İçeriğe geç

Koma

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Koma

Bölüm 1

1. Bölüm

Ben Mike. Annem Liz babamNoah ve ablam Nancy ile küçük ve mutlu bir aileyiz. Yine soğuk bir kış gecesiydi. Kapının önünden değişik bir kuş sesi hepimizi kapıyı açmamız için çağırıyor gibiydi. Oldukça farklı bir sesti tanıdık ama bir o kadar da yabancıydı. Sonunda babam dayanamayıp ayaklandı ve "ben artık kapıyı açıyorum!" dedi. Hepimiz kapının dibine toplandık. Gözlerimize inanamıyorduk. Tüyleri yeni yeni çıkmış beyazlı mavili bir tavuskuşu duruyordu. Hepimiz ona acımış olacağız ki hep bir ağızdan "eve alalıım!" diye bağırdık. Zaten babamda onu eve alacakmış gibi duruyordu. Esasında babam sert bir adamdır ve bu tür şeylere pek izin vermez ama bu farklıydı. Yüzünde sıcacık bir gülümseme ve merhamet gözyaşlarıyla onu eve alacağından çok emindim. Ve beni yanıltmadı da. Onu eve aldık en çok da benle ilgileniyordu. Ona sobanın yanına bir kaç minderin üstüne yatırıp biraz su ve yiyecek koyduk. Bir süre dinlendikten sonra kendine geldi ve benim kucağıma yattı. Annem "Seni sevdi Mike " dedi. Sevinmiştim. Babam ona ne isim vereceğimi sorduğunda hiç düşünmeden"spike" diye bağırdım. Bu ismi herkes beğenmişti bizimle uzun süre kalacak gibiydi. Ama kimsenin onu yollamaya niyeti yoktu. Ertesi sabah çok heyecanlıydım. Anneme spike'ı da alıp dışarı çıktığımı söyledim. Tabii ki de gizli yerime gidiyordum. Bu yer evimizin yakınlarında ki parkın biraz arkasında orman sayılamayacak kadar küçük ve ağaçlık bir yerdi. Etraftan bulduğum tahtalarla ve çalılarla küçük bir ağaç ev yapmıştım oraya. Oldukça şirin, rahat ve huzurluydu. Harçlıklarımdan biriktirdiklerimle oraya bir puf minder ve biraz abur cubur almıştım. Tabii bir de annam ve babamın bana noelde aldığı küçük televizyonu ve içinde birkaç film olan cd yi oraya koydum. Yakında yeni filmler alacağım çünkü bu filmleri izlemiştim. Ormana ulaştığımızda spike'a çalı ve yapraklarla kamufle ettiğim ağaç evi gösterip "işte burası" dedim. Daha sonra gidip ağaç eve çıktım ama spike'ı nasıl çıkaracağımı bilmiyordum. Daha sonra spike gerinerek kanatlarını açtı e yanıma uçtu. "Tavuskuşlarının uçabildiğini bilmiyordum." beni uçabiliyoruz dermişçesine onayladı. Ve orda onunla saatlerce konuştum. O da anlıyormuş gibi beni dikkatle dinledi. Oysa anlattığım şeyler o kadar saçma ve hayal ürünüydü ki. Hayallerimde yaşadıklarından falan bahsetmiştim ona. Sonra çok uykum geldi ve kestirmeye başladım. O sırada rüyamda onu gördüm konuşuyordu. "Gitmeliyiz!" dedi. Ama ben gitmek istemiyordum. Sonra korkunç bir çığlık etrafı inletti. Ağaç ev sallanmaya başladı. Gidip gizli pencereden dışarıya bakınca onu gördüm. Simsiyah, kanatlı ve kırmızı boynuzlu bir unicorn.etrafı gittikçe karanlık kaplıyordu. Korkmuştum. Sonra heryer karardı. Zifiri karanlıkta karşımda duruyordu. Ve gittikçe bana yaklaşıyordu. Acı bir çığlık attım. Korkuyordum. Aniden kulağıma çok tanıdık bir ses geldi. Spike kanatlarını ve kuyruğunu açmış yükseliyordu. Adeta güneş gibi beni ısıtıyor, sakinleştiriyor ve karanlığı yarıyordu derken başındaki tüylerde bir enerji büyüdü ve hızla unicornu delip geçti. Yine ağaç evdeydik ve bana "bunlar gerçek ama paralel bir evrende. Ve oraya giden kapı senin zihnin. Şimdi sana güçlerimin bir kısmını vereceğim ve her gün burada antrenman yapacağız. Tamam mı?" diye sordu tamam anlamında kafamı salladım. Yine yükseldi ve bir ışık hüzmesi bana doğru geldi. Kendimi garip hissediyordum. Güçlü ama bir o kadar da halsiz. Sonra kuyruğum ve kanatlarım çıktı. Uyanmıştım. "Ne rüya ama!" spike bana öfkeyle bakıp reddetti ve yerdeki uzun tüyleri gösterdi. Onun olamayacak kadar uzun... O günden sonra spike'ın sihirli olduğuna inanmıştım. Günlerce büyü üzerinde çalıştık. Ertesi gün okul vardı. Ve spike'ı da okula götürmek istedim ama annem kabul etmedi. Bende onu gizlice götürmek için bir plan yaptım. Planım şöyleydi: Sihirli güçlerimle bir kaç tüy yapıp amatörce birleştirdim ve spike'ın yatağına koyup üstünü örttüm ve spike'ı ağaç eve gizledim. Okula giderken de onu ordan aldım. Okula giderken kimsenin bizi göremeyeceği bir yerde spike beni omuzlarımdan tutup uçurdu. Okula öyle gittik. Derste ise öğretmen spike'a hiç bir şey demedi. Okula dönerken annem yapmış olduğum hileyi anlayıp bana çok kızdı. "Sana onu okula götürmezsin demiştim ama sen ne yaptın onu alıp tüylerinden yolup beni kandırdın çabuk odana! Sana akşam yemeği yok!" Mecburen dediğini yaptım. Şanssızlık peşimi bırakmıyordu. Paramı evde unuttuğum için okulda da aç kalmıştım. Bir süre yüzümü yastığıma gömüp ağladım. Bir süre sonra korkunç unicornun acı çığlığını duydum. Diklenmeye çalıştım ama bir güç beni engelliyordu. Zorluklarla diklendiğimde gördüğüm manzara beni şoke etti. Bağıran spike tı ve kuyruğunu önüne siper etmiş unicorn dan korunuyordu başındaki tüylerin ışığı zayıftı. Unicorn her vurduğunda önünde bir kalkan belirip gidiyordu. Tüm gücümle ona yardım etmeye çalıştım ama halsizlik beni bırakmıyordu. Kan akışımın hızlandığını hissediyordum. Başım dönmeye başlamıştı ve spike'ı öyle görmek canımı acıtıyordu. Sonunda unicorn karanlığa gömülmeye başladı fakat benim de bilincim kapanıyordu. Her şey çok bulanıktı ve başım mengeneyle sıkıştırılıyormuş gibi acıyordu. Girdaba çekiliyormuş gibiydim ve birden spike'ın sesi de zayıflamaya başladı. Sonunda büyük bir karanlık ve sessizliğin içindeydim...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.