“Merhaba sayın seyirciler. Bugün yanımızda ticaret hukuku alanında yaptığı çalışmalarla adından sıkça söz ettiren başarılı avukat Defne Akça var. Hoş geldiniz Defne Hanım, nasılsınız?” Şu an tüm ülkenin karşısında canlı yayındayım. Tamam Defne, sakin ol. Sadece cevap ver. “Teşekkür ederim Pınar Hanım, iyiyim. Siz nasılsınız?” “Ben de iyiyim, teşekkür ederim. Dilerseniz sizi biraz daha yakından tanıyalım. Hakkınızda küçük bir araştırma yaptım ve size birkaç soru sormak istiyorum.” Evet, çok heyecanlıyım. Ama en çok da bütün sülalemin beni izliyor olması gurur veriyor. “Tabii ki, seve seve,” dedim heyecanımı toparlamaya çalışarak. “Öncelikle herkesin de bildiği gibi ticaret hukuku alanında oldukça başarılı bir avukatsınız.” Gururum yüzüme vurmuş olmalıydı ki çenemi farkında olmadan kaldırdım ve başımı sallayarak onayladım. “Bu mesleği yapma fikri ne zaman oluştu?” “Çocukluğumdan beri en büyük hayalim hukuk yolunda ilerlemekti. Hukukun birçok alanı arasında avukatlık, karakterime en çok uyan meslek oldu.” O kadar akıcı konuşmuştum ki, sanki yıllardır röportaj veriyordum. “Gerçekten çok etkileyici,” dedi Pınar Hanım. “Çocukluğundan beri adalet isteyen bir çocuk olmuşsunuz.” Küçük bir tebessümle başımı salladım. “Anladığım kadarıyla avukatlık sizin kaderiniz değil, karakteriniz olmuş. Bunu biraz açar mısınız?” Bu soru beni bir an afallattı ama kendimi toparladım. “Evet, avukatlık karakterime yansıdı. Kendimi bildim bileli başarılı bir avukat olmak istedim. Aslında beni bu mesleğe iten en büyük sebep adalet sevgim.” “Uzun zamandır önemli şirketlere büyük ekonomik kazançlar sağladığınızı biliyoruz. Bu konuda eklemek istedikleriniz var mı?” “Son birkaç aydır işlerim gerçekten çok iyi gidiyor. Açıkçası bu kadar rahat ilerleyeceğini ben bile tahmin etmemiştim.” “Şimdi biraz da iş dışındaki hayatınızdan bahsedelim.” Başımı salladım. “Ailenizle birlikte yaşadığınızı biliyoruz. Kendi hayatınızı kurup ayrı bir eve çıkmayı düşünüyor musunuz?” “Eskiden çok istiyordum ama şu sıralar bu kararımı erteledim. Tek başıma yaşamaktansa ailemle yaşamak bana daha anlamlı geliyor.” Oh. Beklediğim soru gelmemişti. “Şimdi size bir sürprizimiz var,” dedi Pınar Hanım ve kapıyı işaret etti. Kapı açıldı. İçeri giren kişi babamdı. Bu benim için de sürpriz olmuştu. “Hoş geldiniz Mehmet Bey,” dedi Pınar Hanım. Şaşkınlığımı gizlemeye çalışarak babama baktım. “Evet sayın seyirciler, karşınızda Defne Hanım’ın babası Mehmet Akça var. Kendisi bize kızı hakkında düşüncelerini anlatacak.” Babam sakin ama gururlu bir sesle konuşuyordu. “Kızımla gerçekten çok gurur duyuyorum. Defne mesleğini severek ve saygıyla yapan bir kız.” Gözlerimdeki yaşları tutmakta zorlanıyordum. “Mesleğine olan bağlılığı biraz da inatçılığından geliyor. Küçüklüğünden beri kararlıydı. Başarısının temelinde de bu var.” Pınar Hanım’ın gözlerinden yaş aktığını görünce şaşırdım. Ben kendimi zor tutarken o dayanamamıştı. “Gerçekten kızınızla gurur duyan bir baba görmek çok etkileyici,” dedi. “Defne Hanım gerçekten çok şanslı.” Son soru geldi: “Defne’nin avukat olması sizce hangi özelliklerini ortaya çıkardı?” Babam bir an düşündü. “Hırsını, adalet sevgisini, inatçılığını… ve en önemlisi azmini.” İşte o an, gözyaşlarım süzüldü. “Bu güzel röportaj için çok teşekkür ederim,” dedi Pınar Hanım. Babamla birlikte ayağa kalktık. Eve döndüğümüzde annemle sarıldım. Yemek yiyecek hâlim bile yoktu. Üstümü değiştirip kendimi yatağa bıraktım.
Bölüm 2
İlk Adım
Bölüm sonu
2 yorum
Yenii bölümm
Çook akıcı bir dilin var
