İçeriğe geç

KOR

Bölüm 2 · 3 dk okuma

KOR

Bölüm 2

**BÖLÜM 2

Eski Bir Hayata Uyanmak**

Elira aynanın karşısında bir süre daha durdu. Genç yüzüne bakarken zihni hâlâ hızla çalışıyordu, otuz yıl.

Bir insanın hayatında kısa bir süre değildi.

O yıllar boyunca öğrendiği her şey hâlâ zihnindeydi. Diller, bilimsel çalışmalar, strateji, insanları okumayı sağlayan o keskin sezgi. Hepsi yerli yerindeydi.

Ama aynadaki yüz, on dokuz yaşındaki Elira’ya aitti. Elira parmak uçlarıyla yüzüne dokundu, cildi pürüzsüzdü. Gözlerinin kenarındaki ince çizgiler yoktu, saçlarında tek bir beyaz tel bile yoktu.

Otuz yıl… bir anda silinmişti.

Tam o sırada kapı çalındı.

“Elira?” Kaan’ın sesi.

Elira kısa bir an gözlerini kapattı, derin bir nefes aldı. Sonra kapıya doğru yürüdü, kapıyı açtığında Kaan koridorda duruyordu.

Her zamanki gibi rahat görünüyordu. Uzun boylu, geniş omuzlu… ve çocukluklarından beri herkesin dikkatini çeken o açık mavi gözler.

Kaan Elira’ya baktı, bir an durdu.

Kaşları hafifçe çatıldı. “İyi misin?”

Elira başını hafifçe salladı. “İyiyim.”

Ses tonu sakindi, ama Kaan’ın içinden tuhaf bir his geçti. Elira’nın bakışlarında farklı bir şey vardı.

Sanki daha ağır… daha derin. Ama neden olduğunu anlayamadı.

“Anne kahvaltıya çağırıyor.”

Elira başını salladı. “Geliyorum.”

Merdivenlerden inerlerken Elira evin içini inceliyordu. Bu ev, gençliğinde ona devasa görünürdü. Şimdi ise çok daha farklı görünüyordu. Her köşesi tanıdıktı. Ama aynı zamanda uzak, sanki bir zamanlar yaşadığı bir anıyı yeniden görüyordu.

Yemek salonuna girdiklerinde aile çoktan masaya oturmuştu. Masanın başında Ariana Demirhan oturuyordu, zarif ve kontrollü duruşu yıllardır değişmemişti.

Evdeki herkes Ariana’nın sessiz otoritesine alışkındı.

Elira’yı görünce başını kaldırdı. “Günaydın.”

Elira kısa bir tebessümle karşılık verdi. “Günaydın.”

Babası Cihan Demirhan gazetesini katladı. Sert hatlı yüzü ve sakin duruşu onun neden yıllardır bu ailenin lideri olduğunu anlatıyordu.

Masada Mert de vardı. Sandalyeye yarı uzanmış şekilde telefonuna bakıyordu. Kaan sandalyesini çekip oturdu. Tam o sırada küçük bir sandalye sesi duyuldu.

Efe, altı yaşındaki yeğeni sandalyeye tırmanmaya çalışıyordu. Yanında annesi vardı, Kaan’ın eşi.

Efe’nin saçlarını düzelterek sandalyeye oturmasına yardım etti. “Yavaş.”

Efe Elira’yı görünce yüzü aydınlandı. “Hala Elira!”

Elira istemsizce gülümsedi, bu gülümseme diğerlerinden farklıydı. Gerçekti.

“Günaydın Efe.”

Efe sandalyesinde zıpladı. “Dün bana gelmedin!”

Elira bir an durdu, zihninden kısa bir anı geçti. Efe’nin çocukluğu, onunla geçirdiği yıllar.

Elira hafifçe başını eğdi. “Bugün telafi ederiz.”

Efe hemen başını salladı. “Tamam!”

Masada kısa bir sessizlik oldu.

Elira çay fincanını eline aldı, hareketi yavaştı. Kontrollü. Eskiden daha hızlı ve daha aceleciydi, ama şimdi hiçbir hareketi gereksiz değildi. Bu küçük değişim farkında olmadan dikkat çekiyordu.

Kaan bir an Elira’ya baktı, sonra tabağına döndü. Ama içindeki o tuhaf his hâlâ oradaydı.

Ariana sakin bir sesle konuştu. “Bugün programın ne Elira?”

Elira fincanı masaya bıraktı. “Henüz plan yapmadım.”

Bu cevap Ariana’yı kısa bir an duraksattı, çünkü Elira her zaman planlıydı.

Ama Ariana bunu belli etmedi.

Cihan gazeteyi tamamen kapattı. “Dinlenmek iyi olabilir.”

Elira başını hafifçe salladı. “Belki.”

Kahvaltı sessiz bir şekilde devam etti.

Ama Elira’nın zihni çalışıyordu. Bu hayatı daha önce yaşamıştı. Her günü, her sonucu ve bu sefer…

her şey farklı olabilirdi.

----------------------------------------------------------

Kahvaltıdan kısa süre sonra Kaan çalışma odasına geçti. Elira da peşinden gitti.

Kapı açıktı, Kaan masasındaki dosyaları inceliyordu.

Elira içeri girdiğinde başını kaldırdı.

“Tam sana geliyordum.”

Elira sessizce sandalyeye oturdu. Kaan masadan bir dosya alıp ona uzattı.“Bir bak istersen.”

Bu cümle çok sıradan görünüyordu. Ama yılların alışkanlığıydı. Elira dosyayı aldı, sayfaları çevirmeye başladı. Rakamlar, grafikler, projeksiyonlar ve sonra… hata.

Elira onu hemen gördü. Bu hata proje yürürlüğe girdiğinde ciddi bir zarara yol açacaktı.

Eskiden olsa… bunu saniyeler içinde söylerdi. Ama bu kez dosyayı kapatmadı.

Bir süre daha sayfalara baktı.

Zihninde bir düşünce belirdi. “Gerçek kızımız…”

Dün gece duyduğu o cümle. Bir anda içini sıcak bir öfke kapladı.

Yıllarca… Yıllarca bu aile için çalışmıştı, onlar için öğrenmişti, onlar için savaşmıştı ama aslında… hiçbir zaman gerçekten onların kızı olmamıştı.

Elira dosyayı kapattı. Kaan bekliyordu, her zamanki gibi. Elira’nın bir şey söylemesini ama Elira bu kez farklı bir şey yaptı.

Dosyayı masaya bıraktı. “Güzel görünüyor.”

Kaan başını salladı. “Ben de öyle düşündüm.” Dosyayı tekrar aldı.

Elira sandalyeden kalktı, kapıya doğru yürüdü. Tam çıkarken bir an durdu ama arkasını dönmedi.

Ve hiçbir ş

ey söylemeden odadan çıktı.

Bu kez… hiçbir şeyi kurtarmayacaktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.