İçeriğe geç

Köy efsanesi

Bölüm 7 · 3 dk okuma

Köy efsanesi

Bölüm 7

Bıçak (!şiddet içerir!)

Jack Williams

Vampir dişlerini boynumdan yavaşca çekerken boynumun uyuştuğunu ve sıcak kanın omzuma doğru aktığını hissettim. Çok kötü acıdığı için sol elimi kanayan bölgenin üstüne bastırarak tampon yapmaya çalıştım. O an aklıma babamın anlattığı vampir hikayelerinden vampirlerin kalplerini deşerek de öldürebileceğimiz geldi ve hızlıca kemerimin cebinden bıçağı çıkartıp boynuma tampon yapmayı bırakarak vampiri kendime doğru çektim, diğer elimle sıkıca tuttuğum bıçağı kalbinin üstünde tuttum ve boynumdaki acıya rağmen dişlerimi sıktım ve sert bir ses tonu kullandım. "Kıpırdama. Sadece birşey soracağım." Vampir gözlerini bana kitlemişti fakat gözlerinde görmeyi beklemediğim bir gerginlik vardı. "Sen... vampirsin, değil mi?" Can havliyle birkaç kelime etmeyi başardım ama bu kız cevap verecek gibi gözükmüyor. Gözleri sadece bıçağa bakıyordu ve kısa süreli sessizlikten sonra gözlerini ayırmadan konuştu.

"Daha önce... tanışmamıştık değil mi?"

Buz gibi gözlerle bana bakınca yutkundum. Yine soğuk bir ifadeyle birşey diyecekken benden önce davrandı.

"Adın ne senin?"

"Jack, Jack Williams."

"Williams demek..." başını eğerek tekrar bıçağa baktı ve hafifce sırıtarak başını yana eğip, alt dudağını büzerek alaylı bir ifadeyle tekrar bana baktı.

"Beni öldürmeyi mi düşünüyorsun Jack?" Sinirlerim bozulunca kaşlarımı hafifce çattım.

"Belki, ilk önce soracağım birkaç soruya cevap vermeni istiyorum." Vampir elini yanağıma doğru getirip yavaşca boynumun kanayan yerine doğru kaydırdı.

"Tabi, herşeyi sorabilirsin." Kanayan yere yavaşca bastırınca gardımı düşürmemek için elimdeki bıçağı daha sıkı tuttum gözlerimi yavaşca kapatıp açarken dişlerimi sıktım.

"Yapma şunu" vampirin alay eder gibi bir yüz ifadesi vardı. Kanayan yerin üstüne biraz daha bastırarak sırıttı.

"Neyi?" Dişlerimi sıkarak bu anın bitmesi için Tanrı'ya dileklerimi sundum. Bıçağı kalbinin üstüne doğru hafifçe bastırınca, omzuma bastırmayı bıraktı. Burnumdan rahat bir nefes verdim ve kan kırmızı gözlerinin içine baktım.

"Şimdi, saçmalıkların bittiyse beni dinle, sayın vampir."

Alaylı ifadesi kayboldu yüzünü daha ciddi bir ifade aldı. "Bana Amora de. Amaris Amora..." sıkkınlıkla bir nefes vererek devam ettim.

"Pekâlâ Amora, ilk sorumla başlıyorum. Neden o çukurdaki adamı öldürdün?" (Owen'dan bahsediyor) göz devirerek küçümserce baktı. "Bana soru sorma hakkını bu kadar saçma bir şekilde mi kullanacaksın jack?" Başımla onaylayarak ciddi bir şekilde baktım. "Kesinlikle."

"Öyleyse, seninle burada zaman kaybetmeyeceğim. Ama sakın buradan canlı çıkabileceğini düşünme, anlıyor musun?" Elini kanayan omuzumun üstünden çekerek ayağa kalkacakken belinden kalkmaması için sıkıca tuttum ve bıçağı tekrardan kalbinin üstüne getirdim. Buz gibi gözlerle baktı.

"Haddini aşıyorsun, Jack Williams."

"Kusura bakma, eğer sorularımı cevaplamayacaksan bunu yapmaya devam edeceğim."

Bıçağı tutan elimi kavrayıp yavaşca yere indirdi ve bir anda ayağa kalkar gibi yapıp omuzlarıma tırnaklarını geçirerek ağacın dibine fırlattı. Yediğim darbeyle acıyla inlerken başımı kaldırıp ona bakmaya çalıştım. Elinde bıçağım vardı, onu ne zaman düşürdüm ki? Bıçağımla üstüme doğru yürüyüp sağ elimi tutup ağaca dayadı ve elimin üstüne bıçağı sapladı. Elim ağaç ile duvarın arasında kalınca acıyla inledim. Heryerim kan içindeydi kolumu dahil kıpırdatamıyordum. Normalce tutsaydı sanırım hareket edebilirdim fakat tırnaklarını derimin altına kadar saplayarak fırlattı. Üstelik bunlar nerdeyse iki yada üç saniyede yaşandı.

Ölecek bile olsam bu kızı da yanımda götüreceğim bu yüzden diğer elimle saplanan bıçağı çıkarmak için tuttum ve çekmeye çalışırken vampir diğer elimi de tutup çekti. Çekerken tabiki elimin içini çizmişti. Yanıma diz çökerek bıçağa saplı olan elime bastırdı. Ben acıyla inlerken diğer eliyle çenemi tutarak başımı kaldırdı ve yüzüme yaklaştı o kadar yakındı ki nefesim muhtemelen yüzüne çarpıyordu. Sırıtarak gözlerimin içine baktı. "Bu bıçak... sana yadigâr kaldı değil mi?"

Bunu bilmesine bir anlam veremeyerek bir yandan ağzımdan nefes alıp vermeye devam ederken kaşlarımı hafif çatarak gözlerine baktım. Sırıtmaya devam ederken başını eğerek onaylarca başını salladı ve sessizce fısıldadı. "Buldum seni..."

Âniden başını kaldırıp elini tişörtümün içine soktu tam ne yapıyorsun diye soracaktım ki eli kalbimin tam üstüne geldi ve kalbimde dehşet bir acı hissettim kısa bir süre sonra ise heryer karanlığa bürünmüştü.

Jack Williams ölür;)

Bölüm sonu

2 yorum