Rojbin elindeki patates poşetleriyle merdiveni tırmanırken ayağı kaydı bi anda — aaaa! Poşetler uçuştu patatesler yere dağıldı. Alt kattaki babası cama başını uzattı: — yine mi kızım... Köyden geldiklerinden beri bu kaçıncı düşüşüydü bilmiyordu. Ama düşmeye alışmıştı artık. Üniversiteye başladığından beri bu apartmanın en tanınan kişisi olmuştu. Kapıcının sakar kızı. Asansör “ding” diye açıldığında önü bi anda kapandı. Simsiyah takım, elinde kahve, dik duruşlu bi adam. Bakınca insanın içini titreten türden. Efe. Göz göze geldiler. Rojbin eğilmişti ama kafasını kaldırınca, adam ona bakıyodu. Gülümsedi, ama öyle normal bi gülümseme değildi... biraz fazla anlamlıydı. — sık sık mı düşersin yoksa beni görünce mi oldu? Rojbin bi anda boğazına kadar yandı. Ne diceğini bilemedi. — şey... patates yüzünden... Adam yere eğilmedi ama elindeki patatesi ona doğru uzattı. Parmakları birbirine çarptı. Soğuk bi temas ama içinde kıvılcım gibi bi şey geçti. Efe'nin gözleri birkaç saniye üstünde kaldı, sonra uzaklaştı. Ama o bakış... Rojbin’in içinde bi yere yapıştı. Daha fazlası olacaktı, hissediyordu.
Bölüm 2
Karşılaşma
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.