Herkes bir-birine bakar.
Efe:
-Soruma cevap vermediniz?
Miran:
-Efe sana söylicem ama kimseye söylemeyeceğine söz ver tamam mı?
Efe:
-Söz kardeşim!
Miran ilk önce Karana bakar Karan güldüğünde konuşmaya başlar.
Miran:
-Biz hani kampa gitmişdikya orada sana dediklerimi hatırlıyormusun?
Efe:
-Evet hatırlıyorum.Yoksa ?!
Miran:(utanır)
-Tamda düşündüğün şey...
Efe:
-İlk kim açıldı??
Karan:
-Ben..
Efe:
-Ben sana demişdim oğlum!
Miran:(Karana bakar)
-Evet kabul ediyorum haklıydın o da beni seviyormuş...
Efe:
-O zaman hayırlı olsun isteme ne zaman?
İkisi birden:
-EFE!
Yanlarında duran Leyla gülmemek için kendini zor tutar.Tam bu anda Miranın telegonu çalar arayan kışı annesi Melike teyzedir.
Melike:
-Alo?Oğlum duyuyor musun beni?
Miran:
-Evet duyuyorum anne.Ne oldu?
Melike:
-Bu gün Leyla ile eve erken gelin misafirimiz var.
Miran:
-Tamam anne gelirizde kim geldi?
Melike:
-Amcanlar geldi.
Miran:
-Tamam anne geliriz.
Melike:
-Görüşürüz annem!
Miran:
-Görüşürüz anne!
Telefonu kapatdığında Leyla pür dikkat onu izliyordu.
Leyla:
-Ne olmuş?
Miran:
-Amcamzar gelmiş.
Leyla:
-ECE DE GELMİŞ Mİİİ???
Miran:
-Bilmiyorum eve gidincde görürüz.
Karan:
-O zaman bizin yürüyüş iptal oldu diğmi sevgilim...
Miran:
-Hayır iptal olmadı...
Karan:
-Öylemi?
Miran:
-Eve gitmeden önce kısa bir yürüyüş yaparız hem aynı sokakta kalıyoruz.
Leyla:
-Eee ben ne olucam enişte?
Efe:
-Ne eniştemi?Puhahahahaha!
Leyla:
-Evet enişte diyorum Efe abi sorunmu var?
Efe:
-Yok sorun yok sadece bir az komik geldi.
Miran:
-Tamam hadi gidelim artık.
Leyla:
-Tamam abi siz dolaşın ben yalnız giderim eve.Annem sorarsa ne diyim?
Miran:
-Okulda işi çıktı gelir söylersin.
Leyla:
-O zaman evde görüşürüz.
Miran:
-Görüşürüz.
Leyla birkaç adım gider, sonra arkasını dönüp sırıtır:
Leyla:
— İyi gezmeler sevgililer!
Miran:
— LEYLAAA!
Leyla kahkaha atarak koşup uzaklaşır. Karan ise Miran'a bakıp güler.
Karan:
— Kardeşin bizi rahat bırakmayacak galiba.
Miran:
— Hiç sanmıyorum...
Efede yanlarından ayrıldıktan sonra birlikte okuldan çıkıb dolaşmaya başlarlar.İlk önce bir parka gidip bir bankta oturub konuşurlar.
Karan:
-Yüzünün böyle gülüşünü o kadar çok seviyorum ki,sevgilim bir daha asla o güzel gülüşün gitmesin tamam mı?
Miran:(utanır)
-Tamam.
Karan:
-Şimdi ne yapmak istediğini söyle sonra eve gidelim yoksa Melike teyze bizi terlikle döver eskisi gibi.
Miran:
-Hmm... LUNAPARK!
Karan:
-Lunaparka mı gidelim?
Miran:
-Eğer sende istersen gidelim...
Karan:
-Tabii gidelim hem zaten eğlenmiş oluruz biraz.
Miran heyecanla ayağa kalkar.
Miran:
-O zaman kalk gidelim!
Karan kalkar ve lunaparka gitmek işin yola çıkarlar.
LUNAPARKTA
İkisi birlikte içeri girerler.Miran heyecanla etrafına bakar küçük çocuklar gibi.
Karan:
— Nereye gideceğimize sen karar ver.
Miran:
— Gerçekten mi?
Karan:
— Gerçekten.
Miran birkaç saniye etrafa bakar ve parmağıyla bir oyuncağı gösterir.
Miran:
— O!
Karan:
— Daha içeri gireli iki dakika oldu.
Miran:
— Ama bak çok güzel!
Karan gülerek başını sallar.
Karan:
— Tamam sevgilim, hadi.
İlk önce birlikte çarpışan arabalara binerler. Miran sürekli Karan'ın arabasına çarpar. 😂
Karan:
— Sen beni özellikle mi hedef alıyorsun?
Miran:
— Hayır.
PAT!
Miran tekrar Karan'a çarpar.
Karan:
— Buna da mı hayır diyorsun?
Miran:
— Direksiyon kendi kendine gidiyor. 😂
Sonra dönme dolaba binerler. Bu kez ortam biraz sakinleşir. Şehrin ışıkları görünürken ikisi konuşmaya başlar.
Karan:
— Bugün mutlu musun?
Miran:
— Çok.
Karan:
— Neden?
Miran ona bakıp gülümser.
Miran:
— Çünkü bugün her şey normal gibi.
Karan'ın yüzündeki gülümseme biraz yumuşar.
Karan:
— O zaman bunu bozmayalım.
Miran başını sallayıp manzaraya döner.
Tam o sırada telefonu çalar.
Melike:
— Miran, nerdesiniz? Eve geç kalmayın.
Miran saate bakar.
Miran:
— Anne... daha biraz gelebilir miyiz eve?
Melike:
— Yarım saat. Sonra eve.
Miran:
— Tamam anne!
Telefon kapanır.
Karan:
— Yarım saatimiz var.
Miran ayağa kalkacakmış gibi heyecanlanır.
— O zaman son bir şey yapalım!
Karan:
— Ne?
Miran lunaparkın en büyük oyuncağını gösterir.
— O!
Karan'ın yüzü düşer. 😂
Karan:
— Miran...
Miran:
— Korktun mu?
Karan:
— Ben mi?
Miran:
— Evet, sen.
Karan:
— Tamam. Binelim.
Ve ikisi birlikte oyuncağa doğru gider.
Eğlendikten sonra Lunaparktan çıkarlar ve doğru yürümeye başlarlar,aralarında bir sessizlik vardı ama huzur veren bir sessizlik.Uzaktaki dondurma arabasını gören Miran sessizliği bozar.
Miran:
-Karan...
Karan:
-Efendim?
Miran:
-Şey...dondurma ala bilirmiyiz?
Karan:
-Senin o güzel canın dondurmamı istedi sevgilim?
Miran başını sallar.
Karan:
-Tamam o zaman gel gidelim.
Miranla birlikte dondurma arabasına yaklaşır.
Karan:
-İki tane dondurma ala bilirmiyiz?
Satıcı:
-Hemen efendim neli olsun dondurmalar?
Karan:
-Bir çikoladalı birde mu-
Miran:
-MUZLU!
Satıcı:
-Tamam bir muzlu birde çikolatalı hemen geliyor!
Bir dakika sonra:
Satıcı:
-Buyrun külahda dondurmalarınız.
Karan:
-Teşekkürler borcumuz ne kadar?
Satıcı:
-60 Lira.
Karan parayı verir ve yürümeye başlarlar.Yol boyunca eski anılardan konuşurlar,bir den Karanın yıllardır Londrada yaşadığı gelir ve ona daha önce neden gitdiğini açıklamamışdır şimdi tam zamanıdır diyib sorar.
Karan:
-Sevgilim sana bir şey sora bilirmiyim?
Miran:
-Tabii sora bilirsin dinliyorum
Karan:
-Siz hatırlıyormusun apat-topar Londraya gitmişdini?
Miran:
-Evet biliyorum ne olduki?
Karan:
-Ne için girmişdiniz?
Miranın yüzündeki gülüşü bir anlığına düşer Karanda bunu fark eder.
Karan:(endişelenir)
-Ben seni üzmek istememişdimSadece merak etdim ne olur üzülme bak sustum...
Miran:
-Amcam Kaanın başında tümör vardı...Babam ve annem bunu duydu