İçeriğe geç

Komutanım

Bölüm 1 · 7 dk okuma

Komutanım

Bölüm 1

Manyak köpek

Sabah 4 te babamın sesi ile uyandım neden mi 4 çünkü burdura gidiyoruz burduru bilmeyenlere anlatayım ıspartaya yakın küçük bir şehir neden Antalya veya ısparta yerine burdur ablam ve eniştem iş için oraya gittiler ve onlara lojman verdiler eniştem gardiyan ve 7 aylık bir yiğenim var niye 4 te kalkıyoruz çünkü uçak değil araba ile gideceğiz ve hiç dinlenmeden istanbul burdur arası ne kadar uzak of ya kalktım ve üzerime rahat şeyler giyindim babam annemide uyandırdı ve kahvaltı hazırladı ama pek yemedim sabahın köründe yemek yiyemezdim kim yerdiki

Şimdi ben kimim Mardin'de doğdum ama İstanbul'a taşındık neden mi? Mardin'in töreleri fazla boğuyordu okuyorum ve yaz tatilindeyiz mavi rengini seviyorum ve Beşiktaşlıyım hemde fanatik anlamda

Yola çıktık araba büyük diye uyuyordum araba küçük olsa o yola nasıl katlanırdım bilmiyorum normalde arabada uyuyamam ama çok yorgundum uyandığımda 3 saat falan kalmıştı biraz telefonla uğraştım yemek yedim 1 saat sonra Antalya'ya girmiştik biraz çıkıp oraları gezdik denizide gördüm baya güzeldi yola devam ettik yolda pek birşey olmadı buralar normal olaylar sonra başlıyor ablamlar lojmanda oturuyor eniştem gardiyan daha doğrusu infaz koruma olduğu için hapishanenin yakınlarında bir lojman verildi yani lojmanın bahçesinde mahkumlar dolanıyor orda çalışıyorlardı infaz korumalarda lojmandaki insanları koruyordu aslında mahkumlar ağır suçlular değil iki hapishane var biri şehirde biride bu alanda şehirdeki mahkumlar azılı suçlular burdaki mahkumlar hafif suçlulardı

biz geldik ve eve çıktık yorgunluktan direkt uyudum sabah oldu ve banyo falan yaptım ilk günde baya sakin geçti ablamın arkadaşları vardı ayşenur abla ve Feridenur abla onları eve çağırdık kahvaltı için ablam ezgi soğuk kahve yapmayı çok seviyor aslında sevmek değil çok güzel yapıyor ondan dolayı bol süt gidiyor o gün soğuk kahve yapcaktı arkadaşlarıda gelmişti ondan dolayı beni kantine süt almaya gönderdi buralar dağ gibi yerler ondan dolayı market falan bulunmuyor bunun içinde market gibi daha doğrusu kantin dediğimiz yeri yapmışlar kantine gittim ve içeriye baktım ilk kez geliyordum sütü aldım ve kasaya geldim kimse yoktu içeriden ses geldi sanırım komutan buradaydı komutanım falan konuşuyorlardı komutan dışarıya çıktı kantincide daha doğrusu infaz koruma kasaya geçecektiki komutan adamın kolunu tuttu ve kulağına birşey fısıldadı ve o kasaya geldi lan bu nasıl komutan kasada çalışan komutan mı olur adama daha doğrusu komutana parayı verdim çıkarken teşekkür ettim oda rica etti ve elbisemi beğendiğini söyledi ne alakaysa elbisem beyazdı ve gerçekten güzel ve tam günlük içindi tekrar teşekkür ettim ve çıktım eve geldim

1 gün sonra

Bugün ıspartaya piknik alanına geldik orda o komutanı gördüm ama pek önemsemedim eniştemin anlatımına göre bu komutan herkesin başı eniştem kerem komutanı görünce hemen gitti ve komutanla el sıkıştı ablam kolumdan çekti ve oda komutanın olduğu yere gitti o beni çekince bende onla gittim komutan ablamada selam verdi "aa kerem karın mı" eniştem kafa salladı "merhaba yenge" ablam "merhaba komutanım" beni işaret etti "bu kim kızın mı ama olamaz" eniştem "bu benim baldızım ezginin kardeşi" elini uzattı "selam adın ne" elini tuttum sıktım "Asena" güldü beğenmişti galiba yüzündeki gülümseme bunu gösteriyordu "Türkçe isim sevdim bende Yiğit" gülümsedim "teşekkürler sizinde isminiz çok güzel yine Türkçe" gülümsedi beni süzdü "kaç yaşındasın" ne saçma sorular sanane yani"16 3 ay sonra 17 olucağım" gülümsedi "23 yaşındayım" kafa salladım eniştem "neyise konutanım izninizle biz artık gidelim kayınbabam bekliyor" kafa salladı "gidin" komutan mı? Mafya mı? belli değil neyise banane belki bir daha görmicem ablam yanıma geldi ve kulağıma "yakışıklı dimi" ona döndüm "yoo değil semihim daha yakışıklı" ablam biran sevinçle "Semih kim yakışıklımı kaç yaşında mesleği ne zengin mii" güldüm "Semih kocam yakışıklı 18 yaşında zengin futbolcu Semih kılıçsoy Beşiktaş oyuncusu" ablam elini yüzüne vurdu "salak heycanlandırdın bende gerçek sandım mal ya" güldüm oturduk sohpet ettik çay çekirdek zaman öyle geçti arada biri bana bakıyormuş gibi his ediyordum ama umursamıyordum

Sonraki gün

Denize gittik daha doğrusu muğla Fethiyeye denize gidecektik 3 saat yolculuğun sonunda geldik hemen plaja geçtik ve ben güneş kremi sürdükten hemen sonra denize yüzmeye gittim aslında yüzme bilmiyorum sadece boyumun yettiği yerlerde duruyordum ailemde geldi yüzüyorduk ve yine o komutanı gördüm eniştem yine yanına gitti ben yüzme bilmiyorum babam beni denizin dibine sokmaya çalışıyordu ama çok tuzlu canım acıyor diye giremiyordum eniştemle yanımıza geldi "sen denizin dibine girme bizim sana gücümüz yetmez ama komutanım yiğitin gücü sana yeter" anlamaz gibi kafa salladım bir anda adam beni kucağına aldı ve denize soktu "hey ne oluyor indir beni" bana baktı göz göze geldik dudağının ucu kıvrıldı "sus susmazsan sustururum" korktum valla o bakıştan korkmayan insan değildir sonra belimi kavradı ve ben ne olduğunu anlamadan denizin dibinde buldum kendini geri yukarıya çıktığımızda "ne yapıyorsun çok tuzlu iğrenç" güldü "sessiz ol burnunu kapat denizin eğlencesi böyle çıkar" dediğini yaptım ve tekrar denizin dibine girdik çıktık bana yüzme öğretmeyi teklif etti ama güvenmedim diye red ettim hayatımda denizde bu kadar eğlendiğimi hatırlamıyorum 10 da gelip 5 te çıktığımız bu denizde çok eğlenmiştim yola çıktık 3 saat yol var 3 saat sonra eve geldik ben o kadar yorgundum ki yiğenim kağanı yıkayacaklardı sonra sırayla hepimiz banyoya gidecektik kulaklıktan müzik açtım ve çocuk odasında yerde uzandım o kadar yorgunmuşum ki uyumuşum uyumadan önce tek düşündüğüm konu komutandı bu komutanı umarım daha fazla görmem

Bunu o kadar kafaya takmışım ki komutanı rüyamda gördüm işte bizde falan kalıyordu pek hatırlamıyorum çünkü rüyaları pek hatırlamam

Sabah

sabahında uyandım ve banyo yaptım ablamın arkadaşı ayşe abla bahçede suluğunu unutmuş ve ıspartaya gitmiş ablamdan rica etti gidip alırmısın diye oda kabul etmiş ve beni gönderdi lojmanın bahçesinde dediğim gibi mahkumlar olur ve köpekler buralarda fazla köpek vardır bahçeye indiğimde köpekler vardı geziniyorlardı pek önemsemedim suluğu aldım kapının önüne geldiğimde korkunç bir köpek yatıyordu normalde korkmam ama bu baya korkunçtu ablama bağırdım balkondan bana baktı onlarda yardım edemiyordu yan komşuda yardım etmeye çalıştı ama olmadı ben son çare piskopatça köpekle konuşmaya başladım "cici köpek lütfen beş dakika geçeyim beş dakika keyfini boz sonra geri geç" köpek kıpırdamadı ablam yukardan "cici köpek ne ve isim koysaydın birde" kafamı kaldırdım "saçmalama asıl o bana isim koysun demi abim" ablamlar yukarda bu dediğime gülüyorlardı "hadi abi kalk lütfen bak lütfen kalk" of bu böyle olmicak "hadi Abem kalk be Abem hadee" ablamlar daha gülüyor köpek sadece bakıyordu en son sinirle "LAN HAYVAN KALKSANA" köpek havlamaya başladı "NE HAVLIYON LAN MANYAK KÖPEK MANYAK" dedim bağırarak işte o an sıçmıştım ciddi anlamda aklıma gelen tek ses ben sıçtım hayatımın tam orta yerine sıçtım sanki biri fısıldadı köpek üzerime doğru gelirken ben yavaşça arkaya doğru yürüdü köpek geliyor ben kaçıyordum geri geri gelirken taşa takıldım ve yere düştüm "lan bu sikik taşın burada ne işi var sikicem böyle işi" diye kızarken kafamı kaldırdım köpek tam dibimdeydi sonra bir gülme sesi geldi ve ellerini vurduğu anda köpek kaçtı tam şöyle oldu ilk başta sertçe alkışladı "kış hadi bakayım gidin kış" yaptı köpeğin bir kaçışı var görmeniz lazım arkamı döndüğümde o komutan vardı beni kaldırdı sessizce ve utangaç şekilde "teşekkürler" dedim oda güldü ve beni taklit edermişçesine "rica ederim" yaptı "demek manyak köpek hm iyimiş" lan tüm konuşulanları duydusa ben rezil oldum "şey ben sinirlendim ondan" kahkaha attı "köpeğe abi demene ne demeli" utandım lan "şey sen herşeyi duydun mu" kafa salladı "evet başı hariç orada yoktum" of ya bu günde rezil olduk Beşiktaş forması giymiştim üzerimi süzdü "Beşiktaşlımısın" kafa salladım bu adam mal mı belli değil mi formamdan Beşiktaşlı olduğum gülümsedi "bende Beşiktaşlıyım" aa ortak yön ablam yukardan hadi gel dedi komutana teşekkür etti "tekrar teşekkürler görüşürüz" dedim oda el salladı ben apartmana girdim ve eve geçtim ablam hala gülüyordu "ne gülüyon ya" of hala gülüyor kalktım ve odaya geçtim annemde o odadaydı "acaba komutan nerden anladı gördümü bir yerden" annem telefonu bıraktı "mahkum arkandaydı gitti ve o dedi" ben şok nasıl bir olay içindeydim "lan hem köpek hem mahkum neyin içine düştüm ben" annen güldü bende güldüm uzandım ve düşündüm bu komutan niye heryerde çıkıyor sinir bozucu ama bugün iyiki çıktı eğer çıkmasaydı köpek beni parçalayacaktı manyak köpek hiç köpeklerden korkmam ama o ciddi anlamda korkunçtu

Ben Asena 17 yaşımda ailemi kayıp ettim hemde bir takıntı yüzünden

Olaylar şuan sakin ve hızlı ilerliyor olabilir ama olaylar asenanın değil yiğitin anlatımıyla başlayacak ve olaylar kurgu belki burdurda böyle yerler bile yoktur neden burduru seçtim çünkü burduru kimse bilmiyor insanlar birazcık burduru tanısın diye ben burdurlu değilim sadece bir kez gittim ama pek bilindik değil diye burdur olsun istedim burdurun böyle bir yeri varmı onu bile bilmiyorum

Asena Türk

Yiğit kurt

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.