İçeriğe geç

Kolej Aşkı Entrikalar Koleji

Bölüm 9 · 6 dk okuma

Kolej Aşkı Entrikalar Koleji

Bölüm 9

Oyun

'' Yalnız şunu da unutma parayı önünüze gelene savurmadınız ! Ben kazandım sizin paranızla değil kendi başarım ve paramla okuyorum . %75 sizin bana verdiğiniz para değil benim kazandığım okula ait okul bursu . Ne bu havalar sen kendini okulun sahibi mi sanıyorsun !? Burası oynayacağın bir oyun parkı değil , senin okulun da değil ! ''

Benim bu sözlerimden sonra kolumu daha da sert sıkacaktı ki o daha bunu yapamadan çoktan benden ayrılmak zorunda kalmıştı . Bunun sebebi de tabii ki Berat ile tayfasının gelişiydi .

'' Ne oluyor burada , çek elini istersen !? ''

Berke Berat'ın bu sözünden sonra beni sertçe bırakmıştı . Berat beni hemen arkasına alarak Berke'ye kafa tuttu .

'' Hayırdır !? ''

Berke :

- Az önce tam da konuşuyorduk biliyor musun !?

Berat :

- Konuşma ! 1 kilometre yakınında bile olma !

Berke :

- O nedenmiş Berat !?

Berat :

- O gün dediklerimi duymadın galiba !?

Berke :

- Tekrar etsene . 2 günlük kızla bir anda sevgili olduğunu mu söylüyorsun yoksa bir de burslu ah yalanını ben senin !..

Berat :

- İki günlük olduğunu nereden biliyorsun Berke !?

Berke :

- Önceden tanıştınız yani !?

Berat :

- Fark eder mi !? Seni istemeyen kızlardan uzak dur , rezil herifsin gerçekten !

Berke :

- Senin uzak durduğun gibi mi haha !? Ama dur biraz onlar seni istiyordu , bu durumda sende korkak oluyorsun ;)

Yiğit :

- Senin gibi yavşak olmaktan iyidir !

Berke :

- Seni ben varya !..

Berat :

- Ne yaparsın göster bakayım !?

Tam kavga edip birbirlerine gireceklerdi arkasından Berat'ı tutmaya çalıştım ve o sırada da zil çalmıştı . Zil çalar çalmaz da öğretmen '' Herkes sınıfa !! '' diyerek bağırdı ve ayrılmalarını bu şekilde sağlamış oldu .

Berke :

- Bu iş burada kalmadı !

Berat :

- Yaa tabii bekliyorum ;)

Yiğit :

- Bekliyoruz bekliyoruz .

'' Hadi gidelim ! '' diyerek onlara döndüm . Ben bunu söyler söylemez Berat bana döndü ve'' Ben derse girmeyeceğim bundan sonrası zaten öğle arası ! '' dedi .

Yiğit :

- En iyisi bizde girmeyelim .

Buğra :

- Okul bahçesinde mi durarız yine yoksa bir yerlere mi gideriz .

Berat :

- Ya da direk eve gideriz .

Yiğit :

- Neyse sonra karar veririz önce bir çıkalım da . Öğretmen gelmeden . Gözde geliyor musun ?

Berat :

- Geliyor tabii !

'' O niyeymiş !? '' diye sorunca Berat ''Sence !? '' dercesine bakmaya başlamıştı .

Tam o sırada görevli öğretmen yanımıza gelip '' Hadi çocuklar zili duymadınız mı !? Sınıflara ! '' diyerek bizi uyardı .

Berat da bakışlarını benden alıp öğretmene yöneltti ve '' Biz derse girmeyeceğiz , gidiyoruz şimdi ! '' dedi .

Öğretmen :

- Heyy öyle olmaz ama !

Berat :

- Hayır olur . Gidiyoruz hatta .

Berat bunu söyleyerek koluma yapıştı ve sınıfa ilerledi . İçeriden herkes çantasını alınca öğretmen gelmeden dışarı çıkmıştık .

'' Anlamıyorum benimle ne işin var !? '' Dışarı çıkar çıkmaz Berat'a sorduğum soru bu idi . Bana cevap verebilmek için hepimizi bir banka götürdü ve konuştu .

- O sana ne sordu ?

'' Bunun içindi yani !? ''

- Cevap ?

'' Berk gibi davranıyorsunuz kardeş falan mısınız siz !? ''

- Asla ! Bir daha böyle bir benzetmeyi asla yapma ! Sence ben Berke gibi biri olabilir miyim !?

Yiğit :

- Onun gibi bir yavşak dünya alemde görmedim . Kardeşimi benzettiğin adama dön bir bak yani Gözde !

'' Doğru ... ''

- Senden bir cevap bekliyorum Gözde .

'' Kantinde karşılaştık beni boş sınıfa çekti . Seninle ilgili şeyler sordu işte .

- Ne ile ilgili ?

'' Seni kafasına takmış , sana oyun oynamak istiyordu benden aldığı bilgiler ile hatta beni bile oyuna dahil edecekmiş gibi şeyler dedi . Sevgili olup olmadığımızı , beni sevip sevmediğini ne zaman tanıştığımızı yani önceden tanışıyor muyduk yoksa ilişkimiz iki günlük mü diye Tabii hangi ilişki ... ''

- Sen ne dedin !?

'' Bir şey diyemedim . Yanından kaçmak istedim izin vermeyince birkaç şey söyledim sinirlendi tabii o sırada da siz çıkıp geldiniz . ''

- Seni sıkıştırdığını biliyordum ! Tek başına çıkıp geri gelmediğinde anlamıştım .

Yiğit :

- Ne dediğini çok merak ettim şuan !

'' Gerçekleri yüzüne vurdum . ''

Yiğit :

- Evet evet ne dedin !?

'' Okulun sahibi olmadığını ve okulun oynayacak bir oyun parkı olmadığını falan filan işte niye soruyorsun ki !? O an havalı geldi söyledim şimdi o kadar havalı olmuyor . ''

Hepsi gülerken '' Ne var !? '' dercesine onlara bakmıştım .

Yiğit :

- Atarlı çıktın . Tam bizim tayfaya layıksın . Cemreden eksik kalan yanı yok valla ! (Buğra'yı dürterek)

'' Cemre ? ''

Yiğit :

- Buğra'nınki ! (gülerek)

Berat :

- Şimdi ne yapmak istiyorsun ? (Bana dönerek)

'' Anlamadım ? ''

Berat :

- Eğer sevgili olmadığımızı söyler isen sana yaklaştığında bir şey yapamam . Sevgili olduğumuzu söylersek de sana kesin yaklaşır ama sana hiçbir şey yapamaz sonuçta biz varız .

'' Oyun mu oynayacağız ? ''

Berat :

- İsmini Berke'yi alt etme oyunu koysak nasıl olur ? Ona öğreteceğim . Sana yaklaşmamayı öğrenecek . Yani elimdekileri alamayacağını anlayacak !

'' Hadi filmlerdeki gibi sorayım . Bu işin sonunda ben ne kazanıyorum ?? ''

Berat :

- Popüler çocukla gezmek yetmez mi ;) ?

'' Bilmem ki ... ''

Buğra

- Çocuklar seyircimiz var .

'' Ne seyircisi ? ''

Buğra :

- Dersleri boş olsa gerek Berke keki bizi izliyor camdan !

Berat :

- Evet ne dersin ?

'' Yani bence cevabı biliyorsundur . Çünkü olumsuz olsa giderdim . ''

Berat :

- Tamda beklediğim gibi .

Yiğit :

- Yav hadi bir sahne oynayın da çıldırtalım şu iti !

Buğra :

- Ne diyon oğlum !?

Yiğit :

- İşte sevgililer ya bunlar göstersinler biraz .

Berat :

- Kendisini fazla kaptırdın bu işe !

Yiğit :

- Hadi hadi bana laf anlatacağına yap .

'' Ne yapacakmış ?? ''

Yiğit eliyle kalp işareti yaparak pörçük gözleriyle bize bakmaya başlamıştı . Gözleri KISS KISS diye bağırıyordu resmen .

'' Yok artık ! ''

Tam geriye doğru kaçacaktım ki Berat elleriyle belimi sardı .

Berat :

- Ben Berke miyim Gözde !? Tabi ki yapmayacağım , sadece öyle görünecek ...

Bunu söyleyerek beni kendisine yaklaştırdı ve dudaklarımız birbirine değmeden durdu . Saçlarım sayesinde bu gözükmüyordu tabii . Bir süre böyle kaldıktan sonra ellerim istemeden boynuna gitti .

Yiğit :

- Şuan çıldırıyor çıldırıyor .

Buğra :

- Hee depiniyor sinirden dimi salak !? Öfkeli öfkeli bakıyor işte .

Nihayet Berat dibimden ayrılıp arkadaşlarına döndü ve konuştu . '' Atışmayın . Cemre geliyor mu hadi öğle yemeği yemeye gidelim ! ''

Buğra :

- Hemen arıyorum .

Buğra Cemre ile konuşmaya gidince Berat bana döndü .

- Geliyorsun dimi !?

'' Aslında eve gidecektim ... ''

- İptal edebiliyorsan et bence .

'' Peki deneyeceğim . ''

Berat'a bunu söyleyerek banktan kalktım ve bende telefonla konuşmaya başladım . Öğle arası yeni tanıştığım bir kız ile okulda yemek yiyeceğimizi söyledim . En sonunda ikna edebilmiştim annemi .

...

Bölüm sonu

2 yorum