'' Yalnız şunu da unutma parayı önünüze gelene savurmadınız ! Ben kazandım sizin paranızla değil kendi başarım ve paramla okuyorum . %75 sizin bana verdiğiniz para değil benim kazandığım okula ait okul bursu . Ne bu havalar sen kendini okulun sahibi mi sanıyorsun !? Burası oynayacağın bir oyun parkı değil , senin okulun da değil ! ''
Benim bu sözlerimden sonra kolumu daha da sert sıkacaktı ki o daha bunu yapamadan çoktan benden ayrılmak zorunda kalmıştı . Bunun sebebi de tabii ki Berat ile tayfasının gelişiydi .
'' Ne oluyor burada , çek elini istersen !? ''
Berke Berat'ın bu sözünden sonra beni sertçe bırakmıştı . Berat beni hemen arkasına alarak Berke'ye kafa tuttu .
'' Hayırdır !? ''
Berke :
- Az önce tam da konuşuyorduk biliyor musun !?
Berat :
- Konuşma ! 1 kilometre yakınında bile olma !
Berke :
- O nedenmiş Berat !?
Berat :
- O gün dediklerimi duymadın galiba !?
Berke :
- Tekrar etsene . 2 günlük kızla bir anda sevgili olduğunu mu söylüyorsun yoksa bir de burslu ah yalanını ben senin !..
Berat :
- İki günlük olduğunu nereden biliyorsun Berke !?
Berke :
- Önceden tanıştınız yani !?
Berat :
- Fark eder mi !? Seni istemeyen kızlardan uzak dur , rezil herifsin gerçekten !
Berke :
- Senin uzak durduğun gibi mi haha !? Ama dur biraz onlar seni istiyordu , bu durumda sende korkak oluyorsun ;)
Yiğit :
- Senin gibi yavşak olmaktan iyidir !
Berke :
- Seni ben varya !..
Berat :
- Ne yaparsın göster bakayım !?
Tam kavga edip birbirlerine gireceklerdi arkasından Berat'ı tutmaya çalıştım ve o sırada da zil çalmıştı . Zil çalar çalmaz da öğretmen '' Herkes sınıfa !! '' diyerek bağırdı ve ayrılmalarını bu şekilde sağlamış oldu .
Berke :
- Bu iş burada kalmadı !
Berat :
- Yaa tabii bekliyorum ;)
Yiğit :
- Bekliyoruz bekliyoruz .
'' Hadi gidelim ! '' diyerek onlara döndüm . Ben bunu söyler söylemez Berat bana döndü ve'' Ben derse girmeyeceğim bundan sonrası zaten öğle arası ! '' dedi .
Yiğit :
- En iyisi bizde girmeyelim .
Buğra :
- Okul bahçesinde mi durarız yine yoksa bir yerlere mi gideriz .
Berat :
- Ya da direk eve gideriz .
Yiğit :
- Neyse sonra karar veririz önce bir çıkalım da . Öğretmen gelmeden . Gözde geliyor musun ?
Berat :
- Geliyor tabii !
'' O niyeymiş !? '' diye sorunca Berat ''Sence !? '' dercesine bakmaya başlamıştı .
Tam o sırada görevli öğretmen yanımıza gelip '' Hadi çocuklar zili duymadınız mı !? Sınıflara ! '' diyerek bizi uyardı .
Berat da bakışlarını benden alıp öğretmene yöneltti ve '' Biz derse girmeyeceğiz , gidiyoruz şimdi ! '' dedi .
Öğretmen :
- Heyy öyle olmaz ama !
Berat :
- Hayır olur . Gidiyoruz hatta .
Berat bunu söyleyerek koluma yapıştı ve sınıfa ilerledi . İçeriden herkes çantasını alınca öğretmen gelmeden dışarı çıkmıştık .
'' Anlamıyorum benimle ne işin var !? '' Dışarı çıkar çıkmaz Berat'a sorduğum soru bu idi . Bana cevap verebilmek için hepimizi bir banka götürdü ve konuştu .
- O sana ne sordu ?
'' Bunun içindi yani !? ''
- Cevap ?
'' Berk gibi davranıyorsunuz kardeş falan mısınız siz !? ''
- Asla ! Bir daha böyle bir benzetmeyi asla yapma ! Sence ben Berke gibi biri olabilir miyim !?
Yiğit :
- Onun gibi bir yavşak dünya alemde görmedim . Kardeşimi benzettiğin adama dön bir bak yani Gözde !
'' Doğru ... ''
- Senden bir cevap bekliyorum Gözde .
'' Kantinde karşılaştık beni boş sınıfa çekti . Seninle ilgili şeyler sordu işte .
- Ne ile ilgili ?
'' Seni kafasına takmış , sana oyun oynamak istiyordu benden aldığı bilgiler ile hatta beni bile oyuna dahil edecekmiş gibi şeyler dedi . Sevgili olup olmadığımızı , beni sevip sevmediğini ne zaman tanıştığımızı yani önceden tanışıyor muyduk yoksa ilişkimiz iki günlük mü diye Tabii hangi ilişki ... ''
- Sen ne dedin !?
'' Bir şey diyemedim . Yanından kaçmak istedim izin vermeyince birkaç şey söyledim sinirlendi tabii o sırada da siz çıkıp geldiniz . ''
- Seni sıkıştırdığını biliyordum ! Tek başına çıkıp geri gelmediğinde anlamıştım .
Yiğit :
- Ne dediğini çok merak ettim şuan !
'' Gerçekleri yüzüne vurdum . ''
Yiğit :
- Evet evet ne dedin !?
'' Okulun sahibi olmadığını ve okulun oynayacak bir oyun parkı olmadığını falan filan işte niye soruyorsun ki !? O an havalı geldi söyledim şimdi o kadar havalı olmuyor . ''
Hepsi gülerken '' Ne var !? '' dercesine onlara bakmıştım .
Yiğit :
- Atarlı çıktın . Tam bizim tayfaya layıksın . Cemreden eksik kalan yanı yok valla ! (Buğra'yı dürterek)
'' Cemre ? ''
Yiğit :
- Buğra'nınki ! (gülerek)
Berat :
- Şimdi ne yapmak istiyorsun ? (Bana dönerek)
'' Anlamadım ? ''
Berat :
- Eğer sevgili olmadığımızı söyler isen sana yaklaştığında bir şey yapamam . Sevgili olduğumuzu söylersek de sana kesin yaklaşır ama sana hiçbir şey yapamaz sonuçta biz varız .
'' Oyun mu oynayacağız ? ''
Berat :
- İsmini Berke'yi alt etme oyunu koysak nasıl olur ? Ona öğreteceğim . Sana yaklaşmamayı öğrenecek . Yani elimdekileri alamayacağını anlayacak !
'' Hadi filmlerdeki gibi sorayım . Bu işin sonunda ben ne kazanıyorum ?? ''
Berat :
- Popüler çocukla gezmek yetmez mi ;) ?
'' Bilmem ki ... ''
Buğra
- Çocuklar seyircimiz var .
'' Ne seyircisi ? ''
Buğra :
- Dersleri boş olsa gerek Berke keki bizi izliyor camdan !
Berat :
- Evet ne dersin ?
'' Yani bence cevabı biliyorsundur . Çünkü olumsuz olsa giderdim . ''
Berat :
- Tamda beklediğim gibi .
Yiğit :
- Yav hadi bir sahne oynayın da çıldırtalım şu iti !
Buğra :
- Ne diyon oğlum !?
Yiğit :
- İşte sevgililer ya bunlar göstersinler biraz .
Berat :
- Kendisini fazla kaptırdın bu işe !
Yiğit :
- Hadi hadi bana laf anlatacağına yap .
'' Ne yapacakmış ?? ''
Yiğit eliyle kalp işareti yaparak pörçük gözleriyle bize bakmaya başlamıştı . Gözleri KISS KISS diye bağırıyordu resmen .
'' Yok artık ! ''
Tam geriye doğru kaçacaktım ki Berat elleriyle belimi sardı .
Berat :
- Ben Berke miyim Gözde !? Tabi ki yapmayacağım , sadece öyle görünecek ...
Bunu söyleyerek beni kendisine yaklaştırdı ve dudaklarımız birbirine değmeden durdu . Saçlarım sayesinde bu gözükmüyordu tabii . Bir süre böyle kaldıktan sonra ellerim istemeden boynuna gitti .
Yiğit :
- Şuan çıldırıyor çıldırıyor .
Buğra :
- Hee depiniyor sinirden dimi salak !? Öfkeli öfkeli bakıyor işte .
Nihayet Berat dibimden ayrılıp arkadaşlarına döndü ve konuştu . '' Atışmayın . Cemre geliyor mu hadi öğle yemeği yemeye gidelim ! ''
Buğra :
- Hemen arıyorum .
Buğra Cemre ile konuşmaya gidince Berat bana döndü .
- Geliyorsun dimi !?
'' Aslında eve gidecektim ... ''
- İptal edebiliyorsan et bence .
'' Peki deneyeceğim . ''
Berat'a bunu söyleyerek banktan kalktım ve bende telefonla konuşmaya başladım . Öğle arası yeni tanıştığım bir kız ile okulda yemek yiyeceğimizi söyledim . En sonunda ikna edebilmiştim annemi .
...

