İçeriğe geç

Komutanım

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Komutanım

Bölüm 3

Görev

Gökyüzü, bulutların arasından sızan güneş ışıklarıyla aydınlanıyordu. Aden, timin yeni üyesi olarak ilk görevine hazırlanırken kalbinde bir heyecan vardı. Sonunda, kendini bir yere ait hissetmeye başlamıştı. Arkadaşlarıyla birlikte olmanın verdiği mutluluk, içindeki savaşçı ruhu daha da güçlendiriyordu. “Tamam, herkes hazır mı?” Asaf Yüzbaşı, toplantının başında dikkatlice etrafa göz attı. Aden, Asaf’ın kararlılığına hayran kalmıştı. “Seninle burada olmak gerçekten harika, Yüzbaşı!” diye düşündü. Ama içindeki heyecanı kimseye belli etmemek için yüzünde bir gülümseme saklıyordu. Görev yerinde, timin diğer üyeleri Aden’e alışmış görünüyordu. Elif, yanına yaklaşıp “Bizi düşündüğün kadar endişeli görünmüyorsun, Aden. Bütün bu kalabalığın içinde kaybolmuş gibi değil misin?” diye sordu. Aden, gülümseyerek, “Sadece biraz gerginim. Ama burası bir aile gibi hissediyorum,” dedi. Elif’in gözleri parladı. “İşte bu! Ailece savaşmak, daha kolay olacak.” Görev sırasında, düşman bölgesine yaklaşırken, Asaf’ın yanında yürüyen Aden, ona dönerek “Yüzbaşı, bu durumda benim için bir savaş taktiği verebilir misiniz?” diye sordu. Asaf, gülümseyerek, “Tabi ki, Aden. Öncelikle, kalabalığın içinde kaybolmamalısın,” dedi, yüzündeki ciddiyetle. “Düşmanla karşılaştığında, en önemli şey...” “Açık hava konseri düzenlemek!” diye bağırdı Kerim, gülerek. “Herkesi dans ettirip, düşmanı şaşırtmalıyız!” Tim, bu espriye kahkahalarla karşılık verdi. Aden, gülümsemekten kendini alamadı. “Biraz daha ciddiyiz Kerim, ama senin planın da ilginç!” dedi. Asaf, Kerim’in esprisini ciddiyetle karşılayarak, “Tamam, dans etme zamanı değil. Ama Aden, senin içindeki gücü bulman önemli. Bu senin için bir fırsat,” dedi. Aden, Asaf’ın sözlerinin derinliğini hissetti. İçindeki savaşçı ruhu daha da güçleniyordu. Görev sırasında düşman ateşi altında geçirdiği anlar, tüm timin birbirine daha da yakınlaşmasına neden oldu. Aden, Asaf’ın yanında durarak, “Yüzbaşı, senin liderliğin altında daha güçlü hissediyorum,” dedi. Asaf, gülümseyerek “Bu bir ekip çalışması, Aden. Sen de bu ekibin önemli bir parçasısın,” diye yanıtladı. Düşmanla yüzleşme anı geldiğinde, Aden’in kalbi hızla çarpmaya başladı. Ama bu sefer korku yerine, bir güven duygusu vardı içinde. Arkadaşlarının yanında olmak, ona cesaret veriyordu. “Hadi, birlikte savaşalım!” dedi. Herkes bir araya geldi ve Aden, Asaf’ın gözlerindeki güveni gördüğünde, kendini daha da güçlü hissetti. Görev sona erdiğinde, Aden ve timin diğer üyeleri, beraberce kahkahalarla gülüp eğleniyorlardı. “Bir sonraki görevde daha fazla dans etme planı yapmalıyız!” dedi Kerim, yine espri yaparak. Timin diğer üyeleri bu fikre katıldılar. Aden, bu sıcak anların tadını çıkarıyordu. Asaf’ın yanına yaklaşarak, “Yüzbaşı, bu gün harikaydı. Size gerçekten teşekkür ederim,” dedi. Asaf, gülümseyerek, “Sadece başlangıç, Aden. Bir aile olduk ve birlikte daha çok macera yaşayacağız. Unutma, sen her zaman bu ailenin bir parçasısın,” dedi. Aden, kalbinde bir sıcaklık hissetti. Aşk ve arkadaşlık arasında gidip gelen duyguları, artık daha netleşiyordu. Gökyüzü, akşam güneşinin sıcak tonlarıyla dolarken, Aden’in kalbinde yeni bir savaş, ama bu sefer mutluluk ve sevgi için başlıyordu. Aşk mı, arkadaşlık mı? Belki de ikisi bir arada, bu yolculuğun her anında ona eşlik edecekti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.