Ormanda kaldığımız gece hiç uyuyamamıştık bugün ise sabah kalktığımızda biraz gezinme kararı aldık çünkü belki birisini bulabilirdik.
Lori-Biraz ormanda dolanalım mı?
John-olur.
Peter-banada uyar.
Sarah-hadi o zaman gidelim.
Kalktık ve ormanda gezinmeye başladık ormanda insanı bırak elma,böğürtlen,dut hiç bir şey yoktu ze hepimizin karnı sanki bir aslan kükrüyormuş gibi gurjlduyordu çünkü çok acık mıştık.Tam ümidimizi kesmişken biraz ileride olan çınar ağacının yanında minik ahşaptan yapılı bir kulube gördük.
Peter- sonunda be hadi gidelim.
Lori-tanımıyoriz ki ya bize bir şey yaparsa.
John-bir şey olmaz kaçarız.
Bende Johna katıldığımı ifade etmek için kafamı salladım.
Hemen o eve doğru yürümeye başladık.Ev biraz ürkütücü duruyordu ama yine de evin kapısını tıklattık kimse açmadı sonra bir kez daha tıklattık bu sefer bizi güler yüzlü bir adam karşıladı bizi.Adama ondan ne istedigimizi anlattık istediğimiz şey sadece biraz yemekti.Adam bizi içeriye aldı ve şöyle söyledi " kendi evinizmiş gibi oturun,kalkın,oynayın" bunu söyledikten sonra mutfağa bize yemek hazırlamaya gitti biz biraz rahatlamıştık taki yukardan bizim yaşlarımızdaki bir çocuğun çığlık sesi gelene kadar hemen herkes merdivenlere baktı ama hiç bir şey gözükmüyordu.
John-Ben bir yukarı çıkıp bakacağım eğer ki adam beni sorarsa tedirgin olmadan abi biz 3 kişiydik sen yanlış gormüşsün diyin.
Hepimiz tamam dedik john hemen yukarıya çıktı ama masada duran bıçağı da yanına aldı.
Hepimiz sohbet ederken adam iceriden "çocuklar yemek hazır ben yemeklerinizi mutfağa bıraktım çıkıyorum siz bi yere gitmeyin geleceğim" dedi.
Biz adam çıkınca mutfağa bile girmedik direk olarak johnun yanina gittik.John bir halatı kesmeye çalışıyordu bizde ona yardım etmek için çabalıyorduk tam bitirmiştik çocuğun yüzünü gördüğümde ise bu kişi Sam di evet evet bu Sam di ama buraya nasıl geldi?