Her artı yilda 29 Şubat sabahı saat 3:03' te özel bir an vardır. Cesaretiniz varsa o anda karanlik bir odada başka hiç kimse olmadan bekleyin. Elinizle yüzünüzü kapatırsanız hiç birşey göremezsiniz. Ama bunu yapmamalısınız, çünkü bu anı boşa harcamak olur. Bunun yerine, o aşılmaz karanlığa bakmalisin.
Ve size ulaşacak. Görünmeyen bir el sizinkini kavrayacak. Kaçmamalı ve sıkılmamalısın, eğer yaparsan onu örten yıpranmış et değişecek ve onu görünmeyen sahibini kızdıracaktır. Solmuş parmaklar avucunuzun üzerinde haraket ederken ve bilinmez desenleri takip ederken tamamen haraketsiz kalmalisin. yavaşça kolunuzda gezinirken bir santim bile kıpırdamayın. Ve en önemlisi yüzünüzü yüzünüzü okşarken, görünmez bir şeye dokunurken nefes bile almayın.
Bu durumda haraketsiz kalirsaniz, el geri çekilecek ve bir ses konuşacaktır. O kadar yakın ki nefesini yüzünüzde hissedeceksiniz, taşıdığı çürüme kokusunu duyucaksınız. Sizden basit bir bilgi isteyektir: adınız. doğru cevap verirseniz karanlık kalkarken havada sadece bir fısıltı bırakarak varlık geri çekilecektir. "Halloldu."
O günden itibaren, anlaşılmaz, iyi bir talih sizin gücünüz olacaktır. Hiçbir şeyden yoksun olmayacaksın, her şeye sahip olacaksın. Ama belki bir daha ki iki yıl içinde, cildinizin çürümeye başladığını hissedecek ve nefesinizdeki tatlı (?) ölümün kokusunu duyacaksınız...