYİ BAŞINA KALKMAM BEN !" " E NE OZAMAN ?!" " BENİ GÖRMÜYORSUN DİYORUM SANA ! ANLAMIYORSUN DİYORUM GÜNLERDİR SANA KENDİMİ AFFETİRMEK İÇİN UĞRAŞIYORUM AMA SENİN UMRUMDA DEĞİL SEN GELMİŞ SİMTİĞİMİN! DEDEKTİFİMİN SİKTİĞİMİN SORUSUNU BANA TEKRAR SORUYORSUN" " SORULMUYACAK BİR SORUMU GECENİN BİR VAKTİ CİNAYET İŞLENEN BİR SAATTE BEN UYURKEN HABERSİZCE NE YAPTIĞINI SÖYLERMİSİN?!" " CİDDEN SEN BUNU SORUYORMUSUN?" " DRACO BANA SÖYLEMEK İSTEDİĞİN BİŞEY VARMI? BU OLAYLA UZAKTAN YAKINDAN BİR ALAKAN VARMI?! " Dondu kaldı bana yaklaştı yutkundum gözlerinde hayal kırıklığı vardı " Sence ben masum on dört yaşındaki bir kız çocuğunu öldürürmüyüm ...?" Sessiz kaldım o tekrara konuştu " Bukadarmı kötüyüm gözünde ha?" Sessiz kaldım gözlerimi kaçırdım başımı yere eğdim "Ben..." Dedim devamını getiremedim "BANA BAK!" Dedi bağırarak Kafamı yerden kaldırıp ona baktım o tekrar konuştu bu sefer sesi normaldi" Gerçekten mi... ? Bu kadar mı düştük yani ? Birbirimize bunumu yakıştırıyoruz artık ?" Sessiz kaldım ve an kendimden utandım uzun bir süre sessiz kaldık ikimizde sessizliği bozan o oldu " Ne yaptım o gün ?" Derin bir nefes verdi " Ben seninle evleneceğime ilk gün karar vermiştim kısa süre sonra sana evlilik teklifi etmeye karar verdim ve kısa bir süre öncede sana yüzük bakmaya başladım sana süpriz olsun istiyordum o yüzden morgandan yardım istemiştim" sessiz kaldım o devam etti" O gün sonunda istediğim yüzüğü almıştım yaptırmak zorunda kalmıştım ama değerdi o gün yüzük teslime hazır hale geldi Morgan benim için yüzüğü aldı hatta sır katili timine gittimiğimizde sormuşlardı hatırlıyormusun Morgan nerde diye bende işi var iş ile ilgili demiştim iş te o iş senin yüzüğündü o gün türkiyeye gitmeye karar verdik ve buraya geri döndük akşam uyuduktan sonra Morgan aradı hemen uykumdan uyandım işleri halletmiş buraya gelmişti sen uyanma diye yavaşça çıktım odadan morganla konuştum ve okulda olduğu yüzüğü ala bileceğimi söyledi bende gittim yüzüğü aldım ve geri döndüm" O an kendimi okadar kötü hissettim ki suçluluk ve vicdan azabı duygusu bedenimi ele geçirdi kendimi tokatlamak istedim " O gece hani beni canice cinayet işlemekle itham ettiğin gece varya o gece şuan parmağında taktığım yüzüğü almaya gittim sadece " söylediği kelime bende adeta Tokat atmış etkisi yarattı " Ama sen nerden bileceksinki...? Hiç düşünmezsin hemen köşene çekilirsin anlamadan dinlemem hemen her şeyi yakarsın! Hiç düşünmezsin bu adam bunu sakladı ama neden sakladı ne hisseyi ne düşündü yıllarca kardeşi gibi gördüğü dostunu iş yaptığı ortağının ona yalan söylediğini öğrendiğinde ne hissetti ! Ne kadar canı yandı! Bir gün değil ! İki gün değil hafta değil! Ay değil! Yıllarca ! " Sessiz kaldım o hakklıydı okadar çok öfkelenmiştimki hiç empati yapmamış onu tarafından düşünmemiştim ağzımı açamadım o devam etti " Sonra öğrendi sindirdi ve nişanlısına nasıl söyleyecek kim bilir?! Zaten ailesi tarafından yaralı yorgun zaten kavga ettiği ailesine ondan yıllarca sır sakladığı varlığından haberdar olmadığı abisini nasıl söyl3ye bilirdim! Üstelik bu adam benim yıllardır ortağım ve dostumken !"Gözlerim doldu ağlamamak için kendimi zor tutuyorum boğazıma bir yumru saplanmıştı adeta o devam etti " Sana söyleyemedim evet çünkü korktum!" "K-korktunmu? Ama neden ?" Dedi zorla " Korktum çünkü abinle çok uzun zaman önce tanışmıştık türkiyed iş bağlarken oda ozamanlar fazla büyük değildi bir abi gibi oldu bana destek verdi çok iyi dost olduk güvendiğim nadir insanlardan oldu ortağım oldu!" Yutkundu ve devam etti "Eğer söylersem bana inanmazsın gibi geldi... Ben yıllardır onunla dostum nasıl kimliğini bilmezsin diye sorarsın... İnamazsın bana diyr korktum çünkü ki haklı bir sebep yıllarca ayak üstü ustaca uyuttu abim beni ne bileyim lan ben !" " Özür dilerim..."" Dileme ! Özür dileme ! Sadece anlamanı istiyorum dinlemenin istiyorum çok mu ya bu?! Çok bu şey istiyorum...?!" " Hayır... Haklısın özür dilerim ben çok büyük bir haya yaptım öfkem ve kırgınlığım beni kör etti..." " Çok yorgunum afet çok ...! Bak ne dicem sen madem bana bukadar güvenmiyorsun belkide dediğinde haklısın Maria..." "Hayır bana Maria deme ... Lütfen bana Maria deme! Sen bana Maria demezsin afetim dersin ..." yutkundu gözlerinde ki hayal kırıklığını göre biliyordum ve bunu ben yapmıştım...." Belkide dediğinde haklıydın... Bizim bu kadar hızlı ilişkiye başlamamız ... Belkide pisokolajik bir atkoydi ailelerimiz zorla nişanladığı için belkide bir düre sadece arkadaş olarak takılmalıydık..." " Hayır...! Hayır...! Ben böyle demek istemedim doğru anlatamdım kendimi sadece !" " Dil doğrulur doğruyu söyler belki de aklından hep böyle geçiryordun...!" " Hayır ! Yok öyle bişey bak benimi dinle !" " Bence sen kendini bı dinle afet! Yalnız başına sakince bı düşün ilişkimiz hatamı doğrumu bı karar ver tammı?!" Draco askılığa doğru yöneldi "Hey hey! Bu ne demek şimdi " " Benim halletmem gereken önemli bir iş var onu yapamam gerek ve hayır sen gelmiyorsun tek gideceğim sende o sırada biz hatamıyız diye düşünürsün tamamı " draco sinirle kabannını giyindi "Dur bı saniye ne demek bu şimdik draco dururmum Sun böyle gidemezsin! Beni terkmi ediyorsun!?" Son cümlem onda bir Tokat etkisi yaratmış gibi durdu "Hayır seni öylr bişey mevzu bahis değil sadece ben bir iş insanıyım ve bir kaç haftadır işimden uzağım bizzat gidip yapmam gereken işler var onları yapacağım , mağdem sana göre bir hatayız sende o sırada otur düşün" durdu ve devam etti yüzük taktığım elimi gösterdi " Karar vereceksin önemli ve tek seferlik bir karar " " Ne kararı?" " Ya o yüzük sonsuza kadar parmağında kalacak yada çıkaracaksın ve bir daha takmayacaksın! Ve sana Bir daha yaklaşmyacağım istediğin gibi yemin ediyorum aşkımdan ölsemde sen istemezsen sana asla dokunmam ve yaklaşmam ve evliliği dert etmene gerek kalmaz ne olursa olsun ben istemedimten sonra kimse bizi evelendiremez sende ister yiğitle ister hakanla yoluna devam edersin" söyledikleri canımı yakmıştı onsuzluk düşüncesi " Gidiyormuşuz şimdi !" " Evet gidiyorum! İkimiz düşünelim özeliklede sen ! " " İYİ GİT ! DEFOL GİT OZAMAN ! " " GİDİYORUM MERAK ETME SENDE KENDİNE GEL BİRAZ !"dedi ve kapıyı çarpıp gitti... Odadan çıktı... çıktı ve gitti sessizlikle başbaşa kaldım can yakıcı bir sessizlikle kendimi tokatlmak istiyordum çok şey düşünüyordum ama hiç bişey yapmadan kilitlenmiş gibi kapıya odaklandım dakikalarca ve kendime okadar çok kızdım ki ne kadarda kördüm o benim için herşeyi yapmıştı ve sadece anlaşılmak istemişti bense öfkemden gözümü kör etmiş onu görmemiş dinlememiş anlamamıştım kedime gelip bi sirkelendim hemen koşup elime telefonu aldım draconun numarasına gitti elim ama durdum bu belkide bu yalnıştı kesin açmazdı biraz belkide onu sakinmi bırakmalıydım hem çok önemli bir işi olduğunu onu halletmek içinde gittiğini söylemişti ya işi ile ilgli kötü bişeye sebep olursam diye düşündüm ve telefonu bıraktım yantağa oturdum kafamı dizlerime eğdim o beni en zor zamanımda hiç yalnız bırakmamıştı suratına hakaretler yadırmıştım gitmesini haykırmıştı ma yinede bırakmamıştı üstüne gönlümü almak için herşeyi yapmıştıı ve beni koruyup kollmıştı ve haklıydı her şeyde ama ben kör olduğum için görmemiştim o bana bunları yaparken ben ise onu yalnız bırakmış dinlememiştim halbuki birbirimizi en çok anlayanda bizdik onun kalbini kırmıştım hemde çok odada oyalanmaya çalışltım biraz zaman geçmesi için odada volta atıp duruyordum sürekli saate bakıyordum gideli yarım saat olmuştu telefonu aldım sosyal medyaya girdim biraz vakit geçirmeye çalıştım ama insanların bana ve dracoya ya yaptığı editler çıktı sinerle bağırıp telefonu duvara fırlattım ve ağlamaya başladım kendi kendime sanırım ufak çaplı bir sinir kırizi yad katarsiz yaşıyordum hüngür hüngür ağladım sinirlerim boşaldı ağlamam durduğunda göz yaşlarımı silip derin bir nefes aldım bi iyi hissetirmişti Kendimi toparlayıp ay gidip duvara attığım telefona baktım biraz kırılmıştı ama hala çalışıyordu draco gideli neredeyse bir saat olmuştu kalbim dralıyor ağrıyordu kendime kahve koymayı düşüdüm ama hayır onsuz hiç bişey yapmak gelmiyordu içinden nefes almak bile çok zordu sanki odada sinirle geçen ortalama iki saat sonra dayamadım ve dracoyu aradım " Lütfen aç yıldızım lütfen!..." Açmadı bir daha aradım açmadı ... Bir kez daha birkez daha ve defalarca kez yaklaşık on kez aradım onu ama açmadı... Çalıyordu çağrı gidiyordu ama açmadı... Dayanamadım arkadaşlarımızı aradım " Alo heylen naber ?" "İyiyim kardeşim uzanıyordum sen ? bişeymi oldu?" "Bende iyiyim draco ile konuştunmu acaba ? " " Hayır Maria bişeymi oldu?" "Şirketle ilgili bir sorun çıkmış acil gitmesi gerektiğini söyledi kaç gündür işlerin başında değildi biliyorsun ama telefonuna ulaşamıyorum merak ettim" " Ha anladım kanka yok geldiğimizden beri hiç konuşmadık""Tamam ozaman rahatsız ettim özür dilerim heylen" " Sorun değil kanka herzaman " telefonu kapattık diğer arkadaşlarımıda en son morgan kaldı onuda aradım "Morgan merhaba!" " Merhaba Maria afet hanım" " AA hanımı attık sanıyordum kardeş sayılırız biz lütfen " "Peki Tabi Maria afet ne için aramıştın" " Şey draco yanındamı?" " Hayır ne oldu? O gelmesini hala ?"" Bı saniye ne biliyorsun önemli bir işim var dedi gitti haber alamıyorum iki buçuk üç saat oldu!" " Okadar süre konuşmadınızmı bende iki saattir konuşmuyorum iki saat önce birlikteydik lakin sonra gitti" " Nere gitti ne yaptınız?!" " Ciddi bir güvenlik ihlali size gelen iki mektup ve 1 hafta önce limanda gördüğünüz gemi için konuştuk " " Dur dur ne gemisi baştan al şu konuyu?"" Ya senin yaptığın son yarış varya ?" " Evet!" " O gün Linda oturduğunuz tabiki biz uzaktan güvenliğinizi sağlıyorduk oturduğunuz limanda bir gemi görmüş draco" " Evet şey kücük tekne tarzı bir gemiydi hatta dracoyu sorduğumunda geceyi bozma boşver demişti " " Draco bunu dediğim için beni öldürebilir ama hiç bir koruma olmadan yok oldu ortada " " Boşver anlat bana! Ben dracoya açıklamasını yaparım peşimizde okadar insan varken korumasız nereye gider !" " Tamam anlatıyorum draco o gün tekneyi izlememi ve araştırmamı istedi çünkü..." " Çünkü ne ?!" " Çünkü geminin üstünde kücük skt amblemini görmüş bu işaret skt nakliye araçlarında olur icerde gölge görmüş bana söyledi bende araştırdım gece içeri nekteye teknenin içinde sizin yani senin ve draco'nun dosyaları vardı ve skt haber aldık eron bize anlattı aynı istihbarat jone buraktan da doğrulandı biri kim ne bilmiyoruz gemilerimizden birini çaldı skt nakliye gemilerinden ve çok ustaca çalındı öyelki kamufule olmak bizden görünmek için " " Bu nedemek simdi ne dosyası ne diyorsun sen?!" " Tekne alt nakileye araçlarından ama çalınmış 2-3 hafta önce falan ve içinde senin ve draco'nun dosyalrı vardı ve afet senin bile dosyanda kimsenin bilmediği abimde vardı siz daha yeni öğrenmişken bu sır gibi saklanan sırrı onlar sizden önce öğrenmiş " " Bişey öğrendinizmi başka bişey ?!" " Tekne bulduğunuz kişiyi uygun bir yere götürüp nazikçe sorguya çektik ama hiç bişey anlatmadı ama kolunda Kara kobranın simgesini gördük!" " Bu ne demek?!" " Draconun yıllardır üzerinde çalıştığı,çökertmeye çalıştığı kartel başındaki adama Kara kobra diyorlar ve örgütün adıda bu ve üyelerin kollarında dövmel olur simgeler var teknede sizi gözetleyen adamında kolunda Kara kobranın simgesi vardı" " Ah evet hatırladım Kara kobrayı draco anlatmıştı ve böyle bir tehlike varken o nasıl korumasız çıkar!" " Bilmiyorum Maria afet! Beni dinledigimi var sinirlendigin gözü adammı görüyor sanıyorsun! Ateş püskürüyordu zaten adamı sorguya çekti sonra işim var dedi çekti gitti bizide atlattı manyak adam!" " E napıcaz ya başına bişey geldiyse !" " Merak etme Maria afet bende ona bi ulaşmaya çalışıyım korumalara soruyum güvenlik hatlarını araştırayım olurmu?" " Tamam çabuk dön lütfen" " Tamam merak etme o draco ona bişey olmaz " " Tamam..." " Kapatıyorum." Telefonu kapattım sinirle öfeke içinde merakla beklemeye başladım her geçen saniyede kendimi suçluyordum eğer ona bişey olursa kendimi asla afetmezdimDraco gideli dört saat olmuştu ve hava kararmak üzereydi hatta nerdeyse kararmıştı merakla delicesine beklerken sonunda Morgan ardı" Alo Morgan ne oldu?!" " Hiç biş yok sır etmiş kendini çocuklarda bişey bilmiyor " " Hassiktir ya!" " Katılıyorum yenge " " Morgan bu adam nere gider ne yapar?! Peşinde bu kadar düşman varken!" "Bilmiyorum yenge ama buluruz merak etme " kendimi tutamadım ve ağladım " Ya başına bişey geldiyse...!" " Siz ağılıyormusunuz?... Ağlamayın buluruz o draco eskidende yapardı bı yere giderdi neresiyse asla kimse bilmiyor ve bulamıyorduk kendini kötü hissetiğinde hep yapardı eminim sağ salim gelir" " Bişey öğrendinizmi başka bişey ?!" " Tekne bulduğunuz kişiyi uygun bir yere götürüp nazikçe sorguya çektik ama hiç bişey anlatmadı ama kolunda Kara kobranın simgesini gördük!" " Bu ne demek?!" " Draconun yıllardır üzerinde çalıştığı,çökertmeye çalıştığı kartel başındaki adama Kara kobra diyorlar ve örgütün adıda bu ve üyelerin kollarında dövmel olur simgeler var teknede sizi gözetleyen adamında kolunda Kara kobranın simgesi vardı" " Ah evet hatırladım Kara kobrayı draco anlatmıştı ve böyle bir tehlike varken o nasıl korumasız çıkar!" " Bilmiyorum Maria afet! Beni dinledigimi var sinirlendigin gözü adammı görüyor sanıyorsun! Ateş püskürüyordu zaten adamı sorguya çekti sonra işim var dedi çekti gitti bizide atlattı manyak adam!" " E napıcaz ya başına bişey geldiyse !" " Merak etme Maria afet bende ona bi ulaşmaya çalışıyım korumalara soruyum güvenlik hatlarını araştırayım olurmu?" " Tamam çabuk dön lütfen" " Tamam merak etme o draco ona bişey olmaz " " Tamam..." " Kapatıyorum." Telefonu kapattım sinirle öfeke içinde merakla beklemeye başladım her geçen saniyede kendimi suçluyordum eğer ona bişey olursa kendimi asla afetmezdimDraco gideli dört saat olmuştu ve hava kararmak üzereydi hatta nerdeyse kararmıştı merakla delicesine beklerken sonunda Morgan ardıO an beynimde şimşekler çaktı adeta dondum aniden draco ve elma ağacı... Beni elma ağacına götürmüştü hatta doğum günümdü ne zaman canım sıkılsa bira gelirim demişti hatta bir birimize söz vermiştik kavga edersek ayrıllırsak oraya gidip ağca bakıcaktık kesin ordaydı " Afet ne oldu neden sessiz kaldın?" Dedi morgan " Aklıma bişey geldi" dedim ve göz yaşlarımı sildim"Ne geldi ?" " Sen şuan nerdesin Morgan?" " Ben herzamanki yerindeyiz okulun bahçesinde bir çok koruma ile güvenlik çemberini sağlıyorum" " Lan sen nerde yasıyorsun? Evin filan yokmu arabadamı yaşıyorsun?" " Yani hem evet hem hayır kendi evim var hatta evlerin ama gerektiğinde arabad kaldığımda oldu tabi hemde çok fazla " " Vay be umarım draco sana iyi bir maaş ödüyordur ?" " Emin ol yenge gayet iyi durumdayım"" Neyse ne konuşuyoz lan biz ?" Dedim anlık durumun farkında vararak " Aynen konu ne ara buraya geldi ? " Dedi oda " Neyse Morgan benim arabam geldimi?" " Evet geldi burda "" Tamam aşağı geliyorum bekle beni" " Tamam ama neden draco beni diri dirir yakar !" " Verilecek hesabı ben veririm" " Tamamda olay ne ?" Morgan üstü kapalı olayı anlattım"Yani draco orda olabilir hatta seni bekliyor bile olabilir ?" " Evet vakit kaybedemeyiz !" "Tamam gel ama draco kızarsa beni koruyacaksın"" Merak etme kardeşim orasını bana bırak " " İyi tamam gel hadi " hemen hızlıca montunu telefonumu aldım ve bir piknik sepeti yarzı bişeye şarap bardak ve kek koydum ve aşağı indim " Morgan !" " Hoş geldin korumasız gitme başına bişey gelirse bunu ne draco nede ben kaldıra bilirim " " Tamam korumalar olsun ama bizi görmesinler anladınmı?" " Tamam sizin özel anlarınız bozmazlar rahat ol keyfinize bakın"" Ya yalnış anlama " " Ya yenge gerisi beni alakadar etmek sen güvende olsa hem draconunda istediği hem buydu sizi öyle bi korururduk hem uzak hem yakın hem görüken hem görmeden" " Tamam saol Morgan " " Rica ederim önemli değil". Arabaya atladım ve dracoyu bulmak için yola çıktım hafızama güveniyordum o yeri bulacaktım uzaktan beni kollayan korumalarla yola çıkmıştım ve yarım yada bi saat kadar sonra o elma ağacını gördüm içimde tuhaf bir his oldu bu arada o arsaydı korumalar uzakta kaldı onlara durmasını söyledim ve biraz daha ilerleyince onu gördü ve derin bir nefes verdim ağacın altındaydı arabasınıda görmüştüm yerde bir pike yarzı bişeyin üstünde oturuyordu üstü başı biraz dağılmış duruyordu yanında bir visky şişesi vardı ve iki bardak ... ve hoşuma gitmeyen kısmı yerde bir silah vardı bir tabanca Ve ellerinde bişey vardı elindeki benim ona aldığım kol düğmeleri elindeydi arabadan indiğimde hızlı bir şekilde kafasını kaldırdı kaşlarıy çatmış bana bakıyordu " Draco !" " Senin burda ne işin var?!" Dedi draco ayağa kalktı "Ne demek ne işim var sorun bunu şuan ha?!" " Sen nasıl geldin buraya !" İkimiz birbirimiz üstüne yürüdük" Arabayla?" Sinirle bağırdı "VAY AMINA KOYAYIM BÜTÜN SIRRI BOZDUN YA! BENDE UZAY GEMİSİYLE GELDİN SANIYOYORDUM!" "BAĞIRMA BANA BEN BU Bİ KAÇ SAAT İÇİNDE NE YAŞADIM BİLİYORMUSUN HA NE KADAR KORKTUM HABERİN VARMI ?!" " NE OLDU NEDEN KORKTUN?!" dedi dehşete düşmüş gibi baktı bana " SENİ ARADIM ARADIM AÇMADIN BUNA GEREK VARMIYDI HA?! TELEFONU AÇIP AFET BEN ŞUANDA SORGUDAYIN TEKNEDE BİZİ İZLEYEN AFAM HAKKINDA BİŞEYLER ÖĞRENDİM DÜŞMANIM KARA KOBRANIN ADAMINI YAKALADIM DİYE BİLİRDİN!" " DUR DUR SEN BUNU NERDEN BİLİYORSUN ?! BU KADAR ŞEYİ HA?" " SORUN BU HA ADİ PİSLİK!" diye bağırdım ve ona sert bir Tokat attım elini yüzüne götürdü kafası sola düştü o an zaman durdu sanki ama içim alev alev yanıyordu " BU NEYDİ ŞİMDİ?!" " BU BENİ BIRAKTIĞIN İÇİNDİ!" bir Tokat daha attım " BU BENİM ARAMALARIMA CEVAP VERMEDİĞİN İÇİNDİ" karnına bı yumruk attım biraz inledi ve hafif büküldü " DUR ARTIK!" Tam bı tane daha yumruk atıcaktım ki elimi hava tuttu " SEN NASIL OLURDA KİMSEYE SÖYLEMEDEN ÖYLECE ÇEKİP GİDERSİN ?! ÜSTELİK BİRİLERİNİN BİZİ TEKNEDE İZLEDİĞİNİ NEDEN SÖYLEMEDİNKİ ?" "ÇÜNKÜ BİPMİYORDUM VE HUZURUNU BOZMAK İSTEMEDİM!" " GEMİDE DOSYALARIMIZ VARMIŞ VE ÇÖKERTMEYE ÇALIŞTIĞIN KARA KOBRA KARTELİNDEN BİR ADAMMIŞ?!" " SEN BUNU NERDEN BİLİYORSUN?!" bildiğiniz ikimiz küçük çaplı dövüşüyorduk hatta e bende fena değildim suratına sağlam bir yumruk geçirdim o ise sadece savunma yapıyor ellerimi tutuyordu " SORUN BUMU GERÇEKTEN?! NASIL KORUMASIZ DIŞARI ÇIKARSIN HA ?! " " SANAMI SORUCAM NE YAPACAĞIMI BEN KENDİNİ KORUMAYI GAYET İYİ BİLİYORUM ?!" " SİKTİR ORDAN PEŞİMİZDE KARTELLER VAR AJANLAR VAR KİMLİĞİNİ BİLMEDİĞİMİZ BİZİ ÖLDÜRMEK İSTEYEN DÜŞMANLAR VAR BEYFENDİMİZ TEK BAŞINA KİMSEYE HABER VERMEDEN GİDYOR KORUMASIZ!" Ufak çaplı dövüşümüze devam ederken draco bağır"HAY SİKEYİM DUR ARTIK DUR!" " SEN DUR !" Derken kasık larına sert bir tekme attım acı ile ikiye büküldü sinirle bağırdım ama o acıla dikel " KENDİNİ TOPLA ARTIK HUZUR BULMAK İÇİN GELDİM BEN " " KES ULAN SESİNİ !"" YETER AMA ARTIK!" Dedikten sonra beni çok hızlı ve çevik Bir şekilde tuttu ellerimi bileklerinden tutup sırtımda birleştirdi kendimi kurtarmaya çalıştım ama başaramadım çok güçlüydü belki karşımda ki düşmanım olsa yapardım ama onunla dövüşmeyi canını yakmayı istemiyordum tabiki "BIRAK BENİ NASIL YAPARSIN BUNU? BİR KAÇ SAAT İÇİNDE NE YAŞADIM BEN HABERİN VARMI? NE KADAR KORKTUM?!" "NE YAŞADINKİ ? NE OLDU? NEDEN KORKTUN?" " KORUMASIZ NASIL GEZERSİN HA ?! ÖLMEKMİ İSTİYORSUN!"" EVET! SENSİZ KALMAKTANSA ÖLMEYİ TERCİH EDERİM!" O an zaman durdu ikimizde durduk " Sen aklınımı kaçırdın ha?"" Bana diyene bak !" " Bırak artık beni!" Beni bıraktı " Maria yeter artık!" " Maria ?! Maria öylemi!?" Yerde duran silahı aldım ve ona doğrultum şokla bana baktı " Napıyosun sen?!" Ona doğru yaklaştım yaklaştım aramızda çok az mesafe kaldı silahı kalbine dayadım silahı bana garip bir ifadeyle baktı ama korku? Ah hayır bu korku değildi Gözlerinin mavisi şuan tam tsunami gibiydi sanki " Eğer bir daha bana Maria dersen seni tam kalbinden vururum duydun mu beni?!" " Öylemi?" " Evet! Sonrada silahı kendine çeviririm ve kendini vururum !" " Ama senin adın Maria diye bu kadar bu lafa takılıyorsun herkes sana öyle diyor?" " SEN HERKES DEĞİLSİN AMA !" İkimiz anlık sessiz kaldık " Sen... Delisin ." " Sen yapamayacağımı sanıyorsun ha?!" " Hayır yapa bileceğini görüyorum gözlerinde görüyorum ..." elimden hızlıca silahı çekti aldı ikimizde kaşlarımı çatmış birbirime bakıyorduk elinde silahı tuttu "bir dakine birini silahla tehdit edeceğiz zaman emniyetini aç ! " "kapalımıydı ? siktir ya ! ""evet kapalıydı ""neyse gerçekten ateş etmek istesem bal gibi eminiyeti açardım gayet iyi biliyorsun ""ah evet doğru önce bana silah kullanmayı öğret dedin ama ha pardon zaten biliyormuşsun ! sonrada ateş çetesinin pardon örgütünün lideri olduğunu öğrendim ""sen kara ölüm örgütünün kurucusunun lideri ve kurucusun ne olmmuş yani on altı yaşında örgüt kurduysam ?! günah yarıştırıcaksak ikimizinde amel defteri birbirinden beter ""koynumda kimle uyumuşum ben böyle ? bana silah doğrultyor ?! " alaycı bi tavırlar güldüm "ilerde alacağım soy isme layık olmaya çalışıyorum !""laf sokmadan duramazsın değilmi ? ""evet duramam tabiatıma aykırı . ""buraya nasıl geldiğindi ve diğer anlattığın şey leri nasıl öğrendiğini söyleyecek misin ?! ""seni defalarca aradım aradım açmadın! bende dakikalar saatler geçtikçe delirdim sanki ! bütün arkadaşlarımızı aradım umutla senden haber alabilirim en son morganı aradım odsa nedesin iki saatir haber almıyorum ve tekneyi olayını ve sorguyu o ajanı kara kobrayı anlattı kara kobra hala senin peşindemi ? "" sen bunları morgan mı anlattı ?" "evet ne olmuş sırlarını öğrendim diyemi bozuldun ! ""morganı öldürücem ! " "bi sikim yapmayacaksın ! onu ben zorladım arkadaşıma tek bir kelime bile atmeyeceksin ! ""arkadaşım öylemi ! ""evet ! tek bir kelime bile dersen senin belanı sikerim ! ""sikerim mikerim ne biçim konuşuyorsun ya ! " "istediğim gibi konuşurum sanamı soracağım !""evet benimle böyle konuşamazsın ! ""konuşurum ! koca benim keyif benim !" "yeter artık ! " "bencede nasıl beni böyle korkuta bilirsin ha ! ""ben hiç bişey yapmadın !" "evet yaptın morgan bana olanları anlattığında nasıl korktum haberin varmı ? ölündün sandım şerefsiz herif ! " gösüne vurdum ittirdim bağırarak konuştum"ÖLDÜN SANDIM ! BAŞINA BİŞEY GELDİ KAÇIRILDIN SANDIM ! İŞKENCEYE UĞRADIĞINA KADAR DÜŞÜNDÜM VE SAATLERCE GEÇEN HER SANİYE KENDİMİ YİYİP BİTİRDİM!" "afet ! " beni tumaya çalışırken ikimizde sendeledik draconun elinde hala silah vardı biz ikimiz itişirken dengemeizi kaybettik ve yere düştük ikimizde acıyla inledik kaburgalrım acımıştı draco üstümdeydi "ah ! ""hassiktir be ! ne kadar inatçısın ! ""kendine bak ! sana hassiktir ! " ikmizde nefes nefese kaldık draco üstümdeydi ellerimi tutyordu ikimiz anlık toparlandığımızda göz göze geldi biraz öyle kaldık derken aniden kulağımızın dibinde silah patladı "AH HASSİKTİR ! " dedi draco "NE OLDU LAN !" ikimiz doğrulduk "siktir silah patladı ! ""emniyeti kapalı değilmiydi !" silah ikimizin elinde patlamıştı "ben yalnışlıkla açmış olabilirim !" "iyiki bize gelmedi ""evet o kötü olurdu bak !" derken çok yakında insan sesleri duyduk ikimiz hemen ayağa kalktık draco eline silahı aldı beni hılızca rakasına aldı "draco ! afet ! " diye ses duyduk bu moraganın sesiydi etrafımız iki saniyede büssürü adam kaynamıştı draco refleks ile silahı doğrultmuştu " morgan ?!" dedi draco " siktir sen niye silah doğrultuyorsun !" dedi morgan" asıl siz niye bize silah doğrultuyorsunuz?!" " silah sesi duyduk korltuk biçey oldu sandık!" "bizim silah yalnışlıkla patladı" herkes silahlarını indirdi "iyimisiniz ?" "evet gidin siz!" " tamam, hadi çocukşar" diye eliyle işaret verdi morgan herkes başları ile selam verip gitti ve baş başa kaldık ikimiz birbirimiz gözlerine baktık kaldık sessizce" artık sakinleştinmi?!" " evet ...""artık sakince konuşabilirmiyiz?" " evet " "tama gel oturalım hadi "" tamam bekle bi saniye" " ne oldu?!" arabama gittim ve piktik sepetini aldım kapıyı kattım piktik sepetini gösterdim ona dudakları hafif yukarı kıvrıldı benimde öyle birbririmize sırıtarak bakarken gülümsememiz genişledi " kek ve şarap getirdim istersen visky de olur tabi..." " tamam peki..." dedi gülümseyrek eliyle gelmemi işaret etti sonra ikimiz elma ağacının altına oturduk sırtımızı ağaca yasladık "şarap mı visky mi?" dedi "visky az kalmış onu bitirelim birde pahalı biçeye benyor boşa gitmesin." güldü bardaklara viskiyi kattı ve uzattı "ee ne öğrendin ?" morganın bana anlattıklarını bildiklerimi anlattım "kara kobra peşindemi yani ? ""yani özellikle o son blaithin öldüğünü sandığım operesyonda onun en önemli adamını sağ kolunu esir aldım yaklaşık dört buçuk beş yıldır hapiste ama çok büyük pisikolojik sorunlarla baş ediyor hayattan tamamen vaz geçmiş çökmüş hiç bişey anlatmadı ""işkence ettinizmiki ?" şaşkınca baktı bana "başta biraz ama onun durumunu görünce faydası olmaycağını anladık ""bu kötü olmuş ozaman kara kobra zaten onun konuşucağını tahmin edip onun bildiği herşeyi değiştirmiştir işe yaramaz artık ""evet bende öyle düşünmüştün o yüzden o operesyonu yaparken bir planım vardı sağ kolunu çatışmada öldü olarak gösterdik yani onu yaşadığını bilmiyor ""aa bakmu çok manıklı ozaman hala bir umut var demektir ""evet bir şansımızı denye biliriz ""o bulduğunuz ajan mıdır jasus mudur o peki" "onu nazikçe önce türkiyede osrguya çektik başta haifif tuttuk bilirsin ""tabi yani sonra buradamı ? ""evet getirdik bir daha sorguya çekildi bizzat ben yaptım çektim... ""anladım" üstüne baktım "neye bakıyorsun ? ""üstünde kan varmı diye ? " güldü "normal değilsin " "az önce kalbine silah doğrultan bir kadınla oturmuş visk içiyorsun sen çok mu normalsin ? " ikimizde güldük "nerden aklına geliyor bunlar ? ""ne işkence derken kan bulaşır "" daha önce işkence ettin mi sen ? beni korkutuyorsun " " yani belki biraz yakın bişeyler yapmış olabilirim ama şeyden dedim ben dövüşürken bile kan bulaşabiliyor " güldü " bensadece soru sordum canım istemedi o kısmı başka birine bıraktım "" ha iyi " ikimizde sessiz kaldık "iyi korumasız gelmemişsin ""evet içimde korku varı ya ihtiyacımız olursa diye ""neden ? ""başına bişey geldi diye korktum... hatta allah korusun öldüğünü bile düşündüm draco... ve her saniye kendimi suçladım " gözlerim doldu gibi oldu biraz "çokmu korktun ...? " biraz gülümsediğini gördüm "evet pislik herif ödümü kopardın !" omzuna hafif bir yumruk attım "hey dur artık beni yumrukladağın yetmedimi ?" "hak ettin tamammı ! "" tamam haklısın galiba özür dilerim..." "haklıyım tabi ! " "ee beni nasıl buldun ? ""nişanlımı tanıyorum..." "hatırlamış sın..." "sende hatırlamışsın iki bardak var bir değil..." gözüm yerde duran benim aldığım kol düğmelrine gitti elime uzattım aldım elimde baktım "yani neden iki bardak aldım bilmiyorum ama sanki sen gelecekmişsin gibi hissetim ...""doğru hissetmişsin ... bak geldim ." gülümsedi "evet geldin... ""kol düğmeleri... bunlara bakıyordun..." " evet...""benimi düşünüyordun?" tebessüm etti "evet seni düşünüyordum... bizi... ne zaman düşünmüyorumki ..." "kollarını uzat""ne?""kollarını uzat dedimya" kollarını uzzattı gömlek düğmelerini yerine taktım konuştum" bunlarım yeri burası yer değil..." "az önce kalbime silah doğrultan kadın şimdi göleğime düğme takıyor" ikimizde güldük "sende az önce kalbine silah doğrultan kadınla aynı yerde oturuyorsun...?" "doğru..." "draco" "evet?" "az önce kasıklarına tekme attığım için özür dilerim" sırıttı "tamam sorun değil yalnız elin sertmiş dur durakta bilmiyorsun" "sinirlenince gözüm kararıyor" "belli ... neyse " sepeti çektim "kek?" tebessüm etti "olur" sepetin ağzını açtım keki çıkardım tabağı koydum ikimide aynı anda ellerimizi keke atınca ellerimiz birbirine değdi ikimizde gözlerimiz kaçordık elini çekti ben kekten kesip ona uzattım "al bakalım" "az önce kalbime silah doğrultan kadın bana kek veriyor" " hakettin o silahın bir daha sana doğrultulmasını istemiyosan öyle davran" "emredersin generalim !" "aynen öyle ben veliaht generalim emrediyorum!" güldü" iyi ozaman bende gölge tuğgenralim bend ekekini yemeni emrediyorum " " emeredersin generalim!" derken elimi anlıma götürdün güldü keki yemeye başladık "buraya geldin... beni buldun...""evet çünkü yıldızımı anlıyorum ve dinliyorum..." kafasını yerden kaldırıp bana baktı gözünde bir ışıltı oldu sanki " nasıl buldun burayı ? sadece bir kez geldik ve karmaşık bir yol okulada pek yakın değil " "hafızam kuvvetlidir " "diyosun ?... " "dedim bile ama yalan söylemeyceğim bulana kadar göbeğim çatladı !" güldü "bulabilmen mucize ""sanırım biraz öyle oldu "" afet burda olduğumu nasıl anladın ? ""tıpkı senin gibi bende seninle ilgili hiç bişeyi unutmam valerion hatırladım ""içimde bir his buraya gelemem gerektiğini söyledi ... ""doğru söylemiş söz vermiştik birbirimize kavga edersek buraya gelecektik... ve sen demiştin ki ne zaman zorda olsam buraya gelirim ve ben seni istemeden zora soktum ... özür dilerim... ""dileme sorun yok sende haklıydın..." "hayır yani evet ama kendime çok kızıyorum, haklıydın aslında empati yapmadım öfkem kırgınlığım gözümü kör etti " "bende yaptım sorun yok... ""hayır bu bi sorun gerçekten... en çok üzüldüğüm şey ise kendime en çokm kızdığım bunu seninle fark ettim ..." "neyi? " "ben anneme kızdığım şeyi kendim sana yaptım... ""afet..." "anneme hep kızdığım bir konu vardı ... öfkesini benden çıkarırdı kim kızsa bana patlardı herkese iyi davranır bana anlayış göstermezdi ... kırardı dökerdi kötü şeyler söylerdi... dinlemezdim... öfkesi gözünü kör ederdi... ""aynı şey değil... ben bir hata yaptım bana göre doğr yada yalnış ama sana hataydı ..." "aynı şey ... benimde öfkem gözümü kör etti seni dinlemedim anlamadım... duymadım ve yalnış şeyler söyledim ... ""evet ilişkimizin bir hata olduğunu söyledin ... ""hayır ben öyle demek istemedim tandığımda sinirlendğimde duygularımı ifade etmeyi beceremem oda o anlardan biriydi bir yerde yalnışmı yaptık demeye çalışıyordum bir hatamızmı oldu demeye çalışıyordum..."" peki... ""draco özürdilerim ... özür dilerim yıldızım ... ama öğrenemedm ben barışmayı... ailem sadece tartışırdı ama barışmalarını hiç görmezdim bi anda normal devam ederlerdi benim hatam eksikliğim ""hayır öyle deme... benim hatam var... seni odada merak içinde bırakıp gitmemliydim ama okadar sinirlenmiştim ve kırılmıştım ki ... kötü bir laf söylemek istemedim ..." "seni o sinirli duruma ben soktum özür dilerim ""sorun yok... ""aslında draco seni o odada savunuşumdanda anlamışsındır belki... ama söylemek istiyorum... ""neyi ? ""senin asla onu öldürdüğünü düşünmedim ... "" pek öyle hissetirmedin ama ..." "evet biliyorum seni kızdırmak istedim çünkü aileme kızıp hıncımı senden çıkardım ... çok büyük bir hataydı seninde yıllarca dostum dediğin insandan yani abimden kandırıldığını düşünmedim için..." "sorun yok geçti... ""sorun var üzgünüm ama pişmanım bir daha öfkemin beni ele gerçirmesine izin vermeyeceğim... "" tamam öyle düşünmediysen gerçekten... " "aklımın ucundan geçmedi ... seni tanıyorum biliyorum ve anlıyorum ben eğer öyle bişey düşünsem seni savunmazdım ..." gülümsedi "avukat gibiydin... her şeyi detayı detayına öyle bi söyledinki ben bile konuşamadım ...""evet biraz detaycıyımdır... hukukla ilgili okuyunca faydası oluyor ve ben yüzğü aldığını bilmiyordum kendimi berbat hissetim ""tamam sorun değil yani insan aklından geçer tabi merak etmiş olabilirsin ama dedektiflerin yüzünü morartın " "evet öyle oldu biraz " güldük "bu arada ben horluyormuyum ?" ikimizde güldük... "şey aslında hayır çok nadir ama çok nadir belki benden daha az oprda gıcıklık olsun diye dedim ""anladım aslında fark ettim soğuk kanlılığını çok iyi koruyorsun tebrikler o kaydı izlettiklerinde bile baya sakin kaldın ""poker suratlı bir insanım neredeyse duygularımı çok iyi saklarım "" fark ettim iyi bir özellik ""sende öylesin... ""evet..." "draco sen ne yaptın bu gün gittikten sonra ? ""sorgudan önce şirkete gittim bir kaç belge imzalamam gerekiyordu sonra sorguya gittim " " tamam sonra burayamı geldin..." "evet ... ""seni okadar aradım neden açmadım telefonumu çıkardım çağrıları gösterdim ... "kaşlarını çattı "bazılarını gördüm ama sessiz kalmak istedeim ve sessize aldım "" anladım... ""afet ? "" ne ? " "telefonuna ne oldu ?" yüz ifadesi aniden değişti sertleşti "şey... ""ne oldu afet ! bişeymi oldu ? nasıl bu kladar kırıldı ? "" şey bişey olmadı aslında ... ""kendi kendine kırılmış olamaz değilmi ? ""yani... ben duvara atmış olabilrim ... ""duvaramı attın ?! ""evet şey ben seni aradım aradım ulaşamadım öyle olunca ufak çaplı sinir krizi geçirmiş ol bilirim yatağın üsütnde oturuyordum karşı duvara fırlatı verdim" yüzünü değişik bi ifade yerleşti gözlerine bir hüzün ve pişmanlık geldi sanki "gözlerinde şiş ağladınmı sen ?... " anlık durdum "gözlerimmi şiş ? hayır ağlamadım ""yalan söyleme afet. " "tamam şey biraz sinirli olduğum için ve başına bişey geldi diye korkup ağlamış olabilrim... ve anneme hep kızdığım şeyi yaptığımı fark ettimğim için ""benim yüzümden... ""hayır seninle alkası yok uzunca bi birikmişlik aktı ""ben seni merakta bıraktım yalnıştı en azından aramalarına cevap vermeliydim... salak kafam seni o halde bırakmamalıydım... ""sorun yok benim hatamdı hem her ilişkide olabilir... ""ilişki... hala bir ilişkidemiyiz sence ?... " anlık dondum "ben... yani sence ? beni sevmiyormusun ...? " acıyla karışık güldü "seni sevmemek... bu münkün değil... ama... ""ama... ? ""o söylediğin şeyde ciddimisin ? ilişkimiz bir hatamıydı ... ? " iki saniye durdum ve hafifçe gülümsedim "sen ve ilişkimiz yalnış değildi... aksine hayatım yaptığım en doğru en güzel şeydi ..." yüzünde bir gülümseme oluştu gözleri parladı sanki ben devam ettim "peki sence ?..." elini yüzüme koydu "sen yalnış olabilirmisin ki... bu ihtimal münkünmü ? sana dedim ya istemezsen olmaz bir daha sana yaklaş bile diye " "evet...? ""kendimi kandırmaktan başka bişey değildi... sen ben nefesimin... kalbimsin... seni yanımdayken bile özlüyorken... görmeden... duymadan... dokunmadan... nasıl yaşarım ? sen benliğimin bir parçasısın ve senden gidemem bırakamam seni ... "gözlerim dolmuştu ve kalbim adeta ağzımda atıyordu "draco... "" afet... sen benim afetimsin ... ve seni seviyorum sensiz yaşayamam unutma ölürümde sen siz yaşayamam... " gülümsedim "bende sensiz yaşayamam ...""her şey geride kaldı tamammı geçti... ""geçti..." anlını anlıma yasladı "buraya ilk geldiğimiz zamanı hatırlıyormusun... ? " güldük "evet hatta ilk öpüşeceğim yerdi... ama yarım kalmıştı bölünmüştük... " gülümsedi iyice yüzlerimiz bir birine yaklaştı " evet mağlesef ama şimdi bir mani yok ... o gün öpüşemedik ama şimdi seni öpsem be olurki ...? " kalbim ağzıma gelmişti ve utangaçlık aynı anda arsızlık hepsi bir ardaydı " hiç bişey hem burası üzülür bence... " güldü "katılıyorum..." dedi ve yvaşça dudakları dudaklarımla buluştu yüreğimde kor ateş yanıyordu sanki.... onu delicesine özlemiştim dudaklarım dudaklarına hasret kalmıştı... bir elini belime attı diğer eli yüzümdeydi ... ellerimi boynuna doladım kokusunu bile özlemiştim.. öpüşü gittikçe hızlanmaya başlamıştı kısa süre sonra durduğumda yüzünü yüzümden çekmedi dudaklarımın kenarına öpücük bıraktı yakaklarıma küçük küçük büssürü öpücük bıraktı gülümsedi gözlerimdende öptü sonra anlımdan öptü ve tekrar dudaklarıma indik küçük bir öpücük bıraktı fısıldayrak konuştum "işte bu barışma öpücüğüydü..." güldü "evet ama eksik söyledin... ""tamamla ozaman ... ""bu barışma ve seni delicesine özledim öpücüğüydü..." gülümsedim "evet doğru söylüyorsun... seni delicesine özledim... " derin bir nefes verdi "ah birde bana sor ..." güldüm ve bu serfer ben onu öptüm hemen karşılık verdi beni kendine çekti iyice kolları ile sarıldı aynı zamanda öpüşürken ikimiz yavaşça çimenlere uzandık pikeni üstüne elma ağacımızın altında... tam sırt üstü uzandığımda benim ellerim onun yüzünde ve boynunda geziyordu ellerini başımın üstüne yere koydu üstüme uzandı iyice bedenlerimiz bir birine değiyordu... bir eli sırtıma gitti en sonda nefes nefese kaldığımızda durduk gülümsedim gözlerimi açtığımda onu bana bakan güzel mavileri ile karşılaştım aynı bir yıldız gibiydi gözleri " ay ay pardon" dedim gülerek draco anladı "sorun değil canım ne olacak " dedi oda gülerek "yo sorun özür dilerim yalnışlıkla oldu !" güldü hatta kahkaha attı " sorun yok tecavüz etmedin ya !" ikimizde kahkaha attık " aşkım ya !" gülümsedi "aşkım.. sen duyunca harika geliyor daha çok demelisin... ""arda diyorum ama ben biraz değişik buluyordum ama sana diyince hoşuma gidiyor..." dedim utanarak "utandınmı sen ? " elimle yüzümü kapttım "susarmısın ..." ellerimi yüzümden çekti "hadi aşkım de ""aşkım" dedim gülerek "ölürüm ölürüm ! seni seviyorum ! ""ne kadar ? " dedim herzamanki gibi"soykrım çıkarcak kadar... " dedi oda herzmanki igbi"bende seni seviyorum ... ""ne kadar ? " dedi benim gibi "soykrım çıkracak kadar " dedim onun gibi gülümsedi ve burnumun ucuna bir öpücük kondurdu "iyiki hayatımdasın... ""sende ..." yanıma uzandı hava artık iyice kararmıştı beni kendine çekti sarıldıbende ona sarıldım sıkıca kedi gibi sindim kucağına "seni özledim hemde çok..." dedidraco saçımı okşarken "bende seni özledim... hemde çok çok fazla biraz uyuzluk ettim özür dilerim yıldızım..." güldü " problem yok afetim takma kafana geçti unuttum bile " "emin misin? barıştık değilmi...? kalbini kırdım biliyorum ama... özür dilerim""çok fazla özür diliyorsun sana özür dilerim demeyi yasaklıyorum, ve barıştık unuttunmu? barışma öpücüğü verdik birbirimize artık sorun yok hetşey geride kaldı"" seni hak edicek ne yaptım ben...?" ikimizde gülümsedik " sanırım bizbirimiz aynsı olduğumuz için oldu" " nasıl yani?" " bişey itiraf edicem ama gülmeyeceksin ""niye güleyim draco? söyle gitsin""tamam senden duydukça ben merak ettim ve internetten bazı araştırmalar yaptım..." "ne konuda" " din, din konusunda inanılmaz bir şekilde dinine bağlısım biraz etkilendim galiba gözlerinde o sevgi görülebiliyor yani allah diyorsun ama öylebi içten diyosu ki inancın gözlerinden fışkırıyor ben sevgi hissetmedim öyle hiç o yüzden merak edip baktım" "evet?" "kutsal kitabınız kuran-ı kerim de allah demişki iyiler iyilerle kçtüler kötülerle karşılaşırmış... yani neysen onu bulursun temizsen yemiz iyi isen iyi biriyle " "hm anladım" "ama dikkatimi çeken bişey daha vardı " "nedir?" "büyü yapmak günahmış yani..." ikimizde kahkha attık gülerken devam etti "ve biz büyücülük okuluna gidiyoruz tanrım!" dedi gülerek " ama bak bişey dicem ben bilidiğim için orda bahsedilen büyü farklı karanlık büyü öbür taraftan farklı varlıktan destek almak aslında ..." " ha anladım bi an en büyük künahkarlardanım sandım" güldüm"e bu doğadan gelen bişey yani tanrının verdiği bişey sonuçta " "oda doğru "ikimizde güldük"yalnız beni şaşırtıyorsum bir gün gelip müslüman oldu desen şaşırmayacağım" kahkha attık"belli olmaz aslında ..." "ovv hasas konu tamam susuyorum" "tamam afetim""bu arda draco bişey dicem" "evet?...""bir daha bana maria dersen seni gerçekten gebertirim" güldü " ama senin adın o?!" "draco!" "tamam özür dilerim demeyceğim"ikimiz güldük ve beraber yıldızları izledik kekimizi yedik şarabımızı içtik bir şise bitmişti şarkı mırıldanıryorduk "türkçe şarkılar kulağa şiir gibi geliyor " dedi draco "evet " "afetim gidelimmi artık ? "" gitmek mi istiyorsun ? ""yani geç oldu yoldan geldik ve sarhoş oldun" "ya hayır sarhoş değilim sadece mutluyum okadar " ona sarıldım "ve afet yıldızına sarılır ve yıldızın içi gider... " "draco ""efendim güzelim ""ismini çok seviyorum biliyormusun..." "öylemi...""evet sen söylemiştinde ben söylememiştim içimde kaldı ""ya öylemi ? ""evet çünkü sana yıldızım demem sebeplerimden biri benim gece karanlığında parlayan yıldızım olman güneş gibi hani güneşte yıldızdır ya hada gece ayı aydınlatanda güneştir ya oyüzden sana yıldızım diyorum " gülümsedi "bu durumda sende benim ayım oluyorsun ikimiz birbirimizi tamamlıyoruz ""evet öyle" "karım olacağın günü iple çekiyorum " "bende kocam olacağın günü" ikimizde birbirimize sarıldık kalktım dracoda benimle birlikte kalktı "hadi gidelim " dedim ve yerden kendi eşyalarımızı topladım "tamam yardım edeyim" eşyalarımızı topladık ve arbaya bindik "müzik ? ""olur aç " ve arbada müzik dinleyerek yola çıktık her zamanki gibi müzik dinlerken eşlik ederek yolculuk yapıyorduk saat çok geç olmuştu okula vardığımızda neden sizce ikimizede gülme krizi gelmişti gece vakti karanlık okul koridorlarında şarkı söylüyorduk "afet yavaş !" dedi ddraco ve ben onu takmayınca kahkaha attı"ya bana eşlik etsen ölürmüsün ?!""bu delilik !" "e o yüzden güzel ya !""peki tamam tamam ama bağırma ""hadi !" ikimiz beraber yirmi yaşında iki büyücü iki örgüt kurucusu ve lideri iki kazık kadar insanlar okul koridorlarında herkes uyurken şarkı söylüyorduk bana eşlik etmeye başladı "aşk bahçemi süsleyen inci çiçeğimmisin ? " devam etti "aşk bahçemi süsleyen inci çiçeğim misin ? " ben girdim şarkıya "gecemi aydılatan ateş böceğim misin ? " ikimiz bera ber söyledik "gecemi aydılatan ateş böceğim misin ?" ellerimi tuttu şarkıya devam etti "gençlik başımda duman ,ilk aşkım ilk heycan gençlik başımda duman il aşkım ilk heycan " etrafımda ödndürdü beni allahtan kimse yoktu kahkaha atarken devam ettim "kovaladıkça kaçan ateş böceğimmisin ? " en sonunda oda boşe verdi ikimiz ellerimizi tuttuk ve etrafımızda döndük "kovaladıkça kaçan ateş böceğim misin ? ""bahar dalında yaprak ,yıldızdan daha parlak bahar dalında yaprak yıldızdan daha parlak ""göz yaşımdan yuvarlak ateş böeceğimisin ? göz yaşımdan yuvarlak ateş böceğimmisin ? " ikimiz şarkı söylerek yürürken sonunda odamıza vardık ikimiz gülerek odaya vardık "bizi şikayet etmeseler bari ""amanboşver bikere geliyoruz dünyaya ! ""deli ! ""sensin deli ! ""birde sarhoş değilim diyorsun ! ""değilim zaten sadece kendimi rahat bıraktım " "öyle diyosan ""saat kaç ? benim telfonun ekranı biraz fazla kırılmış "" saat gece 11:30 , nasıl fırlattıysan artık " "geç olmuş biraz deli bir insanım napayım ""onu biliyoruz canım kalbime silah doğrulttun " ikimizde güldük "sen kaşındın ""bakya " "neyse boşver gitsin ""telefonuna bakabilirmiyim ? ""tabi al " ikimiz yatağın koltuğa oturduk draco telefona baktı "hmm iyi atmışsın ""eh yanii" draco telefonun kılıfını çıkardı kenarına baktı "iyi haber telefonun sağlam ""nasıl " dracı telefonun kenarından oynadı ve kağıt gibi kırılmaz ekranı çıkardı ve altından telefonun sağlam ekranı göründü "kırılmaz ekran sana aldığımda taktırmıştım ""ahh iyi ozaman" ikimizde güldük "ama tabi istersen yenisini alırız yine " "yok canım sağlamken ne gerek var ""eminmisin ? ""e yani kırılsa alınırdıda sağlammış işte ""iyi kılıfı olmasa kullanamazdın ama ""evet neyse " iki saniye sessiz kaldık "yorgun görünüyorsun yat istersen ""hmm olabilir" "e kalk ozman ""canım hiç kalkmak istemiyor" dedim gülerek "diyosun ""dedim bile keşke beni taşıyacak güçlü kaslı kollar olsaydı ..." güldü "bak sen..." derken beni hızlıca kucakladı kaldırdı kahkha attım "hahaha ay varmış ya ""var tabi ben varken hiçbişeye ihtiyacın yok senin " beni yatağa yatırdı üstüme yorganı çekti " teşekkür ederim..." "etme, hadi uyu sen..." "sen ?... ""benim yapmam gereken bir kaç iş ve telefon görüşmesi var" "yaa" "evet sen yoruldun uyu" tam gidecekken elini tuttdum ve onu durdurdum bana baktı şaşkınca "ikimizde yorulduk... " sessiz kaldı sanırım hala bana kırgındı içten içe ... ben konuştum "boş ver bugün işi... benimde çok işim var ama bu gün boşver ... gel beraber uyuyalım..." sessiz kaldı kısa süre sonra konuştu " peki... " dedi ve sessizce yanıma uzandı yüz üstü uzandığını anldım ellerini yastığının altına geçirdi ve uzandı ona doğru döndüm ve baktım gözlerini kaptmıştı ama ona baktığımı bildiğini biliyordum "sarılmaycakmısın yıldızım? iyi geceler demek yokmu ? " yavaşça gözlerini açtı bana baktı sonra tekrar gözlerini kapattı o an üzüldüm bana sarılmaycak öyle uyuyacak sandım ama sessizce bana döndü ve kolunu attı beni kendine çekti dudaklarım tebessüm oluştu sarıldı sıkıca her zamanki gibi bende ona sarıldım kendimi tutamadım ve sokulduğum boynuna bir öpücük bıraktım sonrasın yaramaz bir çocuk gibi güldüm "afet! ""efendim ""yaramazlık yapma" "olur babacık "aniden gözlerini açtığında bana şokla baktığını gördüm ben gülünce oda sırıttı "afet sen yokmusun sen...""ben bişey yapadım " "beni her gün şaşırtıyorsun""eh buda benim işim" "iyi geceler afetim..." "iyi geceler yıldızım " "seni seviyorum ..." dedi draco beni kendine iyice çekerken " nekadar ?..." gülümsedi "soykrım çıkarcak kadar... ""bende seni seviyorum... ""ne kadar ?" dedi benim gibi "soykrım çıkaracak kadar yıldızım... " ikimiz beraber uykuya daldık kaç gündür yadığım en huzurlu uykuydu... 🔥🌊 yatakta miğdemin ağrısından huzursuzca kıvranmaya başladım miğdem gurulduyordu açıkmıştım draco ile nasıl uyuduysak öyleduruyorduk ben rahatsızca hareket ederken oda hareketlenmeye başladı mırıldarak "hmm afet iyimisin ... ? ""iyiyim yok bişey ..." ikimizde gözlerimizi açıp birbirimize baktık "ne oldu...? ""şey sanırım..." "acıktınmı? ""evet nerden anladın ...? ""bende acıktım çünkü" ikimizde uyku sersemi güldük "bişeylermi yesek ? " "bencede ne yiyelim ""mutfağa bi bakalım " dedim "peki..." ikimizde yataktan doğrulduk ve kalktık mutfağa doğru gititk ikimizde buz dolabına baktım "sandiviç yiyelimmi ? ""olur hafif hafif yeriz " malzemelri dolaptan çıkardım "seçtiğin varmı sevmediğin ? ""yok hepsini yerim helene birde senin elinden " güldüm "tamam ozaman " malsemeleri doğradım ekmeğin içine yağ sürdüm ve tek tek malzemleri dizdim dometes peynir yeşillik gibi klasik şeyler koydum ve tamağa koyup peçete ile altından sardım dracoya uzattım "hmm teşekkürler" "etme istemen yeterli "gülümsedi ikimizde yemeye başladık oturmadık öyle ayakta yiyorduk "beğendin mi? taö yemek değil ama bidakine bişeyler alalım güz3l yemek yaparım sana" gülümsedi "bu yediğim sandiviç yediğim yiyeceğim bütün yemeklerden daha güzel" güldük"emin misin ? yalancı" " yemin ediyorum ki!" "iyi tamam öyle olsun " yemeğimizi yedik bitirdim ben kalan az dağınıklığı tplamaya başladım "gece birde kalkıp yemek yedik" dedi draco gülümseyrek"evet ama can boğazdan gelir demişler " güldi"yardım edeyim""gerek yok iki tabak var" "olsun ikimiz yedeikikimiz toplayalım" "iyi kalanları dolaba koyabilirmisin? ""tabiki !" dedi ve bana yardı etmeye başladı enson tezgahın üstünü kuruladı ve tti "işte beş dakkada bitti!" tegaha doğru bakarken akamdan sarıldı sırtımı başımı ona yasladım elimi belime sardığı ellerine kordum "senle herşey beş dakikada hal oluyor ..." boynumdan tam şah damarımın olduğu yerden öptü "benimsin diyorsun..." "aynen öyle diyorum..."bi imsanı şah famarından yani tam nabıznın üztünden öpmek sen benimsin demenin bir yoluydu aslında on doğru döndüm kollarını boynuma doladım "seni sevdiğimi söylemişmiydim?" güldü "evet söylemiştin..." " olsun bişey olmaz " güldü sarıldı bana başını boynuma gömdü kokumj içine çekti bir öpücük bıraktı "seni çok özledim..." tebessüm ettim"ben seni özledim..." yüzünü boynumdan çekti yüzünü yüzüme yaklaştırdı "insan sevdiğini yanındaykende özlüyormuş..." "Evet... Bazen görünmez duvarlar özletebiliyor..." Derin bir nefes verdi " Evet ama sadece öyle değil görünmez duvar olsun olmasın insan yan yanaykende özler..." " Evet..." Burnu burnuma sürtü Kalbim deli gibi atıyordu elini kalbimin üstüne koydu " Kalbin her zaman hızlı atıyor " "Hızlandırıyorsun..." Gülümsedi " Benimde..." "Draco..." "Efendim?" "Öpeceksen öp artık!" Güldü ikimizde güldük "Tamam." Dedi ve dudaklarımdan öptü karşılık verdi elim ensesindeydi saçını okşadım onun elleri bellimdeydi öpüşü hızlanmaya başladı mutfak tezgahına yaslanmış derkerken elini yavaşça nacaklarıma indirid beni tutup hızlıca kucağına aldı bacalarımı beline doladım yürümeye başladı ve beni boş duvara yasladı sırtımı bir elim ensesinde dururken diğer elim göğsüne doğru aşağı indi ellerimi sırtımda hareket ediyordu dudaklarımı bıraktığında nefes nefese kalmıştık dudağımın kenarına öpücük bıraktı oradan yanağıma kaydı sayısız küçük öpücük bıraktı oradanda boynuma indi kafamı Duvara yasladım boynumu onun için açtım nefesi boynumda hissediyordum gıdıklıyordu ama vazgeçemiyorudum hoşuma gidiyordu bütün bedenim titriyordu "Afet... " dedi fısıltıyla "Draco..." Dedim onun gibi boynumdan yukarı çıktı tekrar dudaklarını dudaklarımla buluşturdu kalbim onun için atıyordu... Onun arzusuyla yanıp tutuşuyordum adeta yeni tenimden hiç ayrılmasın istiyordum kucağından indim ellerini yüzüme getirdi yanaklarımı avuçladı nefes nesfe ayrıldık " Seni seviyorum afetim..." Gülümsedim " Bende seni çok seviyorum bay valerion..." "Ben seni daha çok seviyorum bayan valerion..." Gülümsedim "Daha karın olmadım valerion değilim" gülümsedi "Benim için öylesin... Benim karımsın sen aptal bir imza umrumda değil! Sen benim karımsın ve bunu yakında kağıdada dökeceğim merak etme kimliğine valerion soy ismini de ekleyeceğim" güldüm" Yalnız sende benim soy ismini sahipsin bi yandan " dedim gülerek "Çokmu hoşuna gidiyor?" "Evet... Bana ait olduğunu hissediyorum..." Ellerimi yüzüne getirtim onu gibi halacok yakındık nefeslerimiz birbirine karışıyordu " Ben zaten sana aidtim tüm benliğimle" "Bende öyle ve sende benim için kocamsın... " Gülümsedi "Aynen öyle güzelim bana aitsin" tekrar öptü beni çok hızlıydı sanki hıncını çıkarıyor gibiydi "Yavaş..." Dedim inler gibi "Günlerce kendinden uzak tutarsan öyle olur... Özlemin hıncını çıkarıyorum" gülümsedim "İyi özlemimizi giderelim" elini tuttum yatağa doğru geri geri yürürken onu kendime çektim kaşlarını kaldırıp bana baktı"Afet !?" "Ne?" Dedim gülerek "Ateşle oynuyorsun yapma..." "Sıcağı severim ve ateşide... Hem..." Elinden tutup kendime çekti tekrardan yakınlaştık"Hem?" " Duvara yaslayınca sırtım ağrıyor... Yatak daha rahat..." "Hmm peki... Dikkat ederim ..." Üstüme geldi belimden tuttu ve öptü tekrardan yavaş başlayan öpücüğü hızlanmaya başladı hızlanırken yatağa oturtu beni üstüme eğildi yavaşça yatağa tamamen uzandık nefes nefes kaldığımızda ayrıldık bunu ilk defa kendime itiraf ediyordum ... Tanrım onu delicesine istiyordum bedenim kalbim onu istiyordu "Afet..." "Draco..." Boynumu öpmeye başladı hız nefes verişlerim inlemeye dönüşmeye başladımElim göğsünden aşağı indirdim karnına doğru indirdi ani dürtüyle elimi göleğinin içine soktum elim tenine değdiğinde vücumdumda elektrik akımı olmuş gibi hissettim ve sanırım o his onda da oldu aniden irkildi sanki inledi "AFET!" "DRACO! " Elimi çekti elimi yatağın üstüne bıraktım" Afet..." Dedi draco durdu yüzüme baktı"Draco neden Durdun ...?" "Durmamamı tercih ederdin...?" "Evet... Durmanı istemiyorum" yüzünü yüzüme eğdi " Afet... Kendime engel olamayacağım..." "Olma kendine engel ol diyen yok..." "Afet ama..." "Ama... " "Of ah nefesim daraldı seni bişeye zorlamak istemiyorum ..." Tebessüm ettim"Sen beni bişeye zorlayamazsın zaten..." Güldü "Doğru senin istemediğin bişey yaptırmak imkansız..." "Evet öyle..." Yaksından tutup kendime çektim " Pişman olmanı istemiyorum..." "Olmam... Çünkü seninleyim..." Gülümsedi elini belime attı elini parmaklarını yavaşça kazağımın altına soktu " Eminmisin?..." "Seni seviyorum draco elserin valerion..." Gülümsedi "Bende seni seviyorum hemde soykırım çıkaracak kadar Maria afet elserin valerion..." Bu sefer onu ben öptüm hızlıca öpüşmeye başladık dudaklarını boynuma gotürdü ellerimi göleğinin ucuna götürdüm ellerimi karnına değdi karın kaslarını hissetim tanrımm dört değil altı değil sekiz tane baklavası vardı... kimin nişanlısı... draco'nun dudaklarından erkeksi kalın bir inleme çıktı göleğinin tuttum yukarı çekmeye sonra gözlek olduğunu hatırlayıp elimi göleğin düğmelerine götürdüm açmaya ça çalıştım sertçe üstümden doğruldu hızlıca höleğinin düğmlerini açtı çıkarıp yere attı iki saniye ikimizde kaldık öyle daha önce hiç vücuda doğru düzgün bakmamıştım şimdi gözlerimle onun her santimini baktım gözlerimiz birbirine takıldıÜstüme eğildi dudaklarıma yapıştı tekrardan ellerimi göğsüne koydum ellerini yavaşça aşağı götüdü kazağımın içine ittirdi kazağı tuttu bende elimi kazağımı tuttum ikimiz birlikte kazağımı yukarı kaldırdık çıkardı kazağımı yere attı ilk defa onun karşısında iç çamaşırımla kalmıştık ikimizde bu sefer döndük kitlendik gibi oldu yutkundu gözleri bedenime kaydı ateş basmıştı "Afet hassiktir ...!" "Draco..." Yüzünü yüzme yaklaştırdı tekrar " Ben bunca zaman nasıl mahrum kaldım bundan...!" Tebessüm etti " Bende aynı şeyi düşünüyorum şuan..." Gülümsedi" Ateş gibisin... Tam afet gibisin..." Tekrar dudaklarıma yapıştı hararetli tutkulu bir şekilde öpüşmeye başladık dudakları boynuma indi elimi saçlarına götürdüm tuttum dudakları yavaşça aşağı inmeye devam etti yavaşca bedenin her yanına öpücükler bıraktı göbeğime kadar indi aynı şekilde Tekrar öperek yukarı çıktı elimi kemerine attım draco inleyip ellerimi tutup başımı tepesinde tuttu"Afet!""Ah draco!" Bedelerimiz tamamen birbirine değiyordu Elini kemerine attı kemerime açtı sonra elini benim pantolunuma attı düğmemi açtı inlemelerimiz birbirine karşıyordu elini pantolunmun beline attı ve aşağı çekmeye başladı "Draco..." Dedim inler eşine "Afet...son kez soruyorum eminmisin?..." "Draco ne nazlısın... Nazlı gelin..." "Sensin nazlı" gelin kısmını umursamadı güldüm "Gelin lafını takmadınmı?" "Afet...!" Dedi draco ikimizde güldük bedenim tiriyordu sankiPantolunumu aşağı çekmeye devam ederken İkimiz artık tamamen aklımızı kaybetmiş gibiydik ama aniden kapımız çalmaya başladı dangur dangur kapı çalmaya başladı yerimizde sıçradık korkula ellerim üstüme gitti göğsüme örttüm "Hassiktir ne oluyor lan" "Ne oluyor!" " Korkma dur ben burdayım merak etme " " Boşver " dedim"Ne?" "Boşver önemsizdir gider kimse" sırıttı "Emredersin generalim..." Dedi fısıltıyla ellerimi boynuna attım kendime çektimve bu sefer ben öptüm bu sefer ben elimi pantolunun beline attım pantolonu açık olduğu için hemen üstünden kaydı biz umursamayıp devam ederken kapı tekrar çok sert bir şekilde sardı biz tekrar sıçradık "Hay sikeyim ya!" "Kimki ?" Ardından ses geldi "Draco! Draco! Uyudunmu? Acil afet ve o mektuplarla ilgili!" Bu ses morganındı tanıdım "siktir ya!" Dedi draco sessizce "Önemli görünüyor bakmalıyız" "Zamanlamanı sikiyim Morgan" Üstümden kalktı bana baktı yutkundu ben hala etkiden çıkamamıştım " Afet üstünü giyin güzelim" "Ha evet " hemen pantolunuma çektim üstüme oda hemen patolunu giyindi neden hep böyle zamanlarda bizi bölüyorlardı kazaklarımızı yerden aldık giyindik draco bu sırada kapıyı çalmaya devam ediyordu Morgan draco kapıyı açtı " Morgan ? Ne oldu güm güm" " Önemli bişey öğrendik " "Ne oldu ?" Dedim merakla " Yarım saatir kapıyı açmıyorsunuz ki merak ettim" "Uzatma Morgan! Konuş" dedi draco " Aurele Greengraas varya " "Evet?!" Dedi draco " Onun sakladığı ikinci bir telefon bulduk uğraşlar sonucunda avukatlarımız ile konseyden arama emri çıkardık odasını aradık ve bir telefonda daha bulduk" draco eliyle dracoya Morgana eliyle gel diye işaret etti Morgan içeri girdi draco kapıyı kapattı " Evet ?" Dedi draco "Bazı kişilerle konuşmalarını okuduk Kara kobranın adamlarından biri ile konuşmuş ilk onun ekibinden biri ulaşmış ve bilinmeyen biri ile konuşmuş ve kendini volocrus maskurum pathera olarak tanıtmış ismini vermemiş " Draco ile ikimiz birbirimize baktık şokla " Volucrus maskurum pathera demek ona bulaşmış ama Kara kobra ne alaka?" Dedim merakla "Kara kobra okuldan birini tutmak istemişki bize zarar vere bilsin"dedi draco" Ve konuştuğu adam bizim yakaladığımız adammış adamın telefonunda mesajları görüp doğruladık" "Aurela şuan nerde ?" Dedim merakla "Skt nezaretinde " dedi morgan" O delikten çıkamayacaklar !" Dedi draco "Aurela ile kara kobranın adamı sizi öldürme planları yapmış " şokla konuştuk " Bı saniye o zaman Kara kobra büyücü olmayan bir adam değilmi?!" "Bildiğim kadarıyla evet büyücü değil" "O zaman büyücü dünyasından biri ile nasıl iletişim kurabilir ya biliyorsa bu bir risk değilmi !" " Büyücü olmayan insanlar özellikle büyük diblomatlar büyük insanlar büyücülük dünyasından haberdar konseyle iş yapan faniler bile hatta faniler ve büyücüler arasında ilişkiyi sağlamak için görevliler bile var Kara kobrafa biliyor olabilir" "Vay anasını!" "Evet güya aurela silah temin edeceklermiş size yaklaşıp öldüreceklermiş yada zehirle" "Ne orospu çıktı bu kız ya!" Diye söylendi draco"Ne manyak sapık takınlı pisikopat!" Dedim sinirle" Katılıyorum kız deli!" Dedi morgan " Telefonu ele geçirince hiç bişey diyemedi tabi" "Güvenlik önlemleri yeterlimi?" Dedi draco "Evet ama hergün sahada güçlendiriyoruz " "Tamam " dedi draco "Draco yarın ikinizde gelmeniz lazım " "Tamam geliriz" "Detayları yarın konuşuruz ama acil bilmeniz gerek diye düşündüm" "Tamam iyi yaptın" dedim "Yalnız siz çok iyi anlaştınız gözümden kaçmadı beni aramalar beraber lafımı çiğnemeler" "Afette benim Kardeşim sayılır yardım ettim sadece " "Evet aynen öyle benim abim sayılır ki bunları bilmem gerekiyordu" "Neyse..." Dedi draco "Tamam kusura bakmayın saatte geç ama aradım aradım açmadınız merak ettim" draco telefonunu aldı baktı "Uyuyordum görmemişiz ""Tamam" dedi morgan"Başka bişey?" "Yok ben gideyim dikkat edin" "Tamam görüşüz" dedi draco ve Morgan gitti "Bu kızda bir bok olduğunu düşünmüştüm ama cinayet ?""Bende bu kadar beklemiyordum öyle birine benzemiyordu" "Beraber randevuya çıkarken öyle görünmüyordu herhalde..." Dedim imalı güldü "Kıskanıyorsun..." "Tıpkı senin gibi kocama çekmişim" "Evet aynı bensin..." İkimizde aklına biraz önce yaşadıklarımız geldi demin en özel anımızı yaşıyorduk ama yine bölünmüştü " Bize bişey yapa bilirlermi? Mektup bırakan odaya yarın bişey yaparmı?" "Sanmam... Mektup bırakmakla fiziksel zarar birmi...? Asla yapamazlar izin vermem afetim merak etme" beni kendine çekti sarıldı bende ona sarıldım" Çok korkuyorum" "Korkma " "Draco aklıma bişey geldi" "Ne geldi?" "Odamıza kamera falan koyabilirlermi?" Dracoda anlık durdu "Yok sanmam valserin Aervera koridorlar dışında ve tuvaletler yemek haneler Falan odalarda asla kamera konulamaz koruma var mahremiyet korunması için" "Tamam ama ya yaparlarsa ya varsa burda odaya mektup bırakmadı tatildeki eve koymuşlarsa yatağımıza kadar ulaştılar ya ora koydularsa draco ben odada üstümü giyindim değiştirdim... Öpüştük ya şantaja kalkışırlarsa ..." "Ben gittiğim her yere kalacağımız odaya varmadan kadar önce güvenlikçileri gönderiyorum odayı kontrol ediyorlar" "Ha iyi ama aklıma geldi..." "Merak etme bişey yapamazlar" Ona sıkıca sarıldım o beni güvenli huzurlu limanımdı boğazını temizledi"Uyumak istermisin?" "Tamam peki..." İkimizde yatağa girdik sanırım her şeyin bir zamanı vardı ve şuan daha zamanı vardı belkide olması gereken buydu birbirimize sarıldık ve uykuya daldık içimdeki ses yarın çok uzun bir gün olucak diyordu... 🔥🌊

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.