İçeriğe geç

KORUMA

Bölüm 5 · 2 dk okuma

KORUMA

Bölüm 5

Bomba Emojisi....

Yataktan sürünerek kalktığımda dikişlerim sızlıyordu.

Makyaj masamın üzerinde olan ağrı kesiciyi mideme su ile gönderdim.

Daha sonra boy aynamın önüne geçerek bir kendime baktım birde pijamalarıma.

Bakışlarım üzerimde gezdirirken telefonuma mesaj geldi.

Mesajın kimden geldiğine baktığımda Heradandı.

Hera bana bomba emojisi atmıştı.

Bunun anlamı ise tehlikede olduğuydu.

Hemen kitaplığıma koştum.

Kitaplığımdaki bir kitabı çektiğimde beraberinde 5 kitap daha gelmişti.

Kitapların arkasına elimi uzattım ve içerisinden iki adet çakı bir adet silah almıştım.

Vakit kaybetmeden telefonumu sol cebime koydum ve fermuarını çektim.

Sağ cebime ise çakılardan bir tanesine yerleştirdim.

Tişörtümü kaldırdım ve diğerini de karnıma sabitledim.

Silah elimde hızlı adımlarla odadan çıktım.

Hızla odaları geçtim ve Heranın odasının önünde durdum.

Pozisyonumu aldım kapıyı çaldım ve tetiği çektim.

Nişan aldım. Elimdeki silah 9 milimetre standart bir silahtı.

Kapı açıldığımda dışarı çıkan kişiyi hiç şüphe etmeden anlından vurdum.

Zaman kaybetmeden içeriye girdim.

Girer girmez 2 tane silahla karşılaştım.

"Ellerini kaldır!" diye bağırdı adamlardan biri.

Ellerimi kaldırdım ve odada gözlerimi gezdirdim.

Gözlerim bir noktada durdu.

Durduğu noktada Hera vardı.

Onu bir sandalyeye oturtup ellerini arkadan bağlamışlardı.

Ağzı ise bir kumaş parçası ile bağlanmıştı.

"Sana diyorum silahını at yere!" dediğinde daldığımı anladım.

Eğilerek silahımı yere bıraktım.

Kalktığımda kafamda bir silah vardı.

"Bize zorluk çıkarma ve otur şuraya!" bu adam neden sürekli bağırıyordu?

Dediği yere oturdum.

"Ben patrona haber vereceğim sen onları elinden kaçırma" diyerek odadan çıktı sürekli bağıran adam.

"Sence de fazla bağırmıyor mu?" diyerek soru yönelttim

"Hem de fazlasıyla" diyen diğer adam beklediğimden daha saftı.

"Sende rahatsız olmuyor musun?" dedim

"Evet çok fazla" dediğinde adam silahını indirmişti.

Bende bunu fırsat bilerek ayağa fırladım ve adam olanların farkına varamadan yumruğumu burnuna geçirdim.

Canı yanan adam saflığı bir kenara bırakarak üzerime doğru yürüdü.

ve boğazımı kavradı.

Ondan kurtulmak için cebimdeki çakıyı çıkartıp adamın koluna sapladım.

Çakıyı adamın kolundan çıkartıp bu seferde adamın karnına saplayacakken,

adam bileğimi kavradı.

Kavradığı bileğimi çevirdiğinde, sırtıma yapıştırdı.

Bileğimi kırmaya çalışıyordu.

Ah birde becerebilse neler yapacak.

Bileğime uyguladığı baskı yüzünden çakı elimden düştü.

Çakıyı almak için bileğimi bıraktığında arkama döndüm o sırada eğilmiş olan adamın kafasına tekmemi geçirdim.

Geri zekalı adam silahını kullanmak aklına bile gelmemişti.

En sonunda dayanamayarak yerdeki çakıyı alıp adamın boğazına sapladım ve uzun bir yarık açtım.

Açtığım yarıktan yüzüme ve pijamalarıma kan sıçramıştı.

Biri gitmişti biri kalmıştı.

Ama ben çok yorulmuştum.

Sonra aklıma Hera gelmişti.

Heranın yanına giderek bağlanan ağzını açtım daha sonra ellerini ve ayaklarını çözerken ortamı yumuşatmak için "Beyaz atlı prensiniz geldi" dediğimde yüzünde bir tebessüm belirmişti.

O sırada kapı açıldı ve ben ayağa kalktım karnımda ki çakıyı çıkardığım da saldırmaya hazırdım.

"Bu leşi mi bekliyordunuz?" dedi arkasında kafasından vurulmuş bir ceset sürüyen Arel...

Bölüm sonu

6 yorum