**~/\~**
ALİ DEMİR
Kız gittiğinden beri kendime gelemedim. Bana neler oluyor? Burun kanamam, sinir krizi, sabahki olay, baş ağrılarım.. Çok sinirim bozuldu. Kolum da ağrıyor ama baş ağrım bastırıyor. Şükür ki güçlü biri değildi yoksa kesin kırılırdı kemiklerim. Eren nerede acaba? Ya da boşver. Şu an hiç uğraşamam.
Lavaboya gidip burnumu yıkadım. Kendime bir ağrı kesici buldum. Odamın kapısını tekrar böyle bir şey yaşamamak için kilitledim ve sakince yatağıma uzandım. Ağrı kesici biraz uyku yapmıştı ama ağrı uykuya dalmamı engelliyordu. Gözlerimi kapadım fakat uzun bir süre uyuyamadım. İlhan Hoca'nın gösterdiği rahatlama yöntemini sanırım kullanmam gerekiyor. Telefonumu aldım ve beynimi rahatlatıp ağrıyı bir süre hissetmeyeceğimi düşünerek 852 Hz frekansındaki sesi açtım. Onu bir süre dinlemeye başladım. Aman Allahım! Çok ağrıyor. Çatlayacağım acıdan.
Kapıma birkaç defa sertçe vuruldu. Bir dakika... Uyudum mu ben? Ne kadardır uyuyorum? Hızlıca kalkıp kapıya yöneldim. Offf... Başım dönüyor. Zorla kapıya ulaştım. Kapı kolunu defalarca açmama rağmen kapı açılmadı. Ne oldu bu lanet kapıya! Kapıya birkaç defa vurdum. En sonunda aklıma kapıyı kilitlediğim aklıma geldi. Gerçekten mi? Çok unutkanım. Bahane bulma normalde de unutkansın Ali. Kapıyı açtım. Eren bekliyordu.
" Neredesin sen saatlerdir? "
" Biraz zor oldu ama uyumuşum. "
" O kız sana ne yaptı bilmiyorum ama İlhan Hoca'nın ne yapacağını biliyorum. "
" Geldi mi? "
" Hastaneden geliyor şimdi, seni aramış ulaşamamış. Mantıklı bir açıklama bekliyor. "
" Ciddi olamazsın. Ee ne diyeceğim şimdi? "
" Ben konuşacağım onunla önce. Sinirini biraz azaltmam gerek. "
" Saçmalama ona olanları anlatamazsın. "
" Bunu yapacağımı kim söyledi adamım! Beni hiç tanımamışsın. Çok alındım! "
" Bırak dalgayı zamanı değil şu an. Ne yapacaksın peki? Eğer ki bir hastalığım varsa spor hayatım biter. "
" Bunu ben de biliyorum. Sadece yumuşatacağım onu. Asıl olay sende olacak ama ona hasta olduğunu başının çok ağrıdığını ve o an kafanın arkasına darbe alınca da çok sinirlenip kendini tutamadığını söyleyeceğim. "
" Kesin bile değilken hasta diyip ateşe atıyorsun beni! "
" Sadece baş ağrısı. Belki uykusuzluk belki soğuk algınlığı belki de grip... Kim bilir neden başın ağrıyor değil mi? "
" Çok kurnazsın biliyorsun değil mi? "
" Ben olmasam başın beladan çıkmazdı. "
Böyle diyip kıkırdamaya başladı. Gerçekten gülünecek zaman değil ama iyi geliyor yalan söylemeye gerek yok. İlhan Hoca gelene kadar bir süre oturup sohbet ettik. Ondan sonra Eren çıktı. Umarım hocayı sakinleştirir. Odamı toparladım. Duvardaki kırığı görmese harika olurdu. Ne yapabilirim acaba? Hızlıca posterlerimden birini oraya astım. Belli olmasın diye de etrafına birkaç tane daha astım. Yatağıma tam uzandım ki kapı çaldı. Kalkıp kapıyı açtım. İşte başlıyoruz.
" Merhabalar hocam "
" Ali, oğlum senden sağlam bir açıklama bekliyorum. Bu ne lan böyle? Adamı öldürüyormuşsun bıraksalar! "
" O an kendimde değildim hocam. Çok baskın bir baş ağrım vardı zaten. Kafamın arkasına birkaç yumruk aldım üstüste. Ondan sonra ne oldu anlamadım. Sanırım aldığım darbeden dolayı oldu. "
" Hadi ben sana inandım. Hadi haklısın. Çocuğa ne olacak? Polise de mi böyle diyeceksin? Şükür ki sadece ablası varmış. Belki kolay atlatırız. "
Duyduklarım beni şoke etmişti. Ben ikna etmeyi düşünürken İlhan Hoca direkt olacakları ve polisi işin içine kattı. Bana mı çok inanıyordu yoksa bilmediğim daha fazla şey mi var?
" Hocam polise de böyle anlatırım yani. Doğrular bunlar ne de olsa. Çocuk iyi mi peki? "
" Çok büyük bir problem yok. Birkaç kırık ve çatlak. "
" En azından ona bir şey olmamış. "
" Böyle bir şeyi senden hiç beklemiyordum. Senin kadar sakin insanlar çok az bulunur ama senin yaptığına bak. "
" Hocam sabahki adam ile ilgili... Ne olacak şimdi? "
" Sen bunları düşünme Ali. Önüne bak ve odaklan. Yolun sonuna odaklan. Kenarları ben senin için halledeceğim. "
" Sağolun hocam. İyi ki varsınız. "
" Ne demek Alim. Sen benim evladımsın. İlaç falan aldın mı? "
" Aldım. Eren anlattı mı? "
" Az çok bahsetti. Gerekirse bir de hastaneye görün. Ben aşağı iniyorum şimdi sen biraz dinlen. "
" Tamamdır hocam kolay gelsin. "
Neler olduğunu öğrenmem gerek kesinlikle. Verilen kararlar sonucu yeni içeriklerin açıldığı oyunlara döndü hayatım. İlhan Hoca sağolsun az mı oyun oynadık internet kafelerde. Şimdi ise hem benim hem onun iyiliği için her şeyi öğrenmem gerek ama ondan önce kesinlikle şu ağrılarım ve saçmalıklarımın sebeplerini öğrenmeliyim. Umarım hasta değilimdir. Yatağıma tekrar uzandım. Bu kez uyumaya niyetim yok. Sadece tavana bakıyorum. Sadece. Birazcık düşünsem iyi olacak sanırım.
İlhan Hoca'nın o adamlarla ne işi var? Borç... Borç ne, kime borçlu, neden borçlu? Benim bildiğim hiç borcu olmamıştı. Sadece bu binayı aldığı zaman sanırım birazcık borcu olmuştu ama kesinlikle büyük bir miktar değildi ya da ben böyle hatırlıyorum. Ya suç işlerine karşı olan yorumları... Gangster miydi acaba? Sanmıyorum. İlhan Hoca o işlere girecek biri değil kesinlikle.
Offf kapı çalıyor yine! Kalkıp açtım. Eren gelmiş.
" Dua ediyorum ki burada kalmıyorsun. Yoksa her dakika yanımda olursun. "
" Ne güzel işte! Her anında yanındayım. Daha ne istiyorsun? Milletin böyle dostu yok sen de haline şükretmiyorsun! "
" Ya azıcık dinlenme hakkım da olsun bence değil mi? "
" İlhan Hoca yarın gidin dedi ama yarın gidersek soru sorar sürekli. Bugün gidelim ki atlatabilelim. " " Nereye gidiyoruz? "
" Hastaneye tabi ki. "
" Haa tamam. Dur üstüme bir şeyler alayım. "
Üzerimi değiştim ve dışarı çıktık. Hastaneye kadar yürüdük. Ardından acil servise göründüm. Oradaki doktor beni nörolojiye yönlendirdi. İşte bu hiç iyi olmadı. Ben danışmadan nöroloji için sıra alırken Eren eğilip sordu:
" Nöroloji tam olarak ne oluyor? "
" Kafa bölgesi ve beyin ile ilgileniyorlar. "
" Yani? "
" Yani potansiyel olarak bir problem var. "
Çok fazla sıra olmadığı için randevusuz içeri girebildim. Doktor ile görüştüm. Benden mr röntgen kan tahlili falan istedi. Hepsini de teslim ettim. Sonuçları yarın çıkarmış. Bu iyi olmadı işte. İlhan Hoca kesin soracak yarın. Amaan bir bahane bulunur illa ki. Aşağı indik. Tekrar salona doğru yürümeye başladık.
" Ne olacak şimdi peki? "
" Yarın sonuçlarım çıkacakmış işte. Ona göre bir şey söyleyecek doktor. "
" Onu anladım da problem neymiş? "
" Ben de bilmiyorum. "
" Ya gerçekten hastaysan bunu hocaya söyleyecek misin? "
" Hayır tabi ki, yani şu an karar vermedim sonra konuşuruz bunu. "
O arada salona geldik. Vedalaşıp çıktım odama. Günün geri kalanını boş geçirdim. Yemekten sonra tamamen odamda geçirdim. Gece yarısı salona inip bir süre antrenman yaptım. Sonra da gelip yattım. Baş ağrılarım zorlasa da biraz uyudum. Sabah telefon sesiyle uyandım. Telefonu açtım.
" Alo, Ali Demir ile mi görüşüyorum? "
" Buyrun, kimsiniz? "
" Ali ben senin doktorunum. Dün gelmiştin test sonuçların açıklandı. "
" Henüz kontrol etmemiştim. Sonuçlar nasıl? "
" Seni acil görmem gerek. Potansiyel tümör ve psikolojik problemler var. "
BÖLÜM SONU
Sayın okurlarımız, okuduğunuz takdirde yayarsanız mutlu olurum. Sizinle birlikte büyük bir iş yapalım istiyorum. Her bölüm sonu dediğim gibi istek ve önerileriniz ile ilgili bekliyorum. İyi okumalar