İçeriğe geç

Kolej Aşkı Entrikalar Koleji

Bölüm 43 · 6 dk okuma

Kolej Aşkı Entrikalar Koleji

Bölüm 43

Sınav Haftası

Bugün de böyle geçip gitmişti . Bir hafta boşluk sonrası 2. hafta sınav haftası idi . Yiğit'e ders çalıştırmakla görevliydim ama tabii önce kendim bir şeyler bilmeliydim . Hafta sonu hız kesmeden derslerin başına oturmuş ve edebiyatla matematiği halletmiştim . Pazartesi , Çarşamba ve Cuma olarak üç gün Yiğit'e ders verecektim ve Berat ile iddiasına biraz olsun katkı sağlayacaktım .

Pazartesi matematik ve edebiyat , çarşamba sosyal bilimler , cuma da fen anlattım mı her şey tamamdı . Konuları kısa kısa özetleyip anlatsam sorun olmazdı herhalde :)

Eh barajı geçse yeter . Tabii benim en az 75 almam lazım :)

Bu düşüncelerle hafta sonunu geçirmiş ve pazartesi sabahı okulun yeni bir günü için kalkmıştım .

Bütün öğretmenler sınav haftası olduğundan tekrar yapmıştı ve sınavda çıkabilecekleri söylemişti .

Öğle arası olunca yiyeceklerimizi alıp kütüphaneye geçmiştik . Evet buraya yiyecek içecek sokmak belki yasak olabilir ama dökmedikten sonra veya temizledikten sonra vız gelirdi .

Bir yandan yerken bir yandan da Yiğit'e edebiyattaki yazarlardan ve Servetifünun Dönemi'nden bahsediyordum . Tabii şaşkın şaşkın bana bakıp duruyordu . Ve en sonunda isyan bayraklarını çekti .

'' Lan hem hikayecisi hem şairi hem roman yazarı . Daha ne bilmemiz gerek bizim dayattıkları sisteme baka abii !? ''

'' Sadece ezberleyeceksin Yiğit yaa abartma . Ders vermeyi kabul etmeme de pişman etme beni ! ''

'' Hazal'ım nerede benim ya o kafama vurmadan anlatsa bana ? ''

'' İyi yaa gidiyorum ben uğraşamam seninle ! ''

'' Tamam ya tamam hadi sözünde dur da iki şey öğret bana . ''

'' Tamam birkaç şey söyleyip matematiğe geçeceğim . Yarın sana ezberlemen için ezber kartları getiririm sınava girene kadar ezberlersin . ''

'' Tamamdır ! ''

Yiğit'e edebiyat hakkında birkaç şey anlattıktan sonra matematiğe geçmiştik . Anlattığımda anlıyor gibiydi ama soru çözmeye gelince soruyla aşk yaşar gibi bakışıyordu sürekli . Aynı sorunun yapılışını 10 kere tekrar ettikten sonra nihayet anlamıştı .Tüm soru tarzlarının üstünden geçtikten sonra ona birkaç soru sordum . 10 sorduğum sorunun 4ünü yapabilmişti . En azından 8 9 alacağına 40 alıyor helal sana be !

'' Ben sana bunların formülleri içinde bir şeyler yazar getiririm sen çözmeye devam et . ''

'' Bilmediğim şeyin nesini çözeyim Gözde !? ''

'' Az önce anlattım ya ! ''

'' Az önceki sorulardan kopya çeke çeke yaptım ben onları ! ''

Elimi alnıma vurarak tekrar sorulara döndüm . Tam sert sert ve öfke saçan gözlerle 17. kez aynı soru tipini anlatacak iken Hazal gelmişti .

'' Hazal nerede kaldın kızım yaa !? Allah aşkına yardım et al şu çocuğu başımdan !?

Hazal :

- Niye noldu ki ?

'' Niyesi mi var !? 17. anlatışım hala aklına sokamıyorum . Anlamamakta diretiyor beynim yandı benim anlatmaktan . O ise rahat rahat bir şey olmamış gibi oturuyor hala ! ''

Hazal :

- Tamam tamam sorun yok . Bir saatimiz var . 40 dakika falan daha baksak yeter . Sabret Gözde . Bu soruyu ben anlatayım belki anlar .

Hazalla birlikte Yiğit ile boğuşurken içeri kahkaha ata ata Berat girmişti . Gerçekten delirmek üzereydim gerçekten !

Neyseki kütüphane bugün boştu da rahatça bağırıp çağırabiliyordum . Tabii yakında herkes ders çalışma bahanesiyle gelince dolup taşardı .

Berat :

- Eee ders nasıl gidiyor . ilerleme kat etti mi bizim kerata ?

Berat güle güle Yiğit ile dalga geçer iken iyice sinir krizi geçirmekteydim .

'' Bir şeyler mi !? Senin köpeğe versek aynı sınavı bundan daha yüksek olacak ! ''

Yiğit :

- Ayıp ediyorsun Gözde .

'' 50. anlatışım oğlum ne ayıbıı !? ''

Yiğit :

- Bıktıysan gidebilirsin Hazal anlatır bana ! ''

Hay ben senin tribine !..

Yiğit ile bu atışmamıza Berat kahkaha atarken eşyalarımı toplamaya başladım .

'' Çarşamba sosyal bilimlerden devam ederiz ezber kartlarını da yarına hazır ederim .Bugünlük benden bu kadar . hadi Hazal sana kolay gelsin ! ''

Eşyalarımı alıp kapıya doğru ilerledim . Berat da yolumu kesip konuşmaya tutmuştu beni .

'' Ne oldu pes mi ettin , biraz erken oldu gibi ? ''

'' Berat al götür lütfen beni buradan nolur ya !! ''

Berat gülerek önümden çekildi ve '' Hay hay büyük bir zevkle . '' dedi . Nihayet kendimi kütüphanenin havasızlığından kurtarabilmiştim . Gerçekten şuan koridorda aşırı güzel bir oksijen vardı . Sıcak ortamdan soğuk ortama geçmiş gibiydim öyle bir rahatlamıştım ki anlatamam !

Berat :

- Madem bu kadar çok istiyorsun ve yalvarıyorsun .. ;)

'' Beratt . Gidiyorum ben tamam ! ''

Berat :

- Dur dur tamam . Gidelim hadi benimle gel .

'' Nereye ? ''

Berat :

- Gitmek isteyen sen değil miydin gel hadi !

'' Ama nereye gittiğimizi söyle ! ''

Berat :

- Gittiğinde göreceksin zaten ama madem soruyorsun . Kafa dağıtacak bir yere .

'' Ama yakınca dersler başlayacak ! ''

Berat :

- Okuldan çıkacağımızı kim söyledi ?

'' Peki ya nereye ?? ''

Berat :

- Gel iştee !

Berat beni peşi sıra sürükleyerek koridor boyunca ilerlemişti . Merdivenlerden aşağıdan indiğimizde kantinin önündeydik . Bende bir şey bekliyordum !

Berat doğruca kantine ilerleyip iki meyveli gazoz aldı Benim sevdiğimdendi . Yanii hadi yanında orman meyveli tatlılar yedim bu yüzden en sevdiğim tatlıyı biliyor . Ee en sevdiğim içeceği nasıl tutturdu !? Boş vaktinde umarım dikizlemiyordur . Belki de ben kendimi çok büyütüyordum ve sadece aldığı içecek rast gelmişti .

Peki ya ben hangisinin olmasını isterdim . Sanırım PAS hakkımı kullanacağım .

...

Daha sonrasında bana dönerek '' Hadi gidelim . '' dedi ve kantin çıkışına doğru ilerlemeye başlamıştı . Tabii tam o sırada durup bana dönmüştü . '' Çikolatalı bir şeyler istiyor muydun ? ''

'' Hiç fena olmaz aslında olabilir . ''

Bu cevabımdan sonra doğruca geri dönmüş ve birkaç çikolata ve kek alıp dönmüştü . Yanii 2 tane yeterdi ikimize de ama şuan 5 katı fazlası vardı elimde .

'' Hadi gidelim . ''

Alacaklarımız bitince beni doğruca gideceğimiz şu yere doğru çekiştirmeye başlamıştı . Aslında gideceğimiz yeri söyleseydi bu kadar temas ile gitmek zorunda kalmazdık da hadi neyse !..

...

Ve nihayet o yere varmıştık . Sonrasında da girer girmez kapıyı kilitlemişti .

'' Berke baskınlarına karşı ufak önlemimizi de aldığımıza göree ... Dinlenme vakti .''

'' Napacağız burada ? ''

'' Yiğitten uzağız ya işte daha ne olsun ? ''

Onun bu sözüne gülerken çoktan koltuklardan birine oturmuştu . Orta masaya da aldıklarını bıraktı .

Bende kendimi yanındaki koltuğa bırakmıştım . Masaya da elimdeki gazozu bıraktım . Sonrasında da Yiğit'in 20 kez anlatamadığım şu soruyu anlatarak gülüşmüştük . Gerçekten sorun bende miydi yoksa matematik mi zordu . Belki de Yiğit anlamamakta ısrarcıydı .

Berat :

- Bu demek oluyor ki ben kazanacağım ?

'' Kazanmanı ve Yiğit'in çığlıklarını duymak isterdim ama sende de pek bir ciddiyet göremiyorum ! ''

Berat :

- Kazanacağım belli değil mi zaten !?

'' Ama bomboş oturuyorsun , en azından Yiğit çabalıyor ! Seni geçerse şaşmam . ''

Berat :

- Sen de onu tutuyorsun o zaman .

'' Gerçekçiyim diyelim . ''

Berat :

- Eminsin yani geçeceğinden ? ''

'' Edebiyatta geçeceğine eminim . Ona vereceğim ezber kartları çok işe yarayacak . Ezberlerse en az 55 alacaktır . Hatta tamam söylüyorum 60 65 civarı bile alabilir .

Berat :

- Yine de matematiği berbat gelecek !

'' O kadar emin olma 40 alabilecek kapasitede ;)

Berat :

- Ne !?

'' Bence çalışsan iyi olur yoksa fena batacaksın . ''

Berat :

- Nasıl yaa , bu çocuk bu kadar zeki miydi !?

'' Onu sana sormalı yıllardır arkadaş olan ben değilim . ''

...

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

44. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

1 yorum