İçeriğe geç

KÖTÜ TESADÜF

Bölüm 2 · 2 dk okuma

KÖTÜ TESADÜF

Bölüm 2

Yine mi sen

Gözüm dönmüş gibiydi. Karşımdaki bedeni bir oraya bir buraya sarsıyordum o ise beni iterek kurtulmaya çalışıyordu.

Aramıza yuna ve restorant müdürünün girmesiyle kendime geldim.Az önce ne yapmıştım öyle.. Ama pişman değildim.

Adını bile bilmediğim garson yüzündeki pudingi silmeye çalışırken gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım. Yuna ise arkadan omuzlarımı tutuyor tekrar oluşabilecek yeni saldırılara karşı beni sıkı sıkı tutuyordu.

Müdür ilk önce çaresizce gözlerini silen garsona sinirli olduğunu belli eden bir şekilde baktı sonra ise konuştu.

"Sorun nedir hanımefendi sorabilir miyim? hemen çözelim."

Bütün müşterilerin gözleri üzerimizdeydi.

Bağırarak konuştum.

Haeun:Fıstıksız bir puding istememe rağmen bana fıstıklı puding verdiler. Bende yanlışı düzeltmeleri için garsonunuza haber verdim ve bana hırsız muamelesi gösterdi!

Ben konuştukça karşımdaki adam sinirinden daha da kızardı ve tekrar suratını adını bilmediğim garsona doğru çevirdi.

"Sana daha fazla sorun çıkartma çıkartırsan geri dönüşü olmaz demedim mi!? Sana karşı sabrettikçe tepemize çıktın. çıkar önlüğünü git gözüme gözükme!"

o sırada gözüm garsonun yakasındaki isimliğe kaydı. Adı Min jun.

Min jun: Sonunda

Sonunda mı? Nasıl yani kovulduğu için mutlu muydu? Ben iş bulmak için sürünürken şu şımarık veledin yaptığına bak!

Daha fazla beklemeden Yuna'yı kolundan tuttuğum gibi dışarı çıkarttım

Evin kapısına geldiğimde bir anlığına duraksadım. Her şey o kadar ani gelişmişti ki bugün asıl dışarı çıkma sebebimi unutmuştum. Kaçışım yoktu. Yavaşça kapıyı tıklattım ve bekledim. Çok geçmeden kapı açıldı. İçeri girdim.

"Hoşgeldinn~"

Cevap vermeye halim yoktu bu yüzden sessiz kalmayı seçtim. Ceketimi çıkarttım ve askıya astım.

"Kabul edildin mi?"

Arkamı döndüğümde bana merakla bakan bir çift göz gördüm ama yüzüne bakamadım. Boğazım düğümlendi. Yüzüne bakmamak için her şeyi deniyordum ama her türlü cevap vermek zorunda kalacağımı biliyordum. Yavaşça gülümsedim ve kafamı olumlu anlamda salladım. Hareketimle annem de gülümsedi ve bana sıkı sıkı sarıldı. Onu hafif bir şekilde ittim.

Haeun: Çok yorgunum anne. Dinlensem iyi olur. İyi geceler.

"Tamam güzel kızım benim. Başaracağını biliyordum. Sen dinlen hadi."

Hızlı adımlarla odama gittim ve kapıyı kilitledim. Kendimi yatağa fırlattığım gibi ağlamaya başladım. Ağzımdan küçük hıçkırıklar kaçarken ellerimi ağzıma bastırarak ses çıkarmama engel oldum.

Sabah kalkar kalkmaz yola koyuldum.

Erken saatte etraf sakinken mağazaları,restoranları gezerek iş arayacaktım. Kendimi o kadar kaptırmışım ki yürürken önüme bile bakmıyordum ve kendimi yerde buldum. Dikkatli bir şekilde kalktım.

Haeun: kusura bakmayın beyefendi sizi göremedim.

çarptığım kişinin yüzüne baktığımda tekrar delirecek gibi olmuştum.

"Yine mi sen!?"

____________________________________________

Günde iki bölüm atmaya çalışacağım.

Bölüm sonu

3 yorum