İçeriğe geç

Koridor 202

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Koridor 202

Bölüm 1

Varoluşsal Sancılar

Sabahın köründe alarmım çaldığında, tavanla bakışarak hayatımın hangi noktasında yanlış yaptığımı sorguluyordum. Güzelliğim benim tek iyi yanımdı, bide komik olmam, ama üzerine okul üniforması giymek zorunda kalmak resmen mülteci kampı dramıydı.Aşağı indiğimde, ikizim Atlas mutfak masasında mısır gevreği kasesinin içine hipnotize olmuş gibi bakıyordu."Atlas," dedim sandalyeyi çekerek. "Ruhunu yine nerede bıraktın? Atlas gözlerini kırpmadan cevap verdi: "Ruhum yatağın içinde hala uyuyor Sedef. Şu an seninle konuşan sadece biyolojik bir yansıma. Matematik dersi için gereken zekamı da dün gece rüyamda bir ejderhaya sattım.Zekiydi ama bu zekayı genelde okula gitmemek için bahane üretmeye harcıyordu.O sırada kapı çalındı. Gelen tabii ki Hazar’dı. Bizim evin anahtarı onda yoktu ama kapı çalma şekli onun kim olduğunu belli ediyordu.Okula doğru yürürken Hazar, Atlas’ın omzuna kolunu atmış, yine bir abi edasıyla nasihat veriyordu. "Atlas, o Aras ve tayfasıyla fazla muhatap olma oğlum. Yine kaşınıyorlar. Hazar böyleydi mahallemizin gayri resmi bodyguardı. Tam o sırada karşıdan Efla göründü. Efla, Hazar’ın hem eski sevgilisi hem de en büyük yarasıydı. Ama bizim için durum farklıydı o benim dedikodu ortağımdı. Efla yanımıza gelince Hazar’ın o sert duruşu bir anlığına titredi. Efla ise hiç oralı olmadan koluma girdi."Sedef! Duydun mu? Merve ve Gül dün okulun arkasında Mina’yı sıkıştırmışlar. Mina korkudan o kadar çok ağlamış ki, takma kirpikleri yanağına inmiş. Gidip dalga geçmemiz lazım.Hazar arkamızdan seslendi: "Efla!! Bir günaydın deseydin bari?" Efla omzunun üzerinden bir öpücük attı. "Günaydın Hazar, dünkü hırkan çok çirkindi, bir daha giyme."Okula girdiğimizde Çakır her zamanki köşesinde, kulaklıkları kulağında dünyayı reddediyordu. Bizi görünce sadece kafasını salladı. Soğuk Nevale. Kantine daldık. Şevket Amca tost makinesinin başında bir sanat eseri icra ediyordu."Şevket amcam, bana bir çilekli süt." dedim.Şevket Amca kaşlarını çattı. "Çilekli süt kalmadı kızım, sadece sade süt var. Çikolatalı süt de bitti, Müdür Abdullah yine tasarruf tedbiri dedi, kantindeki peçeteleri bile sayıyla veriyor." O sırada Müdür Abdullah’ın sesi koridorda yankılandı: "O gömlekler dışarıda olmayacak. Miraç, evladım not al şu kaçakları." Sınıf başkanı Miraç, gözlüklerini düzelterek defterine harıl harıl isim yazıyordu. Tam bir nerd.Kimya dersinde Necla Hoca tahtaya bir şeyler yazarken, arka sırada Aras, Mert ve Daren üçlüsü kağıttan uçak yapıp birbirlerine atıyorlardı.Aleyna arkadan bana fısıldadı "Kızım gördün mü Aras'ın yeni dövmesini? 'Only God Can Judge Me' yazdırmış." Eww. Ben tam "Kendi kendine judge edemediği için normal," diyecekken telefonum titredi. Grup: Okulun tek komik ekibi başka yok zaten Atlas: Necla Hoca’nın peruğu bugün sanki biraz sola kaymış. Efla: Bence bilinçli yapıyor. Asimetrik moda şu an. Çakır: Ders dinleyin. Hazar: Çakır haklı, susun da sınavdan geçelim. Sedef: @Hazar abi senin Efla’ya bakmaktan tahtayı gördüğün mü var? Efla: @Sedef haha! Bu arada Aleyna arkadan senin saçına bakıp boyası gelmiş diyor, bilgin olsun. Sedef: O önce o 2012 model eyelinerını düzeltsin canım, gözü kaymış gibi duruyor. Mesajı gönderemeden, hoca döndü Hoca: "Sedef! Çık şu soruyu çöz!" Tahtaya kalktım. Tebeşiri elime aldım. Formüllere baktım. Formüller bana baktı."Hocam," dedim derin bir iç çekerek. "Bu bileşiklerin arasındaki bağ benden daha güçlü görünüyor. Ben bu aşkı bozmak istemem." Atlas arkadan alkışlamaya başladı. Müdür Abdullah kapının önünden geçerken Atlas’ın alkışını görüp içeri girdi. "Atlas! Sedef! Yine mi siz? Doğru odama!" Hazar ayağa kalktı. "Hocam onlar bir şey yapmadı, ben..." Abdullah Bey parmağını salladı. "Sen de gel Hazar, korumacılık yapma oradan" Okulunun ilk günüydü ve biz yine müdürün odasına, bir sitcomun kapanış jeneriğine gider gibi sırayla dizilmiştik.",

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.