Yiğit bey aracıyla yola çıkıyor ve tahmin edildiği gibi yolda kalıyor daha sonra 20 dk yürüyor ve bir mezarlıkla karşılaşıyor tedirgin olsada giriyor 15 dk sonra karşısında eski bir bina ve üzerinde OTEL yazısı ve oraya ilerler girer uzun bir koridor ve zombiyi andıran aile büyükerinin tabloları ve bir kadınla karşılaşır şişman baş örtülü garip bir kadın işte. Kadın
“Buyrun ne istemiştiniz yiğit bey “ der
5dk birbirlerine bakıp şaşardıktan sonra
“ ismimi nerden biliyorsun “ der
kadın tedirgin olmuştu , ve geveliyordu
”şey ı.. şey işte”
diye garip bir sesle azında geveleyip duruyordu
ve merdivenden garip yaşlı bitkin bir ses yiğit bey baktı mutlu ve aynı zamanda enerjik görünen birisi ve konuşmaya başladı.
”Merhaba ben Tahsin oda karım Nur biz bu oteli işletiyoruz sanırım karım adınızı bildi”
”ah evet” diyerek kadına baktı
kadın hızlı bir şekilde
”ben iyi bir falcıyım ve çok çabuk her şeyi tahmin edebilirim “ der
ve Tahsin bey
“sis ne için bakmışsınız ?” Der
yiğit bey
“ben yiğit bir araştırmacıyım burayı araştırmaya geldim ve yolda kaldım bir bakar mısınız ? “ der
ve arabanın yanına gelirler adam birkaç gün orda kalmasını teklif eder.
Yiğit be için iyi bir tekliftir ve giderler eşyaları odaya taşırken yan odanın kapısı aralıklı açılır ve bir genç çocuk tedirgin olmuş şekilde bakıyordur. Ve adam parasını ödemeye gider ve 20 doları verir. Dikkatli bir şekilde yukarı çıkmaya başlar ve yakın bir zaman da oluştuğu görünen yerde kan izleri görür Tahsin beye sorar ve
“onu ölen torunum yukarı katı boyarken dökmüş öldüğü için silmedik”
yiğit bey -“Ne zaman öldü acaba torununuz “ ?
5 yıl önce yiğit bey ufak bir şokdan sonra kendine gelip odasına gider uyur.
-ERTESİ GÜN -
uyanır mezarlığa gider birkaç ismi aratır ajan bilgisayarıyla ve hepsi aynı sonuç haber alınamayanlar kaybolan insanlar Tahsin beye sorar Tahsin bey
“ onlar bu çevrede kaybaldular hatıra diye boş onların içi “ der
çok inanmayıp genç çocuk ile tanışmaya gider adının Hüseyin olduğunu 18 yaşında olduğunu öğrenir ve biraz sohbetten sonrada gider akşam olur ve
mezarlığa gidip en yeni tarihliyi kazar ve işkence yapılarak cinayetten öldürülmüştür ve bir ayağı yoktur daha sonra binaya bakar odasında bir gölge görür ve eğilir mezarın fotoğraf ını alır ve arkadaş larına gönderir daha sonra odasına bakar heryer dağınıktır toplayıp uyur sabah Hüseyin’in odasına girer kim benim odama girdi diye soracaktır girdiğinde Hüseyin tişört giyiyordur ve sırtında kırbaç izleri görür kimin yaptığını sorar ve bilmediğini sabah uyandığında öyle olduğunu söyler. Ve Hüseyin camı gösterir bak ordalar onlar ruh,peri,cin,büyücü her şey olabilir ler bu bina aslında kırık dökük onlar bizim böyle görmemizi sağlıyor bu kırbaç izleri bana bir şey olacağını anlatıyor bana bir şey olursa bu günlükte yazanları oku der. Ve ben burda yazanları yaptım ben buranın gerçeklerini gördüm bak burası düz duvar diyerek elini düz duvara bastırır ve eli kanar çünkü orda bir çivi vardır. Ve yanlış kalmak istediğini söyler yiğit bey acil durumlar için yazan’ları yapar bu bir iksirdir. Ve çok uykusu gelir ve uyur. Uyandığında akşamdır ve mezarlığa bakar iki kişi bir kişiyi almış götürüyor. Ve hemen arkadaşlarına video çekip atar. Ve iksiri alıp gider iki siya çarşaflı kişilere sorar napıyorsunuz ?? Bakın bana baktıklarında yüzlerinin korkunç olduğunu görür ve bir üç öbürü bir gözlüdür ve daha sonra onların üzerine iksiri döker ve kefeni açtığında Hüseyin’in parçalan mış cesedi vardır.