İçeriğe geç

Köy efsanesi

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Köy efsanesi

Bölüm 1

Dedektif

Jack Williams

Walentina köyüne ilk adımlarımı atar atmaz bazı çocukların ve genç kızların benim hakkımdaki konuşmalarını duyuyorum. Etrafımda oyun oynayan onca çocuk sanki köyde mutlu ve huzurlu görünüyorlar. Bu köyde bir katil gerçekten mümkün mü? pek sanmıyorum. Köydeki polislerin olay yerine doğru yürüyorum. Yavaşça esen rüzgar saçlarımın arasından geçiyor. Birçok insan bana bakıp bir şeyler fısıldaşıyor bazılarını duyuyorum. Kimisi buraya yabancı olduğumu düşünüyor, kimisi davayı çözeceğimden benden daha emin ben ise henüz davayı görmeden yorumlamak istemiyorum.

Polislerin olay yerine geldim. Polislerden biri elinde birkaç dosya ile yanıma geldi. "Merhabalar bay Williams, bahsedilen dedektif siz olmalısınız değil mi?" Buraya gelirken kendimi tanıtmam gerekeceğini düşünüyordum, ama buna gerek yokmuş gibi görünüyor. "Evet, ben dedektif Jack Williams. Bu ormanın olayı nedir?" Elindeki şeffaf dosyanın birini bana doğru çevirerek dosyadaki kanla kaplanmış çimenlik fotoğraflarını açıkladı. "Araştırmalarımıza göre, bu resimdeki yerlerde bazı insanlar kurban gitmiş." Resimden gözümü ayırmadım. "Bu resime bakınca da anlaşılıyor bay..."

"Amir Owen. Ve ne yazıkki asıl sorun bu değil bay Williams. Kurbanların hiçbirinin ne cesedi, ne de katilin bir yerde parmak izi var. Bunların yanı sıra, ormanın içinde soruşturma yapmak için gece saat 23:30 civarı ormana giden ekibimiz de henüz dönmedi. Fakat olaydan dört gün sonra ormana giden ekibimizden birinin olabileceğinden şüphelendiğimiz ağaç kenarında bulunan ekranı kırılmış telefonuna rastladık. İşte burada." Cebinden çıkarttığı kilitli poşetin içindeki camı kırılmış telefonu bana uzattı. Poşetin ucundan tutarak telefonun camını ve arkasını inceledim. Sessizce mırıldandım. "katilden kaçarken düşmüş olmalı." Amir Owen beni duymuş olacakki başını kaldırıp bana baktı. "Bir şey mi dediniz bay Williams?" Düşünceli şekilde telefonu incelerken başımla onayladım. "Kısmen. Telefonun içindeki herşey aynı mıydı, bir değişiklik var mı? Yada o gün çekilmiş fotoğraf falan?" Owen:"Bunu henüz araştırıyoruz." Başımla onayladım, kilitli poşetteki telefonu amir Owen'a uzattım ve derin bir nefes alıp devam ettim. "Pekâlâ, ben biraz hava kararmadan ormanın çevresinde araştırma yapacağım herhangi bir sorunla karşılaşırsanız lütfen haber verin." Üstünde telefon numaramın ve adımın yazdığı kartımı uzattım.

Ormana doğru etrafı dikkatlice inceleyerek yürüdüm. Hava kararmadan geri dönmeyi düşünüyorum. Yaşadığım evim şehirde olduğu için konaklama yerlerinden birinde kalacağım fakat hava kararana kadar birşeyler bulmayı umuyorum.

Tahminimce yarım saat kadar yürüyorum ve hiçbirşey bulamadım güneş batmaya başlıyor geri dönsem en iyi olacak. Yinede yürürken bir ipucu bulma umuduyla etrafıma bakındım. O sırada gözüme yerdeki çimenlerin arasına düşmüş tozlu siyah bir cüzdan ilişti. Çantamdan eldiven çıkarıp elime geçirdim ve eğilip cüzdanı alıp içini açtım. Cüzdanın içerisinde bir polis kimliği vardı. Hemen çantamdan kilitli bir poşet çıkarıp cüzdanı poşete, poşeti ise çantama koyup çantamı kapattım ve yeniden omuzuna takıp geldiğim yoldan gitmeye başladım. Kaybolan polislerden birinin cüzdanı olmalıydı.

Polislerin yanına geldim. Hava birazdan kararacaktı. "Amirim!" Amir Owen hemen yanıma geldi. "Birşey mi buldunuz bay williams?" Başımla onayladım. Çantamdan kilitli poşetin içindeki cüzdanı çıkarttım ve amir Owen'a uzattım. "Bunu ormanda buldum. Çimenlerin arasında tozlu bir şekildeydi bunun üstünde parmak izi var mı yok mu bakılmasını istiyorum ve katil muhtemelen kurbanlarını gece katlediyor. Bu yüzden hava kararınca ormana kimseyi göndermeyin araştırmaları sabah yapalım." Amir Owen poşeti aldı. "Tamamdır. Ekibime bildireceğim."

Artık bu çevrede işim bitti. Konaklama yerlerine gidip yarına kadar dinleneceğim. Yarın akşam ormana Amir Owen'ın ekibinden birkaç kişi ile gidip suikastçıyı kendi gözlerimle göreceğim.

Bölüm sonu

4 yorum