Selamm yeni eserimle geldim.
Bu sefer asker kurgu yazmaya karar verdim. Umarım beğenirsiniz.
Başlama tarihinizi atarsanız çok sevinirim.
...................
Sabahleyin yine erken saatlerde hastaneye gittim. Bugün nöbetim vardı hastanede. Dolabıma yönelip önlüğümü giydim ardından çantamı alıp çıktım.
Hastalarım bittikten sonra kantin katına inmeye karar verdim. Yorgunluğumu atmak için sıcak kahve içmek bana iyi gelir diye düşünüyorum.
Merdivenlerden inerken Mete yanıma gelip konuşmaya başladı.
-- Hocam nasılsınız
-- İyiyim Mete sen nasılsın
-- Bende iyiyim hocam birşey soracağım.
-- Seni dinliyorum
-- Hocam hastalarım bitti de dışarıya çıkabilirmiyim
-- Bununla ben ilgilenmiyorum biliyorsun
-- Biliyorumda Fatih hoca hayatta bırakmaz. Siz benim yokluğumu belli etmezseniz anlamaz, bana yardım eder misiniz hocam
-- Bunu neden yapayım sana
-- Hocam lütfen , ne isterseniz yaparım
-- Sen neden bu kadar dışarı çıkmak istiyorsun Mete
Aslında tahmin edebiliyordum. Ama kendi söylemesini istiyordum o yüzden ona bu soruları sormuştum.
-- Hm arkadaşımla buluşacağım da hocam ondan
-- Hm kimmiş bu arkadaş
-- Kız arkadaşım hocam bugün buluşacağız diye konuşmuştuk ondan izin istiyorum yoksa asla bırakmam işimi.
Biliyordum. İşinde başarılı biriydi Mete. Çok emek verirdi her şey için.
Gülümsedim ve omuzuna dokunup fısıldadım.
-- Bu iyiliğimin karşılığını elbet bir gün alırım bilmiş ol Metecim
Mete gülümseyip yanaklarımı sıkmaya başladı.
-- Sağolun hocam, siz olmasanız ben ne yapardım. Yoksa Fatih kurbağası beni bırakamzdı.
Omzuna vurup gülmeye ve konuşmaya başladım.
-- Ne kadar ayıp kocaman adam olmuşsun ne diyorsun hele. Biri seni duyup Fatih hocaya söylerse o zaman görürüm ben seni.
Omuz silkip konuşmaya başladı.
-- Nereden duyacak hocam, neyse görüşürüz. Deyip kantinden dışarıya çıktı.
Bende kantinden çıkıp bahçeye doğru yürümeye başladım.
Boş olan banka doğru ilerleyip oturdum. Tam kahvemden bir yudum alacakken bahçeye son sürat giren ambulansa kahvemi bıraktım.
Ayağa kalkıp hızlı adımlarla oraya doğru ilerledim.
-- Durumu nedir
-- Sancak ÇAĞLAR 30 yaşında kalbinin altından vurulmuş hocam ve çok kan kaybetti yolda
Elimi yüzüne doğru götürüp gözünü açıp baktım ardından kulağımı kalbinin altına koyup dinlemeye başladım.
Hayır..
Hayır..
Muhtemelen buraya gelirken iyiydi fakat şuan ses yoktu.
-- Herkez sussun!!
Diye bağırdım emin olmak için ama değişen birsey olmadı. Hala ses yoktu.
Evet..
Kalbi durmuştu....
Selamm yeni eserimle sizlerleyim.
Yazım hatası varsa kusura bakmayın öncelikle. İlk defa asker kurgu yazıyorum ve çok heyecanlıyım. Bu bölüm kısa olmuş olabilir ama ilerleyen bölümlerde daha iyi olacağından emin olabilirsiniz.❤️
Yorum, beğeni ve puanlarsanız sevinirim.🌸
Diğer eserlerimede bakarsanız mutlu olurum 🤗
Sizce diğer bölümde neler olacak tahminleri alalım.
Yeni bölümde görüşmek üzere.🎉
Hoşçakalın...










